New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler


10.3.2018 - Bu Yazı 610 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Erkek merkezli zihniyet yapısının dönüştürülebilmesinin ilk koşulu karar mekanizmalarında kadın varlığının artması. Zihniyet dönüşümünün başlaması için kadın sayısının yüzde 33.5 oranına yükselmesi gerekiyor. Kritik eşik olarak isimlendirilen yüzde 33.5 oranı yakalandıktan sonra ancak başlayabiliyor ataerkinin gerilemesi.

Dünya Kadınlar Günü, kapitalizm eliyle çiçek, böcek günleri gibi alışveriş bayramı havasına bürünür halde. Kutlamalar, tebrikler art arda. Kutlama adı altında indirim, kampanya tanıtımlarıyla dolu mesaj kutuları. Neyse ki Gülgün Türkoğlu Duvar okurları için Kadınlar günümü kutlama çay yapbaşlığıyla bir güzel betimlemiş çarpıklığı.

1857 New York grevini, kırk bin kadını, polis barikatını aşamadığı için kilitlendikleri tekstil fabrikasında çıkan yangında ölen 129 emekçi kadını anmak gerek öncelikle. Çalışma koşullarının iyileştirilmesini istemişti kadınlar. Ve aynı işi yaptıkları erkek işçilerle eşit ücret isteği hayatlarına mâl oldu. Kadın bilincinin gelişmesine hizmet eden önemli kırılma anlarından birini gerçekleştirdiler. O günden bugüne bazı şeyler değişti, emekçi kadınlar için. Ancak değişimin çoğu da halen kağıt üzerinde.

Mevcut sorunları, cinsiyet eşitliği açısından izleyen ve raporlaştıran Cinsiyet Eşitliğini İzleme Derneği (CEİD), bulgularını 8 Mart Dünya Kadınlar günü vesilesiyle yaptığı basın açıklamasıyla duyurdu. Dernek sitesinden ulaşılabilecek bulgular, kadın emeğinin halen sömürüldüğünü açıkça ortaya koymakta:

“İstihdamda her yüz kadından ancak 28’i yer alıyor. Çalışanların ise dörtte biri çalışmaları karşılığı bir gelir elde etmeksizin ücretsiz aile işçisi statüsünde bulunuyor. Aynı şekilde çalışan her yüz kadından 44’ü herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı değil. Tarım dışında iş arayan her yüz kadından 18’i işsiz kalıyor ve kadınlar erkeklerin neredeyse iki katı oranda işsizlik riskiyle karşılaşıyor. İş bulup çalışabilen kadınlar ise erkeklerin kazancının ancak yüzde 56-75’i arasında gelir elde edebiliyor”

Ülkemizde kayıt dışı istihdamın yüzde 80’ini de kadınların oluşturduğunu hatırlatarak diğer sorunları aynı açıklamadan izleyelim:

“Erken evlilikler ve bunlara bağlı doğumlar kadın sağlığını olumsuz etkiliyor. Her yüz kadından yedisi 18 yaşından önce evleniyor ve beşi 18 yaşından önce doğum yapıyor. Anne ölüm oranı yüz bin canlı doğumda 15 ve anne ölümlerinin yüzde 62’si önlenebilir nedenlerle gerçekleşiyor. Türkiye’de kadınların sağlık hakkının, üreme haklarının ve sağlık hizmetine erişim hakkının en somut göstergelerinden biri olan aile planlaması hizmetlerine kadınların üçte biri ulaşamıyor.”

Türkiye, 90’lı yıllardan itibaren sürdürülen çaba sonucu, anne ölümlerini önleme açısından en iyi sonuçların alındığı ilk on ülke içinde. Ancak ölümleri önleme açısından yapılması gereken daha çok şey var. Özellikle ölümlerin yüzde 62’sinin önlenebilir nedenlerden kaynaklanmakta oluşu üzerinde durulmalı. Başta kanama ve enfeksiyonun geldiği belirtilen bu ölüm nedenleri, hem erken evlilikle hem de ileri yaş gebelikleriyle yakından ilişkili.

Sağlık istatistiği yıllığı verilerine göre anne ölümleri, eğitim ve sosyal refah düzeyiyle, sağlık kurumlarına erişim hakkıyla yakından ilişkili. 2011 yılı sağlık istatistikleri yıllığına göre “ülkemizde anne ölüm oranı İstanbul (8.4) ve Doğu Marmara bölgesinde en düşüktür (8.7). En fazla Orta Anadolu bölgesindedir (23.9).” “ Türkiye ortalaması anne ölümlerinde yüz binde 15 iken Orta Anadolu’da oranın 23.9’a yükselmesi, konunun erken evlilikle ilişkisini göstermek açısından dikkate değer. Şüphesiz aile planlaması hizmetlerine erişimin, hükümet politikalarıyla kısıtlanması da ileri yaş gebeliklerindeki ölümlerle yakından ilişkili.

CEİD bulgularına devam edelim: “Eğitim alanında erkeklerin yüzde 2’si okumaz yazmaz iken, bu oran kadınlarda yüzde 9. Türkiye’nin Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformu taahhütleri arasında yer alan, 2000 yılına kadar kadın okuryazarlığını yüzde 100’e ulaştırma hedefi gerçekleştirilememiş durumda. 15 – 24 yaş grubundaki toplam 66.000 okumaz yazmaz kişinin yüzde 81’i kadın. Orta öğretim kurumlarında okullaşma oranlarında cinsiyet eşitliği büyük ölçüde sağlanmış olsa da, kız öğrencilerin payı Açık Öğretim İmam Hatip Lisesi öğrencileri arasında yüzde 63 ile en yüksek.”

“Kadınların durumlarını iyileştirebilmek için siyaset ve karar alma mekanizmalarında temsil edilmeleri gerekir. 2015 Genel Seçimlerinde TBMM’ne giren kadın milletvekili sayısı 81 ve oranı yüzde 15. Çünkü söz konusu seçimlerde partiler arasında farklılık olmakla birlikte kadın adayların ¾’ü seçilemeyeceği sıradan aday gösterilmiş. Düşürülen milletvekillikleri nedeniyle bu sayı halen 75 ve oran %14. Kadınlar, kamu çalışanlarının yüzde 37’sini oluştururken, kamu kurumlarındaki yöneticilerin (daire başkanı ve üstü) içindeki kadın oranı sadece yüzde 11. Kamu Üst Kurullarının yönetimlerinde hiç kadın yok.”

“Kentsel haklar ve hizmetler alanında cinsiyet temelinde, sağlıklı, düzenli ve kurumsal şekilde derlenen veriler yok denecek kadar az. Az sayıda veri, yerel yönetimlerde cinsiyete dayalı eşitsizliğin derinleştiğini gösteriyor. 2014 yerel seçim sonuçlarına göre 1.381 belediye başkanının sadece 40’ı yani yüzde 3’ü kadın. Bu oran İl Genel Meclis üyelerinde yüzde 5 ve Belediye Meclis üyelerinde yüzde 11. Kadınlar yaşadıkları mekanlara dair karar alma süreçlerine son derece sınırlı katılıyor.”

Karar alma süreçlerinde ve üst düzey kamu yönetiminde kadınların yer almayışı, kadın haklarının kullanımına ilişkin kısıtların ortadan kaldırılıp cinsiyet eşitliğinin ana akımlaştırılmasını zorlaştıran etkenlerin başında geliyor. Erkek merkezli zihniyet yapısının dönüştürülebilmesinin ilk koşulu karar mekanizmalarında kadın varlığının artması. Zihniyet dönüşümünün başlaması için kadın sayısının yüzde 33.5 oranına yükselmesi gerekiyor. Kritik eşik olarak isimlendirilen yüzde 33.5 oranı yakalandıktan sonra ancak başlayabiliyor ataerkinin gerilemesi. Siyasi atmosferin seçim gündemine kilitlendiği şu günlerde tüm partilere bir kere daha duyurmuş olalım:

Seçilebilir sıralarda kadın aday ve kritik eşiğin üzerine çıkacak oranları hedeflemeleri kadın seçmene verilecek in iyi mesaj olur.

.

Facebook Yorumları

Kod8
18.12.2018
Kadın beyanı karşıtlığında Dilipak aşaması
13.12.2018
Kent yaşamı için kadınlar ve hak savunucuları
11.12.2018
Fişlemenin resmileştiği ülkenin değerler eğitimi
6.12.2018
Hak verilmez teslim edilir
4.12.2018
Engel biziz
29.11.2018
‘Şehrin anası, analar’ devrini açma zamanı
27.11.2018
Sosyo-klinik arıza olarak eşitlik ve adalet karşıtlığı
22.11.2018
Kendimizi emanet edemediğimiz hukuk
20.11.2018
Basit bir ziyaret mi misyon-vizyon sorunu mu?
16.11.2018
Avrupa Ordusu, kime yarar?
15.11.2018
Yeni mücadele alanı uzlaştırmaya direnmek
13.11.2018
İktidarın kadınlara uyguladığı psikolojik şiddet
8.11.2018
Ya saymayı bilmiyorsunuz…
6.11.2018
Hanife’nin katilleri saymakla bitmez!
1.11.2018
İstihdam, ekonomik eşitlik, nafaka
30.10.2018
Yasama maratonu ve nafaka karşıtlarının ikna turları
25.10.2018
Ret edilen EYT önergesinin düşündürdükleri
23.10.2018
Hanımlar beyleri ikna edecek, marş marş!
18.10.2018
Kürtler muhtar bile mi olamayacak?
16.10.2018
İki tabut
12.10.2018
Nafakada yeni politika: Boşanmayın barışın!
9.10.2018
Nafaka çalıştayı, sistem, demokrasi
4.10.2018
Nafakayı 217 yıl sonra konuşalım!
2.10.2018
McKinsey danışmanlığı ve eril şiddet aynı aklın ürünü
25.9.2018
Çakıcı affı ya da siyasetin açmazı
23.9.2018
Aşure mesajı ne yana Alevi açılımı ne yana düşer?
19.9.2018
Siyasetin sağı solu
15.9.2018
Karma eğitim, cinsiyetçilik ve sosyo-biyoloji
12.9.2018
İnsanın primat yanı
8.9.2018
Dünya malı erkeğe ahlak kadına mülk!
5.9.2018
Devleti, otoriteyi put edinen dindarlık
1.9.2018
Çocuk feryadıyla yürütülen kampanya
29.8.2018
Nafaka 'sorun' değil, sorumluluk mecburiyeti
25.8.2018
Sektörde ve dizide taciz
22.8.2018
Gözü yaşlı bayram
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
4.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8