Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Dünya malı erkeğe ahlak kadına mülk!


8.9.2018 - Bu Yazı 308 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Nafaka karşıtlarının kadına yönelik şiddetle mücadele edilmesine de karşı olduklarını yazdığım yazıya gelen bu yorum, yoruma ihtiyaç bırakmadan haklılığımı ispat ediyor. Ancak bir hukukçunun toplumsal ihtiyaç olmadan kanun yapılmayacağı gerçeğini göz ardı edebilmesi ibretlik.

Ülkede tek adam rejimiyle otoriterliğin yükselmesine paralel biçimde nafaka karşıtlığının yükselişi anlamlı bir bütünlük oluşturuyor. Bugün bir okur yorumuna yer vererek konuya devam etmek niyetindeyim. Nafakayı sorumluluk mecburiyeti olarak isimlendirdiğim yazım üzerine e-mail ile yazıştığım hukukçu okurum Celal Kılıç’ın soru-yorumları, yine erkek tarafının sesi. 29 Ağustos ve 4 Eylül tarihli iki mail de ilgili yazıya konu ettiğim nafaka karşıtlarının karşı oldukları pek çok konuyu içermesi bakımından yeni bir şey söylemese de kampanyalarını genişletme azimlerini gösterdiğinden önemli.

Ricası üzerine telefonla yazmaktan kaynaklanan ifade ve imla hatalarını sergilemekten kaçınmak için özetle mealen bazılarını vereceğim soru-yorumlarından birinde Celal Bey, 15 bin TL aylık nafaka alan bir kadın örneği veriyor. Ardından konu değişiveriyor. Soru “peki bu kadın neden tekrar evlensin?” Verilecek tek cevap:

-Kime ne? Konumuz nafaka mı boşanmış kadının evlenip evlenmemesi mi?

Ama konu bitmiyor yeni soru geliyor arkasından: “Peki, bu kadın eski kocasından nafaka almaya devam ederken başka bir erkekle evlenmeden evlilik hayatı yaşıyorsa?”

Görüldüğü gibi nafaka karşıtlığının temel işlevi olan cüzdan bekçiliği hemen ahlak bekçiliğiyle destekleniyor. Dünya malı erkeğe ahlak yalnız kadına mülk ya! Zaten koskoca ahlak kavramı kuşa çevrilip cinsel ahlaka indirgenmiş bu ülkede. O da yetmemiş, yalnızca kadına tapulanmış ya! Hukukçu okurum böylesi durumlarda hukuk yolunun açık olduğunu da unutmuş görünüyor.
Yoksulluk nafakasının süresiz olmasına itiraz edenler bakanlıkça geçmişte beş yıl gibi süreler telaffuz edilmiş olmasından da hoşnutsuz. Okurum kendince 2-3 yıl nafakayı münasip görerek “böylesi kadınlar için de iyi olur” diyor. Kadın hareketi değil, kadınların her biri kendileri için değil ama kadınlar için neyin iyi olacağına da nafaka karşıtları karar veriyor. Konunun erkek tarafının beklediği yasal düzenleme böyle. İktidar milletvekilleri komisyon gibi sadece tek tarafı dinleyerek yasal düzenleme yoluna gidebilir. Ancak yine de nafaka karşıtlarını mutlu etmeleri mümkün değil. Hukukçu okurumun yazdığı maddelerden birini olduğu gibi alıntıladığımda ne demek istediğim daha iyi anlaşılacak:

“Konuyla ilgisi yok ama ben kadına şiddet yasasının da kadına şiddetin kaynaklarından biri olduğuna inanıyorum. Bu da, bu kanunu yaparken toplumsal gerçekleri göz ardı etmemizden kaynaklanıyor. Evden üç ay uzaklaştırma alıp kalacak yeri olmadığı için iki ay parklarda yatan bir adamın, bu haleti ruhiye içinde hiç aklında yokken karısını öldürdüğünü de bu cümleden olarak yazmak gerek.”

Nafaka karşıtlarının kadına yönelik şiddetle mücadele edilmesine de karşı olduklarını yazdığım yazıya gelen bu yorum, yoruma ihtiyaç bırakmadan haklılığımı ispat ediyor. Ancak bir hukukçunun toplumsal ihtiyaç olmadan kanun yapılmayacağı gerçeğini göz ardı edebilmesi ibretlik. Şiddet var olduğu için şiddetle mücadele kanunu hazırlandı. Karşı oldukları son kanundan önce de şiddetle mücadele kanunu vardı ve yetersiz kaldığı, eril şiddet artış gösterdiği için yenilenmişti. Şimdi kanunu şiddetin kaynağı olarak sunup karar vericileri buna inandırabilmeleri gerçekten yazık.
Üstelik verdiği örnek üç ay evden uzaklaştırma kararıyla ilişkili ve bu karar, şiddet uyguladığı için verilmiş olabilir ancak. Şiddet uyguladığı için evden uzaklaştırılan “adamın” cinayet işlemesini “normal” göstermesiyle adeta nutkum tutuldu. Üstelik “hiç aklında yokken” ifadesi şiddet nedeniyle evden uzaklaştırılan kişinin uyguladığı cinayet dışındaki şiddet biçimlerini de şiddetten saymadığının göstergesi. Psikolojik, ekonomik, fiziksel şiddet yok sadece inkar edilemeyen bir cinayet var ortada şiddet olarak. Onun da suçlusu ya kadın ya da kadınları şiddetten korumak için hazırlanmış kanun.

“Teflon mübarekler” demiştim daha önce bir söyleşide. Şimdi tekrarlıyorum. Teflon mübarekler! Yaptıkları hiçbir işin sorumluluğu üzerlerine yapışmıyor. Nafakaya da sorumluk yüklediği için karşılar.

 

 
.

Facebook Yorumları

Kod8
16.10.2018
İki tabut
12.10.2018
Nafakada yeni politika: Boşanmayın barışın!
9.10.2018
Nafaka çalıştayı, sistem, demokrasi
4.10.2018
Nafakayı 217 yıl sonra konuşalım!
2.10.2018
McKinsey danışmanlığı ve eril şiddet aynı aklın ürünü
25.9.2018
Çakıcı affı ya da siyasetin açmazı
23.9.2018
Aşure mesajı ne yana Alevi açılımı ne yana düşer?
19.9.2018
Siyasetin sağı solu
15.9.2018
Karma eğitim, cinsiyetçilik ve sosyo-biyoloji
12.9.2018
İnsanın primat yanı
8.9.2018
Dünya malı erkeğe ahlak kadına mülk!
5.9.2018
Devleti, otoriteyi put edinen dindarlık
1.9.2018
Çocuk feryadıyla yürütülen kampanya
29.8.2018
Nafaka 'sorun' değil, sorumluluk mecburiyeti
25.8.2018
Sektörde ve dizide taciz
22.8.2018
Gözü yaşlı bayram
4.8.2018
Keşke yürüselerdi, keşke herkes yürüse
1.8.2018
İktidarın kadın haklarıyla imtihanı
28.7.2018
Din-Devlet çatışmasında turnusol: Kadın Hakları
25.7.2018
Devşirilen Din: Milli Görüşten Ulusalcı İslama Evriliş
21.7.2018
İdeoloji ve akçeli işler
18.7.2018
Soykırımın ayak sesi: Assam yeni Arakan mı?
14.7.2018
Patronları ve eril zihniyeti koruma bakanlığı
11.7.2018
Bindiğimiz alamet gittiğimiz…
7.7.2018
Yazar onur için değilse ne için yazar?
4.7.2018
İdam, hadım, kayıplar ve deli sorula
30.6.2018
Rant ekonomisinin düsturu: Çıkınca merdiveni çek!
27.6.2018
Galip sayılır bu yolda mağlup
23.6.2018
Kadınların sandık motivasyonu
20.6.2018
Seçimden önce yardımcısını, ekibini tanıtan kazansın
16.6.2018
Nefisle imtihan sonrası şükür bayramı
13.6.2018
Vesayetin İnce ayarı
9.6.2018
Erdoğan Demirtaş'ı neden desteklemeliydi?
6.6.2018
Cumhur İttifakının seçim vaadi: FETÖ’ye, tacizciye af; Kürde inkâr
2.6.2018
İYİ Parti ve 2K sorunu
31.5.2018
HDP'de organizasyon değil ama moral, motivasyon yerinde
30.5.2018
Seçim beyannamelerinde kadın ve eşitlik -2 - CHP
23.5.2018
Kadınların alkışını sadece HDP hak ediyor
16.5.2018
Bitmeyen şarkı: Adalet arayışı ve seçim ilişki
12.5.2018
Ey siyaset! Kadın hakları tali mesele değil...
9.5.2018
Münafıktan tövbeye arka bahçe seçim yatırımları
5.5.2018
Akşener, milliyetçilik ve HDP karşıtlığı
25.4.2018
Erdoğan neden seçilmemeli?
21.4.2018
Baskın, her zaman basanın olmayabilir
18.4.2018
Nafaka, istismar, kadın düşmanlığı
14.4.2018
'Çocuk kabul edilen' cinsel istismarın fail tarafı
11.4.2018
Ceza yüz kırk yıl olsa ne!
7.4.2018
Dillerin altında ne baklalar gizli
4.4.2018
Deizm sanılan belli ki riyakar dindarlığa itiraz
31.3.2018
Beş yıl kaçana iyi hal indirimi
28.3.2018
'Ankara kriterleri'nin ilki suskun başkent
24.3.2018
Kadın düştüğü yerden kalkarken
21.3.2018
Güncellemeden önce lazım olan hukuk
18.3.2018
Güncelleme 'mihne' olmasın
14.3.2018
Babasız çocuklar diyarı
10.3.2018
New York tekstil grevinden bugüne değişenler, değişmeyenler
7.3.2018
İstismarda hukuki boşluk: Akran şiddeti ve akran deneyimi kavramları
4.3.2018
Komisyon cinsellikle istismarı karıştırıyor
24.2.2018
İstismarın istismarı: Kastrasyon ve zina
21.2.2018
Sapık değil o beyler! İçinizden biri!
14.2.2018
Cinsel şiddeti meşrulaştıran devlet
10.2.2018
İnsana kıymak gibi çocuk hevesini söndürmek
7.2.2018
CHP kurultayından çıkan sonuç: Demokrasinin taşıyıcısı hâlâ sadece HDP
3.2.2018
Bunlar suçsa ört ki ölem
31.1.2018
Acil durumda eril şiddete nasıl müdahale etmeli?
27.1.2018
'Zeytin Dalı' gerçekten memleket meselesi mi?
24.1.2018
‘Kardeşim Esad’a zeytin dalı
17.1.2018
Bir kadın seçildiğinde...
10.1.2018
Diyanete sorular
6.1.2018
Sizin 'kutsal aile'nizdi, o minicik tabutlarla defnedilen
3.1.2018
Hijap baskısı gevşerken ikna odalarıyla İran
30.12.2017
Artık ben bir sosyal vebalıyım
27.12.2017
Sorunlar torunlara havale
24.12.2017
Şeklen Ceditçi zihnen Selefî
20.12.2017
Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde
13.12.2017
Boş ol çirkinliği size ismet hakkı bize
2.12.2017
Bir daha ‘can’ımız yanmasın
29.11.2017
Türkiye'de 137 sığınma evi var, en az 8 bin olmalı
25.11.2017
Eril Şiddetle Mücadele Günü
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8