Gezi Parkı Tutsaklarına Özgürlük


17.08.2013 - Bu Yazı 2482 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Burcu Koçlu aynı zamanda  %52 Engelli bir Gezi parkı tutuklusu …

Burcu direniyor…

Kolay mı ? Hayır.

Diğerleri de direniyor ve onların bu duruşu sayesinde güzel günler düşü mayalanıyor.Ancak nasıl bir aymazlıksa yaşanılanlar, muktedirlerin önlerinde duran,kafalarını çevirseler ulaşabilecek kadar yakınlarında var olan demokrasi ayıbına duvar örüp, uzaklıklara demokrasi baloncukları dağıtanlar, Mısır’da halkın iradesine duyulması gereken saygıyı dillerine pelesenk edenler, “özgürlük”ler mevzu bahis olduğunda mangalda kül bırakmıyor.Oysa hemen dibinde, kendi eliyle yarattığı iğrenç temaşaya karşı üç maymunu oynayabiliyorlar.

Bir çok kez dile getirildi. Gerek rakamlar ile gerek belgeler ile, gerekse  görüntüler ile anlatıldı.

Malumunuz aşağılık dezenformasyon’a karşı ispatlarla konuşuldu, anlatıldı, gösterildi.

 Bu ülkede bir direniş yaşandı. Gezi Parkı ile başlayan süreç halkın haklı öfkesinin patlaması ile bambaşka bir biçime dönüştü. Ve ‘sinirlenince de çok güzel oldu.

Aymazlık korku ile buluşunca nasıl bir zulüm ortaya çıkarmış, gösterdiler hepimize. Doğrusu tanıdıktı bu halleri, bu öfkeleri, ezeldendir halkı düşman belleyenlerin. Ama baktılar ki bu kez bir başka her bir şeyin seyri, baktılar ki diz çökmeyi bellettikleri herkesler ayağa kalkıyor, baktılar ki öyle üç beş çapulcu değil meydanları kuşatanlar, baktılar ki ‘artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak’ bilindik ezberlerine canhıraş ve katmerli zulüm severlikleriyle döndüler.  

Ethem, Abdullah, Mehmet, Medeni, Ali…

Yetmedi!

 Kana doyması mümkün müdür, kan ile beslenenlerin?

Bir çare bulunmalı, bu isyan dalgasının kolu bacağı kırılmalıydı. Bir an tereddüt etmediler birbirinden pespaye yöntemleri devreye sokmakta.

Gaz bombalarıyla, plastik mermilerle, pala, satır ve sopalarla, tomalarla, akreple üzerinden geçerek, hatta TOMA ile ezerek katledemedikleri direnişçilere yönelik gözaltı-tutuklama saldırısını devreye soktular.

Binlerce insan resmi ve gayri resmi biçimde gözaltına alındı. Spor salonlarında bol küfürlü dayaklardan geçirildi. Akrep denilen araçların içerisinde genç kadınlara bir kez daha kadın olmanın en ataerkil bedelleri ödetildi.

Gözaltı işlemleriymiş, Adli Tıp’tan sağlık raporu almakmış, Emniyet ifadesinde avukat bulundurma hakkıymış! Hepsi hak getire. Devlet had bildirme operasyonunu kendi hukukunu dahi ayak altına alacak kadar aciz ve korkak bir biçimde gerçekleştirdi.

Bu korkaklığın belki en mide bulandırıcı hali ise şafak operasyonları ile evlerinden toplanan ve Başbakan’ın ‘marjinal’ çığlığına ‘bağımsız savcı ve yargıçlarla’ aksi seda verilmesi biçiminde okunması gereken tutuklama furyasıdır. Ankara, İzmir, İstanbul, Adana Mersin, Hatay…

Birçok ilde daha önceden de demokratik eylemlere katılıyor oldukları kollukça bilinen, kimisi yasal bir derneğin yöneticisi, kimisi yasal bir partinin üyesi, kimisi bir gazetenin, derginin düzenli okuru olan yüzlerce insan TMK 10. Madde ile yetkili Özgürlük Hâkimlerince birbirinden rezil rüsva gerekçeler ile tutuklanıp hapishanelere gönderilmiştir. Adeta bir gülmeceyi andıran yargılama süreçleri ise kan donduran türdendir. Gezi Parkı ile başlayan eylem süreçlerine katılan bu kimseler için isnat edilmeyen tek suç sanırız ‘cinsel saldırı’! Emniyet fezlekesinden bozma –pardon, bozma değil, kesme-kopyalama-yapıştırma- iddianameler cıvıl cıvıl, şenlikli bir aksiyon çizgi romanını andırmaktadır. Örgüt üyeliği, cinayet, hırsızlık, gasp, sövme, dövme, yaralama! Ne ararsan var.

Mevzunun rahatsızlık vericiliği elbette bununla da sınırlı değil. Bu ülkede hali hazırda kanayan bir yara olma niteliğine haiz olan hapishaneler yeni ‘misafirlerini’, Gezi Direnişçilerini de tecrit, tredman, baskı keyfi uygulama, yalnızlaştırma menüsü ile karşılamışlardır.

Birbirinden gerekçesiz, birbirinden ‘ben dedim, oldu’ kıvamlı baskı sarmalı tüm tutsaklar için hukuksuzluğun çığ gibi büyüdüğü bir süreci yaşatmaktadır. Tüm yaşananlara rağmen, memleketimin hapishanelerinde umutlarımızı çoğaltanlar yaşıyor, umutla, inançla bir avuç gökyüzü için, yaşama dair özgürlük sığdırıyorlar.

İşte onlardan sadece bir tanesi  Burcu Koçlu…

Şimdi tutukluluğun bir istisna olduğundan mı bahsedelim?

Yoksa olması gerekenin tutuksuz yargılanmak olduğunu söylemeye gerek var mı? 

 Tutuklu yargılanmanın yalnızca bir tedbir olduğunu, tutukluluk halinin bir cezaya dönüşmemesi gerektiğini anlatsak?

 Şu koşullarda bir önemi olur mu?

Yani gözlerini yumanlara, gözünü aç desende açmıyor.

İstemiyor çünkü ancak onlar yine de direniyor…

 

Ve direnirken de Burcu ve diğerleri en çok da yalnız olmadıklarına seviniyor! 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
25.7.2015
BARIS BLOKU
22.7.2015
Ölümsüzlüğe uğurluyoruz ...
21.6.2015
Her taziye zaruri midir?
18.6.2015
Süleymana da kalmayacaktı elbet ! Gözümüz aydın
05.02.2015
RANT PANİKTE !
25.01.2015
İnsanın bir değer olması
11.01.2015
Hangi Din?
24.12.2014
Cemaat mi büyük, AKP mi ?
10.12.2014
Kaybetme korkusu
16.11.2014
İnsan Var Olsun
13.11.2014
Ağaçların öfkesi sermayeyi yenecek
14.10.2014
Ne demek sokağa çıkın demek?
09.10.2014
"Başka bir dünya mümkün"nün yolu Rojova devriminden geçer
04.10.2014
KOBANİ'DE ATEŞ ALTINDA
30.09.2014
KOBANİ İZLENİMLERİ
24.09.2014
KOBANİ'YE GİDİYORUZ
20.09.2014
Savaşın kaybedeni daima çocuktur, Ruhi Su Anısına...
18.09.2014
IŞİD...
09.09.2014
İşçi ölümlerinde birinciyiz, peki ya Kürt ölümlerinde !
04.09.2014
"Selamun Aleyküm" Davutoğlu
16.08.2014
“Yeni Yaşam Çağrısı” Şımartıyor
28.07.2014
UMUT OLSUN
04.07.2014
Cumhurbaşkanı İstemiyorum...
02.07.2014
Sivas Katliamı, Madımak Katliamı
19.06.2014
"12 EYLÜL" İŞKENCE DEMEKTİ
08.06.2014
LİCE DE YAPILAN KATLİAM YOL AYRIMIDIR
31.05.2014
Ne yazık ki hala bekliyoruz !
18.05.2014
DENSİZ BAŞBAKAN MI ?
16.05.2014
ışığımız sönmesin, sen de ses ver...
14.05.2014
ONLARDA HAİN BİZDE MİLLİ İRADE
11.05.2014
KARANLIKTAN BESLENEN YARASALAR
04.05.2014
Türkiye ve Basın Özgürlüğü
28.04.2014
Nükleer Enerji Sinop'a ölüm getirecek...
23.04.2014
Yıl 2014 23 Nisan
08.04.2014
DEDİK,GÖRDÜK, YÜRÜYECEĞİZ...
04.04.2014
Türkiye “Yerinden ve özyönetim şansını beş yıllığına erteledi.”!
12.03.2014
KİM SUÇLU?
07.02.2014
Faşizm neydi?
30.01.2014
TEK ALTERNATİF NEDEN HDP
07.01.2014
Hırsız mı,Hırsızlık mı?
30.12.2013
PKK ve Empati
29.12.2013
İSTİKRAR VE HUKUK
18.12.2013
Babalar ve Oğullar…Yıl 2003
12.12.2013
Mandela …
28.11.2013
Biri KAMER! miş, biri YILDIZ ! mış...
26.11.2013
Emniyet ALEVİLER'den ne istiyor?
15.11.2013
Berkin İçin
13.11.2013
Bir gavat başka bir gavat'ın ayağına basmaz
04.11.2013
KUANTUMU ÇÖZEN PARTİ !
02.11.2013
Meclisin hakkı temsil edildi
30.10.2013
“evet”-“hayır” konuş ki seni görebileyim !
29.10.2013
Umuda yolculuk
20.10.2013
Bayramdan kalan izler
15.10.2013
Bana göre HAYAT
07.10.2013
Oğlum Azmi sen Vali olabilirsin
01.10.2013
Ne kaa Demokrasi, O kaa Paket
19.09.2013
İNSAN YERİNE KOYDUK, ADAM YERİNE KOYDUK!
11.09.2013
KİLİSE, CAMİ, SİNEGOG, CEM EVİ…
03.09.2013
TEŞEKKÜR…
29.08.2013
ÇOCUK GELİN İSTER MİSİNİZ !
17.08.2013
Gezi Parkı Tutsaklarına Özgürlük
13.08.2013
Hepimize geçmiş olsun !
03.08.2013
ROJOVA, ROBOSKİ VE VİCDAN
31.07.2013
‘Bu devlete verecek bir kuruşum yok!’
28.07.2013
Mısır'da demokrasi kazanacak!
26.07.2013
#‎direnhamile
24.07.2013
Kürt doğmak ne zor şey be anne...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive