Burhanettin DURAN

SABAH



Bookmark and Share

Kimin eli güçlendi: İran’ın mı Türkiye’nin mi?


20.10.2017 - Bu Yazı 129 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Barzani'nin Deaş sonrası döneme ilişkin derin stratejik hesapları boşa çıktı.

En büyük müttefiki Türkiye'nin hilafına girdiği "bağımsızlık" hülyası çıkmaz sokakta sönüverdi. Barzani'nin "milliyetçi hırsı" Irak ve Suriye'nin parçalanmasından ziyadesiyle endişeli olan Bağdat, Ankara ve Tahran'ı ortak bir koordinasyona itti.
ABD'nin Abadi lehine tarafsız kalmasıyla Irak ordusu  ve diğer tartışmalı bölgeleri çatışma olmadan ele geçirdi.  da, Kuzey Irak'taki aktörler arasındaki "oyun bozma" maharetini bir kez daha göstererek KYB'yi kendi içinde böldü.

***

Şimdi hem Barzani ve Talabani aileleri arasında ve hem de bu ailelerin içinde bir iktidar ve suçlama kavgası hüküm sürüyor. IKBY Parlamentosu Başkanı Y. Muhammmed, Barzani'yi başarısızlığı sebebiyle "istifaya" çağırırken KYB, "geçiş hükümeti" kurulması fikrini tartışıyor.
Gelinen nokta, Barzani'nin "siyasi kaderinin" ne olacağı, yani yerini ailesinden birine bırakıp bırakmayacağı...
IKBY'nin 2014 öncesi federatif yapısını, gücünü, hatta bütünlüğünü koruyup koruyamayacağı...
Eğer İran, Türkiye'ye karşı "ayak oyunlarına" girmezse, IKBY'nin bir daha bağımsızlık arayışına giremeyeceği ancak federatif haklarının teminat altına alınacağı bir siyasi formül oluşacak.

***

Peşmergenin Kerkük'ten çekilmek zorunda kalması bölgesel güçlerin bir konuda ortak irade koymasının etkili olabileceğini gösterdi. Ancak bundan sonrası için, İran'ın sahadaki gücü ('yi yönetmesi, KYG, Goran ve Bağdat üzerindeki nüfuzu açısından) endişe üretiyor.
Tahran'ın Süleymaniye, hatta Erbil üzerinde etkisinin büyüdüğü, asıl kazananın İran yayılmacılığı olduğu konuşuluyor. Hatta buna Barzani'nin gerilemesi ile PKK'nın Irak'ta önünün açıldığını ekleyenler var.
Referandum "ısrarının" en büyük zararı Türkiye-Barzani ilişkisine verdiği aşikâr.
Ancak Irak'ın parçalanması bölge için büyük bir felaketin kapılarını açacaktı. Türkiye, Irak ve İran ile uzlaşarak bunu engelledi.
Bu uzlaşmanın öncelikle Haşdi Şaabi'nin katliam ya da demografik tasfiye yapması halinde devam etmeyeceği ortada. Kerkük ve tartışmalı bölgelerden Haşdi Şaabi'nin çekilmesini böyle okumak lazım. Dahası, Irak'taki PKK varlığı ile mücadelede ortak bir adım atılması da gündemde.

***

Bu ortamda Türkiye açısından akla gelen soru şu: Eli güçlenen İran, Türkiye'yi Irak'ta yarı yolda bırakır mı? Elbette İran, mevzi kazanımlarını pekiştirerek ve sahadaki gücünü önemseyerek Türkiye ile PKK konusunda işbirliğine yanaşmayabilir.
Bölgede uzun süredir ikili ilişkiler güvene değil, güç hesaplamalarına göre yürütülüyor.
İran'ın Türkiye ile PKK konusunda işbirliği yapmaması kendi "stratejik çıkarları" konusunda hata yapması anlamına gelecek. Zira Ankara- Tahran- Bağdat arasındaki işbirliği "Deaş sonrasında Irak ve Suriye'nin parçalanmasını engelleme" ortak hedefini gözetiyor.
Üçünün de birbirine hem Irak'ta hem de Suriye'de ihtiyacı var. Dahası, Deaş sonrası bölgesel gündemde, IKBY ve PYDPKK'nın geleceğinin yanı sıra, iki tane daha kritik konu bulunuyor: Suriye'nin geleceği ve İran'ın sınırlandırılması...

***

Washington,  ve Körfez başkentleri için birinci konu İran'ı, Irak ve Suriye'de sınırlandırmak. Dolayısıyla, İran ne kadar süreceği belli olmayan ciddi bir baskı kampanyasının muhatabı. ABD, İsrail, Mısır ve Körfez ülkelerinin katıldığı bu kampanyada Tahran, Rusya'yı da istediği ölçüde yanında bulamayacak.
Moskova'nın Suriye'nin güneyinde İran nüfuzunu sınırlama konusunda Tel Aviv ile yeni uzlaştığı hatırlanmalı. Sözün özü, zannedilenin aksine İran'ın Türkiye'ye olan ihtiyacı çok daha fazla.

.

Facebook Yorumları

reklam
18.11.2017
15 Temmuz’un suçunu yüklenmek
17.11.2017
Körfez’deki kutuplaşma ve Türkiye’nin politikası
14.11.2017
Yeni bir Atatürkçülük mü geliyor?
10.11.2017
Bölge kaynarken Washington’a uyarılar...
7.11.2017
Suud’un “sancılı” dönüşümü
5.11.2017
Dünya, yeni Deaş’a hazır olmalı...
3.11.2017
AK Parti’nin geleceğinin kodları
31.10.2017
2019’a doğru “cephelerde” durum
27.10.2017
Bölgeye “ılımlı İslam” dalgası mı geliyor?
24.10.2017
“Şii militanlar terk etsin” mi dediniz!?
21.10.2017
Deaş sonrası PKK’nın geleceği
20.10.2017
Kimin eli güçlendi: İran’ın mı Türkiye’nin mi?
17.10.2017
Avusturya seçimleri ve 2019 öncesinde esecek “Batıcılık” rüzgârı
14.10.2017
İlişkilerde yeni meydan okuma: Trump’ın İran
10.10.2017
Krizi aşmanın yolu
7.10.2017
Washington, Ortadoğu’yu Moskova’ya mı bırakıyor?
6.10.2017
Türkiye-İran işbirliğinin geleceği var mı?
3.10.2017
Rusya ve İran’la işbirliği derken Avrasya eksenine mi
30.9.2017
Kürt milliyetçiliği ile yüzleşmek
29.9.2017
Referandumun iki kritik sonucu
26.9.2017
Berlin’den Erbil’e “Yeni” dönem
23.9.2017
Barzani Referandum ve Erdoğan’ın hayal kırıklığı
22.9.2017
Referandum ve bölgenin kaderi
19.9.2017
Yeni sayfa açma zorunluluğu...
15.9.2017
Referandum ve Barzani’nin “kaderi”
12.9.2017
Hangi “Türkiye politikası” baskın çıkacak?
9.9.2017
“Milli ve yerli” söyleminin içini kim dolduracak?
8.9.2017
Türkiye değil, “Yeni AB” tartışması...
5.9.2017
Kapıyı Erdoğan’a kapattırmak!
2.9.2017
Erdoğan’ın işi “havalı mı?”
1.9.2017
“Adalet” kavramını taşıyabilmek!
29.8.2017
Barzani referandumu ve AK Parti-MHP “mutabakatı”?
26.8.2017
“Erdoğan varken asla...” Ne demek?
25.8.2017
Fırat Kalkanı’nın yıldönümünde gidişat...
22.8.2017
Merkel Trump’ın yolunda mı?
19.8.2017
CHP ve “ittifak” kurma zorluğu
15.8.2017
Hem dönüşüm hem direniş
8.8.2017
AK Parti’nin iki riskli alanı
5.8.2017
“Akıncı Üssü” davası ve FETÖ’yü anlatmak
4.8.2017
İstikrarsızlık dalgası ve Türkiye
1.8.2017
“El-Kaide tehdidi” ve ABD’nin bitmeyen aymazlığı!
29.7.2017
FETÖ ile mücadelenin seyri
28.7.2017
İsrail’in hırsı
25.7.2017
Dört meydan okuma
22.7.2017
Artan gerilimin tehlikesi
21.7.2017
Yeni kabinenin 2019 gündemi
18.7.2017
15 Temmuz ve saldırı altında olma bilinci
14.7.2017
15 Temmuz’un üzerine titremek
11.7.2017
9 Temmuz’u 15 Temmuz ile yarıştırmak!
8.7.2017
Hamburg ile İstanbul arasında...
7.7.2017
Gerilimin odağında G-20 Hamburg Zirvesi
1.7.2017
Avrupa’nın Erdoğan “derdi”
30.6.2017
Suriye’de gidişat ve S-400 füzeleri meselesi
27.6.2017
Bayram sonrası 15 Temmuz öncesi...
24.6.2017
Körfez’in vahim hatası
23.6.2017
Suud’da veliaht değişimi
20.6.2017
Obama’nın izinde Trump ne yapabilir?
17.6.2017
Katar krizinin gidişatı ve öğrettikleri
16.6.2017
CHP’nin yürüyüşü ve ‘20 Temmuz darbesi’ söylemi
13.6.2017
Bölgesel güçlerin büyük sınavı kapıda
10.6.2017
Onurlu bir uzlaşma için verilen destek
9.6.2017
Katar krizi ve Ortadoğu’ya “Trump etkisi”
6.6.2017
Londra Köprüsü’nden Katar’a terör ile mücadele
3.6.2017
Trump, İran’ı çevreleyebilir mi?
2.6.2017
DEAŞ sonrasının kavgası yaklaşıyor
30.5.2017
Merkel’in “endişesi,” Avrupa’nın “kaderi”
27.5.2017
AB ile de “ihtiyatlı iyimserlik”?
26.5.2017
Trump’ın Ortadoğu turu ve Brüksel Zirvesi
23.5.2017
AK Parti’nin geleceği, Erdoğan’ın yolu
20.5.2017
Anahtar “Dinamizm ve Değişim” ısrarında
19.5.2017
Zirvenin ardından Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği
16.5.2017
Zirve öncesi Trump’a iki zıt öneri
13.5.2017
Erdoğan-Trump zirvesi hâlâ önemli ama...
12.5.2017
Obama’dan Trump’a kalan tercih
9.5.2017
Trump’ın tercihi ne olmalı?
5.5.2017
Soçi’den Washington’a satranç hamleleri
2.5.2017
Yeni Delhi’de “dünya 5’ten büyüktür”
28.4.2017
Mayıs ayının sıcak gündemi
25.4.2017
Son etaba giderken partiler
22.4.2017
16 Nisan sonrası dış politika
21.4.2017
Artık sonuç değil süreç önemli
18.4.2017
Sonuçlara hangi pencereden bakmalı?
15.4.2017
Kampanyanın son durağında “üniter yapı” mesajı
14.4.2017
17 Nisan ve sonrası
11.4.2017
Suriye’deki gidişat ve Türkiye’nin tercihi
8.4.2017
Füze saldırısı bir başlangıç mı?
7.4.2017
Kimin “kontrollü” darbesi?
4.4.2017
‘Hayır’cıların korkusu: Gizli ‘evet’çiler
1.4.2017
“Zor kararlar zor seçimler...”
31.3.2017
Son on beş gün...
28.3.2017
‘Hayır’cılar tüm kozlarıyla sahada
25.3.2017
ABD ve Rusya YPG’yi koruyabilir mi?
24.3.2017
Asıl soru, “ya hayır çıkarsa?”
21.3.2017
Gözlerini 15 Temmuz’a diktiler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı