Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!


12.9.2017 - Bu Yazı 756 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bir gece basılmıştı Cizre’nin Yeşilyurt köyü.

Her zamanki gibi “terörist” arıyorlardı.

Köy meydanına toplanmıştı Yeşilyurtlular.

Olmadık hakaret görmüşler, dayak yemişler, yere yatırılıp askerlerin postallarına paspas yapılmışlardı.

Bunlar yetmiyormuş gibi bir de köyü basan komutanın emriyle çevrede bulunan insan dışkıları yedirilmişti köylülere.

Tarih 1989’un Ocak ayı. Bu günden neredeyse 28, 29 yıl öncesi...

Haberi almış, köylülerle görüşmüş, savcılığa verdikleri dilekçeye ulaşmıştım ama o tarihlerde bir günlük gazetede böyle bir haberi yayınlayanın başına neler geleceği belli değildi çünkü ilk kez olacaktı bu.

Biraz zorlu bir süreçten sonra yaptığım bu haber Cumhuriyet’in manşetinden yayınlandı.

Bir anda karıştı ortalık.

Bir yandan dönemin ANAP iktidarı ayağa kalkmış bakanıyla, meclis başkanıyla, OHAL valisiyle ve hatta Özel Kolordu Komutanı’yla hep bir ağızdan saldırıyordu:

“Bu gazeteci PKK lehine, devlet aleyhine haber yapmaya çalışıyor. Bu haberi yapan gazeteci PKK’lıdır.”

Israrla yazıyordum Cumhuriyet’te:

“Ben bu haberi yapmak için Yeşilyurt köyüne iki kez gittim. Köylülerle, köyün Diyanet tarafından atanmış Konyalı imamıyla defalarca görüştüm. Bu haber çıktığından bu yana bir defa bile köye gidip Yeşilyurtlulara ‘Ne oldu, nasıl oldu’ diye sormak zahmetine bile katlanmadınız. Oturduğunuz yerden, köylülere dışkı yediren binbaşının yazdığı istihbarat raporlarıyla yalanlıyorsunuz. Buyurun, hep beraber gidelim köye, Yeşilyurtluları dinleyelim, olay doğru mu, değil mi hep beraber görelim.”

Dönemin iktidarı, askeri sözcüleri bu haberi yaptığım için PKK’li olmakla suçladılar. Ama bir Allah’ın kulu bile Yeşilyurt’a gidip olayın aslını astarını araştırma zahmetine girmedi.

Oysa, örneğin 1947’nin Ocak ayında Isparta’nın Senirkent bucağında bir jandarma komutanının köylülere dışkı yedirdiği iddia edilince, dönemin tek parti iktidarı hemen bir müfettiş göndermişti Senirkent’e; hem de tebdili kıyafet ettirerek.

Soruşturma sonucunda Senirkentlilerin iddialarının gerçek olduğu çıkmıştı ortaya.

1940’ların devleti kendi görevlilerinin yurttaşlara yaptığı kötü muameleye karşı daha duyarlıydı da, 1989’ların devleti daha mı duyarsızlaşmıştı? Yoksa Isparta’nın Senirkent’i olunca başka, Cizre’nin Yeşilyurt’u olunca başka mıydı?

Evet, başkaydı ama o zamanlar bile köylülere dışkı yediren binbaşı ulusal yargıda küçük de olsa bir cezaya çarptırılmış, uluslararası yargıda ise Türkiye binlerce lira tazminat ödemeye mahkum olmuştu.

Ancak görünen o ki, 1989’daki devlet olma anlayışının o günden bu yana biraz daha çağdaşlaşması bir yana sanki daha da vahşileşmişti.

Özellikle 1980’li yılların ikinci yarısından sonra “PKK’li” diye o kadar çok sivil yurttaşın öldürüldüğüne tanık olduk, haberini yaptık ki...

Elazığ’ın Karakoçan’ında çoban Alattin’in “terörist” diye helikopterden taranması...

Silopi’nin Derebaşı köyünde yaşayan altı gencin kurşuna dizilmesi...

Gercüş’te akli dengesi yerinde olmayan bir yurttaşın “dur” ihtarına iki elini kaldırıp teslim olmasına rağmen üzerine kurşun boşaltılması...

Bunlar bölgede “terörist” diye masum sivillerin devlet görevlileri tarafından öldürülmesine ilişkin ilk örneklerdi.

Hatta o kadar sık yaşanır olmuştu ki bu masum sivillerin “terörist” diye katledilmesi, gazeteci arkadaşımız Cengiz Mumay daha o tarihlerde “Ne Çok Terör!st Vurduk” diye bir kitap yazmıştı.

Son yaşanan Hakkari olayına bakınca, bugün son geldiği nokta olarak AKP devletinin özellikle Kürtlere karşı 1980’li yılların daha gerisinde, daha kindar, daha intikamcı bir anlayışa sahip olduğu apaçık ortaya çıkıyor.

Bu Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) ile yapılan saldırının öncesini, bir sivil yurttaşın göz göre öldürüldüğü, üç yurttaşın yaralandığı, sonra da hepsinin birden devlet eliyle terörist yapıldığı olayı CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun sosyal medya hesabından verdiği bilgilerle izleyelim.

  • Dört vatandaş, merkeze 20 kilometre uzaklıktaki köylerine gündüz vakti giderler.
  • Hakkari çıkışında rutin polis kontrolünden geçerler.
  • Köyde, kurbanlık alacak, tarlasına gidecek ve aralarından Mehmet Temel’in annesini, Hakkari’de bayram ziyaretine götüreceklerdir.
  • Köy sınırı içinde, yasaklı bölgede olmayan köy çeşmesi Kani Reş (Siyah Çeşme) başında dinlenmek için otururlarken SİHA Heron’la vurulurlar.

Yaralı İsmail Aydın 43 yaşında, köyündeki otları biçip satıyor.

Yaralı Musa Tarhan 54 yaşında. Hakkari’de bulduğu her işte çalışıyor. AKP Hakkari eski il başkanının akrabası.

Yaralı İbrahim Sak, devlet memurluğundan emekli.

Öldürülen Mehmet Temel 37 yaşında, Hakkari Şehit Selahattin İlk Öğretim Okulu’nun ve Hakkari Ağız Diş Hastanesi’nin tesisat işlerini yapıyordu.

Bu dört kişinin toplam 24 çocuğu ve torunları vardı. Hatta birinin son çocuğu yaralı olarak gözaltındayken doğmuştu.

Öldürülen Mehmet Temel “terörist” ilan edilip cenazesi camiye sokulmuyor, resmi görevli imam cenaze namazını kılmıyor, kayyım belediyesi ne cenaze aracı veriyor ne de tabut, caminin bahçesine taziye çadırı kurdurulmuyor.

Yaralılar da daha hastanedeyken, tedavileri bitmeden tutuklanıyor.

Valilik önce bir kişinin öldüğü, üç kişinin yaralandığı SİHA saldırısını “teröristler etkisiz hale getirildi” diye açıklıyor, ancak mızrak çuvala sığmayınca da “işbirlikçiler” ilan ediyordu sivil yurttaşları.

Daha vahimi CHP’li Tanrıkulu bu olayın peşine düşünce “suçluların telaşı içinde” saldırıya uğruyor.

Sosyal medyada AKP’nin trolleri sürü halinde, bakanları koro halinde Tanrıkulu’nu hedef gösteriyor.

“AKP Cumhurbaşkanı” Erdoğan’dan aldığı işaretle, Anayasa’dan değil de Olağanüstü Hal’in Kanun Hükmündeki, daha doğrusu “Sultan Hükmündeki” Kararnameden aldığı yetkiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatıyor.

AKP sözcülerinin açıklamalarında “vatan haini”, “terörist destekçisi”, “sen kimin milletvekilisin” saldırıları sağanak halinde sürüyor.

Saray’ın gazeteleri, televizyonları Tanrıkulu’nu çoktan “terörist” ilan ediyor.

Attıkları haber başlıkları değil, birer suikast mermisi sanki:

“PKK’lı alçaklar vuruldu, Tanrıkulu yine isyanda”

“SİHA vuruyor Tanrıkulu Bağırıyor”

“PKK sevici vekile ağzının payı verilmeli”

Yani bugünlerde Tanrıkulu’nun başına silahlı ve insanlı bir araçtan bir saldırı olursa, şu anda bu saldırıya azmettirenler gün gibi ortada duruyor.

Bir de “AKP Cumhurbaşkanı” (AK Parti Genel Başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sıfatlarının kısaltılmış halidir) soruyor:

“Ana muhalefet partisinin bir temsilcisi çıkıyor, SİHA’larla ilgili açıklama yapıyor. Neymiş, sivilleri vurmuş. Nerede o siviller?”

Yanıtı belli aslında; o siviller orada, Hakkari’de, Hakkari de Türkiye Cumhuriyeti toprakları dahilinde ve “terörist” diye vurulan o yurttaşlar “Türkiye Cumhuriyeti’ne hala vatandaşlık bağıyla bağlı.

Eğer hala öyleyse bir gidip bakın, kim haklı, kim haksız anlayın, bir heyet, bir müfettiş gönderin, olayın gerçeğini öğrenin bari... Ama yok, bu devletin çarpık “ayakta durma anlayışı”na aykırı bir durum bu.

Aslında, 1920’lerden, 1980’lerden bu yana değişen pek bir şey yok.

“Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir. Hala canlı bir Kürt varsa o da potansiyel teröristtir.”

İşin gerçeğini söylemek gerekirse, insan haklarını savunmayı “terörizm” olarak gören “terörist” bir devlet olma biçimiyle karşı karşıyayız.

Ama yine de kimsenin hakkını yemeyelim.

1980’li yıllarda devletin başında Turgut Özal vardı ve damadı davul çalıyordu.

Bugünler devletin başında Recep Tayyip Erdoğan var ve damadı da sivil Kürtleri vuran SİHA üretiyor.

İşte ben buna “değişim” derim.

.

Facebook Yorumları

Kod8
21.9.2018
İktidarın faşistine, yargının vicdansızına kaldık!
14.9.2018
Reyhanlı işinde bir ‘MİT yeniği’ var!
11.9.2018
Hazin bir macera; Kürt fobisinden İdlib bataklığına…
7.9.2018
Yazanı, okuyanı, ‘beğen’eni itinayla terörist yapılır!
5.9.2018
Ejder meyveli smoothie şarbonlu ete karşı
31.8.2018
‘Eski Türkiye’nin yeni sahibi!
28.8.2018
Çatladıkapı Diktatörlüğü’nün ar damarını aldırmış İçişleri Bakanı!
3.8.2018
‘Güvenoyu’ almadan Kılıçdaroğlu CHP’yi yönetemez!
27.7.2018
Yargı bağımsızmış gibi yapın ‘Saray tellalları’
20.7.2018
Alın size daha fazla demokrasi, daha geniş özgürlük!
17.7.2018
Bunlar iyi günler, bu hukuksuzlukla daha beterleri de gelecek!
14.7.2018
Bu mahkeme Erdoğan’a hakaret ediyor!
10.7.2018
CHP önce bu faturaların hesabını vermek zorunda!
6.7.2018
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete
3.7.2018
Türkiye’de medyaya artık çete reisleri ayar veriyor
30.6.2018
AKP-MHP devleti daha da ceberut olacak
22.6.2018
Erdoğan adaleti: Katiller cinayet işleyenleri yakalayacak!
19.6.2018
'Beyaz Toros’lar Suruç’a, Çiller AKP’ye gitti
16.6.2018
Erdoğan’ın ‘Türkiye’yi bölme projesi’ tutmadı
12.6.2018
İnce CHP’den, HDP Demirtaş’tan fazla oy alacak
8.6.2018
Batsın senin buzdolabın!
5.6.2018
Basın özgür değilse cumhurbaşkanı bile yalancı olur
1.6.2018
Kendini imha eden bir ‘gazeteci’nin hazin öyküsü
29.5.2018
Taşıma sandıkla başkan olamaz, olsa da fazla kalamaz
25.5.2018
Baskın seçimle kendini vurdu; Reiz tepetaklak gidiyor
22.5.2018
Milletvekili aday listeleri; ‘yaylalar, yaylalar’
19.5.2018
Bahçeli, Erdoğan’a Rus ruleti oynatıyor
11.5.2018
Bir ‘TAMAM’lık canları varmış!
8.5.2018
Kendini yiyen canavar ‘Başkan’ olmak isterse…
27.4.2018
Bu bir seçim değil, hileli 16 Nisan referandumunun rövanşıdır
24.4.2018
Erdoğan kendi oyunuyla yeniliyor!
20.4.2018
Savaşı barışa dönüştürmek, Euro’yu TL’ye çevirmekten daha kolay
17.4.2018
Yunanların 'Erdoğan bize saldırırsa' korkusu
3.4.2018
Medyanın kötülüğünden kötülüğün medyasına
30.3.2018
Edoğan’ın ‘metal’i Kılıçdaroğlu’nu yordu
27.3.2018
HDP’nin sırrını Erdoğan çözemedi
24.3.2018
Cumhurbaşkanı alkışlanacak... Alkışla!
20.3.2018
Kenan Evren’in güncellenmiş modeli Recep Tayyip Erdoğan
16.3.2018
Kılıçdaroğlu seçimleri Çiftlik Bank’a yatırdı
13.3.2018
Türkiye; ‘kasvetli totaliter bir hapishane’
9.3.2018
AKP’nin karanlık yüzü: Ceylanpınar
6.3.2018
‘Cemil Bayık olmadı Salih Müslim’i alalım’
2.3.2018
CHP yönetimi Erdoğan’a ‘Allah’ın bir lütfu'
27.2.2018
Ölüler gezegeninde seçim var
23.2.2018
Hayaller yerli ve milli, gerçekler Afrin!
20.2.2018
Osmanlı tokadı sandık meğer davulcu yellenmesiymiş
13.2.2018
Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında
9.2.2018
Bahçeli püskevit yerken Kobaneliler Afrin’e vardı
6.2.2018
Kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme!
2.2.2018
AKP iktidarı bir insanlık sorunudur
26.1.2018
Erdoğan tabuta yaslanınca erken seçim oluyor!
23.1.2018
DEAŞ çetelerinin moralini yükseltmek serbest!
19.1.2018
Olağanüstü Hal’de ‘özgür olmayan ülke’
16.1.2018
AKP’lilerin ve gizli AKP’lilerin kimyasını bozan kadın
9.1.2018
Fadıl’ı o nezarethaneye sığdıramazsınız!
5.1.2018
2018’de basın özgürlüğü 2017’den de beter olacak
29.12.2017
Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
22.12.2017
Bunlar ‘yandaş medya’ bile değil, ‘saray tellalı’
19.12.2017
Başları dimdik, çünkü boğazlarına kadar pisliğin içindeler
15.12.2017
Bu ülkede eskiden ‘Kürt’ demek de yasaktı
12.12.2017
KHK’lar Reza’nın, hırsızların, rüşvetçilerin işine yarıyor
8.12.2017
Kahrolsun Reza emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri!
1.12.2017
Yoksa Erdoğan savunmasını mı hazırlıyor?
28.11.2017
Vicdanını yitirmiş bir ülke cehennemdir!
24.11.2017
Erdoğan Kürtlerden rol çalmaya teşebbüs etti
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.