Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme!


6.2.2018 - Bu Yazı 546 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kemal Kılıçdaroğlu 944 delegenin imzasıyla CHP Genel Başkanlığına aday gösterilmişti.

Ancak imza verenlerin bir kısmı oy vermedi ve Kılıçdaroğlu 740 oy aldı.

Muharrem İnce’nin arkasındaki imza desteği de 177’ydi.

Kılıçdaroğlu’nun adaylığı için imza veren delegelerden 290’ı oy vermedi.

800’e yakın oy alarak parti başkanlığına seçildi Kılıçdaroğlu.

İnce de 177 olan imza sayısını 415 oya çevirmişti.

2014 kurultayındaki verilerdi bunlar.

Gelelim 2016 kurultayına.

Tek aday Kılıçdaroğlu’ydu. Arkasında binden fazla delegenin imzası vardı.

Çünkü hiçbir aday yeterli imza sayısına ulaşamamıştı.

O gün kurultay sonuçlarını şöyle değerlendirmiştim:

“Tek aday olmasına rağmen oy kullanan delegelerden ancak 990’ının oyunu alabildi Kılıçdaroğlu. Tam 248 oy geçersiz kullanılmıştı. Tek adaylı bir seçimde geçersiz oy kullanabilmek için insanın hayli çaba sarfetmesi gerektiği gözönüne alınırsa ortaya şu sonuç çıkar; sayıları 300’e yakn delege ya oy kullanmayarak ya da geçersiz oy kullanarak genel başkana karşı tepkisini en yalın biçimde dile getirdi. Hatta bir ara kulislerde ‘iptal oyu kullananların greçek sayısının 480 olduğu, ayıp olmasın diye hokus pokusla 250’nin altına indirildiği’ yolunda hayli iddia dolaştı.” (19 Ocak 2016, Haberdar)

Geldik 2018’e...

Kılıçdaroğlu 1081 imzayla aday gösteriliyor, aldığı oy 790.

İnce’nin ise tartışmalara neden olan 165 imzası vardı, 447 oy aldı.

Demek ki Kılıçdaroğlu ve ekibi iki kurultaydır yaşanan bu imza sakilliğinden bir ders almamış, üçüncü kez aynı hatayı yapmışlardı.

Oysa 150-200 sembolik imza bütün bu tartışmaları bitirir, Kılıçdaroğlu da topladığı imza sayısı kadar oy alamayan bir genel başkan durumuna üçüncü kez düşürülmezdi.

İşin bir yanı bu. Gelelim diğer yanına.

Sandık sandık seçim bölgelerine bakınca ilginç bir tablo çıkıyor.

Partinin daha çok milletvekili çıkardığı, belediye başkanlarını daha çok kazandığı kentlerin delegeleri çoğunlukla Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermiş ağırlıkla.

Milletvekili çıkaramayan ya da çok az çıkaran, belediye başkanlıklarını büyük ölçüde kaybeden kentlerin delegelerinin ise görünür bir şekilde Muharrem İnce’ye yöneldiği ortaya çıkıyor.

Örneğin 8 nolu Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu delegelerinin sandığında Kılıçdaroğlu’nun 26 oyuna karşılık İnce’nin 24 oyu var.

Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa delegelerinin oy kullandığı 23 nolu sandıkta ise Kılıçdaroğlu 22 oy alırken İnce 29 oy aldı.

Ama İstanbul sandıklarında Kılıçdaroğlu İnce’ye açık ara fark atmış 43’e 8, 42’ye 7 gibi...

Özellikle seçim kazanamayan, milletvekili ya da belediye başkanlığı yüzü görmeyen kentlerin delegelerin oyları İnce’ye gitmiş.

Bunlar son CHP kurultayının “zarf”ı. Biz bir de “mazruf”a bakalım.

AKP, 7 Haziran seçimlerinde tek başına iktidarını kaybetmişti ilk kez.

Seçim sonuçlarını yok sayıp, kan revan içersinde, büyük bir şiddet ortamında bir erken seçim oyunu sahneye koymaları gerekiyordu.

MHP, koalisyon görüşmelerini reddederek, CHP yönetimi de kabul ederek, AKP’nin yanında “en iyi yardımcı erkek oyuncu” rolünü üstlendi.

“Anayasaya aykırı ama ‘evet’ diyeceğiz” ilkesizliğinden hareket ederek milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasında AKP’ye destek verdi CHP yönetimi.

Açtıkları bu yol sadece HDP eş genel başkanlarının ve bazı milletvekillerinin tutuklanmasıyla sınırlı kalmadı, sonunda kendi milletvekilleri de bu “evet”in yüzünden tutuklandı.

100’den fazla DBP’li belediye başkanı görevden alınırken “gık” demeyen CHP yönetimi sonunda kendi belediye başkanlarının da görevden alınmasının yolunu açtı. Sonuç olarak CHP’li belediye başkanlarını da görevden uzaklaştırma sürecini başlattı AKP.

16 Nisan referandumun tartışmalı sonuçlarına itiraz eden kitlelerin önünü keserek AKP’nin “YSK hilesi”ne göz yuman da CHP yönetimiydi..

Türkiye’ye “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Modeli” gibi ne idiğü belirsiz bir sistem dayatılmasında AKP’ye koltuk derneği oldular sonuçta…

Kimin ya da kimlerin hangi amaçla girişimde bulunduğu bugün bile anlaşılamayan 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, hem de iktidar Olağanüstü Hal ilan etmişken, muhalefet bayrağı açacağı yerde “Yenikapı ruhu”na katılıp AKP’yle ve MHP’yle aynı hizaya getirdi partinin yönetimi CHP’yi.

Sınır ötesi operasyonlara, haklılığı ve meşruluğu hala tartışılan Afrin harekatına destek vererek Erdoğan’ın “yurtta baskıcı, cihanda savaşçı” politikasına destek verdiler.

İşte hafta sonu yapılan kurultaya CHP, temel politikalarda AKP’ye teslim olmuş bir yönetimle gidiyordu.

Normal şartlar altında böyle bir parti yönetiminin kurultayda değiştirilmesi, yerine daha tutarlı, daha etkin muhalefet yapacak bir parti başkanının ve yönetimin gelmesi beklenir.

Ancak, bu da Türkiye’de siyasetin bir cilvesi olsa gerek, AKP karşısında bu kadar etkisiz kalmış yönetimin lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi görece olarak CHP’nin daha solda kalacağı, İnce’nin seçilmesi ise partiye ulusalcıların hakim olacağı, yönetimi parti içi sağın ele geçirmesi anlamına gelecekti.

İşte CHP’nin “sol”u da bu, “sağ”ı da bu.

Gerçi daha önceki kurultaylara göre daha “sol”dan bir parti meclisi seçildiğini söylemek mümkün. Anlaşılan o ki Kılıçdaroğlu da kendi listesi için direksiyonu biraz “sol”a çekmişti.

Geçen kurultayda Kılıçdaroğlu daha “sağ”dan bir anahtar liste yapmıştı. Delege neredeyse yarısını budamıştı Kılıçdaroğlu’nun listesini.

Bu kez listesini eskisine göre biraz daha parti içi “sol”a dayayan Kılıçdaroğlu az bir fireyle çıktı kurultaydan.

Ama görünen o ki, bu yapısıyla Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinden AKP iktidarına, hukuksuzluğuna, zulmüne karşı  parti liderliğinden gelecek bir etkin muhlefet beklemek hayal.

Parti içinden ve daha da önemlisi parti dışından geniş halk kitlelerinin, toplumsal dinamiklerin arkadan itmesiyle ancak CHP doğru bir ana muhalefet çizgisine oturabilir, bir ihtimal iktidar alternatifi olabilir.

Kısaca durum şudur; iş başa düştü demektir, kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme.

.

Facebook Yorumları

Kod8
19.10.2018
Ah be Ara Güler!.. Yine bir eksildik hayattan
16.10.2018
AKP-MHP seçimleri Kürtler için ‘plebisit’e dönüştürdü
12.10.2018
Kürtlere seçme, HDP'lilere seçilme hakkı yok!
21.9.2018
İktidarın faşistine, yargının vicdansızına kaldık!
14.9.2018
Reyhanlı işinde bir ‘MİT yeniği’ var!
11.9.2018
Hazin bir macera; Kürt fobisinden İdlib bataklığına…
7.9.2018
Yazanı, okuyanı, ‘beğen’eni itinayla terörist yapılır!
5.9.2018
Ejder meyveli smoothie şarbonlu ete karşı
31.8.2018
‘Eski Türkiye’nin yeni sahibi!
28.8.2018
Çatladıkapı Diktatörlüğü’nün ar damarını aldırmış İçişleri Bakanı!
3.8.2018
‘Güvenoyu’ almadan Kılıçdaroğlu CHP’yi yönetemez!
27.7.2018
Yargı bağımsızmış gibi yapın ‘Saray tellalları’
20.7.2018
Alın size daha fazla demokrasi, daha geniş özgürlük!
17.7.2018
Bunlar iyi günler, bu hukuksuzlukla daha beterleri de gelecek!
14.7.2018
Bu mahkeme Erdoğan’a hakaret ediyor!
10.7.2018
CHP önce bu faturaların hesabını vermek zorunda!
6.7.2018
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete
3.7.2018
Türkiye’de medyaya artık çete reisleri ayar veriyor
30.6.2018
AKP-MHP devleti daha da ceberut olacak
22.6.2018
Erdoğan adaleti: Katiller cinayet işleyenleri yakalayacak!
19.6.2018
'Beyaz Toros’lar Suruç’a, Çiller AKP’ye gitti
16.6.2018
Erdoğan’ın ‘Türkiye’yi bölme projesi’ tutmadı
12.6.2018
İnce CHP’den, HDP Demirtaş’tan fazla oy alacak
8.6.2018
Batsın senin buzdolabın!
5.6.2018
Basın özgür değilse cumhurbaşkanı bile yalancı olur
1.6.2018
Kendini imha eden bir ‘gazeteci’nin hazin öyküsü
29.5.2018
Taşıma sandıkla başkan olamaz, olsa da fazla kalamaz
25.5.2018
Baskın seçimle kendini vurdu; Reiz tepetaklak gidiyor
22.5.2018
Milletvekili aday listeleri; ‘yaylalar, yaylalar’
19.5.2018
Bahçeli, Erdoğan’a Rus ruleti oynatıyor
11.5.2018
Bir ‘TAMAM’lık canları varmış!
8.5.2018
Kendini yiyen canavar ‘Başkan’ olmak isterse…
27.4.2018
Bu bir seçim değil, hileli 16 Nisan referandumunun rövanşıdır
24.4.2018
Erdoğan kendi oyunuyla yeniliyor!
20.4.2018
Savaşı barışa dönüştürmek, Euro’yu TL’ye çevirmekten daha kolay
17.4.2018
Yunanların 'Erdoğan bize saldırırsa' korkusu
3.4.2018
Medyanın kötülüğünden kötülüğün medyasına
30.3.2018
Edoğan’ın ‘metal’i Kılıçdaroğlu’nu yordu
27.3.2018
HDP’nin sırrını Erdoğan çözemedi
24.3.2018
Cumhurbaşkanı alkışlanacak... Alkışla!
20.3.2018
Kenan Evren’in güncellenmiş modeli Recep Tayyip Erdoğan
16.3.2018
Kılıçdaroğlu seçimleri Çiftlik Bank’a yatırdı
13.3.2018
Türkiye; ‘kasvetli totaliter bir hapishane’
9.3.2018
AKP’nin karanlık yüzü: Ceylanpınar
6.3.2018
‘Cemil Bayık olmadı Salih Müslim’i alalım’
2.3.2018
CHP yönetimi Erdoğan’a ‘Allah’ın bir lütfu'
27.2.2018
Ölüler gezegeninde seçim var
23.2.2018
Hayaller yerli ve milli, gerçekler Afrin!
20.2.2018
Osmanlı tokadı sandık meğer davulcu yellenmesiymiş
13.2.2018
Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında
9.2.2018
Bahçeli püskevit yerken Kobaneliler Afrin’e vardı
6.2.2018
Kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme!
2.2.2018
AKP iktidarı bir insanlık sorunudur
26.1.2018
Erdoğan tabuta yaslanınca erken seçim oluyor!
23.1.2018
DEAŞ çetelerinin moralini yükseltmek serbest!
19.1.2018
Olağanüstü Hal’de ‘özgür olmayan ülke’
16.1.2018
AKP’lilerin ve gizli AKP’lilerin kimyasını bozan kadın
9.1.2018
Fadıl’ı o nezarethaneye sığdıramazsınız!
5.1.2018
2018’de basın özgürlüğü 2017’den de beter olacak
29.12.2017
Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
22.12.2017
Bunlar ‘yandaş medya’ bile değil, ‘saray tellalı’
19.12.2017
Başları dimdik, çünkü boğazlarına kadar pisliğin içindeler
15.12.2017
Bu ülkede eskiden ‘Kürt’ demek de yasaktı
12.12.2017
KHK’lar Reza’nın, hırsızların, rüşvetçilerin işine yarıyor
8.12.2017
Kahrolsun Reza emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri!
1.12.2017
Yoksa Erdoğan savunmasını mı hazırlıyor?
28.11.2017
Vicdanını yitirmiş bir ülke cehennemdir!
24.11.2017
Erdoğan Kürtlerden rol çalmaya teşebbüs etti
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8