Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Medyanın kötülüğünden kötülüğün medyasına


3.4.2018 - Bu Yazı 635 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 1

 Bir gece yarısı basılıyor Özgürlükçü Demokrasi gazetesi.

Kapısı kırılarak içeri giriliyor ve gazeteye el konuluyor.

Sahibinin, yayın yönetmeninin ve çalışanlarının da evleri basılıyor. Gözaltına alınıyorlar.

Gazetenin basımını yapan Gün Matbaası da aynı akıbete uğruyor. Matbaanın bağlı olduğu şirketin sahibi, işçileri gözaltına alınıyor.

Aynı matbaada basılan Türkiye’nin tek günlük Kürtçe gazetesi Welat bu operasyonun üzerine başka bir matbaa arıyor. Ancak Türkiye’de Kürtçe bir gazeteyi korkudan hiçbir matbaa basmaya cesaret edemiyor.

Nasıl atandığı belli olmayan bir “kayyım” geldiği günden bu yana Özgürlükçü Demokrasi gazetesi yayınlanmıyor.

Sonuçta devletin hangi merciinin verdiği hala daha belli olmayan bir kararla kendine “hukuk devleti” diyen Türkiye Cumhuriyeti’nde bir gazete ve bir matbaa basılarak el konuluyor.

Türkiye’de iktidar kendi yasalarına bile uymayarak büyük bir hukuksuzluk örneği veriyor.

Basın ve ifade özgürlüğü, halkın haber alma hakkı Erdoğan iktidarı tarafından tümüyle ortadan kaldırılıyor.

Türkiye’deki medya düzeninin son geldiği hukuksuz nokta bu.

Ancak bu noktaya gelinceye kadar da Türkiye’de pek matah bir medya yoktu.

Her şartta “kutsal devlet”e göbekten bağlı bir medya düzeni vardı zaten başından beri.

Çok partili yaşamdan sonra gazetecilik “çekirdek devlet” ile “sivil hükümet”ler arasındaki çelişkilerden yararlanılarak yapıldı.

Gazetelerin en muhalif göründükleri zamanlarda bile “kutsal devlet” çıpası hep gazetecilerin kıblesi oldu. Farklı davranan, yazan, çizen medya düzeninin dışına atıldı.

Halktan çok, insanların haber alma hakkından çok bütün kulaklarını “derin devlet”e açmış bir medya düzeniydi bu; yani kötülüğün medyasıydı.

1980’li yıllardan sonra gazetecilikten gelme patronlar paralarını başka sektörlerden kazanan iş insanlarına satmaya başladılar.

Egemen merkez medya düzeni bu yıllarda “gazete ve televizyonu olan patrona devletten ihale verme”ye evrilmişti.

AKP de 2002’de iktidar olunca bu medya düzenini kucağında buldu.

İşe, 2004 Şubatı’nda Uzan Grubu’nun elindeki Star gazetesi ve Star TV’ye TMSF üzerinden el koyarak başladılar.

Herkes “Erdoğan kendi medyasını yaratıyor” diye bakıyordu o yıllarda ve bunun çok büyük bir yanılgı olduğu bugün çok daha iyi anlaşılıyor.

İkinci büyük hamle 2007 yılında Sabah, Takvim gazeteleri ile ATV’ye el konularak yapıldı.

2013 yılında TMSF eliyle Çukurova Grubu’nun Show TV’sine ve Skytürk televizyonuna, Digitürk’üne, Akşam gazetesine el konulunca işin rengi net bir biçimde ortaya çıkmıştı.

Artık Türkiye’nin “gazetesi ve televizyonu olan medya patronuna devlet ihalesi verme” düzeni tersyüz edilmişti.

Erdoğan’ın medya düzenine bambaşka anlayış gelmişti:

“Devlet ihalesi alan yandaş müteahhide bir gazete, bir televizyon verme düzeni.”

El konulan gazeteler, televizyonlar iktidara yakın patronlara birer, ikişer veriliyordu mevlüt şekeri gibi.

O zaman anlaşıldı ki Erdoğan’ın niyeti “kendi medyasını yaratmak”tan çok öte bir yerde “Türkiye’deki bütün gazete ve televizyonları kendi medyası yapma” noktasındaydı.

Ardından AKP-Cemaat ittifakı bozulunca “Fetullahçı” bilinen medyaya yüklendi AKP devleti bütün gücüyle.

Zaman, Meydan, Today’s Zaman gazeteleri, Cihan Haber Ajansı, Aksiyon Dergisi gibi medya kuruluşlarına el kondu.

15 Temmuz darbesi ve ardından OHAL gelince artık Erdoğan iktidarı tam bir “medya canavarı”na dönüştü.

Hedefte sadece Hizmet’in medyası değil, bütün bir Kürt medyası, muhalif gazete ve televizyonlar vardı.

Dicle Haber Ajansı, Özgür Gündem, Azadiya Welat, Taraf, IMC TV, TV 10 ve Hayat TV gibi 150’den fazla yayın kuruluşu kapatıldı.

1980’li yıllardan sonra iki medya düzeni görmüştük.

AKP’den önce olan “gazete ve televizyonu olan patrona devletten ihale verme” düzeni Erdoğan iktidarıyla birlikte ikinci bir evreye dönüşmüştü:

“Devlet ihalesi alan yandaş müteahhide bir gazete, bir televizyon verme düzeni.”

Şimdi AKP kendi kurduğu medya düzenine de bir “level atlatmış” durumda.

“Saray beslemesini önce ihale vererek müteahhit yapma, ardından bir gazete ve televizyon vererek medya patronu yapma düzeni...”

Doğan Grubu’nun yandaş patrona satışıyla Özgürlükçü Demokrasi gazetesine ve Gün Matbaası'na el konulması aynı günlere denk geldi.

Bu aslında hem sadece lafı kalmış olan “merkez medya”nın ruhuna El Fatiha’dır hem de “bu ülkede herkes özgür” yalanının tabutuna çakılan son çividir.

Artık televizyonların, gazetelerin neredeyse yüzde 90’ı kafadan ve göbekten Saray’a bağlanmış; gerçek sahibinin kim olduğu gizlenen “emanetçi medya patronu” düzeni kurulmuştur.

Bunlar artık gazete ve televizyon, yani medya kuruluşu olmaktan çok “Saray tellallığı”na sıvanmış “besleme” kağıtlar ve ekranlardır.

Türkiye’de yayın yapan gazete ve televizyonların çok sabıkası vardı. Ancak AKP iktidarı döneminde medya sabıkanın ta kendisi oldu.

“Eski Türkiye”deki “medyanın kötülüğü”, Erdoğan’ın “Yeni Türkiye”sinde “kötülüğün medyası” oldu.

Geleceğin “demokratik Türkiye”si için “Ananı da al git” diyenlere “Medyanı da al git” demek şart oldu.

.

Facebook Yorumları

reklam
19.6.2018
'Beyaz Toros’lar Suruç’a, Çiller AKP’ye gitti
16.6.2018
Erdoğan’ın ‘Türkiye’yi bölme projesi’ tutmadı
12.6.2018
İnce CHP’den, HDP Demirtaş’tan fazla oy alacak
8.6.2018
Batsın senin buzdolabın!
5.6.2018
Basın özgür değilse cumhurbaşkanı bile yalancı olur
1.6.2018
Kendini imha eden bir ‘gazeteci’nin hazin öyküsü
29.5.2018
Taşıma sandıkla başkan olamaz, olsa da fazla kalamaz
25.5.2018
Baskın seçimle kendini vurdu; Reiz tepetaklak gidiyor
22.5.2018
Milletvekili aday listeleri; ‘yaylalar, yaylalar’
19.5.2018
Bahçeli, Erdoğan’a Rus ruleti oynatıyor
11.5.2018
Bir ‘TAMAM’lık canları varmış!
8.5.2018
Kendini yiyen canavar ‘Başkan’ olmak isterse…
27.4.2018
Bu bir seçim değil, hileli 16 Nisan referandumunun rövanşıdır
24.4.2018
Erdoğan kendi oyunuyla yeniliyor!
20.4.2018
Savaşı barışa dönüştürmek, Euro’yu TL’ye çevirmekten daha kolay
17.4.2018
Yunanların 'Erdoğan bize saldırırsa' korkusu
3.4.2018
Medyanın kötülüğünden kötülüğün medyasına
30.3.2018
Edoğan’ın ‘metal’i Kılıçdaroğlu’nu yordu
27.3.2018
HDP’nin sırrını Erdoğan çözemedi
24.3.2018
Cumhurbaşkanı alkışlanacak... Alkışla!
20.3.2018
Kenan Evren’in güncellenmiş modeli Recep Tayyip Erdoğan
16.3.2018
Kılıçdaroğlu seçimleri Çiftlik Bank’a yatırdı
13.3.2018
Türkiye; ‘kasvetli totaliter bir hapishane’
9.3.2018
AKP’nin karanlık yüzü: Ceylanpınar
6.3.2018
‘Cemil Bayık olmadı Salih Müslim’i alalım’
2.3.2018
CHP yönetimi Erdoğan’a ‘Allah’ın bir lütfu'
27.2.2018
Ölüler gezegeninde seçim var
23.2.2018
Hayaller yerli ve milli, gerçekler Afrin!
20.2.2018
Osmanlı tokadı sandık meğer davulcu yellenmesiymiş
13.2.2018
Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında
9.2.2018
Bahçeli püskevit yerken Kobaneliler Afrin’e vardı
6.2.2018
Kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme!
2.2.2018
AKP iktidarı bir insanlık sorunudur
26.1.2018
Erdoğan tabuta yaslanınca erken seçim oluyor!
23.1.2018
DEAŞ çetelerinin moralini yükseltmek serbest!
19.1.2018
Olağanüstü Hal’de ‘özgür olmayan ülke’
16.1.2018
AKP’lilerin ve gizli AKP’lilerin kimyasını bozan kadın
9.1.2018
Fadıl’ı o nezarethaneye sığdıramazsınız!
5.1.2018
2018’de basın özgürlüğü 2017’den de beter olacak
29.12.2017
Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
22.12.2017
Bunlar ‘yandaş medya’ bile değil, ‘saray tellalı’
19.12.2017
Başları dimdik, çünkü boğazlarına kadar pisliğin içindeler
15.12.2017
Bu ülkede eskiden ‘Kürt’ demek de yasaktı
12.12.2017
KHK’lar Reza’nın, hırsızların, rüşvetçilerin işine yarıyor
8.12.2017
Kahrolsun Reza emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri!
1.12.2017
Yoksa Erdoğan savunmasını mı hazırlıyor?
28.11.2017
Vicdanını yitirmiş bir ülke cehennemdir!
24.11.2017
Erdoğan Kürtlerden rol çalmaya teşebbüs etti
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 1
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı