Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Savaşı barışa dönüştürmek, Euro’yu TL’ye çevirmekten daha kolay


20.4.2018 - Bu Yazı 574 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İkisi de Sicilya’da doğup büyümüşlerdi. İkisi de doktor olmuştu. İkisi de ortopedistti. Evlenmişlerdi.

Atalarından gelen denizcilik ruhu ayaklanınca biri emekli olduktan, diğeri daha olmadan bırakmışlar işlerini atlamışlar bir tekneye ve Akdeniz’e, Ege’ye açılmışlar.

İzledikleri yolu “göçebe rotalarımız” diye adlandırıyorlar.

30 yılı aşkın süredir Ege’de yaşıyorlar.

Önce 12 yıl Tunus, Yunanistan ve Türkiye kıyılarında dolaşmışlar. En çok da Anadolu limanlarını sevmişler.

Böyle başlamış Enzo ve Cettina Bonanno çiftinin İtalya’dan Leros’a yolculuğu.

İstanbul’da kışlamışlar, Kuşadası’ndan Antalya’ya, Göcek’e, oradan İskenderun’a kadar uzanmışlar.

Gerisini Enzo Bonanno anlatıyor:

“Antalya’da İtalyan bir çiftle tanıştık. Onlar ticaret yapıyorlardı. ‘Leros diye bir ada var oraya gidin’ dediler. Biz de kalktık Leros’a doğru yola çıktık. Adayla karşılaşınca büyülü bir yer bulduğumuzu düşündük. Bir sürü ada görmüştük Mikanos’tan Santorini’ye kadar. Hiç biri bizi Leros gibi çekmemişti. Bu sene Eylül ayında tam 20 yılımızı doldurmuş olacağız Leros’ta. Ama artık buralıyız biz. Teknemizi satıp burada bir ev aldık.”

Bonannolar Leros’a gelinceye kadar buranın 1912’den 1943’e kadar İtalyan işgalinde kaldığını bilmiyorlarmış. Kıyıya indiklerinde İtalyanca konuşan yaşlı Yunanlılarla karşılaşınca çok şaşırmışlar.

“İtalyanların bir süre burayı yönettiğini adaya inince öğrendik. Çünkü bizim tarihimizde bu ada hiç anlatılmaz.”

Bir süre İtalya hakimiyetinde kalan Lerosluların kendilerine tepki gösterip göstermediğini sorunca ilginç bir yanıt veriyor Enzo Bonanno:

“Bütün tecrübelerim bana gösterdi ki insanlara ne sunuyorsan karşındaki de ona göre sana geri veriyor. Biz açık kalpli insanlarız. Onları kucaklayınca onlar da bizi kucakladı. Burada insanların kuralları vardı. Hayatın bir ritmi vardı. Onu yakalamak lazım. Mesela kimsenin şort giymediği yerde biz de şort giymedik. Böyle yapınca da bizi çok benimsediler.”

Sekiz bin kişilik Leros Adası'nda bine yakın İtalyan yaşıyor Bonanno’nun verdiği bilgiye göre. 500 kadar da adaya yerleşmiş Türkiyeli, Kanadalı, Fransız, İngiliz varmış.

Adada yerleşik üç İtalyan çift ile birlikte 2009 yılında Yunan-İtalyan Dostluk Derneği’ni kurmuş Bonannolar. Cettina derneğin başkanlığını, Enzo da genel sekreterliğini yürütüyor.

Cettina dernek olarak yaptıkları çalışmaları anlatıyor:

“Biz İtalyan kültürüyle büyüdük. Amacımız İtalyan kültürünü, Leros kültürünü yaşatmak. Bir İtalyan ile bir Yunanın birlikte ürettikleri, iki kültürün yarattığı ortak ürünleri sergileyen çalışmalar yapıyoruz. Sinema, fotoğraf, kısa film festivalleri, tarih çalışmaları, sergiler, kitap tanıtımları da gerçekleştirdiğimiz etkinlikler arasında.”

Bonannolar, ilk yerleştiklerinde adanın turistik bir ada olmadığını, ama giderek turistik bir adaya dönüşmesine karşın hakikiliğini koruduğunu söylüyorlar.

Adayı gezerken edindiğimiz bilgiler zaman zaman şaşırtıyor bizi.

Mussolini Leros’a dev bir “tımarhane” kurmuş. Zengin ailelerin sorunlu çocukları tedaviye gönderiliyormuş buraya. Hatta bir dönem Leros’un tek geçim kapısı bu hastane olmuş.

Adalar Yunanistan’a geçtikten sonra iç savaşta, diktatörlükler döneminde muhalifleri, komünistleri sürgüne gönderip kapattığı bir cezaevine dönüşmüş hastane. Eski “tımarhane”ye sürgüne gönderilenler arasında ünlü şair Yannis Ritsos da var.

İşin ilginci şu anda ne olarak kullanılıyor bu “eski tımarhane” biliyor musunuz; Anadolu kıyılarından Leros’a kaçan Suriyeliler için mülteci kampı...

TL DEĞER YİTİRDİKÇE YUNANLILARIN ENDİŞESİ ARTIYOR

Leros’ta kaldığımız apart oteli Evdokia Zarifi Zervou işletiyor. Eşinin de adanın merkezi Lakki’de büyük bir züccaciyeci dükkanı var.

Zervou’nun aile köklerinin bir ucu İstanbullu ünlü aristokrat ailesi Zarifilere uzanıyor.

Anne tarafı ise Didimli. Mübadelede Samos üzerinden Leros’a gelmiş. Zaten Leros’taki pek çok ailenin kökleri Didim’e dayanıyor.

“Didim’le aramızda çok etkinlik yapıldı. Çok gidildi Didim’e, oradan da çok gelindi. Annemin çok derin duyguları vardı Didim’e karşı. Annem Didim türküleri söylerdi. Beş kız kardeşlerdi. Babaları özellikle öğretmiş beş kız kardeşe. Orayı kesip atmamışlar. Orada rahat yaşarlarmış. Çok zengin değillermiş ama huzur içerisinde ve mutluymuşlar. Buraya gelince sıfırdan başlamışlar. Bütün Küçük Asya’dan gelenler sıfırdan başlamışlar zaten ama hepsi başarmışlar.”

Adanın tarihsel sürecini, İtalyanlardan bugüne kalanları keyifle anıyor Zervou:

“Burada olanlar içerisinde en sevilen yabancı İtalyanlar. Burada kalmışlar, kültürlerini bırakmışlar. Güzel şeyler öğretmişler adalılara. Mesela benim annem İtalyan okuluna gitmiş. İtalyan kültürüne bir hayranlığı vardır. Bizi de öyle büyüttü. Mesela biz hani böyle dostlarla oturduğumuzda sofrada keyifli olduğumuzda şarkılar söyleriz. Annem hep İtalyanca şarkılar söylerdi. Annem de zaten adadaki İtalyan okulunda rahibelerle okumuş. Şimdi kızım Sofya da annemin okuduğu okulda İngilizce öğretmeni. Mesela annem hem Didimli, mübadil, hem de burada İtalyan kültürüyle büyümüş. Burada böyle çok kültürlü bir adalı dokusu var.”

Zervou’nun anlattığına göre İtalyanlardan kalan bir adet varmış; her pazar günü makarna yemek. Yani adalılara kalan İtalyan adetine göre her pazar makarna günüymüş.

Hafta içi bir gün Zervou işten dönünce akşam yemeği telaşıyla makarna pişirmiş. Kocası sofrada makarnayı görünce “Allah Allah ya bugün pazar değil, biz niye makarna yiyoruz” demiş.

Leroslular bugün de çocuklarını Yunanistan yerine hala İtalya’ya eğitime gönderiyorlarmış.

“Adadaki birçok Leroslu İtalya’da eğitim almıştır, hala daha alıyor. Bir önceki belediye başkanı üniversiteyi İtalya’da okumuş. Benim iki kuzenim de doktordur. Onlar da tıp eğitimini İtalya’da aldılar, şimdi adaya döndüler, doktorluk yapıyorlar. Yani demem o ki Leros ile İtalya’nın bağları hala sürüyor.”

Yirmi yıl önce ilk kez Bodrum’a gitmiş Zervou.

“Orada gördüğüm, yaşadığım, okulda söylenenlerle, bize öğretilenlerle hiç ilgisi yoktu. Yani bize öğretilenlerin gerçek hayatla alakası yokmuş. Orada bir hayli Yunanca konuşan Türkiyeli tanıdık. Çoğu Girit’ten mübadeleyle gelmiş Bodrum’a. Orada o kadar büyük sevgi gördük ki aramızda ‘Hiçbir farkımız yok. Biz kardeşiz. Bizi ayıran kötü politikalardır’ dedik.”

“Sonuç olarak” diyor Zervou “Biz Leros olarak savaştan barışa dönmüş bir adayız. Geçmişte bu adaya savaş için gelenler, bugün barış için geliyorlar. Özellikle karşı kıyıyla iyi ilişkilerde olmak, barış içinde olmak hem ticari hem de kültürel anlamda hepimiz için çok önemli. Dilerim bu barış hiç bozulmaz, hep sürer...”

Leros adası Türkiye’nin neredeyse hemen dibinde. Bodrum’dan yaz aylarında direkt deniz ulaşımı mümkün. Yaz kış Bodrum’un karşısındaki Kos Adası’ndan aktarmalı bir deniz yolculuğuyla birkaç saatte varılabilir.

Leros’a yılda yaklaşık 50 bin turist geliyormuş. Bunun en az yarısı da Türkiye’den.

Ancak bu seneki turizm sezonu için bir endişesi var Zervou’nun:

“Benim kuzenim de adada turizmci. Bu sene de rezervasyonlar iyi gidiyormuş. Ancak bu yıl çok fazla Türk yokmuş. Çünkü Türk Lirası, Euro paritesi hızla değişiyor. Euro, TL karşısında çok yükseliyor. Bakalım Türkler bunu kaldırabilecekler mi? Avrupa giderek Türkler için çok pahalı oluyor. Bu da bizi endişelendiriyor. Çünkü biz turizmden para kazanıyoruz.”

Aynı endişeyi daha önce röportaj yaptığım Mihalis Koubaros da dile getirmişti.

Leros’ta özellikle Türkiye’den gelen turistlere villalarını kiraya veren Koubaros, Agia Marina koyundaki restoranının üst katını gösterip şöyle demişti:

“Şimdi şu restoranın üzerine üç oda yaptırıyorum. Pansiyon olarak kiraya vereceğim. Çünkü Euro, beş TL oldu. Artık Türkiye’den gelen herkes villaları kiralayamaz. Pahalı gelir. Hiç değilse oda kiralarlar.”

Herhalde anlaşılmıştır şimdi Türkiye’yi erken değil, acil seçime götüren Erdoğan iktidarının Türkiye’yi nasıl “yoksul komşu” durumuna düşürdüğü değil mi?

Leros’ta buluşmaları Paskalya yortusuna rastlayan Defne/Dafni’ler adadan ayrılırken Türk-Yunan Defne Derneği Genel Sekreteri Nilüfer Tarıkahya, “Baharın gelişini, doğanın yeniden doğuşunu, yaşamın tekrar renklenişini sembolize eden bu bahar bayramı Ege’nin iki kıyısında barışın da canlanmasına vesile olsun, barış daim olsun” diyor.

 

Bir zamanların savaşlarıyla ünlü, bugün hala dört savaş müzesi bulunan Leros Adası, Anadolu kıyılarına bir taş atımı asla değil, bir barış güvercini uçumu.

Türkiye-Yunanistan arasında bugünlerde giderek artan bütün gerginliklere karşın, tarihteki savaşlarını küçücük adalarındaki müzelere kaldırarak barışa dönüştüren Leroslular aynen Zervou’nun söylediği gibi iki ülke insanını ayrıştıranın kötü politikalar olduğuna inanıyorlar.

Gerçekten de Leroslular savaşı barışa dönüştürmüşler.

Ancak adayı yeni yeni pek sevmeye başlayan Türkiyeliler için TL’yi Euro’ya çevirmek pek o kadar kolay değil.

(BİTTİ)

.

Facebook Yorumları

Kod8
20.11.2018
AKP iktidarı; suç icat etme makinası!
16.11.2018
Tutabilecekleri tek vaatleri; daha çok cezaevi!
13.11.2018
Türkiye, Hitler Almanyası üzerinden AB’ye girecek!
6.11.2018
Ahmet Altan Silivri Cezaevi’nden ayrılmış!
19.10.2018
Ah be Ara Güler!.. Yine bir eksildik hayattan
16.10.2018
AKP-MHP seçimleri Kürtler için ‘plebisit’e dönüştürdü
12.10.2018
Kürtlere seçme, HDP'lilere seçilme hakkı yok!
21.9.2018
İktidarın faşistine, yargının vicdansızına kaldık!
14.9.2018
Reyhanlı işinde bir ‘MİT yeniği’ var!
11.9.2018
Hazin bir macera; Kürt fobisinden İdlib bataklığına…
7.9.2018
Yazanı, okuyanı, ‘beğen’eni itinayla terörist yapılır!
5.9.2018
Ejder meyveli smoothie şarbonlu ete karşı
31.8.2018
‘Eski Türkiye’nin yeni sahibi!
28.8.2018
Çatladıkapı Diktatörlüğü’nün ar damarını aldırmış İçişleri Bakanı!
3.8.2018
‘Güvenoyu’ almadan Kılıçdaroğlu CHP’yi yönetemez!
27.7.2018
Yargı bağımsızmış gibi yapın ‘Saray tellalları’
20.7.2018
Alın size daha fazla demokrasi, daha geniş özgürlük!
17.7.2018
Bunlar iyi günler, bu hukuksuzlukla daha beterleri de gelecek!
14.7.2018
Bu mahkeme Erdoğan’a hakaret ediyor!
10.7.2018
CHP önce bu faturaların hesabını vermek zorunda!
6.7.2018
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete
3.7.2018
Türkiye’de medyaya artık çete reisleri ayar veriyor
30.6.2018
AKP-MHP devleti daha da ceberut olacak
22.6.2018
Erdoğan adaleti: Katiller cinayet işleyenleri yakalayacak!
19.6.2018
'Beyaz Toros’lar Suruç’a, Çiller AKP’ye gitti
16.6.2018
Erdoğan’ın ‘Türkiye’yi bölme projesi’ tutmadı
12.6.2018
İnce CHP’den, HDP Demirtaş’tan fazla oy alacak
8.6.2018
Batsın senin buzdolabın!
5.6.2018
Basın özgür değilse cumhurbaşkanı bile yalancı olur
1.6.2018
Kendini imha eden bir ‘gazeteci’nin hazin öyküsü
29.5.2018
Taşıma sandıkla başkan olamaz, olsa da fazla kalamaz
25.5.2018
Baskın seçimle kendini vurdu; Reiz tepetaklak gidiyor
22.5.2018
Milletvekili aday listeleri; ‘yaylalar, yaylalar’
19.5.2018
Bahçeli, Erdoğan’a Rus ruleti oynatıyor
11.5.2018
Bir ‘TAMAM’lık canları varmış!
8.5.2018
Kendini yiyen canavar ‘Başkan’ olmak isterse…
27.4.2018
Bu bir seçim değil, hileli 16 Nisan referandumunun rövanşıdır
24.4.2018
Erdoğan kendi oyunuyla yeniliyor!
20.4.2018
Savaşı barışa dönüştürmek, Euro’yu TL’ye çevirmekten daha kolay
17.4.2018
Yunanların 'Erdoğan bize saldırırsa' korkusu
3.4.2018
Medyanın kötülüğünden kötülüğün medyasına
30.3.2018
Edoğan’ın ‘metal’i Kılıçdaroğlu’nu yordu
27.3.2018
HDP’nin sırrını Erdoğan çözemedi
24.3.2018
Cumhurbaşkanı alkışlanacak... Alkışla!
20.3.2018
Kenan Evren’in güncellenmiş modeli Recep Tayyip Erdoğan
16.3.2018
Kılıçdaroğlu seçimleri Çiftlik Bank’a yatırdı
13.3.2018
Türkiye; ‘kasvetli totaliter bir hapishane’
9.3.2018
AKP’nin karanlık yüzü: Ceylanpınar
6.3.2018
‘Cemil Bayık olmadı Salih Müslim’i alalım’
2.3.2018
CHP yönetimi Erdoğan’a ‘Allah’ın bir lütfu'
27.2.2018
Ölüler gezegeninde seçim var
23.2.2018
Hayaller yerli ve milli, gerçekler Afrin!
20.2.2018
Osmanlı tokadı sandık meğer davulcu yellenmesiymiş
13.2.2018
Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında
9.2.2018
Bahçeli püskevit yerken Kobaneliler Afrin’e vardı
6.2.2018
Kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme!
2.2.2018
AKP iktidarı bir insanlık sorunudur
26.1.2018
Erdoğan tabuta yaslanınca erken seçim oluyor!
23.1.2018
DEAŞ çetelerinin moralini yükseltmek serbest!
19.1.2018
Olağanüstü Hal’de ‘özgür olmayan ülke’
16.1.2018
AKP’lilerin ve gizli AKP’lilerin kimyasını bozan kadın
9.1.2018
Fadıl’ı o nezarethaneye sığdıramazsınız!
5.1.2018
2018’de basın özgürlüğü 2017’den de beter olacak
29.12.2017
Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
22.12.2017
Bunlar ‘yandaş medya’ bile değil, ‘saray tellalı’
19.12.2017
Başları dimdik, çünkü boğazlarına kadar pisliğin içindeler
15.12.2017
Bu ülkede eskiden ‘Kürt’ demek de yasaktı
12.12.2017
KHK’lar Reza’nın, hırsızların, rüşvetçilerin işine yarıyor
8.12.2017
Kahrolsun Reza emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri!
1.12.2017
Yoksa Erdoğan savunmasını mı hazırlıyor?
28.11.2017
Vicdanını yitirmiş bir ülke cehennemdir!
24.11.2017
Erdoğan Kürtlerden rol çalmaya teşebbüs etti
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8