Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete


6.7.2018 - Bu Yazı 455 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sultan ll. Mahmud tahta oturmuştur.

Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa, tahta oturması nedeniyle bir armağan gönderir padişa.

1823 yılında İstanbul Limanı’na yanaşan bir gemiyle gelir ll. Mahmud’un armağanı.

Bu Habeşistan’da yakalanmış bir zürafadır.

İstanbullular, ilk kez karşılaşacakları bu hayvanı görmek için can atmaktadırlar.

Limanda zürafayı büyük bir kalabalık karşılar.

“Enderun ağaları, tantanalı bir biçimde padişahın huzuruna çıkartılan zürafayı seyretmek üzere Beşiktaş sahilindeki Çinili Meydan’da toplanırlar. Zürafayı şaşkın gözlerle seyretmekte, bir yandan da Allah’ın kudretine şaşmaktadırlar. Başı öküze, boyu deveye, gövdesi ise kaplana benzeyen bu ‘beygir’in kimliği, ağalar arasında ciddi tartışmalara yol açmıştır.”

İstanbullular ilk kez gördükleri bu hayvanı hayranlıkla izlemektedirler.

Habeş Mehmet Ağa, “tanışma töreni”ni başlatır:

“Zürafa müteyemmen (uğurlu) ve mübarek bir hayvan olup onu eliyle tutarak, bir kere gezdiren Müslüman, yeryüzünde hiçbir zarar ve ziyan görmez.”

Hazırladığı komplo gereği hayvandan çok korkan Abdi Bey’e doğru bakarak seslenir:

“Haydi, Müslüman olan gelsin, zürafayı şöyle bir gezdirelim. Kim bu hayvanı gezdirirse cennete gidecektir.”

Padişahın “Memuldür” (cesaretlidir) sözü üzerine kendini eller üstünde bulan Abdi Bey, zürafanın üzerine oturtulur.

Abdi Bey’in paniğinden, bağırmasından, yakarmasından korkan zürafa huysuzlanarak İshakiye Köşkü’ne doğru koşmaya başlar.

Bu telaşe arasında Abdi Bey’in padişaha seslenişi duyulur:

“Ahret hakkını helal eyle efendimiz. İlk menzilimiz ecel beşiğidir. İşte bindim, gidiyorum. Elvada.” (Kaynak: Yusuf Çağlar, 1453 İstanbul Kültür Sanat Dergisi)

İşte rivayet odur ki “Bindim bir alamete, gidiyorum kıyamete” sözü “Padişahın Küpeli Çavuşu” Abdi Bey tarafından İstanbul’a ilk kez gelen bu zürafanın üzerinde söylenmiştir.

Şimdi Türkiye de tam olarak hayatında ilk kez gördüğü zürafanın üzerine binen Abdi Bey durumundadır.

Nereye gittiği belli değildir ama kesin olarak “alamet” belirmiştir.

Bu “alamet” ne olduğu, nereye varacağı belli olmayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir.

Zaten baştan sistemin başına geçen Erdoğan’ın ilk “öngörüleri” tam tersini göstermiştir.

16 Nisan referandumundan beri Erdoğan’ın anlattığı bir sistem vardı.

“Yeni sistemde koalisyona fırsat olmayacak.”

Özellikle 1990-2000 yılları arasında Türkiye’nin koalisyonlardan gördüğü zararları anlatıp artık koalisyonsuz bir döneme geçileceğini “müjdeliyor”du Erdoğan.

Birincisi, Erdoğan’ın “istikrarsız” dediği 1990-2000 arasındaki 10 yıllık süreçte Türkiye, ikisi yerel, ikisi genel olmak üzere toplam dört seçim görmüştü.

Oysa “tek parti iktidarı” denilen 2010-2018 yılları arasında Türkiye referandumlarıyla, yerel, genel ve cumhurbaşkanlığıyla tam dokuz seçim gördü.

2019 yerel seçimleri erkene alınırsa, Türkiye sekiz yılda 10 seçim görmüş olacak. İşte AKP “istikrarı” bu!

Aslında “kıyametin alameti” buydu Türkiye için; “tek parti istikrarsızlığı”.

Çünkü Erdoğan; sistemi, kurumları zorlaya zorlaya, toplum mühendisliği yapa yapa kendi üzerine uygun bir rejim diktiriyordu acemi terzilere.

Sonunda ilk acemilik meyvesini verdi ve ne idüğü belirsiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk dayanak noktası çöktü.

“Koalisyonsuz Türkiye” Erdoğan sayesinde hayal oldu.

Bırakın seçim sonrasında yapılacak bir koalisyon, seçim öncesinde “ittifak” adı altında koalisyon yapmak zorunda kaldı Erdoğan.

Bundan sonrasında da, seçim öncesi MHP ile yaptığı koalisyonu sürdürüp sürdürmeyeceği, yoksa hafiften “yeşillenen” İYİ Parti ile yoluna devam edip etmeyeceği bile belli değil.

Kesin olan şu ki, Erdoğan’ın “Bu sistemle koalisyonlara son veriyoruz” tesbiti çökmüş, yeni sisteme ilişkin öngörüsü tamamen yanlış çıkmıştır.

Başka bir “öngörüsü” de yanlış çıkmıştır Erdoğan’ın.

Seçimden önce “Bunda iddialıyım, enflasyon birilerinin dediği gibi domates-salatalık işi değildir” diyordu.

Haklıymış, enflasyon “soğan ve patates” işiymiş. Bunu da görememiş Erdoğan.

“Başkan” seçilince enflasyonu da, faizi de indireceğini söylüyordu ekonomi biliminin kurallarını altüst ederek:

“Enflasyonun bir numaralı sebebi faizdir. Faizi düşürdünüz, enflasyon da düşer!..”

Ancak görünen o ki dövizle birlikte faiz, faizle birlikte enflasyon tavan yaptı.

Yani şu ana kadar Erdoğan’ın hiçbir “öngörüsü” tutmadı.

Aslında gittiğimiz “kıyamet”in, yani “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”nin ilk “alametleri”ydi bunlar.

Şimdi giderek “alamet” artıyor, “kıyamet” büyüyor.

Şimdi yeni sistemin yapı taşları döşeniyor.

24 Haziran seçimleri ile başlayan yeni dönemin yapılanmasına ilişin ilk KHK yayınlandı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana çıkartılan çok sayıda kanunda yer alan “İcra Vekilleri Heyeti”, “Bakanlar Kurulu ve “Başbakanlık” sözcükleri “Cumhurbaşkanı” ve “Cumhurbaşkanlığı’nca” olarak değiştirildi.

Bu zamana kadar bütün “öngörüleri” yanlış çıkan tek bir adam Türkiye’nin her şeyiyle ilgilenecek.

Mesela bazıları...

Tıbbı müstehzaratlardan...

Ecnebi memleketlere gönderilecek talebelerden...

Hapishane ve tevkifhanelerden...

İcra ve iflastan...

Çeltik ekiminden...

Radiyoloji, radiyom ve elektrikle tedavi ve diğer fizyoterapi müesselerinden...

Bazı maden hurdalarının dışarı çıkarılmasının yasal edilmesinden ve satın alınmasından...

Zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerinin aşılattırılmasından...

Denizde zabt ve müsadereden...

İspirto ve ispirtolu içkiler inhisarından...

Sıtmanın imhasından...

Devlet mezarlığından...

Madalya ve nişanlardan...

Tütün, tütün mamulleri ve alkol piyasasının düzenlenmesinden...

Böyle bir durumda hakikaten zürafa üzerine binmiş Abdi Bey’in çığlığını duymamak mümkün değil:

“Bindim bir alamete, gidiyorum kıyamete.”

Böyle durumlarda da aklıma Niyazi Bey geliyor.

Resneli Niyazi Bey...

Dağa çıkarak ihtilalin ilk kıvılcımını çakmıştı.

Partisi İttihat ve Terakki iktidara gelince hiçbir ikbal talebinde bulunmadı, köşesine çekilmek istedi.

Ama yine de kendi iktidarları için engel olarak gördü onu İttihat ve Terakki’nin şefleri.

Bu nedenle de kendi korumalarına öldürttüler Resneli Niyazi Bey’i.

İşte o yüzden de Niyazi Bey’in durumu için üretilmiştir bu söz:

“Ne şehit oldu, ne de gazi; bok yoluna gitti Niyazi.”

Şimdi iki sözü bir araya getirmenin zamanı.

Bindiğimiz “alamet”le gittiğimiz “kıyamet” Türkiye’yi tek adam rejimine teslim etme projesi olan “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”yle üçüncü sınıf bir Ortadoğu diktatörlüğüne doğru çıkılan yolculuktur.

“Ne şehit ne de gazi” olacak da Niyazi Bey değil, daha demokratik olması için çabaladığımız Türkiye Cumhuriyeti’dir.

.

Facebook Yorumları

Kod8
13.11.2018
Türkiye, Hitler Almanyası üzerinden AB’ye girecek!
6.11.2018
Ahmet Altan Silivri Cezaevi’nden ayrılmış!
19.10.2018
Ah be Ara Güler!.. Yine bir eksildik hayattan
16.10.2018
AKP-MHP seçimleri Kürtler için ‘plebisit’e dönüştürdü
12.10.2018
Kürtlere seçme, HDP'lilere seçilme hakkı yok!
21.9.2018
İktidarın faşistine, yargının vicdansızına kaldık!
14.9.2018
Reyhanlı işinde bir ‘MİT yeniği’ var!
11.9.2018
Hazin bir macera; Kürt fobisinden İdlib bataklığına…
7.9.2018
Yazanı, okuyanı, ‘beğen’eni itinayla terörist yapılır!
5.9.2018
Ejder meyveli smoothie şarbonlu ete karşı
31.8.2018
‘Eski Türkiye’nin yeni sahibi!
28.8.2018
Çatladıkapı Diktatörlüğü’nün ar damarını aldırmış İçişleri Bakanı!
3.8.2018
‘Güvenoyu’ almadan Kılıçdaroğlu CHP’yi yönetemez!
27.7.2018
Yargı bağımsızmış gibi yapın ‘Saray tellalları’
20.7.2018
Alın size daha fazla demokrasi, daha geniş özgürlük!
17.7.2018
Bunlar iyi günler, bu hukuksuzlukla daha beterleri de gelecek!
14.7.2018
Bu mahkeme Erdoğan’a hakaret ediyor!
10.7.2018
CHP önce bu faturaların hesabını vermek zorunda!
6.7.2018
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete
3.7.2018
Türkiye’de medyaya artık çete reisleri ayar veriyor
30.6.2018
AKP-MHP devleti daha da ceberut olacak
22.6.2018
Erdoğan adaleti: Katiller cinayet işleyenleri yakalayacak!
19.6.2018
'Beyaz Toros’lar Suruç’a, Çiller AKP’ye gitti
16.6.2018
Erdoğan’ın ‘Türkiye’yi bölme projesi’ tutmadı
12.6.2018
İnce CHP’den, HDP Demirtaş’tan fazla oy alacak
8.6.2018
Batsın senin buzdolabın!
5.6.2018
Basın özgür değilse cumhurbaşkanı bile yalancı olur
1.6.2018
Kendini imha eden bir ‘gazeteci’nin hazin öyküsü
29.5.2018
Taşıma sandıkla başkan olamaz, olsa da fazla kalamaz
25.5.2018
Baskın seçimle kendini vurdu; Reiz tepetaklak gidiyor
22.5.2018
Milletvekili aday listeleri; ‘yaylalar, yaylalar’
19.5.2018
Bahçeli, Erdoğan’a Rus ruleti oynatıyor
11.5.2018
Bir ‘TAMAM’lık canları varmış!
8.5.2018
Kendini yiyen canavar ‘Başkan’ olmak isterse…
27.4.2018
Bu bir seçim değil, hileli 16 Nisan referandumunun rövanşıdır
24.4.2018
Erdoğan kendi oyunuyla yeniliyor!
20.4.2018
Savaşı barışa dönüştürmek, Euro’yu TL’ye çevirmekten daha kolay
17.4.2018
Yunanların 'Erdoğan bize saldırırsa' korkusu
3.4.2018
Medyanın kötülüğünden kötülüğün medyasına
30.3.2018
Edoğan’ın ‘metal’i Kılıçdaroğlu’nu yordu
27.3.2018
HDP’nin sırrını Erdoğan çözemedi
24.3.2018
Cumhurbaşkanı alkışlanacak... Alkışla!
20.3.2018
Kenan Evren’in güncellenmiş modeli Recep Tayyip Erdoğan
16.3.2018
Kılıçdaroğlu seçimleri Çiftlik Bank’a yatırdı
13.3.2018
Türkiye; ‘kasvetli totaliter bir hapishane’
9.3.2018
AKP’nin karanlık yüzü: Ceylanpınar
6.3.2018
‘Cemil Bayık olmadı Salih Müslim’i alalım’
2.3.2018
CHP yönetimi Erdoğan’a ‘Allah’ın bir lütfu'
27.2.2018
Ölüler gezegeninde seçim var
23.2.2018
Hayaller yerli ve milli, gerçekler Afrin!
20.2.2018
Osmanlı tokadı sandık meğer davulcu yellenmesiymiş
13.2.2018
Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında
9.2.2018
Bahçeli püskevit yerken Kobaneliler Afrin’e vardı
6.2.2018
Kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme!
2.2.2018
AKP iktidarı bir insanlık sorunudur
26.1.2018
Erdoğan tabuta yaslanınca erken seçim oluyor!
23.1.2018
DEAŞ çetelerinin moralini yükseltmek serbest!
19.1.2018
Olağanüstü Hal’de ‘özgür olmayan ülke’
16.1.2018
AKP’lilerin ve gizli AKP’lilerin kimyasını bozan kadın
9.1.2018
Fadıl’ı o nezarethaneye sığdıramazsınız!
5.1.2018
2018’de basın özgürlüğü 2017’den de beter olacak
29.12.2017
Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
22.12.2017
Bunlar ‘yandaş medya’ bile değil, ‘saray tellalı’
19.12.2017
Başları dimdik, çünkü boğazlarına kadar pisliğin içindeler
15.12.2017
Bu ülkede eskiden ‘Kürt’ demek de yasaktı
12.12.2017
KHK’lar Reza’nın, hırsızların, rüşvetçilerin işine yarıyor
8.12.2017
Kahrolsun Reza emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri!
1.12.2017
Yoksa Erdoğan savunmasını mı hazırlıyor?
28.11.2017
Vicdanını yitirmiş bir ülke cehennemdir!
24.11.2017
Erdoğan Kürtlerden rol çalmaya teşebbüs etti
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8