Celal BAŞLANGIÇ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Korku duvarı aşılıyor, vicdanlar ayaklanıyor


11.05.2019 - Bu Yazı 287 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye 2015 yılının 7 Haziran’ı ile 1 Kasım’ı arasında çok kanlı bir süreç yaşadı.

Çünkü AKP 7 Haziran seçimlerinde parlamentoda çoğunluğu yitirmiş, iktidardan düşmüştü. Bombardımanlar, patlayan canlı bombalar, çatışmalar, sınır ötesi harekâtlar arasında kan revan içerisinde 1 Kasım erken seçimlerine gitmişti Türkiye.

Yaşananların ardından gelecek daha korkunç facialardan korkanların, “lanet olsun, al oyumu ama yeter ki insanlar ölmesin” diye verdiği oylarla tekrar tek başına iktidar olanağını yakalamıştı Erdoğan.

Şimdi de İstanbul özelinde 7 Haziran-1 Kasım sürecinin benzerini yaşıyoruz; 31 Mart-23 Haziran süreci…

İnsanlar benzeri bir oyunun tekrar sahneye konmasından ürküyor. Bu korkularında da haksız değiller.

Kulaktan kulağa yayılan bu “kötü ve kanlı senaryo” seçeneğini bir kenara bırakalım ama böyle bir yaşanmış gerçek olduğunu da unutmayalım.

YSK’nın İstanbul seçimini iptal etmesiyle Öcalan’ın avukatlarının sekiz yıl aradan sonra yaptığı İmralı ziyaretiyle ilgili açıklamanın iktidar tarafından aynı güne rast getirilmesi bile endişeleri arttırdı.

AKP iktidarının böyle bir zamanlama yapması bile seçmen algısına dönük yeni oyunların sahneye konulduğuna ilişkin bir işaret olarak kabul edildi.

Kürt seçmenin CHP adayına destek vermesini engellemeye, muhalefet bloğundan hiç değilse bir miktar Kürt seçmenin ayrılmasını sağlayacak bir hamleydi bu.

Ancak muhalefet bloğunda Kürtler üzerinden bir çatlak yaratmaya AKP’nin ittifaklar politikası müsait değildi. “AKP’nin kayyımı” olarak hazır bekleyen MHP lideri Devlet Bahçeli böyle bir girişimin derinleşmesi halinde Cumhur İttifakı’nı hemen “ham” yapabilirdi.

Zaten böyle bir şeye meydan vermemek için hem Erdoğan hem de AKP sözcüleri açıklama yaptılar “yani bir çözüm süreci yok” diye.

Aslında YSK’nın İstanbul seçimini iptal kararıyla birlikte muhalefet cephesinde değil ama iktidar cephesinde büyük bir yarılma yaşanmaya başlandı.

“Erdoğan da kaybeder” olgusunun bilincine varmak; o ana kadar iktidarın yanındaymış gibi duran, hiç değilse yapılan haksızlıklara, hukuksuzluklara sessiz kalan pek çok çevreye “cesaret hapı yutma” duygusu vermişti.

YSK’nın İstanbul seçimini iptal etmesine ilk tepki Erdoğan’ın hiç beklemediği yerden gelmişti. AKP iktidarının ülkeyi kötüye götüren uygulamalarına karşı bir “Sessizlik duvarı”na dönüşen iş dünyası ilk kez TÜSİAD üzerinden sesini yükseltiyordu:

“Ekonomik ve demokratik reform gündemine odaklanmamız gereken bu dönemde seçim ortamına geri dönmek kaygı vericidir.”

Erdoğan ertesi gün “iş dünyasına ağzının payını verme” harekâtına girişiyordu:

“Bazı iş adamı grupları karardan sonra baktık ki garip garip açıklamalar yapıyorlar. Bizler normalleşmeyi konuştuğumuz zamanda sizler böyle bir açıklamayı yaparsanız bunlar anormalleşmeyi getirir. Yanlış yapıyorsunuz. Herkes haddini bilecek!”

Ancak YSK’nın iptal kararına dönük tepki sadece TÜSİAD’dan gelmedi.

Örneğin dün basketbolda Fenerbahçe-Galatasaray derbisi vardı ve tribünler “Hak, Hukuk, Adalet” sloganıyla inliyordu.

Galatasaray’ın divan toplantısında kurul üyesi Hayri Kozak “23 Haziran’da şampiyonluğumuz dahil her şey güzel olacak. Türkiye’nin yüzde 70’inin bayram yapacağı bir gün olacak” diyerek resmen CHP adayı İmamoğlu’na destek veriyordu.

Konuşması bitince Divan Kurulu Başkanı Eşref Hamamcıoğlu gülerek “Umarım bu son divan toplantımız olmaz” diye espri yapıyordu.

Korkunun yerini pek çok kesimde belli ki “korkunun mizahı” alıyordu artık.

Beklenmedik bir hamle de sanat dünyasından geliyordu. Onlarca sanatçı “her şey çok güzel olacak” diye İmamoğlu’na destek veriyordu.

Elbette bu sanatçıların bir kısmından böylesine bir sosyal medya mesajı beklenirdi. Ama şaşırtıcı olanı “Saray kapısından nasiplenmeyi” umduğu için bugüne dek ağzını açmayan hatta Saray’a yaranmaya çalışanlar bile vardı.

Elbette biliyorlardı Saray tarafından fişleneceklerini. İktidarın gücünün yettiği alanlardan adlarının kazınacağını, konserlerinin, radyo, televizyon programlarının, gazetelere vermiş oldukları röportaj randevularının iptal edileceğini.

Ama buna rağmen ortadaki haksızlığa, hukuksuzluğa tepki göstermek ihtiyacı hissetmişti sanatçılar.

Elbette daha önce AKP kadrosundan başbakanlık, cumhurbaşkanlığı yapmış Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Gül gibi isimler de artık açıktan tavır koyuyordu YSK kararına.

Geçmiş sabıkalarını unutmuş görünen Davutoğlu, sütten çıkmış ak siyasetçi kılığında döşemişti sosyal medya mesajını:

“Siyasi geleneğimizin en temel değeri de, son sözün sandıkta tecelli eden millet iradesine ait olmasıdır. Mazereti ve gerekçesi ne olursa olsun 31 Mart seçimleri sonrasında yaşananlar ve YSK’nın iptal kararı bu temel değerlerimizin zedelenmesine yol açmıştır.”

Gül de bu zamana kadarki “hayretle izleyip endişe duyma” tavrını daha net bir karşı çıkışa dönüştürmüştü:

“Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılındaki haksız ‘367 kararı’ karşısında ne hissettiysem, başka bir yüksek mahkeme olan Yüksek Seçim Kurulu’nun dün aldığı kararı duyunca aynı duyguları yaşadım. Yazık, bir arpa boyu yol almamışız.”

YSK’nın seçimi iptal etme kararına tepki gösterenler arasına yandaş yazarlar da katılıyordu.

Artık yandaş medyanın yazarları açık açık isyan ediyorlardı “Adalet yara alırsa tuz kokar!” diye.

Hatta, YSK kararını eleştiren yandaş bir yazarın makalesi sansürleniyor; halen aktif olarak AKP’de siyaset yapan bir milletvekili bu sansüre açıkça karşı çıkıyordu sosyal medya hesabından.

Yaşanan haksızlığa hukuksuzluğa karşı çıkma tavrı toplumda “cesaret bulaşıcıdır” sözünü doğrularcasına yayılıyor artık.

Sokak röportajlarında uzatılan mikrofonlara Saray aleyhine bir şey söylemekten korkanların sayısı giderek azalıyor. Herkes muhalif tavrını açıktan açığa ortaya koymaktan çekinmiyor.

Ancak burada şu ince ayrıntının altını çizmekte yarar var. Gösterilen tepki ilk bakışta YSK kararınaymış izlenimi veriyor ama herkes bu kararın hukuki değil siyasi olduğunu çok iyi biliyor. Bu nedenle asıl tepkinin son virajda seçimlerin iptali için kendisini ortaya koyan Erdoğan’a dönük olduğu çok net.

Ama yine de insanlar 23 Haziran seçimlerine dönük akıl almaz senaryolara inanmaktan da kendilerini alamıyorlar.

Örneğin, 18 yaşını yeni dolduranların seçimlerde oy kullanacağı, AKP’nin Türkiye’nin her yerinden 18 yaşını yeni doldurmuş seçmenleri İstanbul’a yığacağı iddia ediliyor.

Bir başka iddia da başka illerden İstanbul’a görevli olarak gönderilen 100 bin polisin oy kullanarak AKP’nin kazanmasını sağlayacağı yönünde.

Bunlar yasal olarak gerçekleşmesi olanaksız iddialar ama Türkiye’nin insanları bugüne dek öylesine inanılmaz uygulamalara tanık oldu ki AKP iktidarı döneminde, bu akıl dışı iddialara “neden olmasın” demekten kendini alamıyor.

Ancak bütün baskılara, tehditlere karşın 23 Haziran’a doğru korku duvarının yıkıldığı çok net biçimde ortaya çıkıyor.

Bir iktidarın en çok korkması gereken şey, Aziz Nesin ustanın deyimiyle “korkudan korkmamak” aşamasına gelmiş insanların hayatın her alanında ortaya çıkmaya başlaması.

Türkiye siyasal ve toplumsal dönüşümün eşiğine gelmiş bir ülkenin sinyallerini veriyor.

Bu süreci “her şey çok güzel olacak” aşamasına taşımak artık vicdanları ayaklanan insanların yapabileceği bir eylem.

Artık korkma sırası hak, hukuk, adalet tanımayan muktedirlere geldi.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
14.08.2019
Kaçırma, işkence, tutuklama üzerine bir devlet tiyatrosu!
4.08.2019
Soğan bulamazsanız bomba yiyin!
28.07.2019
Size de lazım; belki yarın belki yarından da yakın!
17.07.2019
Darbeyi defettik, demokrasiyi defnettik!
28.06.2019
Erdoğan ‘en az değişim, en az hasar’ peşinde
25.06.2019
Gezi ruhu ayaklandı; tek adam rejimi çöktü
22.06.2019
Seçim kazanan rakiplerden itinayla hesap sorulur!
18.06.2019
İmamoğlu AKP’li seçmenin de evine girdi!
12.06.2019
Erdoğan’ın ‘7 Haziran hezimeti’ korkusu!
8.06.2019
AKP’nin umudu bacağından asılan Topal Osman!
4.06.2019
AKP, İstanbul’da ‘battı balık yan gider’e yattı
31.05.2019
Erdoğanland’da işkence üstü yargı reformu!
28.05.2019
‘Eski Türkiye’yi fazlasıyla hortlattılar!
24.05.2019
AKP’li bir şahsiyet abidesi; Binali Yıldırım
17.05.2019
‘Hırsız var’ diye bağıra bağıra çalıyorlar!
11.05.2019
Korku duvarı aşılıyor, vicdanlar ayaklanıyor
7.05.2019
Sandık demokrasisine T.C. Genel Başkanlığı darbesi!
30.04.2019
Kürtçe, Japonya’da bile olsa engelleyiniz!
27.4.2019
‘Sıkışan gaz’ Erdoğan’ın ta kendisidir!
23.4.2019
Türkiye bu sistemi taşıyamaz!
21.4.2019
‘Büyük ustalık’ bitti; Erdoğan’ın ‘tökezleme’ dönemi başladı
16.4.2019
Zulmünüz o kadar arttı ki zevaliniz çok tez olacak!
12.4.2019
Geldikleri gibi gitmeyecekler; kesin bilgi
10.4.2019
Erdoğan çıktığı sandığa gömüldü!
6.4.2019
Panikleri büyük; Erdoğan ‘yenilmezlik’ unvanını kaybetti!
27.3.2019
Hiçbir korkuya benzemez ‘kaybetme korkusu’
15.3.2019
Siyasetin sefaleti; ezan, bayrak, Sakarya
6.3.2019
Orta Asya’dan gelmiş, Ön Asya’dakini kovalıyor
1.3.2019
‘Beka’nın sırrı: Seçimi kaybetsem de iktidarı bırakmam
26.2.2019
Türkiye’nin çok güvenilir bir İçişleri Bakanı var!
23.2.2019
AKP-MHP iktidarı Türkiye’nin beka sorunudur!
19.2.2019
‘Soylu’ milletler ‘soylu’ politikacılara güvenir!
12.2.2019
Domates, biber, patlıcan; batan geminin malları bunlar!
8.2.2019
Ne âlâ memleket; engelle, yasakla, tutukla
5.2.2019
Cumhur İttifakı'nın sinirleri fena halde bozuk
29.1.2019
Kürt sorununda Türkiye’nin saplandığı bataklık
15.1.2019
İktidar şaşkın da ana muhalefet daha da şaşkın
11.1.2019
Özgür Özel’in keşfettiği ‘güç’
8.1.2019
Meşruluğunu yitiren seçim; 31 Mart
4.1.2019
Savaş koalisyonu duvara tosladı; kanlı tuzaklara dikkat!
28.12.2018
31 Mart sadece yerel seçim değildir!
21.12.2018
Meğer Erdoğan’a kayyım değil, ‘kayyım koalisyonu’ atanmış!
18.12.2018
IŞİD’in de AKP iktidarının da ortak hedefi Mahmur Kampı
14.12.2018
‘Sarı Yelek’te beka, ‘sarı etek’te istikbal arıyorlar!
12.12.2018
Kendi arkası hep açık ama başkasının düşen donuna güler
8.12.2018
Gezi İsyanı Erdoğan’a da lazım oldu!
4.12.2018
İzmirliler içerler ama yemezler!
1.12.2018
AKP’nin de kayyımı MHP oldu!
27.11.2018
Riyakârlıkları zirve yaptı!
23.11.2018
Ne yaptılarsa tam tersini söylüyorlar
20.11.2018
AKP iktidarı; suç icat etme makinası!
16.11.2018
Tutabilecekleri tek vaatleri; daha çok cezaevi!
13.11.2018
Türkiye, Hitler Almanyası üzerinden AB’ye girecek!
6.11.2018
Ahmet Altan Silivri Cezaevi’nden ayrılmış!
19.10.2018
Ah be Ara Güler!.. Yine bir eksildik hayattan
16.10.2018
AKP-MHP seçimleri Kürtler için ‘plebisit’e dönüştürdü
12.10.2018
Kürtlere seçme, HDP'lilere seçilme hakkı yok!
21.9.2018
İktidarın faşistine, yargının vicdansızına kaldık!
14.9.2018
Reyhanlı işinde bir ‘MİT yeniği’ var!
11.9.2018
Hazin bir macera; Kürt fobisinden İdlib bataklığına…
7.9.2018
Yazanı, okuyanı, ‘beğen’eni itinayla terörist yapılır!
5.9.2018
Ejder meyveli smoothie şarbonlu ete karşı
31.8.2018
‘Eski Türkiye’nin yeni sahibi!
28.8.2018
Çatladıkapı Diktatörlüğü’nün ar damarını aldırmış İçişleri Bakanı!
3.8.2018
‘Güvenoyu’ almadan Kılıçdaroğlu CHP’yi yönetemez!
27.7.2018
Yargı bağımsızmış gibi yapın ‘Saray tellalları’
20.7.2018
Alın size daha fazla demokrasi, daha geniş özgürlük!
17.7.2018
Bunlar iyi günler, bu hukuksuzlukla daha beterleri de gelecek!
14.7.2018
Bu mahkeme Erdoğan’a hakaret ediyor!
10.7.2018
CHP önce bu faturaların hesabını vermek zorunda!
6.7.2018
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete
3.7.2018
Türkiye’de medyaya artık çete reisleri ayar veriyor
30.6.2018
AKP-MHP devleti daha da ceberut olacak
22.6.2018
Erdoğan adaleti: Katiller cinayet işleyenleri yakalayacak!
19.6.2018
'Beyaz Toros’lar Suruç’a, Çiller AKP’ye gitti
16.6.2018
Erdoğan’ın ‘Türkiye’yi bölme projesi’ tutmadı
12.6.2018
İnce CHP’den, HDP Demirtaş’tan fazla oy alacak
8.6.2018
Batsın senin buzdolabın!
5.6.2018
Basın özgür değilse cumhurbaşkanı bile yalancı olur
1.6.2018
Kendini imha eden bir ‘gazeteci’nin hazin öyküsü
29.5.2018
Taşıma sandıkla başkan olamaz, olsa da fazla kalamaz
25.5.2018
Baskın seçimle kendini vurdu; Reiz tepetaklak gidiyor
22.5.2018
Milletvekili aday listeleri; ‘yaylalar, yaylalar’
19.5.2018
Bahçeli, Erdoğan’a Rus ruleti oynatıyor
11.5.2018
Bir ‘TAMAM’lık canları varmış!
8.5.2018
Kendini yiyen canavar ‘Başkan’ olmak isterse…
27.4.2018
Bu bir seçim değil, hileli 16 Nisan referandumunun rövanşıdır
24.4.2018
Erdoğan kendi oyunuyla yeniliyor!
20.4.2018
Savaşı barışa dönüştürmek, Euro’yu TL’ye çevirmekten daha kolay
17.4.2018
Yunanların 'Erdoğan bize saldırırsa' korkusu
3.4.2018
Medyanın kötülüğünden kötülüğün medyasına
30.3.2018
Edoğan’ın ‘metal’i Kılıçdaroğlu’nu yordu
27.3.2018
HDP’nin sırrını Erdoğan çözemedi
24.3.2018
Cumhurbaşkanı alkışlanacak... Alkışla!
20.3.2018
Kenan Evren’in güncellenmiş modeli Recep Tayyip Erdoğan
16.3.2018
Kılıçdaroğlu seçimleri Çiftlik Bank’a yatırdı
13.3.2018
Türkiye; ‘kasvetli totaliter bir hapishane’
9.3.2018
AKP’nin karanlık yüzü: Ceylanpınar
6.3.2018
‘Cemil Bayık olmadı Salih Müslim’i alalım’
2.3.2018
CHP yönetimi Erdoğan’a ‘Allah’ın bir lütfu'
27.2.2018
Ölüler gezegeninde seçim var
23.2.2018
Hayaller yerli ve milli, gerçekler Afrin!
20.2.2018
Osmanlı tokadı sandık meğer davulcu yellenmesiymiş
13.2.2018
Başbakan’a Rojava’dan mektup getiren ‘Akil’ de gözaltında
9.2.2018
Bahçeli püskevit yerken Kobaneliler Afrin’e vardı
6.2.2018
Kendi yapabileceğinden fazlasını CHP’den bekleme!
2.2.2018
AKP iktidarı bir insanlık sorunudur
26.1.2018
Erdoğan tabuta yaslanınca erken seçim oluyor!
23.1.2018
DEAŞ çetelerinin moralini yükseltmek serbest!
19.1.2018
Olağanüstü Hal’de ‘özgür olmayan ülke’
16.1.2018
AKP’lilerin ve gizli AKP’lilerin kimyasını bozan kadın
9.1.2018
Fadıl’ı o nezarethaneye sığdıramazsınız!
5.1.2018
2018’de basın özgürlüğü 2017’den de beter olacak
29.12.2017
Kürt yoksa bunca zulmü kime yapıyorsunuz!
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
22.12.2017
Bunlar ‘yandaş medya’ bile değil, ‘saray tellalı’
19.12.2017
Başları dimdik, çünkü boğazlarına kadar pisliğin içindeler
15.12.2017
Bu ülkede eskiden ‘Kürt’ demek de yasaktı
12.12.2017
KHK’lar Reza’nın, hırsızların, rüşvetçilerin işine yarıyor
8.12.2017
Kahrolsun Reza emperyalizmi ve yerli işbirlikçileri!
1.12.2017
Yoksa Erdoğan savunmasını mı hazırlıyor?
28.11.2017
Vicdanını yitirmiş bir ülke cehennemdir!
24.11.2017
Erdoğan Kürtlerden rol çalmaya teşebbüs etti
21.11.2017
Reza’dan bahşişi peşin alanlar ‘milli kahraman’ ilan edilsin!
15.11.2017
Ergenekonun kolunda, 28 Şubatçıların yolunda!
7.11.2017
Türkiye’de medyayı işte bunun için susturuyorlar!
3.11.2017
Sen neymişsin be Osman Kavala!
31.10.2017
Az gitti, uz gitti, ‘bir Ergenekon boyu’ yol gitti
20.10.2017
AKP’liler yasalar önünde daha da eşittir
18.10.2017
AKP’nin yeni görevi: Erdoğan’ın çamaşır makinesi
13.10.2017
AKP, ‘terörist’ üretiminde patlama yaptı!
7.10.2017
Gardiyanların bildiğini Cumhurbaşkanı bilmiyor!
3.10.2017
Saksılar Meclis’te, HDP’liler Kandil’de!
29.9.2017
Irak, Türkiye’yle birlikte kendi topraklarını işgale hazırlanıyor
23.9.2017
Kim korkar gazeteciden!
16.9.2017
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek mezarlık!
12.9.2017
Devletin öldürdüğü her Kürt teröristtir!
8.9.2017
Erdoğan’ın ‘yeni nesil’ emanetçi medya patronları
5.9.2017
Saray’ın ‘pembe medya’sıyla hepinize iyi uykular
1.9.2017
CHP keşke İhsan Eliaçık kadar cesur olabilseydi
25.8.2017
Sır olan MİT TIR’ları değil, vicdan ve mantık
22.8.2017
‘Mercedes’se Mercedes, aynısından bizde de var’
18.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun iddianamesi bile hazır!
15.8.2017
İyi ki varsın Eren!
11.8.2017
Ya miting meydanlarında ya da hapishane hücrelerinde buluşacaklar!
1.8.2017
Yaşasın II.Abdülhamit istibdadı, kahrolsun III. Abdülhamit hürriyeti!
28.7.2017
Cumhuriyet davası gardiyanların bile kafasına yatmamış
25.7.2017
Saray, ‘FETÖ’, Ulusolcu el ele, hücum Cumhuriyet’e!
22.7.2017
‘Sonuç belli; her Kürt bağımsızlık ister’
20.7.2017
‘Paramız yok, elektriğimiz yok, yakında suyumuz da bitecek’
18.7.2017
‘Kürt halkının değil, Barzani ailesinin referandumu’
17.7.2017
Yüz yıldır tutulmayan söz: Bağımsız Kürdistan
30.6.2017
‘İçişleri Bakanı olarak pazarlanmış bir uşak’
20.6.2017
Cumhurbaşkanı’nı yine kandırmışlar ya da
13.6.2017
'Adalet'in batsın Adalet ve Kalkınma Partisi!
9.6.2017
‘Ne yaptı lan size bu Nedim Türfent’
7.6.2017
Biz ayrı cumhuriyetlerin yurttaşlarıyız
30.5.2017
Kılavuzu Çiller-Ağar olanın sonu Süleyman Soylu'dur
26.5.2017
Halkın gerçekleri öğrenmesinden çok korkuyorlar
23.5.2017
ABD’deki şiddet, Lice’ye kadar olur cinayet!
19.5.2017
Erdoğan'ın ihraç ürünü: Polis terörü
16.5.2017
Müthiş bir yüzleşme: Büyükdedemin soykırım suçu!
13.5.2017
Gazeteci vicdanını yitirirse vicdansız da gazeteci taklidi yapar
9.5.2017
AKP ‘üst akıl’a sığınmıştı, CHP de Saray’a sığındı!
5.5.2017
CHP’nin demokrasiye daha çok ihtiyacı var!
2.5.2017
1 Mayıs'tan 1 Mayıs'a; Paris'in Zürih'i, beterin beteri var
28.4.2017
CHP; Türkiye’de doğru söyler, Avrupa’da şaşar
25.4.2017
Son çiviyi çakan CHP olmasın
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive