Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

İçimizdeki tecavüzcü


22.02.2015 - Bu Yazı 1019 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Saz bedenli bir kız, insanlığı terk etmiş canavarlar tarafından yakılınca...

Bakıyorum sosyal aleme, ekrana, medyaya. Herkes birbirine düşman! İdam diye bağırıyor birileri. Diğerleri faile içerde tecavüz edilsin derdinde. Ölümlerin üstünde dans edenlerce zaten -atmosfer olayları dahil her şeyden- Erdoğan sorumlu!

Bazılarıysa korkuyorlar içlerinde yaşattıkları mahlûkattan ondadır onlar için etek boyu suçlu.

Dinli, dinsiz, laik, anti laik aynı çukurun içinde! Ev içlerine sığmayan şiddet sokağa taştığında; kadına kadın olmayı öğreten zevzekle, kadını ya çırılçıplak soymak ya da ayak topuğuna kadar giydirmek peşinde olan kol kola ikiz kardeşler gibi kayboluyorlar karda boranda.

Bu kara kışın ortasında bir tek o Baba'nın sözlerini duyuyorum. Maun, Ali İmran ve Asr surelerini açıyorum önüme. Sevgi için, aşk için, merhamet için Kitaba yeniden başlıyorum. Dışarıda kar, erkek cinselliğine tapan pagan bir bilinçaltı, içimde insani bir yüzleşme umudu var.

Bütün bu karışıklıkta Özgecan'ın babasının sesi hayırlı bir haber olarak sarıyor yüreğimizi fakat. Eşref i mahlûkat varsa, "umut daima var" oluyor. Aklıma çocukluğum geliyor!

Anneannemin bize verdiği kadına hürmetli, insana minnetli güzellik geliyor. Toplumun karanlık yüzüyle karşı karşıya gelişim geliyor. O büyük hayal kırıklığı!

Kardeşimle birlikte Aksaray - Yusuf Paşa durağından sabah saat 6'da otobüse biner okula giderdik. Küçücük çocuklardık. İlkokula gidiyorduk.

Temiz pak, terbiyeli.

Otobüsler konserve şeklindeydi. İnsanlar üst üste.

Kardeşimi ve kendimi abilerin, amcaların cinsel tacizinden nasıl koruyacağımı şaşırır, olan bitene inanamaz, büyüklerime sormaktansa utanırdım. Sonunda otobüse binmemeye, daha geç otobüslere kalmaya, öğretmenlerden fırça yemeye, sonunda okulu kırıp sinemaya gitmeye başlamıştık. Tabii ki yakalandık!

Durumu anlattığımda, evet demişti anneannem, çok sapık var maalesef!

Otobüslerde tacizden ağlayan liseli ablalar görürdük. Samatya'dan göç ettiğimiz Bahçelievler'de durum daha fenaydı. Hayvan tecavüzleri, kirletilmiş küçük çocuklar ve kadını aşağılayan küfürleri öğrenene kadar erkek olamamak!

Bırakın kızları, erkek çocukların durumu buydu bu cumhuriyette. Ahlak ve merhamet ev hapsindeydi, bilmem neden! Bir yerde insanlığımızda bir kırılma olmuştu hakikaten.

Adam öldürerek, idamı geri getirerek bitmiyor lakin bu işler. Artık o şiirli, o insan canlısı medeniyetimizin altına; toplumumuzun dip dehlizlerinde yaşayan o akreplere, kırkayaklara, hayvandan miskal farkı olmayan yaratıklara, onları besleyen lağım sularına, o karanlık ideolojiye kalbimizin ışığını tutamazsak yazık olur bize...

Geçen gün Twitter'da, bir köşe yazarı bir video paylaştı. ABD'li genç bir adam, sakal filan yerinde, bir kanaat önderi sanırsam. Üniversiteler üstüne konuşuyordu.

"Kızlar ile erkekler arkadaş olamazlar, erkeğin içinde ne var bilmiyorlar!" diye kethüda bir edayla kafa sallıyordu.

İşte böyle dökülüyor ağzımızdan içimizdeki iltihap, diye düşündüm.

Evet, toplumsal korumacı defansta, "kadının saklanması" öyle derecelere varmıştır ki sanırsınız kadın neslini sapık erkeklerden korumak için yazılmıştır bütün o kitaplar, ilmihaller.

Kötülüğe teslimiyetin zımni kabullenilişi değil de nedir bu?

Medya -açık veya kapalı- kadın bedeni üstünden tiraj kumarındayken... Sahnede, sinemada, mizahta belden aşağı argo servet yaparken...

Ve gizli bir "erkek dininin" putperestliği ve en çok da kadını kadının zihninde bile küçümseyen bir kuyruk sallama parodisi evlere, kafelere, kıraathanelere sirayet etmişken...

Okey oynayan çoluk çocuk sahiplerinin nasıl şakalar yaptıklarına; mahremiyeti incitici esprileriyle magazine, öğrenci kızlara etek boylarını şaşırtan televizyon kültürüne; dizilerde 7 Kocalı Hürmüz rolü yaptırılan genç kızlara, onları izleyen normal insanlara bakalım.

Gün geldi, "modernlik" yaftası altında istismarı, tecavüzü normalleştirenleri İstiklal Caddesi'nde "pornoma dokunma" diye yürürken gördük...

Dokunaklı durumlar, yüzleşmek gerçekten mühim mesele!

Bize Sünni, Şii, Alevi değil, büyük acısı sırasında Allah'ın diliyle konuşan o erdemli Baba gibiler, "Birbirimizi sevmekten başka çıkar yolumuz yok" diyenler, o Anadolu Bilgeliği lazım.

İşte tam da bu noktada Asr Suresi dile gelip şöyle giriyor koluma:

Asra ant olsun ki, insan gerçekten hüsrandadır, arızadadır.

Bu dünyada merhametle sınanacaklarını bilenler dışında...  

.

Facebook Yorumları

Kod8
12.8.2018
Linda’nın utancı
5.8.2018
Öfke ve sükûnet
29.7.2018
Hatta Necati Tahta
22.7.2018
Adnancılar Kemalist projenin prostatı
15.7.2018
15 Temmuz: Yalan bitti
8.7.2018
Akrebi teşhir etmek
1.7.2018
Kadınların Türkiye devrimi
24.6.2018
Hâkim Senai her şeyin başı
17.6.2018
Boyacı küpüne düşen çakal
10.6.2018
Poşetli Hızır
3.6.2018
Keçiboynuzu
27.5.2018
Dinle Çekirge
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8