Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

Neo faşist KUTSAL öğretmenler


01.03.2015 - Bu Yazı 1134 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu pazar sizinle iki öğretmen hanımın, iki vicdanlı genç öğretmenin bana yazdığı mektupları paylaşacağım.

Biri güneyden, güneşli bir Akdeniz şehrinden geliyor, diğeri Kadıköy'den.

Sürekli Erdoğan'ı diktatörlükle suçlayan insanların nasıl gözü kara birer faşist, birer Nazi olduklarını, küçük çocukları nasıl da vicdansızca kullandıklarını, aksine okullarda nasıl bir cüret, edepsizlik ve partizanlıkla davrandıklarını, mahalle baskısının şahikasını yaptıklarını görecek küçük dilinizi yutacaksınız.

Varan 1:

Oğlum benimle aynı okulda. Dolayısıyla öğretmeni arkadaşım. O öğretmen bir ulusalcı Kemalist. Okulda herkes benim AK Partili olduğumu biliyor. Ben sakin mizaçlı ve açık görüşlü bir insanım. Öğretmenimiz bu açıdan da tepkili. Bana, "sen nasıl desteklersin, inanıyorum bir gün doğru yolu bulacaksın" diyor, geçiştiriyorum. Neyse geçen gün derste oğlum Diriliş- Ertuğrul dizisinden bahsedince bu diziyi izlemenizi yasaklıyorum demiş. Sebep Osmanlıyı anlatması! Ona göre Osmanlının her şeyi kötü. Tarihimizde tek güzel olan şey var o da Atatürk...

Yılbaşında da evini süslemiş Noel ağacıyla. Sonra videoya çekip sınıfta çocuklara izlettirmiş. Oğlum eve gelince biz de alalım o ağaçtan dedi. Ben durumu izah ettim oğluma. Biz Müslümanız, adetlerimizde bunlar yok. Bunlar başka insanların adetleri, dedim. Oğlum ertesi gün öğretmenine, "annem dedi ki bizim adetlerimizde yok bunlar" diyor. O "olur mu canım Hz. İsa'yı seviyoruz onun için biz de kutlayabiliriz" diye ısrar etmiş. Oğlum eve gelince tekrar "anne ağaç alalım" diye tutturdu. "Öğretmen söyledi Noel'i kutlayabilirmişiz biz de!" diye sızlandı. Ben, öğretmeni kötülememek için "oğlum o ağaç çok pahalı alamayız" dedim.

Ertesi gün ağaç almayanları "niye ağaç almadınız" diyerek paylıyor. Çocuk hüngür hüngür.

Bir de aynı kişi gelip "neden ağaç süslemiyorsun?" diye bana hesap sormaz mı? Kadına tepki vermek istemiyorum. Okulun geneli aynı zihniyet! Tavır alırlar bana, çocuğuma, şikâyet falan edersem. Sonra okula gitmek işkence olur. Oğlumla konuşuyorum sadece. Öyle pervasızlar ki sürekli beddua ediyorlar sınıfta, bizim sevdiğimiz insan için. "Anasının yanına gitsin tez elden" diye. Susuyoruz, sabrediyoruz...

Varan 2:

Bir pazar günü Utku Erişik adında birinin Hoş Gelişler Ola oyununu öğretmen arkadaşımın ısrarı üzerine öğrencilerle birlikte izledim. Tek kişilik iki perdelik oyun, yaklaşık iki saat sürüyordu. Ulusalcı bir propagandayı 250 fotoğraf eşliğinde tiyatro sahnesine taşıyıp izleyenlere sunuyor. Ama nasıl bir kabalık, sloganlar!

Oyunun sloganı şu: "Önce Andımız, Sonra Oyunumuz!" Bu yüzden oyundan önce hep beraber ayağa kalkılıyor andımız okunuyor. Sonra oyun başladı. Öyle düşmanca bir oyun ki anlatamam. "Eğer korkuyorsan Atatürk'ün adını ağzına almayacaksın!" diye başladı ve devam etti. Ara verildiği sırada etrafa şöyle bir baktım. Salonda bulunan kişilerin genelde orta yaş üzeri olduğunu ve salonun dolu olmadığını gördüm. Oyuna rağbet eden kesim Cumhuriyet Kadınları Derneği Maltepe Şubesi'ydi. Oyun da Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde sahnelendi.

Oyun sırasında gösterilen her Mustafa Kemal Atatürk'ün fotoğrafının ardından alkış tufanı ile birlikte sürekli olarak Recep Tayyip Erdoğan'a hakarete varacak söylemlerde bulunuldu. "Hükümet değişse sol bir parti iktidar olsa hepiniz ben de Kemalist'im derdiniz. Siz şimdi o kadar döneksiniz!'

Oyuna öğretmen arkadaşım yaklaşık 15 öğrencisinin de bilet almasını sağlayarak onları en ön sıraya oturttu ve izlemelerini sağladı. Çocuklar yaklaşık 12 ila 13 yaşlarında!

Sonunda, "hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa, askerin milletinle çok yaşa, salla bayrağı düşman üstüne!" türküsü tüm seyircilere önceden dağıtılan bayrakların sallanmasıyla sona erdi. Çıkışta Cumhuriyet Kadınları Derneği imza topluyor, bir başka gösteriye herkesi davet ediyordu. Çocukların şaşkın bakışları içime oturdu...

Sonuç: Kimse bize gelip "kutsal" öğretmenlikten falan bahsetmesin onu söylüyorum. Bu iki küçük mektup açıkça gösteriyor ki eğitim kurumları ve çocuklarımız bu kör cahil, sözde "çağdaş" öğretmenlerin şiddeti altında.

Gezi olayları sırasında küçücük çocukların eline, taş, sopa, şişe verenlerin kim olduğunu aramaya gerek var mı bilmiyorum!

Ha şunu eklemeden geçmeyeyim. Bana mektup yazan öğretmen hanımlar diğer despotların pek önemsediği "çağdaş" görüntüdeler!

Yani?

Yanisi görüntüyle olmuyor bu işler! Bazılarının kılığını, kıyafetini çıkardın mı altından farklı düşünüşlere tahammülsüz neo-faşist bir militan, kazma dişleriyle işte böyle sırıtıyor...

.

Facebook Yorumları

reklam
17.6.2018
Boyacı küpüne düşen çakal
10.6.2018
Poşetli Hızır
3.6.2018
Keçiboynuzu
27.5.2018
Dinle Çekirge
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.