Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

GEZİ meselesi ve büyük yarılma


18.6.2017 - Bu Yazı 1291 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Tarihimizde ilk defa onlar bizi değil, biz 'darbecileri' yargılıyoruz. Hayat normalleşiyor.

Fotoğraf berraklaştıkça insanın aklına Gezi olayları geliyor.

Gezi'den önce Beyoğlu Platformu adında sivil bir oluşumda yer alıyordum. Belediyenin iyi niyetle kotardığı bir kurul idi bu. Her şey istişare ediliyor, sivil toplum dernekleri, dini vakıflar, Beyoğlu'nun ünlü esnafları, aydınlar herkes fikrini söylüyordu...

Gümüşsuyu, Galata semt dernekleri gibi mahalle dernekleri gelip sıkıntılarını paylaşıyorlardı. O sıralarda açık meyhane-açık WC haline gelen Galata Meydanı anlatılıyor, cadde ve sokakları geçilmez kılan masa ve sandalyelerin düzenlenmesi isteniyor, eğlence yeri STK'ları ise can havliyle kendilerini savunuyor, mutedil bir uzlaşma aranıyordu.

Mesela Gümüşsuyu sakinleri süren park ve meydan inşaatı ile ilgili kaygılıydı, kararlara katılmak istiyorlardı.

İstişareler sürerken son toplantıya bir bölge bürokratı katıldı. Hem ıslah, hem de gerginlikleri azaltıcı bir konsensüs yönündeki yapıcı konuşmaların ortasında söz alıp şunları söyledi:

"Devlet karar alır, gereğini yapar, yapacaktır!"

Toplantı bitti.

O bürokrat bugün FETÖ'den tutuklu!

 

***

Sonra aradan fazla geçmedi Gezi olayları patladı.

2013'te sosyal medyada o ilk günleri yazdım, ardından Yeni Şafak gazetesi bunu yayınladı:

"İşin en başında gezi parkında çadır kurup direnenlere yöneltilen haksız şiddeti protesto ettik ve demokratlık gereği hükümeti -elbette başbakanı- göreve çağırdık. Bu haksızlık uzarsa işe sırtlanların, engereklerin ve timsahların karışacağını, bunun bir darbe simülasyonu haline geleceğini gırtlaklarımızı yırtarak bağırdık.

Güvenlik bürokrasisinin demokratikleşen ülkeye yetişecek reformlara ihtiyaç duyduğunu, eylemin ilk gününde çadır yakma sertliğini savunanların darbe kafası taşıdıklarını, provokasyonun başlayacağını tekrarladık. Yeminli kötülerin saatlerini beklediğini yazdık durduk...

Fakat uyarılar kara öfkenin gazında kayboldu gitti. Akıllar tutuldu. Basiretler bağlanmıştı bir kere..."

***

An itibariyle bakıyoruz çadırları yakanlar, emniyet müdürü, vali filan toptan terör örgütünden yargılanıyorlar!

Gezi'nin ilk üç, beş gününde tahammüllerle oynayan şiddet, istediğini elde etti. Endişeli genç orta sınıflar karşı cepheye mıhlandı. CHP'nin de balıklama dalmasıyla körlük, üst akıl denen organizasyonun istediği kıvama geldi.

Daha sonra olanlar ise bilinmekte...

Yeşilci, özgürlükçü fikri yapılar kadar eğitimli sınıfların bir kısmı da demokratik bir 'yeni ülke' kurma fikrini terk ettiler. Böylece 'düşmanın' istediği oldu, ülke yarıldı.

Yeni Türkiye'ye doğru hareketlenmiş kitleler yön değiştirdi. Gezi kalkışması denen Vandalizm yenildi evet ama çok seslilik de bozuldu. Toplum kesin çizgilerle ikiye ayrıldı. Gezi'nin finalinde herkes itibar kaybetti.

Bugün 15 Temmuz'u durduran yiğit direnişçileri, oradaki büyük anlamı unutmadan geriye doğru bir bakmalı diye geçiyor içimden.

FETÖ'cü ihanetin tezgâhından kurtulanlar olarak şöyle bir gözlerimizi ovuşturmanın vaktidir zannımca. Sis dağılıyor, gerçek aydınlık yüzünü gösteriyor: Gezi yapay, kışkırtılmış bir yarılmaydı!

Her dış etkiye koşarak paralı asker yazılan Neo Nazi 'sol' örgütleri vs. bir kenara bırakırsak; Polis de, Gezici gençler de, saf aydınlar da hepsi Fethullahçı kadrolar ve 'küresel fitne' tarafından kullanıldılar.

Gezi; reformların, iktisadi, siyasi, demokratik motivasyonların kesintiye uğramasına sebep oldu. Doğal olarak Yeni Türkiyeci olması gereken ve muhalefetleriyle ülkeye hız kazandıracak zümreleri karanlık bir cepheye kattı. Kültürü böldü! Türkiye'nin yükselişini durdurmak için yapılan planın muktedirlerini sevindirdi.

Bu büyük tuzağın, bu yarılmanın aklıselim ile konuşulacağı bir döneme girdiğimiz bence aşikâr.

Evet, tarihimizde ilk defa biz 'darbecileri' yargılıyoruz. Hayat normalleşiyor.

Normalleşsin istiyoruz...

.

Facebook Yorumları

Emlak8
15.12.2019
Hoca Nasreddin ve fil meselesi
18.11.2019
Metrobüs, kitap ve Hindistan
10.11.2019
Cadılar ve güzelavrat otu
3.11.2019
Yalnızlıktan korkma sakın
28.10.2019
Aşk bu değil
15.07.2019
Darbeyi gördüm görmez olaydım
6.05.2019
Tatava
28.04.2019
Burnumu kıran o yumruk
21.4.2019
Kanadı kırıklar, bohemler, kıyıdakiler
8.4.2019
Çürük ihtiraslar
31.3.2019
İstanbul, acar bir karasevda
25.3.2019
Bir uzaylı açısından İslam Medeniyeti
18.3.2019
İstismar etme beni
4.3.2019
Seni Robinson ettiler
24.2.2019
Yorulduk patron
30.12.2018
Hudayinabit
16.12.2018
Herkes ayrılıktan bahsetti, ben kavuşmaktan
2.12.2018
Kozmik durumlar
26.11.2018
Geri dönen cüzdan
11.11.2018
Mülteci olmak şereftir burada
4.11.2018
Hepsi bizden
21.10.2018
Kaynamayan kazlar
14.10.2018
Merâsim aydınları
7.10.2018
Gösteri dini
30.9.2018
İndir sırtındakini
23.9.2018
Az yağmur bir İstanbul
16.9.2018
Yıkılma sakın
9.9.2018
Deli olmak belki de en iyisi
2.9.2018
Öldün sen
26.8.2018
My Lord Vedat Milor
19.8.2018
Kaç paralık adamsın
12.8.2018
Linda’nın utancı
5.8.2018
Öfke ve sükûnet
29.7.2018
Hatta Necati Tahta
22.7.2018
Adnancılar Kemalist projenin prostatı
15.7.2018
15 Temmuz: Yalan bitti
8.7.2018
Akrebi teşhir etmek
1.7.2018
Kadınların Türkiye devrimi
24.6.2018
Hâkim Senai her şeyin başı
17.6.2018
Boyacı küpüne düşen çakal
10.6.2018
Poşetli Hızır
3.6.2018
Keçiboynuzu
27.5.2018
Dinle Çekirge
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive