Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

Dinle Çekirge


23.7.2017 - Bu Yazı 680 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ne acayip günler yaşıyoruz Çekirge.

Ülke darbeyi yendi, büyük ülke oldu. Temizlik sürüyor ama demokrasi kapıları da açıldı, sıra bu kapılardan girmekte.
Öte yandan medya mecralarında ne şahane beyinlerle tanıştık. Herkes bir biçimde kirlenmişken, menfaat şehrine uzak, dürüstlük mahallesinde oturanlarla kapı komşusu olduk.
Diğer taraftan şehrin yalnızlarında bir şekva temizlenmesi, siyasi devrime adanma ve tecrit edilmişliğin yenilmesine tanık olundu.
Bu arada halkın anlaşılır hiddetini izledik. Toplumsal genetik sırlar ortaya çıktı. Bundan böyle yalanla dolanla tankla tüfekle bu halkı esir etmek uzak ihtimal bir kere!
Gerçekten bu topraklar deli cesaretin toprakları. O da idrak edildi.
Tabii arada hasetten, fesattan fena delirmiş insanlar gördük, darbeci içgüdüsünü, mahkemelerdeki karaktersizliği tanıdık. 100 yıllık vesayetten kurtulalım derken, denize düşüp yılana sarıldığımızı anladık...
Ve lakin muazzam latif bir sosyal değişimin fotoğrafları da gözümüzün önünden geçti.
Askeri radikalliğin baskısı altında eli mecbur kendine Müslüman değil de muhafazakâr diyenlerin -ki sürekli devrim yapmaktadırlar- dünyaya açılan müthiş ve çok renkli arayışını; bu arayışın dip nehirlerinde hür, sosyolojik figürler olarak kadınların öne çıkışını, akabinde selefi radikalizmin derinleşen iç sıkıntısını seyretmekteyiz...
Hem maddi hem manevi anlamda çok acayip günler yaşıyoruz, onu söylemek isterim.
Hakkını vermeliyiz. O da var...

***

Sosyal medyanın 'izan' adındaki, bahçelerinde tevazu yetişen evlerine, 'insaf' kıyılarında ikamet eden insanların yorumlarına bakıyoruz ve oradan öğreniyoruz:
Her kafa-gidik'e, her ağzı bozuğa, dandirikten abuk yazılara zırt diye gözaltı kararı verilmesini eleştiriyorlar!
Bu eleştirilere katılıyorum. Katılmamak elde değil.
Elbette dava açmak, suç duyurusu yapmak bireysel bir hak. O ayrı.
Fakat böyle hastalıklı bir güruh var ve kimsenin de bunları taktığı yok. Biz bu kararlarla onlara dikkat çekiyoruz, adam ediyoruz.
Gerek yok bence de...

***

Şükretmeyen ölüyordu, onu diyordum.
Hayat kendiliğinden akıyor. Çeşitli tecrübeler durmadan yakamıza ilişiyor, kimi acı veriyordu: Evet!
Ve fakat "Yarabbi eşyanın arkasındaki hakikati bana göster" diyen Muhammed'i dua aniden önümüze çıkıyor, yara bilgiye, tecrübe hikmete, nasihate dönüşüyordu.
Kalp kırılmalarının yükselttiği öfke, ferasetin pencerelerinde sulh oluyor, derin bir anlayış yaslanıyordu.
Tabii hiçbir şey anında ve lop diye olmuyordu, biliyorduk, ama 'oluyordu' sonunda. On'çün eşyanın, olan bitenin ardındaki hakikat; olayların arkasındaki hikmet, canımızı yakan şeylerin içindeki 'yeni idrak' bir bal gibi sızıyordu üstümüze.
Yapış, yapıştık...
Hacı Bayram Veli'nin dediği gibi:
"Nagihan bir şehre varıyoruz, orada kendimizi inşa edilirken görüyoruz!" durumundaydık.
(Nagihan: ansızın)

***

İçimdeki ihtiyar konuştu: "Yazarların hayatı uzaktan bakınca heyecan verici, yakından bakınca sıkıcıdır" dedi. "Kim ister o kadar saat kitaba bakanı, denize bakanı. O kadar ay yazılacak bir kitapla boğuşanı? Kim dayanır bir kelimenin peşinde ömür geçirene!"
"Onun için, seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli, diye aslında yazarlara denmiştir" diye ekledi.
"Yazar dememe bakma, düşünürlerin de kaderi aynıdır!"
O böyle konuşunca -bir nevi Jung arketipi- bir aynayı şırak diye yüzüme tutunca diyelim, durdum düşündüm:
Bütün bunlar gerçek mi diye?
Sonra kimseye duyurmadan modern hayatlara, modern sıkıntılara, muhafazakâr ertelenmişliklere doğru şöyle uzuuun bir atar çektim...
İçimdeki ihtiyar biraz sert biriydi. Ne var ki içimdeydi. Benim bir parçamdı. Yapacak bir şey yoktu.
Ardından şehr-i aşka, rüzgâra ve kelimeye sığındım...

.

Facebook Yorumları

Kod8
11.11.2018
Mülteci olmak şereftir burada
4.11.2018
Hepsi bizden
21.10.2018
Kaynamayan kazlar
14.10.2018
Merâsim aydınları
7.10.2018
Gösteri dini
30.9.2018
İndir sırtındakini
23.9.2018
Az yağmur bir İstanbul
16.9.2018
Yıkılma sakın
9.9.2018
Deli olmak belki de en iyisi
2.9.2018
Öldün sen
26.8.2018
My Lord Vedat Milor
19.8.2018
Kaç paralık adamsın
12.8.2018
Linda’nın utancı
5.8.2018
Öfke ve sükûnet
29.7.2018
Hatta Necati Tahta
22.7.2018
Adnancılar Kemalist projenin prostatı
15.7.2018
15 Temmuz: Yalan bitti
8.7.2018
Akrebi teşhir etmek
1.7.2018
Kadınların Türkiye devrimi
24.6.2018
Hâkim Senai her şeyin başı
17.6.2018
Boyacı küpüne düşen çakal
10.6.2018
Poşetli Hızır
3.6.2018
Keçiboynuzu
27.5.2018
Dinle Çekirge
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8