Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

Üstad


26.11.2017 - Bu Yazı 1437 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bazen bir kelimenin macerası sosyal değerlerin nasıl değiştiğini gösteriyor. Üstat kelimesi de öyle...

İtikatları ve toplumu hiçe sayarak, tarihi birikimden çatışma içinde koparak toplumu yeniden şekillendirmek isteyenlerin, nasıl soyutlanmış bir yalnızlık içinde olduklarını görüyor ve aslımızı bulmak istiyoruz.
Lakin bakıyoruz, birbirimize olur olmaz yerde 'Üstat' demekteyiz! Ki anlaşılır bir şeydir bu. Radikal bir baskıyla sindirilen geleneksel kültüre sahip çıkılmak isteniyor, budur asıl sebep!
Gelenekten, kültürel genetikten trajik kopuşumuzun sancısıyla kaybolduğumuz zaman içinde kendi kelimelerimizi arıyoruz.
Acemiliğimiz oradan...

***

'Üstat' denince ben 'i anlarım.
Ta 1928'de köşesinde yazmış:
"Üstad kelimesinin son senelerde aldığı mâna bu itibarla küçük bir tetkike değer.
Üstad, dâhiden bir rütbe aşağıda idi. Üstad, en büyük dâhinin arkasından gelirdi.
Üstad, ehliyetin son olgunluk merhalesini ifade ettiğinden yaş, baş, saç ve sakal mefhumlarını da ihtiva ederdi. İhtiyarın hürmet gördüğü devirlerde, üstad kelimesinin de utanılacak bir mânası olamazdı.
Son senelerde, maddi hayat zevkinin baskın bir şekil almasıyla, üstad kelimesinin de tedricen itibardan düştüğü görülür..."
Bir de 'Üstad' lafı; tam şimdi, İstanbul'un elimizden çektiği zulmü hatırladığımız günlerde, Bilge Mimar Turgut Cansever'i hatırlatıyor bana.
"Tanzimat'tan itibaren akıl almaz bir duyarsızlık, cahillik içindeyiz.
Tanzimat'ta Fransız, İtalyan, İngiliz kalfalara Boğazdaki yalıların ön cephelerine korent başlıklı taklit sütunlar yaptırılmaya başlanması Osmanlının son çağıdır!" "
Mesela Ernst Diaz der ki: 16 asır Osmanlı çini sanatı, insanlık tarihinde 400- 500 yılda bir vücut bulan nadir bir üslup olayıdır. Bu üslup olayını ancak MÖ IV-V. yüzyıl Yunan heykel sanatıyla karşılaştırabiliriz. Bu üslubun özelliği parlak renklerle, bitkisel bir süslemenin sonsuzluğu temsil eden beyaz bir zemin üzerinde sakin bir hareketle canlandırılmasıdır."
"Konfüçyüs, Müzik Hakkında Notlar kitabında şunu anlatır: "Hükümdar zalim olursa müzik ölgün olur. Musikinin renkleri parlaksa, hükümdar adil, halk mesut demektir."
Fransız cumhurbaşkanlığı için adı geçen Lamartin 1830'larda; Doğu Seyahatnamesi adlı eserinde Osmanlıyı şöyle tarif eder: "Bu ülke fakir. Ama bu ülkenin iki özelliği var ki, temizlik ve güzelliktir! Bunları hiçbir Fransız'ın tahayyül etmesi bile mümkün değildir."
1870'lerde Ziya Paşa ise tam ters köşededir: Diyarı küfrü gezdim, beldeler kâşaneler gördüm, dolaştım mülkü İslam'ı, bütün viraneler gördüm!
İşin acısı, Le Corbusier 1920'lerde bile, Osmanlının Balkan ve Trakya şehirlerinden ve de İstanbul'dan modern mimarinin çözümlerini üretmiştir.
"Halk haktır" hadisi şerifinden hareket eden Osmanlı, halkın kendi mahallelerini inşa etmesini sağlayarak kültürü sivilleştirmiştir. Bugün bu klasik erdem, 'Katılım-sürdürebilirlik-halkın yapabilir kılınması-adalet ve şeffaflık' adıyla Avrupa değerleri olarak konuşulmaktadır.
Çünkü geçen bin yıl, kim sahip çıkarsa onundur! Bizans'a on asır sonra Osmanlı sahip çıkmış ve onu da kapsayarak yeni bir medeniyet yaratmıştır...
Genetik kalıtımdan kopuşumuz, akışı kestiği için kültürel üretimimiz trajiktir.
Ne var ki, bu trajik kopuştan faydalanabilir, Osmanlı kültürel mirasına bir mesafeden bakabilir, ortak genlerimizi yakalayabiliriz...

***

Buradan 'Üstad' meselesine geri gelirsek; "Bizde bu kelime şimdi yarı yarıya garip bir şaka. Üstad, okuyup yazmakla vaktini beyhude geçirmiş bir bunağın sıfatı şeklinde manidar söylenmeyecekse eğer!" diyen Ahmet Haşim kadar karamsar değiliz artık.
Fakat naçar kavlimizce 'Üstad' diye bugün, Büyük Osmanlı çözümleri ile Batı Taklitçiliği döneminin tercihleri arasında bocalayan insana; mirasın bu iki karşıt yapısını ayrı ayrı ve birlikte anlatana, bir çözüm sunana denecektir...

(Okuduğunuz metin, A. Haşim'in Üstad yazısı ve T. Cansever'in Derin Tarih-Osmanlı Özel Sayısı'nda yayımlanan mülakatından müteşekkildir.)

.

Facebook Yorumları

Emlak8
15.12.2019
Hoca Nasreddin ve fil meselesi
18.11.2019
Metrobüs, kitap ve Hindistan
10.11.2019
Cadılar ve güzelavrat otu
3.11.2019
Yalnızlıktan korkma sakın
28.10.2019
Aşk bu değil
15.07.2019
Darbeyi gördüm görmez olaydım
6.05.2019
Tatava
28.04.2019
Burnumu kıran o yumruk
21.4.2019
Kanadı kırıklar, bohemler, kıyıdakiler
8.4.2019
Çürük ihtiraslar
31.3.2019
İstanbul, acar bir karasevda
25.3.2019
Bir uzaylı açısından İslam Medeniyeti
18.3.2019
İstismar etme beni
4.3.2019
Seni Robinson ettiler
24.2.2019
Yorulduk patron
30.12.2018
Hudayinabit
16.12.2018
Herkes ayrılıktan bahsetti, ben kavuşmaktan
2.12.2018
Kozmik durumlar
26.11.2018
Geri dönen cüzdan
11.11.2018
Mülteci olmak şereftir burada
4.11.2018
Hepsi bizden
21.10.2018
Kaynamayan kazlar
14.10.2018
Merâsim aydınları
7.10.2018
Gösteri dini
30.9.2018
İndir sırtındakini
23.9.2018
Az yağmur bir İstanbul
16.9.2018
Yıkılma sakın
9.9.2018
Deli olmak belki de en iyisi
2.9.2018
Öldün sen
26.8.2018
My Lord Vedat Milor
19.8.2018
Kaç paralık adamsın
12.8.2018
Linda’nın utancı
5.8.2018
Öfke ve sükûnet
29.7.2018
Hatta Necati Tahta
22.7.2018
Adnancılar Kemalist projenin prostatı
15.7.2018
15 Temmuz: Yalan bitti
8.7.2018
Akrebi teşhir etmek
1.7.2018
Kadınların Türkiye devrimi
24.6.2018
Hâkim Senai her şeyin başı
17.6.2018
Boyacı küpüne düşen çakal
10.6.2018
Poşetli Hızır
3.6.2018
Keçiboynuzu
27.5.2018
Dinle Çekirge
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive