Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

Tavus kuşunun ayakları


17.12.2017 - Bu Yazı 484 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Geçende bizim akıllı sarışınlar söylediler. Bir hap içiyorlarmış (Telomer) genlerinin kuyruklarını uzatıyorlarmış. 200 sene falan yaşayacaklarmış. Ciddi ciddi orada, burada konuşuldu, yazıldı bunlar. Onları düşündüm. Bizim tavusları...

 

Ne güzel bir hayvandır tavus kuşu!
Açtı mı kuyruğu, renk cümbüşünde kalır insan. Boynuna, kanatlarına, sürmeli gözlerine hayran olur, bayılır.
Âdem ile Havva'nın cennetten kovuluşunun müsebbibi odur fakat!
Çünkü iblis onu kandırmış, bir inci tanesi olarak kendini ona yutturmuş.
Tavusun ağzından girmiş, yılanın kuyruğundan çıkmış, cennete girip önce Havva anamıza, sonra Âdem aleyhisselâma yasak olanı yedirmiş, nefsin, egonun bağlarını çözerek, ihtiraslara köle etmiş ve sonra da onları cennetin kapısına koydurmuştur...
Bilim adamları da der ki, tavus kuyruğuyla konuşur! Dişisini öyle tav eder. Bir hışırtı çıkarır, insan kulağı duymaz, kuş duyar. Bir tür büyü yapar, görkemli kuyruğunu göz göz açar, karşısındakine 'hapı' yutturur.
Bir de Darwin, ateist evrimci insan, çok gıcık olurmuş tavusa! Ulan dermiş "Şu tavusun kuyruğu olmasa iyiydi!
Şimdi nasıl her şey rastlantıysa, bu renkler nasıl tesadüfen?" Neyse işte hurafe muhtelif. Konumuz da o değil zaten...

***

Vakti zamanında anlatılır mesela; tavus öyle edalıdır ki su kıyılarına inmekte, kendine bakmaktadır. "Off!" demektedir, "Bir varlık bu kadar mı şahane olur be? Böyle güzelliğe ölüm yakışır mı ya?"
O zamanlar sesi de bülbül gibidir. Şakıdı mı dağlar yarılır, ağaçlar aşkla titrermiş. Afallarmış tabiat, "Bu ne ihtişam böyle!" diyerekten. Ayaklarına gelince, bir çift kelebek diyeyim, siz anlayın artık ötesini.
Zaten iblis de önce iltifat ederek yanaşmış ona: "Yazık, bu muhteşem şey, bu gökkuşağı yitip gidecek. Ölüm sen cennetten kovulunca senin için de olacak! Ama beni hap gibi yutarsan, bak veririm sana ölümsüzlüğü"
Sonra da işte tık diye kuşun içine girmiş, içini tarumar etmiş...

***

Geçende bizim akıllı sarışınlar söylediler. Bir hap içiyorlarmış (Telomer) genlerinin kuyruklarını uzatıyorlarmış. (Bak sen!) 200 sene falan yaşayacaklarmış. Ciddi ciddi orada, burada konuşuldu, yazıldı bunlar.
Onları düşündüm. Bizim tavusları. Nefsin, içimizdeki keçi bacaklıların, bencilliğin zehirli incisini yutan o talihsiz kuşları.
Tavus, öyle kendini beğenmiş, öyle burnundan kıl aldırmaz, öyle sırılsıklam narsist bir varlıkmış ki. Bürüm bürüm dolanır, aynalarda kendine bakmalara doymaz, dolduruşlara gelir, zatına tapınırmış.
Entel bi' hali de varmış benim zannımca. Şöyle saçlarını savurur, İngilizce-Fransızca şiir söyler, böyle ayak ayaküstüne atar, alınteri insanlarına "öf kokuyorlar" diyerekten sitem eder, kendi gibi güzellerle takılır, rayihalar, iksirler içer, aynadaki aksinden 'serhoş' olur, ona buna atar yapar imiş.
Her lafının ortasında 'eğlendik, keyifli, keyif aldık' gibi kelimeler eder,  mı desem, mi desem, Dubai mi desem ne desem bilemiyorum oralarda ev alır, ben sıkıldım bu kara kalabalıktan, diye isyan ederekten eder imiş...
Fakat bizim meselemiz tabii tavus kuşunun mizacı değil, ayakları! Oraya gelelim. Ferüdiddin Attar ile Sühreverdi, o büyük âlimler de yazmışlar tavus kuşunun acıklı macerasını. İnsanoğluna mecazlarla feyz vermişler.

***

Bizim tavus işte bir gün yine böyle 'dünyaları ben yarattım' havalarında gezerken, eğilip ayaklarına bir bakmış ki, o da ne?
Ayakları adeta yanmış, kurumuş, kara, kıllı bir şey olmuş! O kelebek kanadı ayaklar gitmiş, pis tırnaklı bir cehennem pençesi gelmiş, üstüne oturmuş.
Ağzını açıp o billur sesiyle "Ah nedir bu güzel başıma gelenler" şeklinde bir gazel okumak istemiş ama nafile. Sesi alınmış ondan. Gırtlağından sadece bet bir ses çıkıyormuş: Graaak!
Denir ki, bugünkü tavus kuşları Allah'ın gazabına uğrayan o tavusun ibretlik torunlarıdır. Ondandır, bir böyle kuyruğunu açar mest olur, bir ayaklarına bakar, dersi hatırlar, çığlık atarlar.

.

Facebook Yorumları

reklam
17.6.2018
Boyacı küpüne düşen çakal
10.6.2018
Poşetli Hızır
3.6.2018
Keçiboynuzu
27.5.2018
Dinle Çekirge
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.