Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

Karl Marks’ın foyası


6.5.2018 - Bu Yazı 752 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Solcular arasında bilinen adıyla 'sakallı' 200 yaşında. 1 Mayıslarda bizim garibanlar kendisine peygamber muamelesi yapar. Bir tür kişilik yarılması, bir nevi istilacısına aşk hadisesi.

Hicranlı bir vaziyettir tabii, karşılıksız bir aşktır bu!
Marks, 'beyaz adamdır' çünkü. Doğu'dan tiksinir. Doğu'yu kanla terbiye etmek isteğini söylemiş durmuştur. İngiltere'nin çıkarları için konuşur.
Misal, Londra ve New York gazetelerinde yazmıştır. Ta 1853 de çatır çatır Doğu ülkelerini yağmalamak için kurulmuş İngiliz devlet tekelini, 'Doğu Hindistan kumpanyasını' savunur. Doğu'yu despotizmin değişmeyen hükümranlığı olarak görür. Bu nedenle Hindistan "İlkel inançlarıyla tembellik ve bitkisel hayatta bir barbarlıktır!"
Buranın canlanması için Batı'nın müdahalesi zorunludur. İşin içinde 'aşağılık amaçlar' olabilir! Mühim olan Avrupa bilimi aşılanmış yeni bir sınıfın doğuşudur!
Böyle yazar Marks ve kankası Engels...

***

Osmanlı toprakları onlara göre cennettir ve 'kervan soyan göçebe Türklere bırakılamayacak' zenginliktedir!
Osmanlı'ya böyle hasetle bakar ve neden hâlâ parçalanıp paylaşılamadığını sorar.
Osmanlı cahil Türkler demektir ve ilerlemeye engeldir. Öyle bir solcudur ki Marks, İngiliz hükümetini uysal davranmakla suçlar.
Gelişen Osmanlı ekonomisini işaret eder ve bunu gayrimüslimlere bağlar. Türkleri sürelim der. 'Ticaretimiz bundan zarar görmez, zaten ticareti bizimkiler yapıyor!'

***

O sırada tuvalet-temizlik bilmeyen bir barbarlıktır İngiltere. Hindistan'ın huzurlu, zengin halklarına yağmaya gitmiş, aynısını Osmanlı'ya yapmak istemiştir.
O yıllarda İngiliz sefirinin Beyoğlu'ndan kovulma sebebi pencereden lazımlık dökmesidir. İngilizler, Londra'da apartmanlardan kafalarına b.k düşmesin diye fötr giymektedirler.
Böyle bir hali 'uygarlık' diye öven Marks, bu zulmün önünde dikilen her şeyi aşağılar. Halkların kendi halinde mutlu yaşamlarına diş biler, kapitalizme geçmemekte direnenleri zem eder.
Sol kafa, vahşi batının insafsız sanayileşmesinin uyuşturucusudur.
"Tarih maddiyatın, teknolojinin peşinden gider!" diyen sömürgecilerin; mazbut, mülayim milletlere uyguladığı yağmadır bu. Barbar bunlardır ve İngilizce konuşan 'Yeni Moğol' zihniyeti, Marks'ın ortasında yer aldığı maddeci-bencil 'uygarlık' fikrinin ardında kümelenir.

***

Maalesef bizimkilerin, mesela şiirlerine âşık olduğumuz Atilla İlhan gibi aydınlanmacıların kafası ile aynı kafadır bu.
Bütün 'yerli' özellikler tarumar edilecek, üretim ilişkileri gelişecek, bilahare sosyalizm gelecektir!
Öyle bir sosyalizmdir ki, tecavüze sessiz kalmakla hükümlüdür. "Bırak" derler Doğulu halklara, "Bırak tecavüz etsinler, malını mülkünü, beynini yağmalasınlar, ardından cennet gelecek!"
Kurucu tek parti dönemleri yapılmak istenen tam da budur. İşte ondandır, kendine Marksist diyenlerin ceketlerinin altından bağnaz bir Batıcılık çıkar. Halka öfkeli, Doğu'ya öfkeli, kendi munis yaşam tarzlarına öfkeli.
Hırs ve bencilliğin yeniden üretimine tabi olanlar Hindistan'da yaptıklarının tıpkısını Osmanlı'ya yaparlar. Âşık Veysel'i kafasında 'yerli' kasketi var diye Ankara'ya sokmayanlarla ruh ikizleridir bunlar.
Zamanında adaletsiz bir sisteme isyan eden mazlumların çocuklarına sokuşturulan Marksizm onları mecalsiz bırakmak için kullanılmıştır.
'Gönül yıkmaya değil, gönül yapmaya' odaklanmış felsefesiyle bilge medeniyetimizin dili kesilince, Müslümanlar da aynı maddiyat tuzağının içine çekilerek alternatif olma gücünü kaybedince olmuştur bunlar.
Bugüne gelirsek taklit edeceğimiz bir Batı yoktur, onu söylemek isterim. Orası egoizmin, burası merhametin filizlendiği topraklardır.
Şunu DEAŞ'tan ve birtakım şekli Müslümanlardan biliyoruz ki bu köleci 'uygarlığın' en rüküş, en süfli yaklaşımlarıyla aynı vahşet ve katılıkta birleşenler şu sağlı-sollu akıl tutulmalarıdır.
Marks'ın foyası akarken; ikizi tekfirci, sansürcü taassubun da foyası akıyor.
'Yeni Moğollar'a karşı ışık, küllendiği yerden, Anadolu'dan, Doğu'dan parlıyor.
Sırtını dönenin vay haline...

.

Facebook Yorumları

Kod8
11.11.2018
Mülteci olmak şereftir burada
4.11.2018
Hepsi bizden
21.10.2018
Kaynamayan kazlar
14.10.2018
Merâsim aydınları
7.10.2018
Gösteri dini
30.9.2018
İndir sırtındakini
23.9.2018
Az yağmur bir İstanbul
16.9.2018
Yıkılma sakın
9.9.2018
Deli olmak belki de en iyisi
2.9.2018
Öldün sen
26.8.2018
My Lord Vedat Milor
19.8.2018
Kaç paralık adamsın
12.8.2018
Linda’nın utancı
5.8.2018
Öfke ve sükûnet
29.7.2018
Hatta Necati Tahta
22.7.2018
Adnancılar Kemalist projenin prostatı
15.7.2018
15 Temmuz: Yalan bitti
8.7.2018
Akrebi teşhir etmek
1.7.2018
Kadınların Türkiye devrimi
24.6.2018
Hâkim Senai her şeyin başı
17.6.2018
Boyacı küpüne düşen çakal
10.6.2018
Poşetli Hızır
3.6.2018
Keçiboynuzu
27.5.2018
Dinle Çekirge
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8