Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

Kadınların Türkiye devrimi


1.7.2018 - Bu Yazı 405 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Tayyip Erdoğan, bir kere daha idrak edildi ki bu ülkede iltifata tabidir. Bundan da geriye dönüş yoktur.

Kendisi 'Bizim Adam', 'Uzun Adam' mertebesinden herkesin sevgilisi mertebesine çıkmış; özellikle kadınların gözyaşlarında, halkın heyecanlarında yükselen 'Millet Devrimi'nin' başkanı olmuştur.
AK Parti'nin ters intibalara inat muazzam örgütlülüğünün semeresi sokaktaki isimsiz kahramanlara doğru yayılmış, zor şartlarda bir büyük dönüşüm nasıl yapılır, görülmüştür...
Bu arada köşe yazarlarının ve televizyon fenomenlerinin 'iki seksen olma' vaziyetleri de gözlemlendi.
Açık seçik görüldü ki, sosyolojiyi okudukları vehmedilen şahsiyetler sadece kendi psikolojilerini faş etmekten başka bir şey yapmamakta. Gerçi böylesi normal ve yerindedir. Çünkü insanın kendi kabının, haddinin farkına varması sağlıklı!
Diğer yandan seçimi kaybedenlerde türlü şizofrenik halet-i ruhiyeye de tanık olundu. Başından beri işaret ettiğimiz ruhsal çöküntü seküler kesimlerde had safhadaydı.
Bu halin tedavisi önümüzdeki asli görev. Çünkü bilindiği gibi ister öyle, ister böyle birlikte yaşayacağız. Asidik düşmanlık, ortak atmosferi zehirlemekte...

***

Biz dönelim büyük başarıya. Ki bu başarı bazılarının önyargılarının aksine, Erdoğan'ı gerçek bir vesayet kırıcı olarak gören farklı fikirlerdekilerin de başarısıydı...
Öte yandan, Anadolu irfanının arayıcıları tarafından, AK Partiye yönelen eleştirilerin yerinde olduğu da anlaşıldı. Bürokratlaşma, donukluk, seviye çıtası, çevre ve şehircilik anlamında sürüklenme bir zayiattı. Görüldü.
Kültürel meseleler başta olmak kaydıyla, geniş ölçeklerde 'sen, ben, bizim oğlan' yaklaşımının zararları, liyakatin, layık olanın desteklenmesinin gerektiği netleşti.
16 yıldır hükümet çevresinde yer alan medyalarda kullanılan bıktırıcı dil ve ikbal endişesiyle kurulmuş, ikbal ortadan kalkınca çirkinleşen otağlar da açığa çıktı. İktidarın eteğine yapışan ayrıştırıcı kibirle yüzleşmeden; Yeni Türkiye idealinin bağışıklık sisteminin çökeceği bahsinde, inşallah uzlaşıldı.
Erdoğan'ın ferasetle, şehirlerde Millet Bahçeleri ve evet, kütüphane-kıraathanelerle ortaya çıkışı olmasaydı -ki bu bir pasif özeleştiriydi- işler zorlaşabilirdi.
Laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti Başkanı'nın, 'Türkiye'nin Demokratik Devrimi' sözüne gelince, o söz gönüllerdeki yerini buldu.
Seçimin sonunda, İnce'nin aklıselime yakın -çaldılar falan gibi genetik şeyler bir kenara- açıklamaları ise CHP konusunda bilgi sahibi insanları şaşırttı. Lâkin dikkati elden bırakmamak, Jakoben kafanın orada gömülü olduğunu unutmamak kaydı, not edildi!
Umut edilir ki CHP seçmeni artık anlamıştır, eski Türkiye aşağılamaları ve intikamcılıkla bu iş olmuyor. Sen 'patates soğan' diye bağırıp hakaret edersen, halk da seni sokakların arifane diliyle 'patates' yapıyor, diye düşünüldü.
Meclise gelince, tarihin en demokratik fotoğrafıdır bence. Daha geçen gün bir Kürt kardeşimizi sırf AK Parti'ye oy verdi diye infaz eden seri katiller örgütüyle ilişkilerini kesmedikleri sürece 'itibarsızlar' da oradadır! Bunu da açıkça söylemeli...

***

Seçim öncesinde İstanbul'da sessiz sedasız dolaştım. Seçim çalışmalarını izledim. Gözlemim şudur ki, bu seçimin kahramanları kadınlardır!
AK Partili kadınlar ölümüne çalıştı, sevdayla yürüdüler. Her yerde onlar vardı. Büyük bir zaferi tığ işi, ilmek ilmek ördüler.
Bir dakika oturmadılar. Stantlar açtılar, dolmalar, kahveler ikram ettiler, evleri ziyaret ettiler. Müslim, gayrimüslim, bizden, sizden ayırt etmediler, herkese güler yüz gösterdiler. Tabanları yarıldı koşuşturmaktan.
Ramazan günü onlara "Hadi gelin rakı içmeye gidelim" diye laf atan hadsizlere...
Gülümseyerek "Hadi siz gelin namaza gidelim" diye cevap verdiler.
Bayrak salladılar diye üstlerine gelip bağırıp çağıranlara, tek bir hakaret kelimesi etmeden demokrasi ve edep dersi verdiler.
Böyle güzel, siyasete neşe ve inanç katan böyle bir 'devrim' görülmüş müdür, diye düşündüm.
Ve bir kere daha anladım ki hasretini çektiğimiz mûnis bilgi orada.
Elleri tarçın kokan kadınlardadır...

.

Facebook Yorumları

Kod8
11.11.2018
Mülteci olmak şereftir burada
4.11.2018
Hepsi bizden
21.10.2018
Kaynamayan kazlar
14.10.2018
Merâsim aydınları
7.10.2018
Gösteri dini
30.9.2018
İndir sırtındakini
23.9.2018
Az yağmur bir İstanbul
16.9.2018
Yıkılma sakın
9.9.2018
Deli olmak belki de en iyisi
2.9.2018
Öldün sen
26.8.2018
My Lord Vedat Milor
19.8.2018
Kaç paralık adamsın
12.8.2018
Linda’nın utancı
5.8.2018
Öfke ve sükûnet
29.7.2018
Hatta Necati Tahta
22.7.2018
Adnancılar Kemalist projenin prostatı
15.7.2018
15 Temmuz: Yalan bitti
8.7.2018
Akrebi teşhir etmek
1.7.2018
Kadınların Türkiye devrimi
24.6.2018
Hâkim Senai her şeyin başı
17.6.2018
Boyacı küpüne düşen çakal
10.6.2018
Poşetli Hızır
3.6.2018
Keçiboynuzu
27.5.2018
Dinle Çekirge
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8