Ceren KENAR

Türkiye GAZETESİ



Bookmark and Share

#Yargılanacaksınız


03.03.2015 - Bu Yazı 2385 Kez Okundu.
Yorum : 3 - Onay Bekleyenler : 0

 Son iki hafta içinde iki farklı kişiden duydum bu sözü. Aynı siyasi eğilim diyebileceğimiz çizgide olan.

Biri Enver Aysever, diğeri Ahmet Şık. Enver Aysever'den Habertürk'te, Ahmet Şık'tan twitterda. Enver Aysever'den benim da aralarında bulunduğum 3 kişiye, Ahmet Şık'tan ise çok kıymetli dostum Yıldıray Oğur'a. Enver Aysever bağırarak, direkt söyledi bunu. Ahmet Şık ise yine bağırarak ama ima ederek.

Neden? Farklı gerekçelerle... Yıldıray dünkü köşesinde kendi hikayesini anlatmış, bugün de sıra bende.

Her şey geçen 2014 yılının ekim ayında başladı.

Türkiye gazetesine yeni geçmiş, BM genel kurulunu takip etmek için New York’taydım. O dönem gazetemizin genel yayın yönetmeni Nuh Albayrak CNN Türk kanalında “Aykırı sorular” programında Enver Aysever’e, ben saat farkı nedeniyle New York’ta uyuduğum bir zamanda, konuk oldu. Benim bu olaydan uyanınca, telefonuma gelen “Amerikan projesi” ile başlayıp farklı küfürlerle sonlanan taciz mentionları ile haberim oldu.

Enver Aysever, Nuh Albayrak’a benim gibi bir Amerikan projesi gazeteciyi niye işe aldığını sormuştu…

Aysever’i tanımam. Hayatımda hiçbir yazısını da okuduğumu sanmıyorum. Kendisiyle ilgili o zamana kadar bildiğim tek şey, temsil ettiği bir prototipti. Birgün yazarı, hafif ulusalcı, hafif solcu, Hatay’a Esad’a destek konferanslarında konuşmalar yapan bir kanaat önderi idi kendisi.

Kendisi de beni tanımazdı sanırım. Onun da hiçbir yazımı okuduğunu sanmam. Ben de belli ki onun kafasında liberal, Batı yanlısı, Esad düşmanı, hükümet taraftarı olarak kodlanmıştım. Bu kodlardan hangisi kendisinin beni özellikle hedef almasına sebep oldu bilmiyorum açıkçası. Ama Suriye’de Esad rejimine karşı bilinen antipatim (dürüst olmaksa nefretim) olağan şüpheli factor olarak geliyor.

Orta Doğu'da gazetecilik yapan biri için riskli bazı sıfatlar vardır. Sürekli bölgede işi nedeniyle seyahat eden, farklı gruplarla gazetecilik faliyeti için görüşen, çeşit çeşit kaynağı olan bir gazeteci için epey ağır ithamlar vardır. Amerikan ajanı olarak suçlanmak bunlardan biridir.

Aysever'in beni Amerikan gazetecisi olarak kodlamasına sinirlendim. Basit bir iftira değil, komik değil, en önemlisi doğru değil.

AMERİKAN PROJESİ DEĞİLİM

Amerika'da eğitim almadım, Amerika'dan ödül almadım, Amerikan devleti ile gazetecilik dışında bir ilişkim yok. Olmayan şeyi nasıl kanıtlarım bilmiyorum. Banka hesaplarımın dökümünü versem? Wikileaks'te ismim neredeyse hiç ismim geçmiyor (herkeslerin ismi bol bol geçerken), bunu mu delil göstersem? Bakın Amerikan projesi olsam Amerikalılar benimle temasa geçerdi, sonra burada edindikleri bilgiyi tekrar Amerika bildirirdi, demek Amerikan ajanı değilim mi desem?

Bilmiyorum, olmayan şey nasıl kanıtlanır. Neyse...

Geçtiğimiz akşam Habertürk'te Balçiçek İlter'in moderatörlüğündeki "Karşıt Görüş"e katıldım. Programda moderatörün sorularına cevap vereceğimi beklerken, Koray Çalışkan, Mehmet Özkan ve Enver Aysever terörüne maruz kaldım!

Program bir tartışma programından ziyade bir aksiyon filmiydi. Annem programdan sonra öfkeyle aradı, “bodyguard onlar, gazeteci falan değil!” dedi. Haksız da değildi. Bol laf kesmeler, perdesi hep yükselen sesler, edilen hakaretler.

Muhalefeti temsil eden kesimin sürekli yandaş ve iktidar borazanı gibi aslında küfür ama Türkiye standartları içinde normal görülen kelimelerin cömertçe kullanılması. Muhalefet partisi ile direkt, organik ilişkisi olanların, karşısında bir parti ile ilişkisi olmayan birine bu sıfatları kullanırken takındıkları o tuhaf özgüven...

Programın bir kısmının konusu iç güvenlik paketi idi. Pakete eleştirilerim olduğunu söyledim. Protesto şiddeti tamam var ama bu pakette sorunlar var dedim. Kendim paketi inceleme fırsatı bulamadım dürüst olmak gerekirse, madde madde mukayese edemedim. Avrupa'dan verilen örnekleri de gerçekten durum böyle mi diye inceleme fırsatı bulamadım. Lakin güvendiğim, yeminli AKP muhalifi olmadığını bildiğim, ideolojisi istemezükçülük olmayan presinipli muhalefet getiren kişilere kulak verdim. Ali Bayramoğlu, Oral Çalışlar, Gülay Göktürk, Doğan Gürpınar hepsi paketteki gediklere işaret etmişler. İkna oldum.

Ve mealen şunları söyledim: Bu paket bu hali ile sorunlu. Keşke hükümet buradaki itirazları dinlese. Tamam belki cidden Türkiye olağanüstü bir dönemden geçiyor. Fakat bu argüman sağlıklı değil, olağanüstü şartlarda bile devlet olağanda kalmalı. Bakın Ferguson'da ABD polisi inanılmaz şiddet kullandı, hepimiz haklı olarak eleştirdik. Bu hatayı hükümet de Gezi'nin ilk zamanlarında yaptı. Ne oldu gösteriler büyüdü. Demek ki iyi bir fikir değil. Lakin, Türkiye'de polis şiddetinin yanı sıra gösterici şiddeti de var mı var. Kobani eylemlerinde 50 kişi ölmedi mi? Onlar bu ülkenin vatandaşı değil mi? ODTÜ'de Boğaziçi'nde bile öğrenciler fikirsel tartışmayı hemen kavgaya dökmüyor mu? Bu sorunlu değil mi? Oxford'da, Harvard'da böyle oluyor mu? Duydunuz mu hiç Harvard'da karşıt görüşleri yüzünden ölümle biten kavgalar, kampüs bahçesinde çakılar ile kavgalar? Bu olacak iş mi? Berkin'i kaybettik ne kadar üzüldük, Boracan'a üzülmedik mi? Ali İsmail'in o güzel yüzü gözümüzün önünden gitmiyor, Fırat'ın yüzü gidiyor mu?

Konuşmanın özeti buydu. Peki ne oldu? Okuyalım:

Enver Aysever: Ceren hanım gerçekten Amerika'yı çok iyi bilen ABD sivil toplum kuruluşlarına hukuku olan bir insan.

Ceren Kenar: Enver Bey siz TV'de beni elinizde hiçbir belge olmadan daha önce Amerikan projesi olmakla suçladınız.

Enver Aysever: İsterseniz fotoğrafları getireyim aldığınız ödüller var.

Ceren Kenar: Ödül falan almadım ben yanlış biliyorsunuz.

Koray Çalışkan: Ben aldım.

Enver Aysever: Aldınız, Clinton'dan aldınız.

Ceren Kenar: Alsam da bundan utanmam yani, utanacak bir şey yok bunda. Bakın Koray bey almış. Siz burada gazetecilik etiğinden bahsediyorsunuz. Bir meslektaşınızı Amerikan projesi olmakla itham ediyorsunuz. Bir meslektaşınızı belli ki yanlış bilgilerle Amerikan projesi olmakla son derece ağır bir ithamla itham ettiniz. Ben bunu size söyledim yanlışınız var dedim eğer siz benim Amerikan hükümetiyle gazetecilik faaliyetleri dışında herhangi bir ilişkimi kanıtlayabilirseniz ben bir daha gazetecilik yapmayacağım hayatım boyunca. Size bunu söyledim.

Enver Aysever: Böyle bir durum olmadı, nerede oldu?

Ceren Kenar: Twitter üzerinden böyle bir diyaloğumuz oldu.

Enver Aysever: Siz böyle bir şey yazdınız.

Ceren Kenar: Evet ve sizi özür dilemeye davet ettim ve siz özür dilemediğiniz gibi ki bu bir iftiraydı şimdi de kalkıyorsunuz buradaki konuşmanızda tekrar buna ithafen bir şey söylüyorsunuz bu ayıptır. Siz yanlış bir şeyle beni suçladınız ve bana iftira attınız bana Amerikan projesi dediniz. Benim Amerikan hükümetiyle hiçbir alakam yok. Bu ayıp, bu yanlış.

Enver Aysever: Olay şöyle oldu; Türkiye'de Genç Siviller adı altında devletten beslenmiş bir grup var iktisadi olarak beslenmiş, Amerika’yla hukuku olan bir grup var. Hanımefendi de onlardan biri. Ben bunun belgelerini de twittera koydum ama daha önemlisi ben dedim ki Ceren Hanım'a bana twitterdan yazdığında telefon açtım yapımcılar açtı ben yanılmış olabilirim lütfen Aykırı Sorular'a gelin düzeltin dedim. Dedim mi demedim mi?

Ceren Kenar: Ben sizin programınıza niye çıkayım? Yalan söyleyen, iftira atan birinin programına niye çıkayım? Ben sizin bu programa çıkacağınızı da bilmiyordum. Bilseydim buraya da gelmezdim. Ne yazık ki anons yapıldığında öğrendim. Ben bana iftira atan bir insanın, bana iftira attığını kanıtladığım bir insanın programına niye çıkayım Enver Bey?

Enver Aysever: Ben o belgeleri Nuh Albayrak'ın önüne koydum, sizi yayına davet ettim.

Ceren Kenar: Belge falan yok ortada.

Enver Aysever: Şimdi çıkartayım belgeleri isterseniz. Beş dakika verin çıkartayım.

Ceren Kenar: Yalan söylüyorsunuz yakışıyor mu ayıp değil mi?

Beş dakika değil, bir hafta geçti, nerede belgeler Enver Bey?

Çünkü belge yok, çünkü sizi kandırdılar.

Böyle bir diyalog olabilir mi Allah aşkına? Olabilir, zira bazı insanların gazetecilikten anladıkları belaltı saldırma konusundaki uzmanlıkları.

Yalan söylediğiniz ortaya çıkınca, eski Türkiye gazetecilerine has bir manevra ile, konuyu Kabataş'a getirip, “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” deyimini uygulamalı anlatma kabiliyetiniz takdire şayan.

Hayatında Kabataş meselesi ile ilgili haber yapmamış, bu konuda yorumda bulunmamış ve aslında pek bir fikri de olmayan birini, kendi yalanınızı örtmek için yaftalamanız takdire şayan.

Yalan ve iftiradan suç üstü yakalanıp, üste çıkıp, yargılanacaksınız kampanyasını başlatmanız takdire şayan.

Bunun arkasından başlayan linç kampanyası ile iktidara gelince yapmak istediklerinizi dürüstçe söylemeniz takdire şayan.

Programdan sonra açılan #yargılanacaksınız hashtag'i altında, Mısır darbesine verdiğiniz referanslar, hükümeti devirip yeni kuracağınız rejimin unsurları arasında saydığını devrim mahkemeleri gibi fikirleri açıktan ifade ediyor olmanız takdire şayan.

Yeryüzünde vadettiğiniz “iyilik” rejimini kurma yolunda açık açık kendinize benzemeyen kimseyi bu ülkede istemediğinizi söylemeniz takdire şayan.

Hakkınızı teslim etmem lazım...

.

Facebook Yorumları

Emlak8
14.7.2017
Musul sonrası DEAŞ
7.7.2017
Mülteciler üzerinden bir provokasyon girişimi
5.7.2017
Bir tuhaf Körfez politikası
4.7.2017
PYD'ye giden silahların akıbeti ne olacak?
27.6.2017
Türkiye Katar'ı niye destekliyor?
26.6.2017
Lübnan dağlarından bölgeye bakmak (2)
21.6.2017
Lübnan dağlarından bölgeye bakmak
7.6.2017
Körfez'de ipler nasıl koptu?
5.6.2017
Riyad zirvesi sonrası Körfez'de gerilim
2.6.2017
Kırmızı fularlı militarizm güzellemesi
30.5.2017
Brzezinski ve mirası
26.5.2017
Bir mütefekkir'in ardından...
18.5.2017
Türkiye ABD'den eli boş mu döndü?
12.5.2017
Google ve Zamanın Ruhu
4.5.2017
Sincar konusunda kim müttefik, kim düşman?
25.4.2017
İHH
19.4.2017
Referandum sonrası fırsatlar
17.4.2017
Durum tespiti
13.4.2017
Trump ters köşe yapar mı?
11.4.2017
Esad neden kimyasal silah kullanıyor?
10.4.2017
Çok az, çok geç
4.4.2017
Sykes-Picot'dan İran işgaline: Musul'un acıklı hikâyesi -3-
30.3.2017
Sykes-Picot'tan İran işgaline: Musul'un acıklı hikâyesi: (2)
28.3.2017
Sykes-Picot'dan İran işgaline: Musul'un acıklı hikâyesi
22.3.2017
Türkiye aleyhine çalışan bir Türk lobi!..
21.3.2017
PKK'yı sadece Batı mı destekliyor?
16.3.2017
Patron kim?
14.3.2017
Rakka'yı PYD neden
17.8.2015
İş kitapta yazana uymayınca
6.8.2015
Buz gibi darbe...
4.8.2015
“Yeni Türkiye”nin “Eski” Akademisi
27.7.2015
Ateşkesi kim bitirdi?
20.7.2015
Kral'ın selamı
29.6.2015
Lèborîna me dixwazin Kobanê(*)
23.6.2015
Kaçırılan fırsatlar...
22.6.2015
Babalarını seven kızlar
18.6.2015
Nazmiye Hanım...
15.6.2015
HDP hangi direnişi destekliyor?
11.6.2015
Başarılı seçim kampanyası nasıl yapılır?
5.6.2015
Dedemin Sandığı
2.6.2015
Şaibeler, şaibeler...
30.5.2015
Tırlarda saklanan sırlar
28.5.2015
27 Mayıs 1960 darbesi: Türkiye Cumhuriyet'inin “ilk günahı”
27.5.2015
Diyanet kapatılmalı mı?
25.5.2015
NATO zaten görevde
18.5.2015
Bana “gericiliğin” resmini çizebilir misin?
12.5.2015
Yalanın maliyeti olmayınca...
11.5.2015
“Batı'nın Dostu, Türk teröristlerin düşmanı”
4.5.2015
Devrimi işçiden çalmak...
28.4.2015
Irak Şam Baas Devleti
27.4.2015
Bizim kahramanlarımız kim?
21.4.2015
Kavgacı Sultan ile vizyonerlik arasında: Turgut Özal'ı dünya nasıl bilirdi?
20.4.2015
Turgut Özal'ı nasıl bilirdiniz?
16.4.2015
Yeni Türkiye sözleşmesinde yeni ne var?
14.4.2015
Ferhunde Hoca...
7.4.2015
Yeni bir İran'a doğru?
06.04.2015
Stockholm Sendromu avuntusuna kaçmadan Alevi meselesi...
02.04.2015
Taşeron terörünü muhalefet bilmek...
31.03.2015
Yemen meselesinde Türkiye nerede durmalı?
26.03.2015
Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır...
17.03.2015
Türkiye niye "günah keçisi?"
09.03.2015
F-4 kazaları: İhmal mi, kaza mı?
05.03.2015
Benim için 28 Şubat: Bir ahlaki panik hikâyesi
03.03.2015
#Yargılanacaksınız
02.03.2015
Kürtler sizi sattı mı?
26.02.2015
CHP seçmeni bunu hak ediyor mu?
24.02.2015
İran'da darağacında Kürt siyaseti
23.02.2015
Şah Fırat Operasyonuna dair notlar
19.02.2015
Türkiye’de siyasi kutuplaşma: Çelişkileri keskinleştirme
17.02.2015
Seferberliğe hazır mıyız?
16.02.2015
Gerçekten de masum değiliz hiçbirimiz...
13.02.2015
Katil Müslüman çıkmayınca...
09.02.2015
IŞİD’i yenmek için uluslararası düzeyde bir strateji yok
03.02.2015
Siyasi rakipler ortak bir gelecek kurabilir mi?
02.02.2015
Kral öldü yaşasın yeni Suudi Arabistan mı?
29.01.2015
Alan elden veren ele: Erdoğan Somali'de umut olurken
22.01.2015
Türkiye-Afrika ilişkileri: Umut kıtasıyla gelişen bağlar...
19.01.2015
Brüksel'de iki farklı Davutoğlu portresi
12.01.2015
“Aydınlanmış” ırkçılık: Anti-Semitizm'den İslamofobi'ye
08.01.2015
Bir karikatür onlarca cenaze...
06.01.2015
2015 IŞİD'in sonu mu olacak?
05.01.2015
“Demokrasi samimiyet ve cesaret ister”
25.12.2014
Burçlara inanmak terakkiye mani midir?
23.12.2014
Bir soykırım mağdurunun İsrail eleştirileri...
22.12.2014
Bir zamanlar Anadolu'da...
19.12.2014
Avrupa Birliği ve Türkiye: Amaç üzüm yemek mi cidden?
15.12.2014
Petrol fiyatlarındaki düşüşün Türkiye'ye olası etkileri
11.12.2014
Catch the Midnight Express[i]
09.12.2014
Ergenekon'la yüzleşmek...
08.12.2014
Cehennem ile realpolitik arasında Halep
02.12.2014
Ferguson vs Gezi...
01.12.2014
Danke Tuğçe, Seni Seviyoruz
25.11.2014
Suriye krizinin son kurbanı Chuck Hagel
24.11.2014
“Onlar” bizim vatandaşlarımız!
18.11.2014
İslamcı faşizm mi, yeni Wilson'culuk mu?
17.11.2014
D-8'den G-20'ye: Değişen gömlekler, büyüyen hedefler...
13.11.2014
Kemalizm'i ilk üç gün ben de eleştirmiştim...
10.11.2014
Amerikan ara seçimleri: Obama için kötü, Ankara için iyi haber
04.11.2014
Orta Doğu'da “liberaller”: Bir hayat biçimi olarak liberalizm
03.11.2014
Bizi Goebbels ile tanıştıran Cumhuriyet “gazetesi”...
30.10.2014
Direnmek mi, yönetmek mi? Belki de bütün mesele bu...
29.10.2014
90'ların bedelini barışla ödemek...
27.10.2014
6-7 Ekim sonrası Diyarbakır
23.10.2014
Nejat...
14.10.2014
Yalandan ölmek
07.10.2014
PYD kendi davasına neden hizmet etmiyor?
06.10.2014
Kırıklarla dolu bir karne...
02.10.2014
12 Eylül ve İslamcılık: Hangi Türk-İslam sentezi?
30.09.2014
Partizanlık yeni ırkçılık mı?
25.09.2014
Dünya Beşten Büyüktür!
22.09.2014
Rehine kurtarma operasyonuna dair neyi biliyoruz, neyi bilmiyoruz?
15.09.2014
ABD teröre karşı savaşı nasıl kaybetti?
08.09.2014
Dinin “sivilleşmesine” hazır mıyız?
02.09.2014
İdeolojik olmayan dış politika olur mu?
01.09.2014
Muhalif Kemalizm'in dine bakışı: “Gerçek İslam” el değiştirirken...
28.08.2014
Sorumluluk...
26.08.2014
Aptallar için 'İslam' kitabıyla 'Cihad'a gitmek
25.08.2014
IŞİD'cilerimizi sana gönderiyoruz, icabına bak Türkiye
21.08.2014
Ankara, Orta Doğu'da nasıl haklı çıktı?
19.08.2014
Orta Doğu'yu yanlış okuyan Ankara...
18.08.2014
Irak'ta yeni dönem: Haydar el-İbadi başbakan
12.08.2014
Belki de CHP'nin ihtiyacı olan şey bir ideolojidir?
11.08.2014
Erdoğan ne kadar iktidarda kalacak?
05.08.2014
Favori katiller, favori diktatörler
04.08.2014
Mavi Marmara baskını Mısır istihbaratının sabotajı mıydı?
29.07.2014
Gazze sahili çocuk cesetleriyle dolu!
24.07.2014
Gazze'de Pers Oyunları
21.07.2014
Ama Hamas da...
15.07.2014
Sağ İsrail, ölü Filistin: İsrail'de sağ nasıl yükseldi?
14.07.2014
İçimizdeki Le Pen'ler...
07.07.2014
Cumhurbaşkanı Adaylarının Dış Politika Karnesi: Ekmeleddin İhsanoğlu
30.06.2014
Araplar bizi arkamızdan vurdu mu?
26.06.2014
Saddam'ı Hatırlamak... -2-
24.06.2014
Saddam'ı Hatırlamak... (1)
19.06.2014
CHP kendi seçmenini neden sevmiyor?
17.06.2014
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) nasıl büyüdü?
16.06.2014
CHP milletvekillerinin IŞİD iddiaları
12.06.2014
Irak Şam Terör Devleti
09.06.2014
Esad ile centilmenlik anlaşması....
05.06.2014
Suriye'de “seçim”: Amerika'nın seçimi
03.06.2014
Anti-demokrat Enternasyonel
02.06.2014
Çatışma medeniyetler arasında mı, yoksa içinde mi?
29.05.2014
Farklı bir Cumhurbaşkanı portresi: Mehmet Ali Talat
27.05.2014
Bir “Kış Uykusu” olarak Twitter âlemi
22.05.2014
Kemalizm neden kaybetti?
19.05.2014
Ütopya ve gerçek arasında kömür tartışması...
28.04.2014
İfrat ve tefrit: “Kahrolsun ABD emperyalizminden, Yankee come home'a” (*)
06.02.2014
"Siyasal İslam"ın geleceği...
03.02.2014
“Siyasi İslam” ve AK Parti deneyimi
21.01.2014
Brüksel'de haydi bir daha...
16.01.2014
Deja Vu, 1991 Irak!
26.12.2013
Doğan Tarkan
24.10.2013
Lübnan’da kaçırılan Türkler: Hatalar, efsaneler ve manipülasyonlar -1-
22.10.2013
Rehine müzakeresi seçim kampanyası olduğunda
21.10.2013
Hakan Fidan ve Suriye Meselesi
17.10.2013
Shakespeare nasıl Şeyh Zubeyr oldu?
15.10.2013
Bir ideoloji ne zaman çöker?
14.10.2013
Suriye’deki Nusayriler’i kim koruyacak?
10.10.2013
Bir hükümet krizi aslında muhalefet krizi olabilir mi?
01.10.2013
Suriye ve El-Kaide: Kendini gerçekleştiren kehanet -3-
30.09.2013
Suriye ve El-Kaide: Kendini gerçekleştiren kehanet (2)
27.09.2013
Birleşmiş Milletler’de neler oluyor?
26.09.2013
Suriye ve El-Kaide: Kendini gerçekleştiren kehanet (1)
23.09.2013
Türkiye medyasının değişmeyen angajman kuralları
19.09.2013
Bosna Savaşından Suriye’ye Türkiye Medyası
18.09.2013
Yeni Türkiye'nin Yeni Orta Doğu'su
30.04.2013
Ma’a salama Taraf...
23.04.2013
Selefîlik (1)
15.04.2013
Müdahalesizliğin bedeli...
01.04.2013
Türkiye’nin yüksek öğretimle imtihanı
25.03.2013
Her yol Suriye’ye mi çıkıyor
18.03.2013
Halepçe
04.03.2013
Süreci Hatay’dan okumak
25.02.2013
Şii ‘uyanışından’ Sünni ‘uyanışına’
18.02.2013
Kayıp imamları ararken...
04.02.2013
Hayır, en asli unsur biziz!
28.01.2013
Kötü bir ‘emperyalizm’ sınavı
21.01.2013
Amerika mı İsrail’i, İsrail mi Amerika’yı yönetiyor (2)
14.01.2013
Amerika mı İsrail’i, İsrail mi Amerika’yı yönetiyor? (1)
07.01.2013
PYD kiminle hareket edecek? Öcalan’la mı Esed’le mi
31.12.2012
Suudi Arabistan tekrar Hicaz olur mu
24.12.2012
Ortadoğu Hıristiyanları
17.12.2012
Amerika’nın yeni Dışişleri bakanı
10.12.2012
Komşuda pişen iç savaş Lübnan’a da düşüyor
03.12.2012
Mısır’da ne oluyor
27.11.2012
Gazze’de hayat enkazın ortasında sürüyor
12.11.2012
Bir Ortadoğu folkloru olarak komploculuk
05.11.2012
Amerika’dan Suriye muhalefetine balans ayarı
29.10.2012
Dört soruda Beyrut patlaması ve Visam el-Hasan suikastı
15.10.2012
İsrail ve Hizbullah arasında bir kazan-kazan politikası
08.10.2012
Savaşa hayır demek için muhalefeti silahlandırın
01.10.2012
Edward Said
24.09.2012
Ortadoğu’da mezhep ekseni
18.09.2012
“Şii hilali” ve “Sünni dolunayı” ortasında Lübnan/21.05.2012
18.09.2012
Washington’dan Suriye’ye bakmak/14.05.2012
18.09.2012
Suriye hakkında sık sorulan sorular.../30.04.2012
18.09.2012
Mısır’da da denize düşen askere sarılıyor/23.04.2012
18.09.2012
Türkiyeli turistlerin Beyrut ile imtihanı/09.04.2012
18.09.2012
Kısa Süren bir Dostluk: AK Parti- Hizbullah İlişkisi/02.04.2012
18.09.2012
Türkiye medyasının Ortadoğu sefaleti/ 26.03.2012
18.09.2012
Suriye bölünür mü/ 19.03.2012
17.09.2012
Bir film onlarca cenaze
03.09.2012
Suriyeli mülteciler
27.08.2012
Özgür Suriye Ordusu kimlerden oluşuyor
20.08.2012
Lübnan’da kaçırılan Türkiyeliler: Olmayan bir devlet ve Mukded ailesi gerçeği
13.08.2012
Lübnan’ın Ergenekon davası
06.08.2012
Kofi Annan
30.07.2012
Türk sorununu çözebilecek miyiz
23.07.2012
Yani silahlar Suriye’den geliyordu, öyle mi Seyyid
16.07.2012
Arap devrimlerinin hâlâ umudu var
09.07.2012
Esed Rejimi, Nusayrilik ve Suriye…
02.07.2012
Esed rejimi çöküyor mu
18.06.2012
Esed’le centilmenlik anlaşması
11.06.2012
Kaçırılan Şii hacılara ne oldu
04.06.2012
Fas için “yetmez ama evet” vakti
28.05.2012
Suriye’ye önerilen Yemen mi, yoksa Ruanda modeli mi?
3 0
ALİ TEKİN 04.03.2015 - 09:00:12
Ceren hanım, bu utanmaz insanlar, her gün tv lerde boy gösterip, haysiyet cellatlığı yapıyor, halk bunların ne olduğunu biliyor, siz rahat olun, kötüler kazanamayacak, son kertede iyiler kazanır. Bunların temsil ettiği ulusalcıların oy oranları ortada.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%53,61
Hrac Madooglu 04.03.2015 - 00:48:52
Tencere dibin kara, seninki benden kara.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%53,66
hamdi şahin 03.03.2015 - 11:39:19
Pek çok itirazınız için size hak verebilirim Ceren Hanım ancak sizin taraf da eleştirdiğiniz hemen her şeyi yapmaya başladı. Boynuz kulağı çoktan geçti. Bu açıdan biz faniler için değişen bir şey yok yani!
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%54,79
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive