Doğan AKIN

T24.Com



Bookmark and Share

15 maddede Öcalan'ın mektubu


22.03.2013 - Bu Yazı 2463 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Abdullah Öcalan'ın “PKK'nın silahlı unsurlarının Türkiye sınırları ötesine çekilmesi aşamasına gelindiğini'' duyuran mektubu, silahların bırakılmasıyla sonuçlanması  hayal edilen süreçte tarihsel bir dönemeci ifade ediyor.

Öcalan'ın, kitleler önünde “legal siyasete çıkışıın manifestosu” olarak da değerlendirebileceğimiz mektup, son derece titiz biçimde kelimelendirilmiş bir metin olma özelliği gösteriyor. İlk okumada dikkat çeken bazı noktaları paylaşalım.

- Öncelikle mektuptaki ifadeleri aşan bir noktayı vurgulamak gerekiyor. Öcalan, mektubunda barış sürecine inancını kuvvetli bir üslupla vurgulayıp PKK'nın sınır dışına çekilme aşamasına geldiğini belirtirken “pazarlık” anlamına gelecek, “karşılıklılık” denklemi kuran ifadelerden kaçınıyor.

- Öcalan'ın, BDP sözcülerinin daha önce vurguladığı üzere ateşkesin ötesine geçen bir mektup yazmış bulunuyor.  Yani sadece “ateşkes” veya “çatışmasızlık” ilanı yapan bir mektup değil bu.

- “Sınır dışına çekilme moktasına gelme'' vurgusu dışında Öcalan'ın mektubunda dikkat çeken temel unsur; hem Türkiye, hem de bölge düzleminde “kapsayıcı” bir dil kullanma çabası. Öcalan bunu çeşitli noktalarda yapıyor. Örneğin “Ortadoğu ve Orta Asya halklarını selamlayarak” başlıyor, “Saygıdeğer Türkiye halkı” diyor,  “yüce kadınlar”a sesleniyor, “ezilmiş halklar, azınlıklar, mezhepler ve tarikatlar”a uzanıyor. Bu toprakların kültürünü ifade eden “BİZ” kavramının “TEK”e indirilmesinden yakınıyor.

- Öcalan'ın mektubundaki kapsayıcı dil, bir coğrafya meselesi de olan Kürt sorununun barışçı çözümü yolunda coğrafya ve kültürün kardeşliğine de özel bir vurgu yapıyor. Dicle ile Fırat'ın Meriç ile Sakarya'ya; Ağrı ile Cudi'nin Kaçkar ile Erciyes'e; halay ile delilonun horon ile zeybeğe kardeşliğinden söz ediyor. Öcalan, “bu büyük medeniyet ve bu kardeş toplulukların, siyasi baskılarla, harici müdahalelerle grupsal çıkarlarla birbirlerine düşürülmeye çalışıldığını” söylüyor.

 

Kandil'e de mesaj var

 

- Öcalan'ın, yeni süreç konusundaki  enerjisini  mektubundaki ifadelere alabildiğine yansıtmaya çalıştığını söyleyebiliriz. “Yeni bir Türkiye'ye, yeni bir Ortadoğu'ya, yeni bir geleceğe uyanıyoruz. Bugün yeni bir dönem başlıyor. Silahlı direniş sürecinden demokratik siyaset sürecine kapı açılıyor”  sözleri, Öcalan'ın sürece olan inancını kelimelendiren kuvvetli ifadeler olarak dikkat çekiyor.

- Öcalan, silahlara veda edilmesinden sonraki süreci “Siyasi, sosyal ve ekonomik yanı ağır basan bir süreç başlıyor; demokratik hakları, özgürlükleri, eşitliği esas alan bir anlayış gelişiyor” diyerek ifade ediyor.

- “Ben, bu çağrıma kulak veren milyonların şahitliğinde diyorum ki; artık yeni bir dönem başlıyor, silah değil, siyaset öne çıkıyor. Artık silahlı unsurlarımızın sınır ötesine çekilmesi aşamasına gelinmiştir” diyen Öcalan'ın mektubu, bu noktada Kandil'e de bir mesaj taşıyor. Zira şu satırların adresi, Öcalan'ın çağrısına hangi düzeyde karşılık vereceği merak edilegelen Kandil olmalı:

“Yüreğini bana açan, bu davaya inanan herkesin sürecin hassasiyetlerini sonuna kadar gözeteceğine inanıyorum. Bu bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Bu mücadeleyi bırakma değil, daha farklı bir mücadeleyi başlatmadır.”

 

'Helalleşme' çağrısı ve Misak-ı Milli vurgusu

 

- Öcalan, “Saygıdeğer Türkiye halkı” ifadesini kullandığı bölümde, Kürtler ve Türklerin yaklaşık bin yıl “İslam bayrağı altında ortak yaşadığına” vurgu yapıyor. Türkler ve Kürtlerin “Çanakkale Savaşı'nı birlikte yaptıklarını... Kurtuluş Savaşı'nı yöneten ilk Meclis'i birlikte açtıklarını” anlatıyor. Öcalan'a göre, “1920'de Meclis'in kuruluşundaki ruh bugün de yeni dönemi aydınlatıyor.”

- Öcalan, bu fasılda “Zaman ihtilafın, çatışmanın, birbirlerini horlamanın değil, ittifakın, birlikteliğin, kucaklaşma ve helalleşmenin zamanıdır” diyor. Yaklaşık 40 bin insanın canına mal olmuş bir süreçte “helalleşme” çağrısının ne anlama geldiğini iyi değerlendiren bir kelimelendirme bu. Öcalan'ın, üç peygamberin adını anarak “Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed'in mesajlarındaki hakikatler, bugün yeni müjdelerle hayata geçiyor, insanoğlu kaybettiklerini geri kazanmaya çalışıyor”  demesini de aynı kapsamda değerlendirebiliriz.

- Öcalan'ın mektubunda, “en eski sömürge ve ezilen sınıf” olarak andığı kadınlardan cemaat ve tarikatlara, bu arada ismini anmadan Alevilere uzanan bir bölüm de var:

“Tüm ezilen halkları, sınıf ve kültür temsilcilerini; en eski sömürge ve ezilen sınıf olan kadınları, ezilen mezhepleri, tarikatları ve diğer kültürel varlık sahiplerini, işçi sınıfının temsilcilerini ve sistemden dışlanan herkesi çıkışın yeni seçeneği olan demokratik modernite sisteminde yer tutmaya, zihniyet ve formunu kazanmaya çağırıyorum.”

- Öcalan, Kurtuluş Savaşı'nın sembollerinden olan “Misak-ı milli”ye (milli yemin, ulusal ant) vurgu yaparken, Kurtuluş Savaşı'nın “Türkler ve Kürtler öncülüğünde yapıldığını” söylüyor ve “Kurtuluş Savaşı'nın daha güncel, karmaşık ve derinleşmiş bir türevini yaşıyoruz” diyor. Bu bölümde, bir bölümü Türkiye dışında kalmış Misak-ı Milli sınırlarına da göndermede bulunurken şu çağrıyı yapıyor:

“Misak-i Milli'ye aykırı olarak parçalanmış ve bugün Suriye ve Irak Arap Cumhuriyeti'nde ağır sorunlar ve çatışmalar içinde yaşamaya mahkum edilen Kürtleri, Türkmenleri, Asurileri ve Arapları birleşik bir 'Milli Dayanışma ve Barış Konferansı' temelinde kendi gerçeklerini tartışmaya, bilinçlenmeye ve kararlaşmaya çağırıyorum.”

- Öcalan'ın mektubunda; hem kendisinin ve PKK'nın, yani “Kürdistan İşçi Partisi'nin Marksist / sol geçmişinin retoriği, hem ilerleyen yıllarda dini inancın halk üzerindeki etkisini görmüş bir pragmatizmi, hem de “batıcı” bir lisanı birlikte okuyoruz. “Peygamberlerin mesajlarındaki hakikatlerden” “batının çağdaş uygarlığına ve ondaki aydınlanmacı ve demokratik değerlere” uzanan, bu arada “kapitalist modernite” eleştirisi yapıp “”demokratik moderniteyi kurmaya” yönelen ve nihayet mektubu bitirken “Yaşasın Newroz, yaşasın halkların kardeşliği” diyen bir lisan bu.

 

Sıra Ankara ve Kandil'de

 

Öcalan'ın mektubu dışında üç not daha düşmezsek bu yazı eksik kalır:

1- Bu mektubun ardından silahlı PKK güçlerinin ne zaman Türkiye dışına çıkmaya başlayacağı, bunun için nasıl bir yöntem izleneceği büyük bir önem taşıyor. Ankara'nın uluslararası bir gözlemci grubu istemediği biliniyor. Ancak PKK tarafının da yasal / hukuki ve parlamentonun kefil olduğu bir teminat aradığı malum. Dolayısıyla, Öcalan'ın mektubu bir taraftan Kandil, diğer taraftan Ankara'da atılacak adımlarla tamamlanabilecek bir süreci başlatmış bulunuyor. Bir başka deyişle, barış sürecinin kurumsallaştırılacağı bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Nitekim Öcalan da, gelinen noktayı “yeni bir sürecin başı” olarak tarif ediyor. Aksi halde ''PKK'nın silahlı unsurlarının sınır dışına çekilmesi aşamasına gelindiği'' tespitinin ötesine geçilemez.

2- Gazetecilik, Öcalan'ın çağrısı sırasında da ne yazık ki çok iyi bir sınav veremedi. Dünyanın birçok dilinde anında çeviri ile habercilik yapmaya çalışan haber kanallarının hiçbiri, önce Pervin Buldan tarafından Kürtçe okunacağı bilinen Öcalan'ın mektubu için Kürtçe bilen bir tercüman eşliğinde yayın yapmadı. Haberciliğin, kendi gerçeklerimize ne kadar yabancılaştığının çarpıcı bir göstergesiydi. Elbette, TRT Haber'in, Öcalan'ın mektubu okunurken “mesir macunu festivali” yayını yapması için söylenecek bir söz yok.

3- Ne dersiniz; Öcalan'ın mektubu, PKK'nın Türkiye sınırları dışına çekilmesine karşı çıkamayacağına göre, muhalefetin, özellikle ana muhalefetin daha etkili katılabileceği bir süreci de başlatabilir mi?

 T24

.

Facebook Yorumları

Emlak8
2.7.2018
Hazal Özvarış söyleşileri ve şüphenin yararı; önümüze konanın ardına bakmak...
20.6.2018
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
1.6.2018
Mavi en sevdiğimiz renkti...
5.5.2018
Kılıçdaroğlu'nun 'geniş ittifak' çağrısının hedefi Akşener, İnce'nin adaylığı İyi Parti'de beklentileri değiştirdi
24.4.2018
Dört muhalefet partisi uzlaşmaya yakın; Erdoğan'a karşı Gül'ün 'ortak adaylığı' konusunda son gelişmeler neler?
19.2.2018
Bizim 'eğer'li yalnızlığımız...
24.1.2018
Tek başına bir güçtü; gazetecilik can çekişirken Uğur Mumcu 25 yıldır yaşıyor!
29.9.2017
'Gazeteci' Alev Coşkun, 'Fethullahçı' Cumhuriyet'e karşı!
17.6.2017
CHP'ye 'sokak' ihtarları çeken iktidara bir okuma tavsiyesi: Erdoğan biyografisi
8.6.2015
25 maddede azınlık hükümeti, erken seçim, koalisyon ihtimalleri ne, Erdoğan ne yapabilir?
30.5.2015
'Kitleler güruhlaştırılıyor, toplum polisleştiriliyor, artık yarı totaliter bir rejim var!..'
13.4.2015
Bir zavallı yanaşma!..
21.03.2015
Yepyeni Türkiye: Arınç, Erdoğan'ın 'anayasa suçu' işlediği mesajını veriyor!
20.02.2015
Tacize, tecavüze, şiddete ilk taşı günahsız olan atsın!
11.02.2015
Erdoğan'a rağmen, Erdoğan'ın hoşlanmadığı, Erdoğan'ı tedirgin eden şeyler oluyor...
12.12.2014
Çekin ellerinizi gazetecilerin üzerinden!
20.11.2014
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'ı 'bedelli askerliği kaşımak'la suçluyor!
10.11.2014
'Ezilme Mustafa Karaalioğlu' diyesim var ama...
06.11.2014
40 soruda Balyoz davasında neler oldu, ne oluyor, ne olabilir?
30.10.2014
Zaman gazetesi, ÇYDD'nin burs verdiği 'fahişeleri' ve 'teröristleri' hatırlıyor mu?
27.10.2014
Erdoğan, neden 'Hrant Dink cinayeti paralel yapının işi' diyemez?
02.10.2014
Bir AİHM, iki Erdoğan; zorunlu din dersi, sorunlu matematik
25.09.2014
Doğan grubuna vergi cezasıyla kaç kuş vuruldu, yeni medya düzeni nasıl kuruldu?
12.09.2014
İnternette büyük gözaltı ve Erdoğan'ın Gül'e attığı çizik
19.08.2014
Gazeteler nüfuz kâğıdı olunca editoryal denetim ile sansür birbirine karışır
11.07.2014
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
05.06.2014
TÜSİAD-hükümet hattında ne oluyor, Sütaş'ta da vergi incelemesi mi var?
01.06.2014
Ne yaparsanız yapın, İstanbul artık Gezi Parkı'nın etrafındaki şehrin de adıdır!
11.05.2014
Tarihten güncelliğe bir soru: Başbakan 'edepli' davrandı mı?
02.05.2014
Grev gözcülüğünden devlet sözcülüğüne Erdoğan'ın hikâyesi
19.04.2014
Başbakanlık ve Köşk için iki anayasası olan Erdoğan ile Gül yol ayrımında
07.04.2014
25 soruda Cumhurbaşkanlığı seçimi; neden tartışmalı, nasıl yapılacak?
03.04.2014
TİB Başkanı'na bugünler için yargı dokunulmazlığı sağlandı!
30.03.2014
Halk aldanmaz, inandığı aydınlar aldanırsa aldanır!
28.03.2014
TİB, hangi yasal yetkiyle YouTube'u kapatabildi?
10.03.2014
Demirören'in sıvı hâli ve gözyaşının kirlenmesi
19.02.2014
İnternet yasası değişiyor, 'beyefendi gazeteciliği' ağır yaralı!
18.02.2014
Markar Esayan ve 'kepaze olmadan yaşlanmanın imkânsızlığı...'
05.02.2014
Mahkeme kararında TİB'in yayından çıkarmak istediği CHP önergesi yok!
04.02.2014
25 soruda mevcut internet yasası ve getirilmek istenen yeni düzen
01.02.2014
Yolsuzluk sorularını TBMM'nin sitesinden de kaldıracak mısınız
27.01.2014
Yasadışı kayıtlar Erdoğan'ın dilinde, yasal dinlemelerin yayını ise yasak!
20.01.2014
AKP'nin 'cemaat savcıları'na karşı vefasızlığına dair üç hikâye
30.12.2013
Şemdinli Savcısı'ndan İstanbul Savcısı'na bir memleket hikâyesi...
27.12.2013
Kabine revizyonu neler diyor, hangi bakan Erdoğan'a sürpriz yapabilir?
25.12.2013
Erdoğan 'yargıya hakaret' ve 'adil yargılamayı etkileme' suçu işliyor!
25.12.2013
Erdoğan, AKP Programı'nda yolsuzluk için hangi sözleri vermişti?
23.12.2013
Tutuklanan Halkbank Genel Müdürü için sürpriz tanıklar mı geliyor?
22.12.2013
Gazeteci sorgusunda çekilen tespih, rüşvet baskınında niye sorun oldu?
18.12.2013
18 maddede hükümet ne mesaj verdi, cemaate örgüt operasyonu yolda mı?
18.12.2013
Penguence konuşan medya ve operasyonda cemaatin rolü üzerine...
10.12.2013
Erdoğan'ın 'möbleli zindanı'ndan Erdoğan Türkiyesi'nin cezaevlerine
02.12.2013
Şırnak katliamı ve sonrasında Ankara'da neler oluyordu?
28.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
26.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
25.11.2013
'Ağzı olmayan bir çığlık' olarak Türkiye'de gazetecilik!
20.11.2013
Erdoğan-Arınç barışı, kız-erkek evlerinin denetimini rafa mı kaldırdı?
13.11.2013
Erdoğan-Arınç krizinde hangi noktadayız, istifa gündeme gelir mi?
11.11.2013
Gül: Türkiye'nin yolu bellidir, sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir!
09.11.2013
25 maddede Arınç'ın Erdoğan'a resti ne anlama geliyor, neler olabilir?
02.10.2013
Gül'ün hatırlattığı; 2014'te başbakan seçimi de yapılacak
17.09.2013
Devlet ayağa kalk; Hrant Dink davası yeniden başlıyor!
04.09.2013
MGK'nın ‘28 Şubat tutanakları’ açıklaması neden önemli?
16.08.2013
Demirtaş: Paketin alternatifi savaş, Öcalan'a göre başka fırsat olmayabilir
12.08.2013
Uzun bir Milliyet hikâyesi: Demirören Köşk'e neden gitti?
09.08.2013
Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi
05.08.2013
Ergenekon ve Amistad: Hikâye ne?
01.08.2013
35. madde değişikliği darbe girişimi ve 28 Şubat davalarını etkileyebilir mi?
25.06.2013
Erdoğan'ın bir 'marjinal' olarak portresi...
18.06.2013
Gezi Parkı eylemleri suçsa, AK Parti Programı o suçun delili sayılır!
15.06.2013
Gezi Parkı direnişi Erdoğan'ı beş noktada değiştirdi
12.06.2013
Dolmabahçe Camisi'ne asıl sığınan kim, kim hukuku ayaklar altına aldı?
03.06.2013
Neymiş; ekonomi iyiyse, habercilik kötüymüş!
02.06.2013
Bir Gezi Parkı, üç AKP!
01.06.2013
Medya da suskun, bu halkı kim kandırıyor?
31.05.2013
Gezi Parkı'ndaki ağaçlar, kendini gazeteci sanır!
27.05.2013
'Siyasi faaliyet yapanı çok şiddetle cezalandıracağım!..'
22.05.2013
Erdoğan Cumhurbaşkanlığı'na aday olduğunu dolaylı olarak duyurdu
20.05.2013
‘Hasan Cemal’ deyip iki noktayı üst üste koyunca…
10.05.2013
Fethullah Gülen 'Türkiye'de yine darbe olur mu' sorusuna ne cevap verdi?
06.05.2013
15 soruda 1 Mayıs olayları, 1 Mayıs açıklamaları, hukuk ve devlet
02.05.2013
Aktivizm değil, jurnalizm
25.04.2013
Mustafa Kemal ‘light’ bir paşa mıydı
22.04.2013
Cumhuriyet gazetesinde neler oluyor?
18.04.2013
Cemaat’in ‘özgürlük’ çıkışı ne anlama geliyor
11.04.2013
Anadil yasağı Anayasa’ya ne zaman girdi
08.04.2013
Yeni Şafak ve İlhan Cihaner'in yaptırdığı telefon dinlemeleri üzerine
28.03.2013
Her insan kendi heykelini yontar
25.03.2013
Gazeteler sizinse, gazetecilik bizimdir!
22.03.2013
15 maddede Öcalan'ın mektubu
21.03.2013
Evvel zaman içinde Milliyet
14.03.2013
Mâbeyn kâtibi
09.03.2013
Hasan Cemal sansürü Hürriyet'te de yürürlükte!
07.03.2013
Türk basın kuvvetleri işbaşında
28.02.2013
Berfo Ana ile Yaşar Büyükanıt
21.02.2013
Dikkat et, başın öne eğilmesin
19.02.2013
Devletimiz Hollanda'da lezbiyen çifti takipteyken...
14.02.2013
‘Türkiye devleti’ nasıl kuruldu
07.02.2013
Başbakan, Haberal için ne düşünüyor
31.01.2013
‘Önyargı’ örgütünün ‘yasadışı’ eylemleri
24.01.2013
Gazetecilikten ‘şovmenliğe’ Birand
17.01.2013
Dünyadan Türkiye’ye barış için dokuz madde
10.01.2013
Tansu Çiller ve Nimet Baş; tarihselliğin talihsizliği
03.01.2013
Yavaşlamazsan anlayamazsın
27.12.2012
Erdoğan gizli dinleme ve izlemeleri nasıl meşrulaştırdı
20.12.2012
Beklenmedik bir hadise
13.12.2012
Koç ve Sabancı’ya reklam tebligatı
06.12.2012
Evet Hrant, Türklük aşağılandı
29.11.2012
Kanlı liste için 18 yıl sonra gelen açıklama
22.11.2012
Darbe Komisyonu’nda Çiller hayranlığı
15.11.2012
Tansu Hanım, siz zaten bitmiştiniz
08.11.2012
Gazetecileri de konuşalım mı
01.11.2012
Darbelerin ömrü ne kadar
25.10.2012
‘Terör örgütünün önemli açıklamaları…’
18.10.2012
Ve AB raporuna medya patronları da girdi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive