Doğan AKIN

T24.Com



Bookmark and Share

Neymiş; ekonomi iyiyse, habercilik kötüymüş!


03.06.2013 - Bu Yazı 2177 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Medya epeydir “bacalı bir sanayi” bu ülkede. Ve o sanayinin içinde habercilik, geçmişten geleceğe bulaşan bir karanlığın içinde giderek gözden kayboluyor.

Hemen her toplumsal ve siyasal olay nasıl oluyor da medyanın kendisini de bir hadise haline getiriyor, derseniz üç boyutlu fotoğraftaki cevap bellidir. İktidarların medyaya nüfuz iştahı, grup medyalarının habercilikten daha öncelikli kıymet biçtikleri maddi çıkarlar ve kayıtsızlıkları çeşitli olanaklarla elde edilmiş medya elitleri...

Gezi Parkı direnişi, bu fotoğraftaki üç boyutu da tekrar önümüze koymuş bulunuyor.

Eylemler sırasında vandallık yapanların, cinsiyetçi küfürleri ağızlarından düşürmeyenlerin, o küfürlerde sürekli kadınlığı aşağılamaya yeltenenlerin en az polis şiddeti kadar Gezi Parkı direnişini hak etmediğini not edelim.

Üç boyutlu fotoğraf, demiştim. İktidar tarafı malum; Başbakan Tayyip Erdoğan'ın genel olarak tahammülsüz tavrının sık tezahür ettiği alanların başında medya geliyor. Başbakan için köşe yazarı gerektiğinde maaşını ödeyen patron tarafından dükkândan atılacak bir kalemşor, gazetecilik de "manşetleriyle savaştığı" bir meslek. Dün mağduru olarak egemenleriyle savaştığı medyanın, bugün kendi egemenlik sahasından çıkmasını istemiyor Erdoğan.

 

Askeri vesayet bitmemiş miydi?

Nihayet, Gezi Parkı direnişinin tetiklediği protestolarda yollara dökülen on binlerce insanı bir çırpıda "çapulcu" diyerek halının altına süpürmeye çalışan bir Başbakan karşısındayız. Gezi Parkı eylemlerini 27 Mayıs ve 12 Eylül darbelerine zemin hazırlamak üzere perde arkasında askerin olduğu tertiplerle ayarlanan gösteriler kategorisine sokabilen bir Başbakan.

Hemen her demokrasi söylevinde askeri vesayete son vermekle - haklı olarak - övünen Başbakan, "tarihsel" diyebileceğimiz bir toplumsal muhalefet dalgasının, askeri vesayet dönemi tertiplerinin eseri olduğunu öne sürerken düştüğü tutarsızlığı görmüyor. Başbakan'ın zekâsına haksızlık etmek istemem, içine düştüğü tutarsızlığı kendisi görüyorsa da, görülmesini istemiyor. Ve bunu medyaya tebliğ ediyor.

Tam burada, medyanın topuk selamını sadece askere vermediğine tanık olduğumuz fotoğrafın ikinci boyutuna tanık oluyoruz. Çukurova grubunun borçlarından dolayı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) el koyduğu Show TV, cuma akşamı Habertürk grubunun sahibi Ciner Holding'e satıldı. Bu arada randevu alınan Başbakan, pazar günü Habertürk'ten yapılan ortak yayında Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı.

Ayrıntılarını birçok yayında ve T24'te okuduğunuz bu söyleşi, hemen her toplumsal ve siyasal olayda nasıl olup da medyanın kendisinin de başlıbaşına bir hadise haline geldiğini tek başına göstermeye yetiyor.

Altaylı'nın Erdoğan'la yaptığı söyleşiden önce bir parantez açayım. Yükselen egolardan mı, şeffaflık tutkusundan mı, umursamazlıktan mı, yoksa bu dönemde daha sık tanık olduğumuz güven patlamasından mı, ne derseniz deyin, açık sözlülüğe çok şey borçluyuz. Şimdilerde, yine Çukurova'nın el konulan kanallarından SkyTürk360'a talip olduğu konuşulan Erdoğan Demirören'in Milliyet ve Vatan gazetelerini satın aldıktan sonra kime danıştığını hatırlayın. Başbakan, Demirören'in, "medya grubunun başına kimi getireceğini kendisine sorduğunu, kendisinin de Akif Beki'yi tavsiye ettiğini" açıklamıştı. Başbakan'ın daha sonra duyurduğu bu konuşmanın ardından, halen CNN Türk'te iktidar nöbeti tutturulan Beki'nin atamasının bir süreliğine Demirören grubuna yapıldığını biliyoruz.

Yine hatırlayın, Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Derya Sazak, gazetenin "İmralı tutanakları"manşetini savunurken Erdoğan'ın öfkesine hedef olan Hasan Cemal'in gazetedeki 15 yıllık köşesini, "Başbakan'ı ve medya sermayesini sorgulamaktaki ısrarı"nı gerekçe göstererek kapattıklarını yazmıştı. İnsan yakasına yapışan parmakların izini ararken önce kendi ellerine bakmalı, diyerek devam edelim.

 

'Ekonomi iyi gidiyorken' nasıl gazetecilik yapılır?

Erdoğan ile Habertürk'teki söyleşisinde benzer bir açık sözlülüğe Fatih Altaylı'da tanık olduk. Altaylı, resmen, "terör belası aşılıp ekonomi iyi gidiyorken tahrikkâr olmamak için" gerekçesiyle, bu ülkenin toplumsal protesto tarihine geçen Gezi Parkı direnişine ilişkin habercilik konusunda gazeteciliği bir kenara bıraktıklarını itiraf etti. Kendi durduğu yerden kendisini çok haklı gördüğü bir itirazı vardı. Erdoğan'ı TV'de konuk ettiği dün, yönettiği Habertürk gazetesinin sürmanşetine"Başbakan konuştu, Taksim açıldı" başlığını memur eden Altaylı, Başbakan'a, "Biz tahrikkâr olmak istemedik. Ama işin garibi, eylemcilerden sonra siz de bize kızdınız. Kimseye yaranamıyoruz" diyerek arzuhâl takdim etti. Binlerce kişi sokaklarda gaz bombası yerken mesela yemek tarifi veren televizyonlar adına “Ama Sayın Başbakan'ım, biz ekonomi iyi giderken haber yapmaya kalkan gazetecilerden değiliz ki” serzenişiydi bu.

Ne desin Başbakan, “Yok canım yarananlar var” diyerek başladı cevabına!

Yaranmak?

Nasıl bir ilgisi olabilir gazeteciğin yaranmakla?

Eğer, on binlerce insanın binlerce gaz bombası yemesine rağmen terk etmediği Taksim'i"Başbakan konuştu, Taksim açıldı" başlığıyla gazetenizde Başbakan'a ikram ederseniz; “Peki Başbakan bu kadar gaz bombasından önce neden konuşmamış” diye sormazsanız, hakkınızdır, "yaranmayı" beklersiniz!

Sahip edildiğiniz imkânların tarifesi müsait, gurur da duyarsınız. Nitekim bunu da söyledi Altaylı.“Siz bizim için gurur kaynağımızsınız” da dedi.

 

'Medyaya reklam vermeyenleri araştırıyoruz'

Bir de reklam mevzusu var ki, ilk defa tanık olduğumuz bir tuhaflık olarak kayıt düşelim. Başbakan, bazı gazete ve televizyonlara reklam vermeyen aracı kuruluşları (ajansları) araştırdıklarını, gerekeni yapacaklarını açıkladı. Kendisinin de görüştüğü bazı reklamverenlerin aracı kuruluşların kestiği reklamlardan haberi olmadığını söylediğini, ajansların ideolojik davranarak ülke ekonomisine zarar verdiklerini söyledi!

Başbakan, hangi gazete ve televizyonların ilan – reklam alması için girişimde bulunmuş, bilmiyorum. Hükümeti kızdıracak tek haber yayımlamayan Star – Kanal 24'ün Medya Grubu Başkanı Mustafa Karaalioğlu'nun bir süre önce, “Türkiye değişti, hâlâ bize reklam vermiyorsunuz” mesajıyla reklamverenleri uyaran yazılar yazdığını hatırlatarak geçeyim.

Başka?

Altaylı, “Şunu bilmenizi istiyoruz” dedi Başbakan'a, “Bu ülkedeki vatandaşların büyük bölümü bu ülkeyi seviyor. Ben sizin, bu ülkede hepimizi eşit bir sevgiyle kucaklamanızı istiyorum!”

Ve misyon ilanıyla bitirdi Başbakan'la söyleşisini:

“Tek şeyimiz, beraber bu ülkeyi kalkındırmak...”

Altaylı'nın gazeteci olarak “tek şeyi” gazeteciliği ne kadar tarif ediyor, siz karar verin.

Fatih Altaylı günah keçisi olmasın. AKP'den önce de yerleşik bir düzenin bugün de yürürlükte olduğunu, yarın da olacağını gösteren onlarca medya eliti var bu ülkede.

Ama sormaya değer; nasıl bir sürekliliktir bu?

Grup medyalarında habercilik dışında vaatler çerçevesinde kârlı görünmekle birlikte, gazeteciliğin doğası karşısında umut vermeyen bir süreklilik çabası karşısındayız.

Velhasıl; medya elitlerinin bir utanç sicili gibi kendi mazilerine kaydettikleri gazete sayfalarında, "Sizinle gurur duyuyoruz" diye Başbakan ağırladıkları televizyon ekranlarında yaptıkları pek gazetecilik gibi görünmüyor Taksim civarlarından!

“Gazeteciliğin doğası” dedim. Doğa, daima sürpriz ve çok sayıda alternatif sunar. Bu paraya, bu habercilik dışında her türlü işe bulanmış medya cangılı, bize de internette bağımsız gazetecilik imkânı sunuyor.

Gazeteler ve televizyonlar onların olsun, gazetecilik bizimdir...

Gezi Parkı direnişi, bize bunu da söylüyor.

 

Twitter: @DOGANAKINT24

.

Facebook Yorumları

Emlak8
2.7.2018
Hazal Özvarış söyleşileri ve şüphenin yararı; önümüze konanın ardına bakmak...
20.6.2018
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
1.6.2018
Mavi en sevdiğimiz renkti...
5.5.2018
Kılıçdaroğlu'nun 'geniş ittifak' çağrısının hedefi Akşener, İnce'nin adaylığı İyi Parti'de beklentileri değiştirdi
24.4.2018
Dört muhalefet partisi uzlaşmaya yakın; Erdoğan'a karşı Gül'ün 'ortak adaylığı' konusunda son gelişmeler neler?
19.2.2018
Bizim 'eğer'li yalnızlığımız...
24.1.2018
Tek başına bir güçtü; gazetecilik can çekişirken Uğur Mumcu 25 yıldır yaşıyor!
29.9.2017
'Gazeteci' Alev Coşkun, 'Fethullahçı' Cumhuriyet'e karşı!
17.6.2017
CHP'ye 'sokak' ihtarları çeken iktidara bir okuma tavsiyesi: Erdoğan biyografisi
8.6.2015
25 maddede azınlık hükümeti, erken seçim, koalisyon ihtimalleri ne, Erdoğan ne yapabilir?
30.5.2015
'Kitleler güruhlaştırılıyor, toplum polisleştiriliyor, artık yarı totaliter bir rejim var!..'
13.4.2015
Bir zavallı yanaşma!..
21.03.2015
Yepyeni Türkiye: Arınç, Erdoğan'ın 'anayasa suçu' işlediği mesajını veriyor!
20.02.2015
Tacize, tecavüze, şiddete ilk taşı günahsız olan atsın!
11.02.2015
Erdoğan'a rağmen, Erdoğan'ın hoşlanmadığı, Erdoğan'ı tedirgin eden şeyler oluyor...
12.12.2014
Çekin ellerinizi gazetecilerin üzerinden!
20.11.2014
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'ı 'bedelli askerliği kaşımak'la suçluyor!
10.11.2014
'Ezilme Mustafa Karaalioğlu' diyesim var ama...
06.11.2014
40 soruda Balyoz davasında neler oldu, ne oluyor, ne olabilir?
30.10.2014
Zaman gazetesi, ÇYDD'nin burs verdiği 'fahişeleri' ve 'teröristleri' hatırlıyor mu?
27.10.2014
Erdoğan, neden 'Hrant Dink cinayeti paralel yapının işi' diyemez?
02.10.2014
Bir AİHM, iki Erdoğan; zorunlu din dersi, sorunlu matematik
25.09.2014
Doğan grubuna vergi cezasıyla kaç kuş vuruldu, yeni medya düzeni nasıl kuruldu?
12.09.2014
İnternette büyük gözaltı ve Erdoğan'ın Gül'e attığı çizik
19.08.2014
Gazeteler nüfuz kâğıdı olunca editoryal denetim ile sansür birbirine karışır
11.07.2014
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
05.06.2014
TÜSİAD-hükümet hattında ne oluyor, Sütaş'ta da vergi incelemesi mi var?
01.06.2014
Ne yaparsanız yapın, İstanbul artık Gezi Parkı'nın etrafındaki şehrin de adıdır!
11.05.2014
Tarihten güncelliğe bir soru: Başbakan 'edepli' davrandı mı?
02.05.2014
Grev gözcülüğünden devlet sözcülüğüne Erdoğan'ın hikâyesi
19.04.2014
Başbakanlık ve Köşk için iki anayasası olan Erdoğan ile Gül yol ayrımında
07.04.2014
25 soruda Cumhurbaşkanlığı seçimi; neden tartışmalı, nasıl yapılacak?
03.04.2014
TİB Başkanı'na bugünler için yargı dokunulmazlığı sağlandı!
30.03.2014
Halk aldanmaz, inandığı aydınlar aldanırsa aldanır!
28.03.2014
TİB, hangi yasal yetkiyle YouTube'u kapatabildi?
10.03.2014
Demirören'in sıvı hâli ve gözyaşının kirlenmesi
19.02.2014
İnternet yasası değişiyor, 'beyefendi gazeteciliği' ağır yaralı!
18.02.2014
Markar Esayan ve 'kepaze olmadan yaşlanmanın imkânsızlığı...'
05.02.2014
Mahkeme kararında TİB'in yayından çıkarmak istediği CHP önergesi yok!
04.02.2014
25 soruda mevcut internet yasası ve getirilmek istenen yeni düzen
01.02.2014
Yolsuzluk sorularını TBMM'nin sitesinden de kaldıracak mısınız
27.01.2014
Yasadışı kayıtlar Erdoğan'ın dilinde, yasal dinlemelerin yayını ise yasak!
20.01.2014
AKP'nin 'cemaat savcıları'na karşı vefasızlığına dair üç hikâye
30.12.2013
Şemdinli Savcısı'ndan İstanbul Savcısı'na bir memleket hikâyesi...
27.12.2013
Kabine revizyonu neler diyor, hangi bakan Erdoğan'a sürpriz yapabilir?
25.12.2013
Erdoğan 'yargıya hakaret' ve 'adil yargılamayı etkileme' suçu işliyor!
25.12.2013
Erdoğan, AKP Programı'nda yolsuzluk için hangi sözleri vermişti?
23.12.2013
Tutuklanan Halkbank Genel Müdürü için sürpriz tanıklar mı geliyor?
22.12.2013
Gazeteci sorgusunda çekilen tespih, rüşvet baskınında niye sorun oldu?
18.12.2013
18 maddede hükümet ne mesaj verdi, cemaate örgüt operasyonu yolda mı?
18.12.2013
Penguence konuşan medya ve operasyonda cemaatin rolü üzerine...
10.12.2013
Erdoğan'ın 'möbleli zindanı'ndan Erdoğan Türkiyesi'nin cezaevlerine
02.12.2013
Şırnak katliamı ve sonrasında Ankara'da neler oluyordu?
28.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
26.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
25.11.2013
'Ağzı olmayan bir çığlık' olarak Türkiye'de gazetecilik!
20.11.2013
Erdoğan-Arınç barışı, kız-erkek evlerinin denetimini rafa mı kaldırdı?
13.11.2013
Erdoğan-Arınç krizinde hangi noktadayız, istifa gündeme gelir mi?
11.11.2013
Gül: Türkiye'nin yolu bellidir, sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir!
09.11.2013
25 maddede Arınç'ın Erdoğan'a resti ne anlama geliyor, neler olabilir?
02.10.2013
Gül'ün hatırlattığı; 2014'te başbakan seçimi de yapılacak
17.09.2013
Devlet ayağa kalk; Hrant Dink davası yeniden başlıyor!
04.09.2013
MGK'nın ‘28 Şubat tutanakları’ açıklaması neden önemli?
16.08.2013
Demirtaş: Paketin alternatifi savaş, Öcalan'a göre başka fırsat olmayabilir
12.08.2013
Uzun bir Milliyet hikâyesi: Demirören Köşk'e neden gitti?
09.08.2013
Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi
05.08.2013
Ergenekon ve Amistad: Hikâye ne?
01.08.2013
35. madde değişikliği darbe girişimi ve 28 Şubat davalarını etkileyebilir mi?
25.06.2013
Erdoğan'ın bir 'marjinal' olarak portresi...
18.06.2013
Gezi Parkı eylemleri suçsa, AK Parti Programı o suçun delili sayılır!
15.06.2013
Gezi Parkı direnişi Erdoğan'ı beş noktada değiştirdi
12.06.2013
Dolmabahçe Camisi'ne asıl sığınan kim, kim hukuku ayaklar altına aldı?
03.06.2013
Neymiş; ekonomi iyiyse, habercilik kötüymüş!
02.06.2013
Bir Gezi Parkı, üç AKP!
01.06.2013
Medya da suskun, bu halkı kim kandırıyor?
31.05.2013
Gezi Parkı'ndaki ağaçlar, kendini gazeteci sanır!
27.05.2013
'Siyasi faaliyet yapanı çok şiddetle cezalandıracağım!..'
22.05.2013
Erdoğan Cumhurbaşkanlığı'na aday olduğunu dolaylı olarak duyurdu
20.05.2013
‘Hasan Cemal’ deyip iki noktayı üst üste koyunca…
10.05.2013
Fethullah Gülen 'Türkiye'de yine darbe olur mu' sorusuna ne cevap verdi?
06.05.2013
15 soruda 1 Mayıs olayları, 1 Mayıs açıklamaları, hukuk ve devlet
02.05.2013
Aktivizm değil, jurnalizm
25.04.2013
Mustafa Kemal ‘light’ bir paşa mıydı
22.04.2013
Cumhuriyet gazetesinde neler oluyor?
18.04.2013
Cemaat’in ‘özgürlük’ çıkışı ne anlama geliyor
11.04.2013
Anadil yasağı Anayasa’ya ne zaman girdi
08.04.2013
Yeni Şafak ve İlhan Cihaner'in yaptırdığı telefon dinlemeleri üzerine
28.03.2013
Her insan kendi heykelini yontar
25.03.2013
Gazeteler sizinse, gazetecilik bizimdir!
22.03.2013
15 maddede Öcalan'ın mektubu
21.03.2013
Evvel zaman içinde Milliyet
14.03.2013
Mâbeyn kâtibi
09.03.2013
Hasan Cemal sansürü Hürriyet'te de yürürlükte!
07.03.2013
Türk basın kuvvetleri işbaşında
28.02.2013
Berfo Ana ile Yaşar Büyükanıt
21.02.2013
Dikkat et, başın öne eğilmesin
19.02.2013
Devletimiz Hollanda'da lezbiyen çifti takipteyken...
14.02.2013
‘Türkiye devleti’ nasıl kuruldu
07.02.2013
Başbakan, Haberal için ne düşünüyor
31.01.2013
‘Önyargı’ örgütünün ‘yasadışı’ eylemleri
24.01.2013
Gazetecilikten ‘şovmenliğe’ Birand
17.01.2013
Dünyadan Türkiye’ye barış için dokuz madde
10.01.2013
Tansu Çiller ve Nimet Baş; tarihselliğin talihsizliği
03.01.2013
Yavaşlamazsan anlayamazsın
27.12.2012
Erdoğan gizli dinleme ve izlemeleri nasıl meşrulaştırdı
20.12.2012
Beklenmedik bir hadise
13.12.2012
Koç ve Sabancı’ya reklam tebligatı
06.12.2012
Evet Hrant, Türklük aşağılandı
29.11.2012
Kanlı liste için 18 yıl sonra gelen açıklama
22.11.2012
Darbe Komisyonu’nda Çiller hayranlığı
15.11.2012
Tansu Hanım, siz zaten bitmiştiniz
08.11.2012
Gazetecileri de konuşalım mı
01.11.2012
Darbelerin ömrü ne kadar
25.10.2012
‘Terör örgütünün önemli açıklamaları…’
18.10.2012
Ve AB raporuna medya patronları da girdi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive