Doğan AKIN

T24.Com



Bookmark and Share

Gezi Parkı direnişi Erdoğan'ı beş noktada değiştirdi


15.06.2013 - Bu Yazı 2088 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Topçu Kışlası'nın tekrar inşasına ilişkin projenin Gezi Parkı içinde protesto edilmesi 27 Mayıs''ta başladı. Gerekçe, Taksim Yayalaştırma Projesi kapsamında kaldırım genişletme inşaatı için Gezi Parkı'ndan bazı ağaçların sökülmesi – kesilmesi işinin başlamasıydı. Bir başka deyişle, genişletilecek kaldırım için Elmadağ cephesinde Gezi Parkı'nın birkaç metre içine kepçelerle girilmişti. Bu hareketliliği, Topçu Kışlası inşaatının başladığı yolunda değerlendirenler de oldu.

Belediye, Gezi Parkı'nda eylemlerin başladığı 27 Mayıs'tan 30 Mayıs'a kadar geçen üç günde, bölgede ne yapmaya çalıştığını protestoculara anlatma zahmetine girmedi. “Geldikleri gibi giderler” diye düşünülmüş olmalı ki, mesele ciddiye alınmadı.

30 Mayıs Perşembe sabahı 05:00'te, dördüncü günün sabahına kadar hiçbir şiddet eğilimi göstermemiş barışçı bir protestoda bulunan Gezi Parkı'ndaki eylemcilere gaz bombalarıyla saldırıldı, çadırlar yakıldı. Gaz bombalarıyla saldırı; Gezi Parkı'na kışla yapılmasına yöneltilen itirazın, Türkiye'nin toplumsal protesto tarihine geçen bir direnişe evrilmesine neden oldu. KONDA Araştırma'nın Gezi Parkı'ndaki eylemcilerle yaptığı anket de bunu gösteriyor. Zira parktaki eylemcilerin yüzde 49,1'i polis şiddetini görünce, yüzde 14,2'si de Başbakan'ın açıklamaları üzerine protestoya katıldıklarını söylüyor.

 

'Hayata dönüş' gazeteciliği hortladı

Geldik 31 Mayıs Cuma'ya. İlk gaz bombardımanından sonra “geldikleri gibi gitmeyenler”e saatlerce gaz bombası, tazyikli su ve coplarla müdahaleye devam edildi. Ancak polis Taksim Meydanı ile Gezi Parkı'ndaki kitleleri  kontrol altına alamadı. Aynı gün basının karşısına çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “kandırılmış, istismar edilmiş” bir kitleden söz ediyor, yanıbaşındaki İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da, gaz bombalarını “huzur ve güvenliği sağlama” gerekçesine dayandırıyordu. Malum, Türkiye bu “huzur” operasyonundan beri huzur görmedi!

Gaz bombalarıyla müdahale 1 Haziran Cumartesi sabahı saat 02:00 sularına kadar sürdü, ancak büyüyen tepkileri kontrol etmek mümkün olmayınca polis Taksim'den çekildi. Kadir Topbaş, 1 Haziran Cumartesi günü NTV'ye çıkacak, bir gün önce “kandırılmış, istismar edilmiş kitle” diye geçiştirmeye çalıştığı tepkiler nedeniyle, “bundan sonra İstanbul'daki projeleri İsbtanbullulara anlatma ve onlara sorma” sözü verecekti.

Gezi Parkı direnişinin üzerinden 18 gün geçti. Bu süreç, Türkiye medyasının da tarihine bir utanç sayfası ekledi. Bazı yayınlarda o sayfalar artıyor. 2000'lerin “hayata dönüş” medyası, bugünlerin “Gezi Parkı” medyası olarak hortlamış, alnına utanç sayfaları eklemeye devam ediyor.

Bu 18 günde en büyük kırılma kimlerin çizgisinde gözlendi, derseniz, cevap Başbakan Tayyip Erdoğan ile başlar. Görüntü sizi yanıltmasın, evet Erdoğan, hâlâ “çapulcular, vandallar” diyor, tuhaflaşan lisanından Gezi Parkı'nı da esirgemeyerek “sidik kokularından” söz ediyor, “Avrupa Parlamentosu'nun kınamasını tanımama açıklamaları” yapmaya devam ediyor. Ancak bütün bu söylemin içinde, Erdoğan'daki çizgi değişikliklerini gösteren önemli manevralar gölgeleniyor. Burada “manevra”yı, Türkiye medyasında çok sevilen “tornistan” klişesi bağlamında söylemiyorum. Aksine, bu manevraların hem Başbakan, hem de Türkiye için pozitif sonuçları olabileceğini düşünüyorum.

 

Protestolar sonrası Erdoğan'daki 5 değişiklik

Erdoğan'ın sert söylemi ve insanların giderek birbirini duymasını zorlaştıran atmosfer içinde kaybolmaması için, Gezi Parkı direnişi öncesinde, sırasında ve bugün Erdoğan'daki çizgi değişikliklerini sıralayalım:

Erdoğan, Topçu Kışlası'nın Gezi Parkı'nda tekrar inşa edileceğini duyururken, yeni binanın alışveriş merkezi olarak düzenleneceğini ilan etti. Tarih 29 Nisan 2013; yani Gezi Parkı eylemlerinden yaklaşık bir ay önce, Erdoğan'ın açıklamasını hatırlayalım:

“Taksim Gezi Alanı dedik hemen karşı çıktılar. Kışlayı yeniden yapacağız, dedik başta ana muhalefet partisi karşı çıktılar. Ben de reddinize ret dedim ve sonra retlerine ret kararı çıktı. Yahu çanak çömleği koruyorsun da oradaki tarihi kışlayı neden korumuyorsun? Denizin kenarında üç beş çanak çömlek, üç beş çatal bıçak bulunmuş onu koruyorsun da bu tarihi binayı neden korumuyorsun. O zaman ne dedik, 'olacak' dedik, şimdi oluyor. Bu tabii kışla olmayacak. AVM, belki rezidans olarak hizmet görecek.”

Erdoğan, Gezi Parkı'na gaz bombalı müdahalelerin ve direnişin ardından 1 Haziran Cumartesi günü başladığı açıklamalarında, önce AVM söylemini yumuşattı, sonra rafa kaldırdı. Erdoğan'ın yeni söylemine göre Topçu Kışlası “şehir müzesi” olarak düzenlenecekti.

Erdoğan, gaz bombalı müdahaleler ve direnişin ardından Topçu Kışlası konusunda bir noktada daha çizgi değiştirdi. 1 Haziran'da başlayan ve direnişin ilk günlerine rastlayan açıklamalarında sürekli olarak “Birkaç çapulcudan izin alacak değiliz” diyerek Topçu Kışlası'nın Gezi Parkı'na yapılacağını altını çize çize vurgulayan Erdoğan, bu konuda da farklı bir rotaya girdi. Erdoğan, bugün (14 Haziran 2013) AKP İl Başkanları Toplantısı'nda ilk kez “Biz yargı kararını bekleyeceğiz. Nihai karar olumsuzsa biz buna uyarız” dedi. Bir başka deyişle, Gezi Parkı protestolarının 18. gününde ilk kez “Topçu Kışlası'nı oraya yapacağız” demeyen, “Yargı kararını bekleyeceğiz” diyen bir Başbakan çıktı kamuoyunun karşısına.

Erdoğan'ın çizgisindeki üçüncü değişiklik, tam bu noktada göze çarpıyor. Zira Erdoğan, İstanbul 6. İdare Mahkemesi'nin 31 Mayıs Cuma günü Topçu Kışlası projesi konusunda verdiği“yürütmeyi durdurma” kararını 1 Haziran Cumartesi günü sert sözlerle eleştirmiş, eylemler sürerken verilmesini tuhaf bulduğunu vurguladığı bu yargı kararının “soru işaretleri yarattığını” öne sürmüştü. Ardından, bu kararı yok sayarak defalarca “Topçu Kışlası'nı yapacağız” demekte sakınca görmemişti. Gezi Parkı protestolarının 18. gününde, “Biz yargı kararını bekleyeceğiz. Nihai karar olumsuzsa biz buna uyarız” diyerek ilk kez kamuoyuna Topçu Kışlası'nın yapılmayabileceğini de dile getirmiş oldu. Aslında Türkiye bir hukuk devletiyse, elbette başka bir seçenek yoktu. Yargı kararına rağmen, Başbakan aksini iddia etse de, Topçu Kışlası yapılamazdı. Burada değişen yasa ve hukuk değil, Başbakan'ın söylemi oldu.

Başbakan Erdoğan'ın çizgisindeki dördüncü değişiklik, “mesaj” konusunda oldu. Malum, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gerilimin tırmanması üzerine 3 Haziran Pazartesi günü, Gezi Parkı protestoları için “İyi niyetli olarak verilen mesajların alındığının bilinmesini isterim”açıklamasını yaptı. Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik de, Twitter'daki hesabından “mesajın alındığını” duyurdu.

Erdoğan'a “mesaj alındı” açıklamaları aynı gün, hem Kuzey Afrika gezisine çıkarken havaalanında, hem de Fas'ta soruldu. Erdoğan'ın 3 Haziran Pazartesi günü verdiği cevapları hatırlayalım.

Havaalanında: Gazeteci olarak siz ne mesaj aldınız? Beş günde olanların mesajı bu mu? Ben bakanımın hangi mesajı aldığını bilmiyorum.

Fas'ta: Ben basın mensuplarına hangi mesajı aldınız bana açıklar mısınız dedim, bana herhangi bir mesajı veremediler.

Erdoğan, Gezi Parkı protestolarının sekizinci gününde hem Gül'ün, hem de Çelik'in “Mesaj alınmıştır” telkinlerine, “Hayır ben mesaj almadım. Onlar ne mesaj almış bilmiyorum” anlamına gelen bu cevapları verdi. Erdoğan'ın söyleminde “mesaj alma” konusunda gözlenen değişikliğe de, protestoların 18. gününde, bugün (14 Haziran 2013 Cuma) tanık olduk. Erdoğan, AKP İl Başkanları toplantısında “mesajı aldığını” şu ifadelerle ilan etti:

“Buradan oradaki gerçekten derdi çevre olana samimi olanlara sesleniyorum. Orada duranların niye durduklarını da anlamış değilim. Akşam gelenlere de izah ettim. Ortada başlamış bir inşaat mı var? İhalesi yapılmış bir inşaat mı var? E niye burda gelip de o şekilde durmak...  Akşam gerek Hüseyin Bey (İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu), gerek sanatçılar açıklama yaptı. Ben buradan tekrar açıklıyorum. Diyorum ki gençler artık burada duracağınız kadar durdunuz. Mesajlarınızı verdiniz. Eğer sizin mesajınız Taksim Gezi Parkı ise, bu mesaj alınmıştır ve değerlendirmesi yapılmıştır.”

Erdoğan'ın söyleminde Gezi Parkı sürecinde gözlenen beşinci değişiklik, “demokrasiyii sandıktan ibaret sayan” görüşünde oldu. Cumhurbaşkanı Gül'ün 3 Haziran Pazartesi günü “demokrasinin seçim yapmaktan ibaret olmadığı açıklamasına, aynı gün Fas'tan “Bu ifadenin önünde arkasında ne var bilmiyorum. Sandığın olmadığı bir demokratik sistem zaten söz konusu değildir.  Evet yine sandıktan geçer diyorum” cevabını veren Erdoğan, seçim yapmak dışında demokrasinin diyalog, ifade özgürlüğü, protesto hakkını kullanmak ve tahammül gerektirdiği fikrine biraz yaklaşmış görünüyor. Biliyorum, bu noktaya itiraz edenler olacaktır, ancak ben yine de Başbakan'ın ilk günlerde “bir avuç çapulcu” diye üzerlerine çarpı attığı insanlara bugün “Gençler” diye hitap etmesini, “Mesajınız alındı” demesini, “yargı kararına uyacağını” ilan etmesini, protestocuların temsilcilerini de içeren heyetlerle görüşmeler yapmasını not düşmek istiyorum.

"Bu Erdoğan değişmez" diyen Başbakan'a bakmayın, değişim Erdoğan'a da kendisini dayatıyor.

Erdoğan'ın bugün AKP İl Başkanları toplantısında yaptığı konuşma, Gezi Parkı direnişini anlamakta ilk günlerde nasıl zorlandığını göstermesi açısından da önemliydi. Zira 3 Haziran'da Fas'ta, yani Gezi Parkı direnişinin sekizinci gününde “Birkaç gün içinde tamamen normale dönecektir. Dönene kadar herhalde çözüme kavuşmuş olacaktır” diyen Erdoğan, 18. günde hâlâ devam eden eylemler karşısında “Mesaj alınmıştır. Yargı kararını bekleyecek ve ona uyacağız” deme noktasına gelmiş bulunuyor.

Gerçeklerin böyle bir huyu  var. Siz nasıl isterseniz öyle cereyan etmiyor...

 

Twitter: @DOGANAKINT24

.

Facebook Yorumları

Emlak8
2.7.2018
Hazal Özvarış söyleşileri ve şüphenin yararı; önümüze konanın ardına bakmak...
20.6.2018
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
1.6.2018
Mavi en sevdiğimiz renkti...
5.5.2018
Kılıçdaroğlu'nun 'geniş ittifak' çağrısının hedefi Akşener, İnce'nin adaylığı İyi Parti'de beklentileri değiştirdi
24.4.2018
Dört muhalefet partisi uzlaşmaya yakın; Erdoğan'a karşı Gül'ün 'ortak adaylığı' konusunda son gelişmeler neler?
19.2.2018
Bizim 'eğer'li yalnızlığımız...
24.1.2018
Tek başına bir güçtü; gazetecilik can çekişirken Uğur Mumcu 25 yıldır yaşıyor!
29.9.2017
'Gazeteci' Alev Coşkun, 'Fethullahçı' Cumhuriyet'e karşı!
17.6.2017
CHP'ye 'sokak' ihtarları çeken iktidara bir okuma tavsiyesi: Erdoğan biyografisi
8.6.2015
25 maddede azınlık hükümeti, erken seçim, koalisyon ihtimalleri ne, Erdoğan ne yapabilir?
30.5.2015
'Kitleler güruhlaştırılıyor, toplum polisleştiriliyor, artık yarı totaliter bir rejim var!..'
13.4.2015
Bir zavallı yanaşma!..
21.03.2015
Yepyeni Türkiye: Arınç, Erdoğan'ın 'anayasa suçu' işlediği mesajını veriyor!
20.02.2015
Tacize, tecavüze, şiddete ilk taşı günahsız olan atsın!
11.02.2015
Erdoğan'a rağmen, Erdoğan'ın hoşlanmadığı, Erdoğan'ı tedirgin eden şeyler oluyor...
12.12.2014
Çekin ellerinizi gazetecilerin üzerinden!
20.11.2014
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'ı 'bedelli askerliği kaşımak'la suçluyor!
10.11.2014
'Ezilme Mustafa Karaalioğlu' diyesim var ama...
06.11.2014
40 soruda Balyoz davasında neler oldu, ne oluyor, ne olabilir?
30.10.2014
Zaman gazetesi, ÇYDD'nin burs verdiği 'fahişeleri' ve 'teröristleri' hatırlıyor mu?
27.10.2014
Erdoğan, neden 'Hrant Dink cinayeti paralel yapının işi' diyemez?
02.10.2014
Bir AİHM, iki Erdoğan; zorunlu din dersi, sorunlu matematik
25.09.2014
Doğan grubuna vergi cezasıyla kaç kuş vuruldu, yeni medya düzeni nasıl kuruldu?
12.09.2014
İnternette büyük gözaltı ve Erdoğan'ın Gül'e attığı çizik
19.08.2014
Gazeteler nüfuz kâğıdı olunca editoryal denetim ile sansür birbirine karışır
11.07.2014
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
05.06.2014
TÜSİAD-hükümet hattında ne oluyor, Sütaş'ta da vergi incelemesi mi var?
01.06.2014
Ne yaparsanız yapın, İstanbul artık Gezi Parkı'nın etrafındaki şehrin de adıdır!
11.05.2014
Tarihten güncelliğe bir soru: Başbakan 'edepli' davrandı mı?
02.05.2014
Grev gözcülüğünden devlet sözcülüğüne Erdoğan'ın hikâyesi
19.04.2014
Başbakanlık ve Köşk için iki anayasası olan Erdoğan ile Gül yol ayrımında
07.04.2014
25 soruda Cumhurbaşkanlığı seçimi; neden tartışmalı, nasıl yapılacak?
03.04.2014
TİB Başkanı'na bugünler için yargı dokunulmazlığı sağlandı!
30.03.2014
Halk aldanmaz, inandığı aydınlar aldanırsa aldanır!
28.03.2014
TİB, hangi yasal yetkiyle YouTube'u kapatabildi?
10.03.2014
Demirören'in sıvı hâli ve gözyaşının kirlenmesi
19.02.2014
İnternet yasası değişiyor, 'beyefendi gazeteciliği' ağır yaralı!
18.02.2014
Markar Esayan ve 'kepaze olmadan yaşlanmanın imkânsızlığı...'
05.02.2014
Mahkeme kararında TİB'in yayından çıkarmak istediği CHP önergesi yok!
04.02.2014
25 soruda mevcut internet yasası ve getirilmek istenen yeni düzen
01.02.2014
Yolsuzluk sorularını TBMM'nin sitesinden de kaldıracak mısınız
27.01.2014
Yasadışı kayıtlar Erdoğan'ın dilinde, yasal dinlemelerin yayını ise yasak!
20.01.2014
AKP'nin 'cemaat savcıları'na karşı vefasızlığına dair üç hikâye
30.12.2013
Şemdinli Savcısı'ndan İstanbul Savcısı'na bir memleket hikâyesi...
27.12.2013
Kabine revizyonu neler diyor, hangi bakan Erdoğan'a sürpriz yapabilir?
25.12.2013
Erdoğan 'yargıya hakaret' ve 'adil yargılamayı etkileme' suçu işliyor!
25.12.2013
Erdoğan, AKP Programı'nda yolsuzluk için hangi sözleri vermişti?
23.12.2013
Tutuklanan Halkbank Genel Müdürü için sürpriz tanıklar mı geliyor?
22.12.2013
Gazeteci sorgusunda çekilen tespih, rüşvet baskınında niye sorun oldu?
18.12.2013
18 maddede hükümet ne mesaj verdi, cemaate örgüt operasyonu yolda mı?
18.12.2013
Penguence konuşan medya ve operasyonda cemaatin rolü üzerine...
10.12.2013
Erdoğan'ın 'möbleli zindanı'ndan Erdoğan Türkiyesi'nin cezaevlerine
02.12.2013
Şırnak katliamı ve sonrasında Ankara'da neler oluyordu?
28.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
26.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
25.11.2013
'Ağzı olmayan bir çığlık' olarak Türkiye'de gazetecilik!
20.11.2013
Erdoğan-Arınç barışı, kız-erkek evlerinin denetimini rafa mı kaldırdı?
13.11.2013
Erdoğan-Arınç krizinde hangi noktadayız, istifa gündeme gelir mi?
11.11.2013
Gül: Türkiye'nin yolu bellidir, sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir!
09.11.2013
25 maddede Arınç'ın Erdoğan'a resti ne anlama geliyor, neler olabilir?
02.10.2013
Gül'ün hatırlattığı; 2014'te başbakan seçimi de yapılacak
17.09.2013
Devlet ayağa kalk; Hrant Dink davası yeniden başlıyor!
04.09.2013
MGK'nın ‘28 Şubat tutanakları’ açıklaması neden önemli?
16.08.2013
Demirtaş: Paketin alternatifi savaş, Öcalan'a göre başka fırsat olmayabilir
12.08.2013
Uzun bir Milliyet hikâyesi: Demirören Köşk'e neden gitti?
09.08.2013
Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi
05.08.2013
Ergenekon ve Amistad: Hikâye ne?
01.08.2013
35. madde değişikliği darbe girişimi ve 28 Şubat davalarını etkileyebilir mi?
25.06.2013
Erdoğan'ın bir 'marjinal' olarak portresi...
18.06.2013
Gezi Parkı eylemleri suçsa, AK Parti Programı o suçun delili sayılır!
15.06.2013
Gezi Parkı direnişi Erdoğan'ı beş noktada değiştirdi
12.06.2013
Dolmabahçe Camisi'ne asıl sığınan kim, kim hukuku ayaklar altına aldı?
03.06.2013
Neymiş; ekonomi iyiyse, habercilik kötüymüş!
02.06.2013
Bir Gezi Parkı, üç AKP!
01.06.2013
Medya da suskun, bu halkı kim kandırıyor?
31.05.2013
Gezi Parkı'ndaki ağaçlar, kendini gazeteci sanır!
27.05.2013
'Siyasi faaliyet yapanı çok şiddetle cezalandıracağım!..'
22.05.2013
Erdoğan Cumhurbaşkanlığı'na aday olduğunu dolaylı olarak duyurdu
20.05.2013
‘Hasan Cemal’ deyip iki noktayı üst üste koyunca…
10.05.2013
Fethullah Gülen 'Türkiye'de yine darbe olur mu' sorusuna ne cevap verdi?
06.05.2013
15 soruda 1 Mayıs olayları, 1 Mayıs açıklamaları, hukuk ve devlet
02.05.2013
Aktivizm değil, jurnalizm
25.04.2013
Mustafa Kemal ‘light’ bir paşa mıydı
22.04.2013
Cumhuriyet gazetesinde neler oluyor?
18.04.2013
Cemaat’in ‘özgürlük’ çıkışı ne anlama geliyor
11.04.2013
Anadil yasağı Anayasa’ya ne zaman girdi
08.04.2013
Yeni Şafak ve İlhan Cihaner'in yaptırdığı telefon dinlemeleri üzerine
28.03.2013
Her insan kendi heykelini yontar
25.03.2013
Gazeteler sizinse, gazetecilik bizimdir!
22.03.2013
15 maddede Öcalan'ın mektubu
21.03.2013
Evvel zaman içinde Milliyet
14.03.2013
Mâbeyn kâtibi
09.03.2013
Hasan Cemal sansürü Hürriyet'te de yürürlükte!
07.03.2013
Türk basın kuvvetleri işbaşında
28.02.2013
Berfo Ana ile Yaşar Büyükanıt
21.02.2013
Dikkat et, başın öne eğilmesin
19.02.2013
Devletimiz Hollanda'da lezbiyen çifti takipteyken...
14.02.2013
‘Türkiye devleti’ nasıl kuruldu
07.02.2013
Başbakan, Haberal için ne düşünüyor
31.01.2013
‘Önyargı’ örgütünün ‘yasadışı’ eylemleri
24.01.2013
Gazetecilikten ‘şovmenliğe’ Birand
17.01.2013
Dünyadan Türkiye’ye barış için dokuz madde
10.01.2013
Tansu Çiller ve Nimet Baş; tarihselliğin talihsizliği
03.01.2013
Yavaşlamazsan anlayamazsın
27.12.2012
Erdoğan gizli dinleme ve izlemeleri nasıl meşrulaştırdı
20.12.2012
Beklenmedik bir hadise
13.12.2012
Koç ve Sabancı’ya reklam tebligatı
06.12.2012
Evet Hrant, Türklük aşağılandı
29.11.2012
Kanlı liste için 18 yıl sonra gelen açıklama
22.11.2012
Darbe Komisyonu’nda Çiller hayranlığı
15.11.2012
Tansu Hanım, siz zaten bitmiştiniz
08.11.2012
Gazetecileri de konuşalım mı
01.11.2012
Darbelerin ömrü ne kadar
25.10.2012
‘Terör örgütünün önemli açıklamaları…’
18.10.2012
Ve AB raporuna medya patronları da girdi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive