Doğan AKIN

T24.Com



Bookmark and Share

Ergenekon ve Amistad: Hikâye ne?


05.08.2013 - Bu Yazı 1968 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 12 Haziran 2007'de Trabzon'da jandarmaya yapılan bir ihbar üzerine Ümraniye'de bir eve yapılan baskınla başlayan Ergenekon sürecine ilşkin davada yerel mahkemede karar aşamasına gelindi. Binlerce sayfalık iddianameler ve dokümanları binlerce sayfa tutan dosyaların birleştirilmesiyle ortaya çıkan devasa bir davada gerçeği arıyoruz. Kamuoyunu ikiye bölen, iktidarıyla, muhalefetiyle iki tarafın da iyi bir sınav veremediği ve yargının tavrının sorgulandığı bir davada her mahallenin gözünü kırpmadan kıydığı, itip kaktığı, porsiyonlara ayırıp çarpıttğı "gerçek"ten söz ediyorum.

Peki bu mümkün mü?

Ergenekon davası, güncel gelişmelerin yanı sıra Türkiye'nin "geçmiş"le işinin bitmediğini gösteren bir hesaplaşmanın da aynası olarak bu soruyu önümüze koyuyor. Türkiye'de insanlar adaletle ilişkisini sadece adaletin hayali üzerinden kurabiliyorsa, bu sonucun üzerinde iktidardan muhalefete, yargıdan medyaya kadar herkes parmak izlerini bulabilir.

İnsanlar, içinde bulunduğu duruma karşı sorumluluk duymuyorsa, o durumu değiştiremez. Ergenekon davasını; seçilmişlere müdahale planlarından adil yargılanma haklarının ihlaline, tutuklama ezberinden yargıya müdahale belirtilerine uzanan her aşamada, bu ülkede bir daha yaşanmaması gereken bir süreç gibi de okumalıyız. Yaklaşık altı yıldır tanık olduklarımızı "rastlantının çevirdiği dolaplar"dan ibaret sayıp, "ne oluyorsa başka türlüsü olamadığı içindir" diyerek gözlerimizi gerçeklere kapatmak istemiyorsak yapmalıyız bunu.

Roland Barthes, "Mantık, birbiri dışında diller bulunduğunu varsayar" der. Evet, Ergenekon sürecine, bazı somut olgular, somut bulguların yanı sıra her kesim kendi çektiği sıkıntılardan, acılardan da baktı. Her mahalle kendi lisanında konuştu, hiçbir mahalle diğerini duymadı. Sonuç; Ergenekon sürecinde yargılananlar için "herkes suçlu" ve "hiç kimse suçlu değil" kutuplaşması oldu. Gerçeğin eğilip büküldüğü, mantığın bir su gibi bile sızamadığı tartışmalar yaşadık.

 

Tarihsellik talihsizliğe dönmesin

Evet, Ergenekon süreci, Türkiye açısından tarihi önemi olan bir davayı karşımıza koydu. Türkiye'de darbe ve müdahale eğilimleri, daha sonra başlayan ancak yerel mahkemede daha önce biten Balyoz'la birlikte ilk kez Ergenekon davasında sivil yargıda ele alınıyor. Ancak bu tarihsellik talihsizliğe dönüşmemeli. Tarihsel olanın gözümüze sıktığı ışık, diğer gerçekleri görmemizi engellememeli.

Peki nedir diğer gerçekler?

En başta yılları bulan tutukluluk süreleri. Bir mahkeme, yaklaşık beş yıl boyunca her ay tahliye talebini reddettiği insanlar hakkında beraat kararı verebilir mi? Beraat kararı vererek "neden yıllardır tahliye taleplerini reddettin" sorusuna muhatap olmayı göze alabilir mi? Bu gerçek; böylesine tarihsel bir davada daha hüküm verilmeden önce tutuklu yargılanan herkesin cezalandırılacağı gerçeğini ortaya koyuyorsa neyle karşı karşıyayız; yargıyla mı, önyargıyla mı?

Anayasa Mahkemesi, karar aşamasına gelinmeden hemen önce Ergenekon davasının da odağını oluşturan "terör" suçlarında tutukluluk sürelerini 10 yıla uzatan düzenlemeyi, "10 yıllık tutukluluk süresi, demokratik bir hukuk devletinde kabul edilemeyecek kadar uzun bir süredir. Tutuklama cezaya dönüşecek şekilde orantısız ve ölçüsüz uygulanamaz. Tutuklamadan sağlanacak yararla, kişi özgürlüğü arasında makul denge olmalıdır. Bu denge, 10 yıllık tutukluluk uygulamasıyla kişi özgürlüğü aleyhine bozulmuştur" gerekçesiyle Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Ancak, yeni düzenleme için parlamentoya bir yıl süre tanındı, yani iptal edilen düzenlemenin bir yıl daha yürürlükte kalması sağlandı. Yüksek mahkeme "kamu düzenini ihlal edici sonuçlar doğuracağı" gerekçesiyle bir yıl süre öngördüğünü kayıtlara geçirdi. Bir başka deyişle, uzun tutukluluğu demokratik hukuk devleti ve kişi özgürlüğüne aykırı bulan mahkeme, "kamu düzeni için" eski düzene bir yıl daha göz yumdu.

Başka gerçekler de var. Örneğin, Ergenekon sürecinde açılan Oda TV davası kapsamında gazeteci Ahmet Şık ve Nedim Şener'in, yazdıkları kitaplar nedeniyle tam 376 gün tutuklanmaları. Ve bu tutuklamanın "açıklanması mümkün olmayan delillere" dayandırılması. Ve aylar sonra iddianame açıkandığında "açıklanması mümkün olmayan hiçbir delil"e rastlanmaması! Ve Başbakanı'ın, bu iki gazetecinin tahliye talepleri mahkemeler önündeyken"bombadan tesirli kitaplar olduğunu" öne sürebilmesi!

Evet, siyaset-yargı ilişkisinin alabildiğine sorunlu yaşandığı bir süreç de oldu Balyoz ve Ergenekon. Deniz Baykal ana muhalefet partisinin lideri olarak Ergenekon'un "avukatı", Başbakan Tayyip Erdoğan da "savcısı" olduğunu söyleyebildi örneğin.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi Oktay Kuban, Balyoz soruşturmasında “nöbetçi hâkim” olarak Çetin Doğan’ın da aralarında bulunduğu 19 kişiyi 1 Nisan 2010’da tahliye edince Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'ün neler söylediğini hatırlayın. Ergün, karardan üç gün sonra, 4 Nisan 2010'da, AKP Bursa İl Başkanlığı’nın toplantısında“Görüyoruz ki çeteler, sadece çete değilmiş, sadece çete ve avukatından oluşmuyormuş. Meğersem çetenin medyası, rektörü varmış. Maalesef çetenin nöbetçi hâkimi, savcısı oluyor” diyebilmişti.

Ceza Muhakemeleri Kanunu'ndaki soruşturma olanaklarından da yararlanmak üzere her şüphelinin "terör"le suçlanması, kendisini sürecin savcısı olarak gören Başbakan'ı da isyan ettirecek bir ölçüyle İlker Başbuğ'un Genelkurmay Başkanı olarak "terör örgütü lideri" addedilmesi, tanıklıkları talep edilen çok sayıda ismim mahkemeye getirilmemesi, tutukluluk koşulları da bu sürecin gerçekleri…

Hükümete müdahale hevesleriyle planların yapıldığı dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün bile generallerin (Aytaç Yalman) kendisinden hükümete muhtıra vermesini talep ettiği bir sürecin sivil mahkemelerde yargılanması elbette tarihsel. Kimse, bazı generallerin seçimden çıkmış hükümeti görevden uzaklaştırma hayalleriyle hareket etmediğini öne sürmesin. Ama kimse de, bu tarihsel süreçte büyük hatalar da yapıldığını inkar etmesin.

Evet; çok hırpalanmış, çekiştirilmiş, itilip kakılmış, her cephede ayıklanmış gerçeği arıyoruz. Bu dava geçmişin acılarıyla bugün yargılanan insanlar üzerinden hesaplaşmanın değil, somut olgu ve olaylarla bizi adalete inandırmanın davası olacaksa eğer, sadece gerçeği arıyoruz. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ve sonrasında davanın gideceği Yargıtay'da görev yapan hakimler; bu gerçeği bulmalı ve yıllardır yargılanan insanlara, sanıkların yakınlarına, davanın her iki tarafında adalet arayanlara, velhasıl hepimize göstermeliler.

Bu mümkün olabilecek mi? Göreceğiz. Hükmü yargı mı, yoksa yine tarih mi verecek, göreceğiz.

 

O insanların hikâyeleri ne? 

Amistad, tarihsel bir yargılamanın filmidir. Steven Spielberg'ün yönettiği film, Batı Afrika'dan kaçırılan kölelerin gemilerle yapılan sevkıyatının Amerika'daki yargılamasını anlatır. 1839'da La Amistad adlı gemide isyan eden köleler bir süre sonra tekrar yakalanır ve ABD'de yargılanırlar. İlk yargılama sırasında hakimin ve jürinin köleleri serbest bırakma eğilimi üzerine İspanya Krallığı ile ilişkilerin bozulacağı ve "köle düzeninin katkıları" konusunda uyarılan Başkan (Martin Van Buren) jüriyi görevden alır ve davaya "kariyeri arkasında değil, önünde bulunan" genç bir hakim atar. Ancak sonuç değişmez, genç hakimin kararı da köleler için özgürlük olur. Dava temyiz edilp yüksek mahkemeye gidince savunma tarafından Joadson (Morgan Freeman), eski Başkan ve avukat olan, dava sırasında Temsilciler Meclisi'nde Massachusetts eyaletini temsil eden John Quincy Adams'tan (Antony Hopkins)  destek ister. Bu görüşme sırasında Joadsan ile Adams arasında şu konuşma geçer:

Joadson: Yürütme ve yargı kuvvetlerinin ayrı olduğu fikrine kapılmış olmaktan utanıyorum.

Adams: (Çiçek ve toprağı ima ederek elinde tuttuğu saksıyı kaldırır) Bunlar kadar ayrıdır, bunlar kadar ayrı!

Joadson: Bu davayla siz ilgileniyor olsaydınız ne yapardınız?

Adams: Ama ben ilgilenmiyorum. Bunun için Tanrı'ya şükürler ediyorum.

Joadson: Ya ilgileniyor olsaydınız?.. Ne yapardınız?

Adams: Avukat olduğum dönemde, yani uzun zaman önce, yani pek çok deneme ve yanılmanın ardından anladım ki, bir mahkemede en iyi hikâyeyi anlatan kişi kazanır. Avukatların aksine, size bu fikri bedava veriyorum!

Joadson: Teşekkürler, izninizle...

Adams: Bu arada onların hikâyesi nedir?

Joadson: Batı Afrikalı.

Adams: Hayır hikâyeleri ne? Bay Joadson, siz nerelisiniz?

Joadson: Georgia efendim.

Adams: Bu ne olduğunuzu özetler mi? Bir Georgialı, hikâyeniz bu mu? Hayır! Eskiden köleydiniz, hayatınızı köleliğin kaldırılmasına ve bu arada büyük zorlukları aşmaya adadınız. Sizin hikâyeniz bu değil mi?.. Onlar Afrikalı, tebrikler! Bilmediğiniz ve öğrenmek için en ufak çaba göstermediğiniz şey ise onların kim olduğu. Değil mi? (Yerdeki saksıyı gölgeden güneşe doğru itekler)

Evet, bütün bu tartışma ve toplumu ikiye bölen kutuplaşma içinde Ergenekon davasında yargılanan insanların hikâyeleri ne? Yargı, bu hikâyelerde saklı gerçeği ve adaleti, her şeyden önce bu ülkenin geleceğine borçlu…

 

Twitter: @DOGANAKINT24

.

Facebook Yorumları

Emlak8
2.7.2018
Hazal Özvarış söyleşileri ve şüphenin yararı; önümüze konanın ardına bakmak...
20.6.2018
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
1.6.2018
Mavi en sevdiğimiz renkti...
5.5.2018
Kılıçdaroğlu'nun 'geniş ittifak' çağrısının hedefi Akşener, İnce'nin adaylığı İyi Parti'de beklentileri değiştirdi
24.4.2018
Dört muhalefet partisi uzlaşmaya yakın; Erdoğan'a karşı Gül'ün 'ortak adaylığı' konusunda son gelişmeler neler?
19.2.2018
Bizim 'eğer'li yalnızlığımız...
24.1.2018
Tek başına bir güçtü; gazetecilik can çekişirken Uğur Mumcu 25 yıldır yaşıyor!
29.9.2017
'Gazeteci' Alev Coşkun, 'Fethullahçı' Cumhuriyet'e karşı!
17.6.2017
CHP'ye 'sokak' ihtarları çeken iktidara bir okuma tavsiyesi: Erdoğan biyografisi
8.6.2015
25 maddede azınlık hükümeti, erken seçim, koalisyon ihtimalleri ne, Erdoğan ne yapabilir?
30.5.2015
'Kitleler güruhlaştırılıyor, toplum polisleştiriliyor, artık yarı totaliter bir rejim var!..'
13.4.2015
Bir zavallı yanaşma!..
21.03.2015
Yepyeni Türkiye: Arınç, Erdoğan'ın 'anayasa suçu' işlediği mesajını veriyor!
20.02.2015
Tacize, tecavüze, şiddete ilk taşı günahsız olan atsın!
11.02.2015
Erdoğan'a rağmen, Erdoğan'ın hoşlanmadığı, Erdoğan'ı tedirgin eden şeyler oluyor...
12.12.2014
Çekin ellerinizi gazetecilerin üzerinden!
20.11.2014
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'ı 'bedelli askerliği kaşımak'la suçluyor!
10.11.2014
'Ezilme Mustafa Karaalioğlu' diyesim var ama...
06.11.2014
40 soruda Balyoz davasında neler oldu, ne oluyor, ne olabilir?
30.10.2014
Zaman gazetesi, ÇYDD'nin burs verdiği 'fahişeleri' ve 'teröristleri' hatırlıyor mu?
27.10.2014
Erdoğan, neden 'Hrant Dink cinayeti paralel yapının işi' diyemez?
02.10.2014
Bir AİHM, iki Erdoğan; zorunlu din dersi, sorunlu matematik
25.09.2014
Doğan grubuna vergi cezasıyla kaç kuş vuruldu, yeni medya düzeni nasıl kuruldu?
12.09.2014
İnternette büyük gözaltı ve Erdoğan'ın Gül'e attığı çizik
19.08.2014
Gazeteler nüfuz kâğıdı olunca editoryal denetim ile sansür birbirine karışır
11.07.2014
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
05.06.2014
TÜSİAD-hükümet hattında ne oluyor, Sütaş'ta da vergi incelemesi mi var?
01.06.2014
Ne yaparsanız yapın, İstanbul artık Gezi Parkı'nın etrafındaki şehrin de adıdır!
11.05.2014
Tarihten güncelliğe bir soru: Başbakan 'edepli' davrandı mı?
02.05.2014
Grev gözcülüğünden devlet sözcülüğüne Erdoğan'ın hikâyesi
19.04.2014
Başbakanlık ve Köşk için iki anayasası olan Erdoğan ile Gül yol ayrımında
07.04.2014
25 soruda Cumhurbaşkanlığı seçimi; neden tartışmalı, nasıl yapılacak?
03.04.2014
TİB Başkanı'na bugünler için yargı dokunulmazlığı sağlandı!
30.03.2014
Halk aldanmaz, inandığı aydınlar aldanırsa aldanır!
28.03.2014
TİB, hangi yasal yetkiyle YouTube'u kapatabildi?
10.03.2014
Demirören'in sıvı hâli ve gözyaşının kirlenmesi
19.02.2014
İnternet yasası değişiyor, 'beyefendi gazeteciliği' ağır yaralı!
18.02.2014
Markar Esayan ve 'kepaze olmadan yaşlanmanın imkânsızlığı...'
05.02.2014
Mahkeme kararında TİB'in yayından çıkarmak istediği CHP önergesi yok!
04.02.2014
25 soruda mevcut internet yasası ve getirilmek istenen yeni düzen
01.02.2014
Yolsuzluk sorularını TBMM'nin sitesinden de kaldıracak mısınız
27.01.2014
Yasadışı kayıtlar Erdoğan'ın dilinde, yasal dinlemelerin yayını ise yasak!
20.01.2014
AKP'nin 'cemaat savcıları'na karşı vefasızlığına dair üç hikâye
30.12.2013
Şemdinli Savcısı'ndan İstanbul Savcısı'na bir memleket hikâyesi...
27.12.2013
Kabine revizyonu neler diyor, hangi bakan Erdoğan'a sürpriz yapabilir?
25.12.2013
Erdoğan 'yargıya hakaret' ve 'adil yargılamayı etkileme' suçu işliyor!
25.12.2013
Erdoğan, AKP Programı'nda yolsuzluk için hangi sözleri vermişti?
23.12.2013
Tutuklanan Halkbank Genel Müdürü için sürpriz tanıklar mı geliyor?
22.12.2013
Gazeteci sorgusunda çekilen tespih, rüşvet baskınında niye sorun oldu?
18.12.2013
18 maddede hükümet ne mesaj verdi, cemaate örgüt operasyonu yolda mı?
18.12.2013
Penguence konuşan medya ve operasyonda cemaatin rolü üzerine...
10.12.2013
Erdoğan'ın 'möbleli zindanı'ndan Erdoğan Türkiyesi'nin cezaevlerine
02.12.2013
Şırnak katliamı ve sonrasında Ankara'da neler oluyordu?
28.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
26.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
25.11.2013
'Ağzı olmayan bir çığlık' olarak Türkiye'de gazetecilik!
20.11.2013
Erdoğan-Arınç barışı, kız-erkek evlerinin denetimini rafa mı kaldırdı?
13.11.2013
Erdoğan-Arınç krizinde hangi noktadayız, istifa gündeme gelir mi?
11.11.2013
Gül: Türkiye'nin yolu bellidir, sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir!
09.11.2013
25 maddede Arınç'ın Erdoğan'a resti ne anlama geliyor, neler olabilir?
02.10.2013
Gül'ün hatırlattığı; 2014'te başbakan seçimi de yapılacak
17.09.2013
Devlet ayağa kalk; Hrant Dink davası yeniden başlıyor!
04.09.2013
MGK'nın ‘28 Şubat tutanakları’ açıklaması neden önemli?
16.08.2013
Demirtaş: Paketin alternatifi savaş, Öcalan'a göre başka fırsat olmayabilir
12.08.2013
Uzun bir Milliyet hikâyesi: Demirören Köşk'e neden gitti?
09.08.2013
Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi
05.08.2013
Ergenekon ve Amistad: Hikâye ne?
01.08.2013
35. madde değişikliği darbe girişimi ve 28 Şubat davalarını etkileyebilir mi?
25.06.2013
Erdoğan'ın bir 'marjinal' olarak portresi...
18.06.2013
Gezi Parkı eylemleri suçsa, AK Parti Programı o suçun delili sayılır!
15.06.2013
Gezi Parkı direnişi Erdoğan'ı beş noktada değiştirdi
12.06.2013
Dolmabahçe Camisi'ne asıl sığınan kim, kim hukuku ayaklar altına aldı?
03.06.2013
Neymiş; ekonomi iyiyse, habercilik kötüymüş!
02.06.2013
Bir Gezi Parkı, üç AKP!
01.06.2013
Medya da suskun, bu halkı kim kandırıyor?
31.05.2013
Gezi Parkı'ndaki ağaçlar, kendini gazeteci sanır!
27.05.2013
'Siyasi faaliyet yapanı çok şiddetle cezalandıracağım!..'
22.05.2013
Erdoğan Cumhurbaşkanlığı'na aday olduğunu dolaylı olarak duyurdu
20.05.2013
‘Hasan Cemal’ deyip iki noktayı üst üste koyunca…
10.05.2013
Fethullah Gülen 'Türkiye'de yine darbe olur mu' sorusuna ne cevap verdi?
06.05.2013
15 soruda 1 Mayıs olayları, 1 Mayıs açıklamaları, hukuk ve devlet
02.05.2013
Aktivizm değil, jurnalizm
25.04.2013
Mustafa Kemal ‘light’ bir paşa mıydı
22.04.2013
Cumhuriyet gazetesinde neler oluyor?
18.04.2013
Cemaat’in ‘özgürlük’ çıkışı ne anlama geliyor
11.04.2013
Anadil yasağı Anayasa’ya ne zaman girdi
08.04.2013
Yeni Şafak ve İlhan Cihaner'in yaptırdığı telefon dinlemeleri üzerine
28.03.2013
Her insan kendi heykelini yontar
25.03.2013
Gazeteler sizinse, gazetecilik bizimdir!
22.03.2013
15 maddede Öcalan'ın mektubu
21.03.2013
Evvel zaman içinde Milliyet
14.03.2013
Mâbeyn kâtibi
09.03.2013
Hasan Cemal sansürü Hürriyet'te de yürürlükte!
07.03.2013
Türk basın kuvvetleri işbaşında
28.02.2013
Berfo Ana ile Yaşar Büyükanıt
21.02.2013
Dikkat et, başın öne eğilmesin
19.02.2013
Devletimiz Hollanda'da lezbiyen çifti takipteyken...
14.02.2013
‘Türkiye devleti’ nasıl kuruldu
07.02.2013
Başbakan, Haberal için ne düşünüyor
31.01.2013
‘Önyargı’ örgütünün ‘yasadışı’ eylemleri
24.01.2013
Gazetecilikten ‘şovmenliğe’ Birand
17.01.2013
Dünyadan Türkiye’ye barış için dokuz madde
10.01.2013
Tansu Çiller ve Nimet Baş; tarihselliğin talihsizliği
03.01.2013
Yavaşlamazsan anlayamazsın
27.12.2012
Erdoğan gizli dinleme ve izlemeleri nasıl meşrulaştırdı
20.12.2012
Beklenmedik bir hadise
13.12.2012
Koç ve Sabancı’ya reklam tebligatı
06.12.2012
Evet Hrant, Türklük aşağılandı
29.11.2012
Kanlı liste için 18 yıl sonra gelen açıklama
22.11.2012
Darbe Komisyonu’nda Çiller hayranlığı
15.11.2012
Tansu Hanım, siz zaten bitmiştiniz
08.11.2012
Gazetecileri de konuşalım mı
01.11.2012
Darbelerin ömrü ne kadar
25.10.2012
‘Terör örgütünün önemli açıklamaları…’
18.10.2012
Ve AB raporuna medya patronları da girdi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive