Doğan AKIN

T24.Com



Bookmark and Share

Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi


09.08.2013 - Bu Yazı 1982 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hüseyin Çelik 1959'da Van'ın Gürpınar ilçesinde doğdu. 1983'te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi. Aynı yıl, Van Yüzüncü Yıl Üiversitesi'ne asistan olarak girdi. 1987'de İstanbul Üniversitesi'ne geçti, ancak daha sonra tekrar Van'a döndü, 100. Yıl Üniversitesi'nde önce yardımcı doçent, sonra doçent oldu. Çelik'in “Yeni Osmanlılar”, edebiyat ve siyasi akımlar üzerine çalışmaları var.

Süleyman Demirel'in Adalet Partisi'nde başlayan siyasi hayatı Çelik'i Tansu Çiller'in Doğru Yol Partisi'nde Van Milletvekili yaptı. Çelik daha sonra AKP kurucuları arasında yer aldı, AKP hükümetlerinde Kültür ve Milli Eğitim bakanlıkları yaptı. Halen AKP'de tanıtım ve medyadan sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyor.

Tayyip Erdoğan'ın AKP'deki 14 yardımcısından biri olan Hüseyin Çelik, çarşamba günü “AK Parti Sözcüsü” olarak basının karşısına çıktı, kameralar önünde konuşmaya olan iştahını bir kez daha esirgemedi ve Ergenekon davasındaki kararlar hakkında uzun açıklamalarda bulundu. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ağır cezalar verdiği sanıklar için sürecin bitmediğini, temyiz makamı olan Yargıtay'a itirazdan Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bireysel başvuruya kadar uzanan yeni bir süreç başlayacağını vurgulayan Çelik, “Daha hukuki süreç bitmiş değil, son söz söylenmiş, son nokta konulmuş değil, son hüküm tesis edilmiş değil” dedi.

Ancak bunları söyleyen Hüseyin Çelik, hemen ardından Ergenekon davası için kesin hüküm de ilan etti. Çelik'in sözlerini, AKP'nin resmi internet sitesinden hatırlayalım:

"Ergenekoncular tutukluğundan beri Türkiye'de faili meçhul, siyasi cinayet yok. Devlet adına infaz yok. Gözaltında kaybolmalar da yok. Bu bir şey anlatmıyor mu insanlara? Siz halkın aklıyla alay mı ediyorsunuz?”

Çelik'in aynı konuşmada yan yana getirebildiği iki yaklaşımdan şu çıkıyordu:

Evet karar daha kesinleşmedi, ama Yargıtay en azından bazı sanıklar lehine yerel mahkemenin kararını bozarsa, “faili meçhul cinayetlerin faillerini, devlet adına cinayet işleyenleri, gözaltına alınan insanları kaybedenleri” korumuş olur!

Birbirini tanımayan insanların da aynı örgütün elemanı gibi cezalandırıldığına ilişkin yorumlara da cevabı vardı Çelik'in. Bu konuda “Ergenekon'un atipik bir terör örgütü olduğunu” söyledi, "Yeryüzünde hiçbir örgütün bütün mensupları yüzyüze gelmez, telefonla konuşmaları da şart değildir” dedi.

Velhasıl AKP Sözcüsü, hem yargı kararının kesinleşmediğini, hem de “atipik terör örgütü Ergenekon”un yöneticisi ve üyesi olmakla suçlanan insanların faili meçhul cinayetlerin failleri olduğunu söylüyordu.

 

Van'da bir 'kaçakçılık ve yolsuzluk' operasyonu

 

Bunları, Ergenekon davası üzerine bir değerlendirme daha yapmak için hatırlatmadım. Zira, bu ülkede askerin siyasete müdahale ve darbe heveslerini de, yeri geldiğinde her türlü vesayetin aracı olabilen bir yargı sistemimiz olduğunu da biliyoruz. Çelik'in sözlerini, Çelik'in memleketinden bir hikâyeyi hatırlatmak için özetledim.

Daha önce de bu köşede yazdığım, unutturulmak istenen acı ve utanç dolu bu hikâyeden söz ediyorum.  Belki bu hikâye, “örgüt uzmanı” da olduğunu anladığımız AKP Sözcüsü'nü henüz hakkındaki yargılama devam eden insanlar hakkında konuşmadan önce bir kez daha düşündürür.

Nisan 2005'te Van Başsavcılığı'na gelen ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) alımlarında yolsuzluk yapıldığı iddiasını içeren imzasız bir ihbar mektubu işleme konmadı. Zira, YÖK'ten yargılama izni çıkmamış, bu nedenle savcılık da "görevsizlik" kararı vermişti. 

Ancak aynı ihbar, Haziran 2005'te bu kez “özel yetkili savcı” olarak dosyaya bakan Ferhat Sarıkaya tarafından, yargılama için YÖK izni gerektirmeyen "çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu" iddiasıyla işleme kondu. (Evet, Şemdinli savcısı olarak “iyi çocuklar”ın bombaladığı Umut Kitabevi iddianamesinde generalleri suçlayınca meslekten atılan Sarıkaya).

Sarıkaya'nın soruşturmasında dönemin YYÜ Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın ile üniversite yönetimi 25 milyon dolarlık tıbbi malzeme alımında yolsuzluk yapmakla suçlanıyordu. YYÜ Genel Sekreter Yardımcısı Enver Arpalı'nın Haziran 2005'te tutuklanmasının ardından temmuz ayında, o sırada yurtdışında bulunan Prof. Aşkın'ın evine 13 saat süren bir baskın yapıldı. İkinci suçlama "tarihi eser kaçakçılığı"ydı. 

Prof. Aşkın, yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak 14 Ekim 2005'te tutuklandı. "Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, bazı öğretim üyelerini sürgüne göndermek, fişleme yapmak"la suçlanan Aşkın hakkında 3 bin yıla kadar hapis istemiyle açılan dava, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. İlk duruşmada reddedilen tahliye talebi, 15 gün sonraki ikinci duruşmada, yani tutuklamadan 76 gün sonra kabul edildi. 

Prof. Aşkın, tahliye kararı verildiğinde kapısında asker ve polisin nöbet tuttuğu, pencerelerine demir parmaklık takılan "mahkûm koğuşu"nda tedavi görüyordu. 

Tahliyeden sonra YÖK'ten Van'a gönderilen özel heyet, yolsuzluk iddialarının asılsız olduğunu tespit etti. Özel yetkili Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi de, 2 yıl önce vermeyi reddettiği "görevsizlik" kararını Haziran 2007'de verdi, "suç örgütünün varlığından söz edilemeyeceğine" hükmetti ve dosyayı “özel yetkisiz” Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. 

Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi de, 33 ay boyunca yapılan başvurulara rağmen işletilmeyen süreci işletti ve "sanıkların yargılanması için YÖK'ün izni gerektiğine" karar verdi. Böylece dosya "yargılama izni" verilmesi için, üniversitede aylar önce yolsuzluk yapılmadığını saptayan YÖK'e gönderildi!

 

Yolsuzluk yoktu, ama onur vardı

 

Sonuç olarak Ferhat Sarıkaya'nın “özel yetkili savcı” olarak başlattığı soruşturma, yaptırdığı baskınlar ve açtığı davaya karşın üniversitede ne tek kuruşluk yolsuzluğa rastlandı, ne de tarihi eser kaçakçılığına.

Ama arada, önemli şeyler oldu. Suçlamaları onuruna yediremeyen ve dört ay boyunca duruşmaya çıkamayan YYÜ Genel Sekreter Yardımcısı Enver Arpalı "Bu lekeyle yaşayamam" diyerek 13 Kasım 2005'te cezaevinde kendisini asarak canına kıydı. Koğuş arkadaşı Prof. Aşkın da kalp spazmı geçirince hastaneye kaldırılmış, kalbine üç stent takılmıştı. Aşkın hayatta kalmış, ama nefret söyleminin kalesi malum medyada “dedesinin Ermeniliği” üzerinden de yüz kızartıcı saldırılara uğramış, tutuklanmış, onuru kırılmış, sağlığı bozulmuştu.

Hüseyin Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda otururken yaşanan bu utanç hikâyesini unutmuşsa, alımlarında yolsuzluk yapıldığı öne sürülen 100. Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin özetlediğim süreç sırasında Genel Sekreteri olan kardeşi Ramazan Çelik kendisine hatırlatabilir. Zira Ramazan Çelik de, yolsuzluk yapıldığı iddia edilen tıbbi cihaz alımında “Tıp Fakültesi Genel Sekreteri” olarak soruşturmaya uğramış, o sırada verdiği emeklilik dilekçesini daha sonra geri çekmişti.

Velhasıl, Ergenekon davası açıklamalarıyla yasadışı örgüt uzmanı olduğunu da idrak ettiğimiz Hüseyin Çelik'in evinde bu bayram da ihtimal sevinçle geçiyor.

Onuru için intihar eden Enver Arpalı'nın ve adil yargılanmadığına inanan insanların evinde ise bir bayram daha yas var.

Allah taksiratını affetsin...

“Kimin” derseniz, bu yazıyı bir kez daha okuyun!

.

Facebook Yorumları

Kod8
2.7.2018
Hazal Özvarış söyleşileri ve şüphenin yararı; önümüze konanın ardına bakmak...
20.6.2018
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
1.6.2018
Mavi en sevdiğimiz renkti...
5.5.2018
Kılıçdaroğlu'nun 'geniş ittifak' çağrısının hedefi Akşener, İnce'nin adaylığı İyi Parti'de beklentileri değiştirdi
24.4.2018
Dört muhalefet partisi uzlaşmaya yakın; Erdoğan'a karşı Gül'ün 'ortak adaylığı' konusunda son gelişmeler neler?
19.2.2018
Bizim 'eğer'li yalnızlığımız...
24.1.2018
Tek başına bir güçtü; gazetecilik can çekişirken Uğur Mumcu 25 yıldır yaşıyor!
29.9.2017
'Gazeteci' Alev Coşkun, 'Fethullahçı' Cumhuriyet'e karşı!
17.6.2017
CHP'ye 'sokak' ihtarları çeken iktidara bir okuma tavsiyesi: Erdoğan biyografisi
8.6.2015
25 maddede azınlık hükümeti, erken seçim, koalisyon ihtimalleri ne, Erdoğan ne yapabilir?
30.5.2015
'Kitleler güruhlaştırılıyor, toplum polisleştiriliyor, artık yarı totaliter bir rejim var!..'
13.4.2015
Bir zavallı yanaşma!..
21.03.2015
Yepyeni Türkiye: Arınç, Erdoğan'ın 'anayasa suçu' işlediği mesajını veriyor!
20.02.2015
Tacize, tecavüze, şiddete ilk taşı günahsız olan atsın!
11.02.2015
Erdoğan'a rağmen, Erdoğan'ın hoşlanmadığı, Erdoğan'ı tedirgin eden şeyler oluyor...
12.12.2014
Çekin ellerinizi gazetecilerin üzerinden!
20.11.2014
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'ı 'bedelli askerliği kaşımak'la suçluyor!
10.11.2014
'Ezilme Mustafa Karaalioğlu' diyesim var ama...
06.11.2014
40 soruda Balyoz davasında neler oldu, ne oluyor, ne olabilir?
30.10.2014
Zaman gazetesi, ÇYDD'nin burs verdiği 'fahişeleri' ve 'teröristleri' hatırlıyor mu?
27.10.2014
Erdoğan, neden 'Hrant Dink cinayeti paralel yapının işi' diyemez?
02.10.2014
Bir AİHM, iki Erdoğan; zorunlu din dersi, sorunlu matematik
25.09.2014
Doğan grubuna vergi cezasıyla kaç kuş vuruldu, yeni medya düzeni nasıl kuruldu?
12.09.2014
İnternette büyük gözaltı ve Erdoğan'ın Gül'e attığı çizik
19.08.2014
Gazeteler nüfuz kâğıdı olunca editoryal denetim ile sansür birbirine karışır
11.07.2014
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
05.06.2014
TÜSİAD-hükümet hattında ne oluyor, Sütaş'ta da vergi incelemesi mi var?
01.06.2014
Ne yaparsanız yapın, İstanbul artık Gezi Parkı'nın etrafındaki şehrin de adıdır!
11.05.2014
Tarihten güncelliğe bir soru: Başbakan 'edepli' davrandı mı?
02.05.2014
Grev gözcülüğünden devlet sözcülüğüne Erdoğan'ın hikâyesi
19.04.2014
Başbakanlık ve Köşk için iki anayasası olan Erdoğan ile Gül yol ayrımında
07.04.2014
25 soruda Cumhurbaşkanlığı seçimi; neden tartışmalı, nasıl yapılacak?
03.04.2014
TİB Başkanı'na bugünler için yargı dokunulmazlığı sağlandı!
30.03.2014
Halk aldanmaz, inandığı aydınlar aldanırsa aldanır!
28.03.2014
TİB, hangi yasal yetkiyle YouTube'u kapatabildi?
10.03.2014
Demirören'in sıvı hâli ve gözyaşının kirlenmesi
19.02.2014
İnternet yasası değişiyor, 'beyefendi gazeteciliği' ağır yaralı!
18.02.2014
Markar Esayan ve 'kepaze olmadan yaşlanmanın imkânsızlığı...'
05.02.2014
Mahkeme kararında TİB'in yayından çıkarmak istediği CHP önergesi yok!
04.02.2014
25 soruda mevcut internet yasası ve getirilmek istenen yeni düzen
01.02.2014
Yolsuzluk sorularını TBMM'nin sitesinden de kaldıracak mısınız
27.01.2014
Yasadışı kayıtlar Erdoğan'ın dilinde, yasal dinlemelerin yayını ise yasak!
20.01.2014
AKP'nin 'cemaat savcıları'na karşı vefasızlığına dair üç hikâye
30.12.2013
Şemdinli Savcısı'ndan İstanbul Savcısı'na bir memleket hikâyesi...
27.12.2013
Kabine revizyonu neler diyor, hangi bakan Erdoğan'a sürpriz yapabilir?
25.12.2013
Erdoğan 'yargıya hakaret' ve 'adil yargılamayı etkileme' suçu işliyor!
25.12.2013
Erdoğan, AKP Programı'nda yolsuzluk için hangi sözleri vermişti?
23.12.2013
Tutuklanan Halkbank Genel Müdürü için sürpriz tanıklar mı geliyor?
22.12.2013
Gazeteci sorgusunda çekilen tespih, rüşvet baskınında niye sorun oldu?
18.12.2013
18 maddede hükümet ne mesaj verdi, cemaate örgüt operasyonu yolda mı?
18.12.2013
Penguence konuşan medya ve operasyonda cemaatin rolü üzerine...
10.12.2013
Erdoğan'ın 'möbleli zindanı'ndan Erdoğan Türkiyesi'nin cezaevlerine
02.12.2013
Şırnak katliamı ve sonrasında Ankara'da neler oluyordu?
28.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
26.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
25.11.2013
'Ağzı olmayan bir çığlık' olarak Türkiye'de gazetecilik!
20.11.2013
Erdoğan-Arınç barışı, kız-erkek evlerinin denetimini rafa mı kaldırdı?
13.11.2013
Erdoğan-Arınç krizinde hangi noktadayız, istifa gündeme gelir mi?
11.11.2013
Gül: Türkiye'nin yolu bellidir, sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir!
09.11.2013
25 maddede Arınç'ın Erdoğan'a resti ne anlama geliyor, neler olabilir?
02.10.2013
Gül'ün hatırlattığı; 2014'te başbakan seçimi de yapılacak
17.09.2013
Devlet ayağa kalk; Hrant Dink davası yeniden başlıyor!
04.09.2013
MGK'nın ‘28 Şubat tutanakları’ açıklaması neden önemli?
16.08.2013
Demirtaş: Paketin alternatifi savaş, Öcalan'a göre başka fırsat olmayabilir
12.08.2013
Uzun bir Milliyet hikâyesi: Demirören Köşk'e neden gitti?
09.08.2013
Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi
05.08.2013
Ergenekon ve Amistad: Hikâye ne?
01.08.2013
35. madde değişikliği darbe girişimi ve 28 Şubat davalarını etkileyebilir mi?
25.06.2013
Erdoğan'ın bir 'marjinal' olarak portresi...
18.06.2013
Gezi Parkı eylemleri suçsa, AK Parti Programı o suçun delili sayılır!
15.06.2013
Gezi Parkı direnişi Erdoğan'ı beş noktada değiştirdi
12.06.2013
Dolmabahçe Camisi'ne asıl sığınan kim, kim hukuku ayaklar altına aldı?
03.06.2013
Neymiş; ekonomi iyiyse, habercilik kötüymüş!
02.06.2013
Bir Gezi Parkı, üç AKP!
01.06.2013
Medya da suskun, bu halkı kim kandırıyor?
31.05.2013
Gezi Parkı'ndaki ağaçlar, kendini gazeteci sanır!
27.05.2013
'Siyasi faaliyet yapanı çok şiddetle cezalandıracağım!..'
22.05.2013
Erdoğan Cumhurbaşkanlığı'na aday olduğunu dolaylı olarak duyurdu
20.05.2013
‘Hasan Cemal’ deyip iki noktayı üst üste koyunca…
10.05.2013
Fethullah Gülen 'Türkiye'de yine darbe olur mu' sorusuna ne cevap verdi?
06.05.2013
15 soruda 1 Mayıs olayları, 1 Mayıs açıklamaları, hukuk ve devlet
02.05.2013
Aktivizm değil, jurnalizm
25.04.2013
Mustafa Kemal ‘light’ bir paşa mıydı
22.04.2013
Cumhuriyet gazetesinde neler oluyor?
18.04.2013
Cemaat’in ‘özgürlük’ çıkışı ne anlama geliyor
11.04.2013
Anadil yasağı Anayasa’ya ne zaman girdi
08.04.2013
Yeni Şafak ve İlhan Cihaner'in yaptırdığı telefon dinlemeleri üzerine
28.03.2013
Her insan kendi heykelini yontar
25.03.2013
Gazeteler sizinse, gazetecilik bizimdir!
22.03.2013
15 maddede Öcalan'ın mektubu
21.03.2013
Evvel zaman içinde Milliyet
14.03.2013
Mâbeyn kâtibi
09.03.2013
Hasan Cemal sansürü Hürriyet'te de yürürlükte!
07.03.2013
Türk basın kuvvetleri işbaşında
28.02.2013
Berfo Ana ile Yaşar Büyükanıt
21.02.2013
Dikkat et, başın öne eğilmesin
19.02.2013
Devletimiz Hollanda'da lezbiyen çifti takipteyken...
14.02.2013
‘Türkiye devleti’ nasıl kuruldu
07.02.2013
Başbakan, Haberal için ne düşünüyor
31.01.2013
‘Önyargı’ örgütünün ‘yasadışı’ eylemleri
24.01.2013
Gazetecilikten ‘şovmenliğe’ Birand
17.01.2013
Dünyadan Türkiye’ye barış için dokuz madde
10.01.2013
Tansu Çiller ve Nimet Baş; tarihselliğin talihsizliği
03.01.2013
Yavaşlamazsan anlayamazsın
27.12.2012
Erdoğan gizli dinleme ve izlemeleri nasıl meşrulaştırdı
20.12.2012
Beklenmedik bir hadise
13.12.2012
Koç ve Sabancı’ya reklam tebligatı
06.12.2012
Evet Hrant, Türklük aşağılandı
29.11.2012
Kanlı liste için 18 yıl sonra gelen açıklama
22.11.2012
Darbe Komisyonu’nda Çiller hayranlığı
15.11.2012
Tansu Hanım, siz zaten bitmiştiniz
08.11.2012
Gazetecileri de konuşalım mı
01.11.2012
Darbelerin ömrü ne kadar
25.10.2012
‘Terör örgütünün önemli açıklamaları…’
18.10.2012
Ve AB raporuna medya patronları da girdi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8