Doğan AKIN

T24.Com



Bookmark and Share

Gül: Türkiye'nin yolu bellidir, sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir!


11.11.2013 - Bu Yazı 2057 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Osman Ulagay, son kitabı 'Türkiye Eskisi Gibi Olmayacak'ta, 'bugün Türkiye'nin en önemli sorununun Erdoğan olduğunu' savunuyor. Kitapta, Gezi Parkı sürecinin gaz bombalarıyla geçen ilk haftasından sonra Köşk'te yapılan önemli bir görüşme de aktarılıyor.

Uluslararası şirketlerin Türkiye'deki temsilcilerini kabul eden Cumhurbaşkanı Gül, konuyu kendisi açıyor ve 'Türkiye'in yolu bellidir, lokomotifte sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir' diyor. Gül, 'Bu sözlerinizi genel merkezlerimize iletebilir miyiz' sorusunu da cevaplıyor...

Başbakan Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs'ta başlayan Gezi Parkı eylemleri üzerine ağaçları korumak isteyenlerin üzerine gaz bombalarıyla gitmek yerine  gençlerle diyalog kursa ne olurdu?

Mesela İstanbul 2020 olimpiyatlarına ev sahipliği yapabilir miydi? Veya Türkiye'den çekilen sermaye hareketlerinde bir yavaşlama olur muydu? Ya da  batı medyası, 3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından benimsediği tavrın aksine, Türkiye'deki olumsuzluklara vurgu yapma eğilimine girmeyebilir miydi?

Osman Ulagay, raflarda henüz yerini alan son kitabında bu ve benzer soruların yanıtlarını arıyor, Erdoğan'ın girdiğini belirttiği "çıkmaz yol"dan sonraki olasılıkları tartışıyor.

Doğan Kitap'tan Türkiye Eskisi Gibi Olmayacak adıyla yayımlanan veGezi direnişinin yazdırdığı kitap alt başlığını taşıyan kitabında Ulagay, aslında geçen yıl çıkan Türkiye Kime Kalacak? adlı kitabında sorduğu soruların ve ortaya koyduğu görüşlerin devamını getiriyor. Kitabın girişindeki "Teşekkür" bölümünde açıklıyor da bu durumu:

"Geçen yıl nisan ayında yayımlanan kitabımın 'Türkiye Kime Kalacak?' sorusunu ortaya attığını, ama sorunun cevabını veremediğini belirten okurların etkisi altında kalarak, kitabın devamını nasıl getirebileceğimi düşünmeye başlamıştım. Bu amaçla tuttuğum notlar bu yılın Nisan ayında iki defteri doldurmuş, ayrıca bir yığın gazete kupürü ve diğer malzeme birikmişti elimde, ama kendimi yeni bir kitap yazmaya ikna edemiyordum. Gündemi tek bir adamın belirlediği, iktidardaki zihniyetin her alana hükmettiği bir ortamda kitap yazmak için gerekli olan motivasyonu bulamıyordum.

Gezi Parkı direnişi, Türkiye'nin ortamını değiştirerek bu kısırdöngüyü aşmamı sağladı ve kendi ölçülerime göre kısa sayılabilecek sürede bu kitabı yazabildim. Bu nedenle en büyük teşekkürü, Gezi ruhunu yaratanlara, 'Türkiye kime kalacak?' sorusuna yeniden anlam kazandıranlara, umudunu yitirmiş insanlara umut aşılayanlara borçluyum..."

 

'Bugün Türkiye'nin en önemli sorunu Erdoğan' 

Ulagay. dünya basınını da yakından takip eden, dikkatli, deneyimli bir gazeteci, üretken bir yazar. Türkiye Eskisi Gibi Olmayacak, "kitabın ortasından konuşan" bir kitap! Ulagay, kitabının sonunda, görüşleri nedeniyle AKP'yi vaktiyle destekleyen liberal demokratlardan "Erdoğan'ın fedailerine" kadar uzanan geniş bir yelpazeden tepki görebileceğini kabul ediyor ve şu notu düşüyor: 

"Bu tepkilerin hepsinde haklılık payı olabilir kuşkusuz. Ben kendi görüşlerimi çekinmeden ortaya koydum bu kitapta ve bu görüşleri neden savunduğumu açıklamaya çalıştım. Yarın belki bu olanağı da bulamayacağımı düşünerek olabildiğince net anlatmaya çalıştım düşüncelerimi.

Sürçü lisan ettimse affola..."

"Kitabın ortasından konuşan bir kitap" dedim Ulagay'ın kitabı için. Mesela Ulagay, iktidarının ilk dönemindeki başarılarını teslim ettiğini birçok kez vurguladığı Erdoğan'ın "bugün Türkiye'nin en önemli sorunu olduğunu" savunuyor.

Kitaptaki temel iddiasını şöyle özetliyor:

"Başbakan Erdoğan'ın bir çıkmaz yola girdiğii iddia ediyorum bu kitapta. Bu iddiamı da küresel boyutta daha büyük bir iddiaya dayandırıyorum. Başbakan Erdoğan bir çıkmaz yola girdi, çünkü dünyadaki değişimi doğru okuyamadı. İdeolojik saplantıları, kısa sürede dünya lideri olma hevesi ve merceğinin yetersiz olması, küresel resmi doğru okumasını engelledi ve onu bir çıkmaza sürükledi."

 

'Batı'nın küresel etkisi azalmıyor, artıyor' 

Ulagay'a göre, Batı'nın 200 yıllık hâkimiyetine "anlaşılabilir bir tepki duyan" "Erdoğan gibi liderlerin" şimdi ekonomideki güç kayması eğiliminden cesaret alarak umutlanmaları ve Batı'nın küresel etkisinin azalacağı bir dünyanın hayalini kurmaları "yadırganacak bir şey olmamakla" birlikte, doğru değil: 

"Ancak çok daha önemli ve kalıcı görünen iki ana eğilim onların bu hayaline set çekecek bir nitelik taşıyor, çünkü Batı'nın 'iyi yaşam' modeli giderek küreselleşiyor ve yeni yükselen ülkelerdeki hayat tarzını belirlemeye başlıyor. 'Batı'nın 'yumuşak gücü', sanatı, kültürü, tüketim modeli tüm dünyada belirleyici oluyor. Şu anda dünyadaki ana akım bu, dünya sahnesindeki başlıca oyun bu.

(...)

Sonuçta bugün Batı'nın küresel yaşamı belirleyici etkisinin azalmadığı, tersine arttığı bir dünyada yaşıyoruz ve bu gerçeği reddedenler için hayatın zorlaşması kaçınılmaz."

 

'Neo Kemalist Erdoğan'ın iki boyutlu çıkmazı 

"Türkiye kime kalacak?" kitabında "Erdoğan'ın yükselişini anlattığını" hatırlatan Ulagay, "Bu kitapta ise öncelikle çıkmaza sürüklenişinin hikâyesini anlatıyorum" diyor ve izleyen sayfalarda bu çıkmazı şöyle temellendiriyor:

"Başbakan'ın son yıllarda giderek belirginleşen Türkiye'ye ve dünyaya nizam verme hevesi, onu iki boyutlu bir çıkmazın içine sürüklemiş görünüyor. Bir yandan 2013 Türkiyesi'nde toplum mühendisliğine soyunarak, kendi içinde büyük çeşitlilik gösteren toplumu, kafasındaki hedefe göre yönlendirmek ve biçimlendirmek istiyor. Diğer yandan yeterli güce sahip olduğunu düşünerek dünyaya akıl ve nizam verebileceğini düşünüyor."

Erdoğan'ın bugünün dünyasında "neo Kemalist" bir yaklaşımla toplum mühendisliğine soyunmasının birçok soruna yol açacağını belirten Ulagay, Başbakan'ın "ulusalcı" bir üslup kullandığını da dile getiriyor.

"Medyada daha önce benzeri görülmemiş bir yozlaşma yaşandığı" vurgusunun yer aldığı kitapta "yandaş medya, Erdoğan'ın fedaileri, Gülen cemaati medyasının giderek ayrışması" üzerinde de duruluyor ve Başbakan'ın sosyal medya reaksiyonu için şu değerlendirme yapılıyor:

"Erdoğan 'en büyük bela sosyal medya' gibi dünyada yankı yapan incilerle, karşısında tek bir muhatap bulma çabasıyla ortaya attığı komplo teorileriyle olayı kavramakta ne kadar geri, ne kadar çağdışı, ne kadar dar görüşlü kaldığını gösterdi; Kasımpaşa'dan çıkıp Gezi Parkı'na gelemedi."

Ulagay, Gezi Parkı sürecinin "AKP'nin en az 10 yıl daha Türkiye'yi yöneteceği" inancını sarstığını belirtiyor, ancak "Türkiye'yi Erdoğan'ın yolundan çıkarıp başka bir yola sokmanın, Erdoğan'a karşı siyasi bir alternatif bulmanın hiç de kolay olmadığının" altını çiziyor.

Osman Ulagay'a göre, "Erdoğan'ın şu ya da bu nedenle devre dışı kalması halinde AKP'nin, hatta Türkiye'nin nasıl yönetilebileceği konusunda çoğu kimsenin fikri yok" ve bu durum alternatifisizliği pekiştiriyor.

Ulagay, "Bu tehllikeli kısırdöngünün, Erdoğan'ın çevresinde kenetlenenlerin dışında, ülkenin geleceğini düşünen herkesi rahatsız etmeye başladığını hissetmek mümkün. AKP içinde de bu kaygıyı paylaşan ve ve bu gidişin gidiş olmadığını düşünen milletvekillerinin, hatta kabine üyelerinin bulunduğunu tahmin etmek zor değil. Ancak onlar böyle bir kaygıyı dile getirmenin bedelini çok iyi bildikleri için şimdilik susmayşı tercih ediyorlar" diyor.

 

Gül: Türkiye'nin yolu belli, lokomotifte sorun çıkarsa... 

Ulagay, Tayyip Erdoğan'ın, Atatürk'ün "kompleks duymadan Türkiye'yi soktuğu Batı yolundan çıkarmaya" yöneldiğini vurguluyor ve bu nokta üzerinde özellikle duruyor.

"Türkiye'nin yolu" meselesi önemli. Zira bu konuda, kitapta önemli bir aktarım var. Erdoğan'ın kız ve erkek öğrencilerin aynı evleri paylaşamayacağına yönelik iddiasının ardından Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Başbakan'a TRT ekranlarından çektiği restle daha da önem kazanan bir aktarım.

Gezi Parkı direnişinin ilk döneminde Başbakan Erdoğan'ın Kuzey Afrika gezisine çıktığı sırada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yoğun bir çalışma programı içinde olduğunu hatırlatan Ulagay, sözü, yeni adı "Uluslararası Yatırımcılar Derneği" olan Yabancı Sermaye Derneği'nin (YASED) Köşk ziyaretine getiriyor. Okuyalım:

"Gül, Gezi eylemleriyle ilgili olarak yaptığı açıklamalarda, Başbakan'dan farklı olarak yatıştırıcı bir dil kullanıyor, olaylara serinkanlı yaklaşmak gerektiğini belirtiyordu.

Gül'ün o günlerde kabul ettiği ziyaretçiler arasında, bu göreve yeni seçilmiş olan YASED Yönetim Kurulu üyeleri de yer alıyordu. Bana anlatıldığına göre, bir nezaket ziyareti yapmak için Cumhurbaşkanı'ndan randevu istemiş olan yeni YASED yöneticileri, bu tür ziyaretlerde söylenmesi âdet haline gelen sözlerle lafa girince Cumhurbaşkanı Gül konuyu açmış ve güncel gelişmeler konusundaki görüşlerini anlatmaya başlamıştı. Gül, tanınmış yabancı şirketlerin yöneticilerinin yer aldığı heyete şu önemli mesajı vermişti:

'Türkiye son on yılda attığı adımlarla temel tercihini ortaya koymuş,, Türkiye'yi gitmek istediği yere götürecek olan raylar döşenmiştir. Türkiye'nin yolu bellidir. Eğer bir noktada lokomotifte sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir ve Türkiye yoluna devam eder. Bundan hiç kuşkunuz olmasın.'

Bu ilginç açıklama karşısında YASED heyetinden bir üye, 'Sayın Cumhurbaşkanım, bu mesajınızı genel merkezlerimize iletebilir miyiz?' diye sorunca Gül'den, 'Evet, aynen iletebilirsiniz' cevabını almıştı."

YASED'in internet sitesinden, söz konusu Köşk ziyaretinin 4 Haziran'da yapıldığı anlaşılıyor.  Osman Ulagay, bu aktarımdan sonra şu yorumu yapıyor:

"Cumhurbaşkanı Gül'ün bu ilginç sözlerinin de ima ettiği gibi, AKP'nin iktidardaki 11 yılı dolarken, Türkiye bir 'Erdoğan sorunu' ile karşı karşıya. Erdoğan'dan sonrasını tartışmak giderek tabu olmaktan çıkıyor. Erdoğan'ın Gezi direnişine verdiği tepkinin bu süreci hızlandırdığı bir gerçek."

Ulagay, bir duyum olarak, İstanbul'un 2020 olimpiyatlarına ev sahipliği yapmasına ilişkin sunum için Gezi sürecinde dünyada tepki gören Erdoğan yerine Gül'ün Buenos Aires'e gitmesi ve Türk heyetine başkanlık etmesi formülünün gündeme geldiğini aktarıyor. Ulagay'a göre bu formül, "böyle bir dev projenin bayraktarlığını en yakınındakilere bile bırakmayacağı belli olan büyük proje meraklısı Erdoğan" nedeniyle gerçekleşmiyor.

 

AKP içinde farklı arayış ihtimali 

Osman Ulagay, 152 sayfalık kitabının sonuna, bir "Gezi ruhu" eklemesi yapmış. Kitabı bir çırpıda anlatan 6 başlık, 75 Tweet başlıklı 4 sayfalık bu bölümde, 140 karakter tarzında 75 cümleyle kitap özetleniyor.

Evet, Ulagay geçen yıl Türkiye kime kalacak? kitabını yazdığında Gezi Parkı olayları henüz yaşanmamış, ancak o kitapta olası bir patlamaya işaret edilmişti. Gezi direnişinin yazdırdığıTürkiye Eskisi Gibi Olmayacak kitabı matbaaya verildiğinde de Başbakan'ın "kız-erkek evlerini denetleme" projesi ortaya çıkmamış ve Bülent Arınç da, 11 yıllık AKP iktidarında Erdoğan'a karşı bir "ilk" olan isyanı için henüz kamera karşısına geçmemişti.

Ne dersiniz; "kız-erkek öğrencilerin aynı evde kalamayacakları" iddiasında AKP'yi birlikte kurduğu Arınç'ı (ve ihtimal Gül'ü) bile yanında bulamayan, hatta sadece bu konuyla sınırlı olmak üzere Mehmet Barlas'ı da kaybeden Başbakan'ın son hamlesi Osman Ulagay'a yeni bir kitap yazdırır mı?

Kitabının son bölümünde "Erdoğan'ın bu çıkmaz yolda yürümeye devam etmesi halinde kendi partisi içinde ve AKP'ye destek vermiş olan kesimde farklı arayışların gündeme gelmesi büyük önem kazanacaktır" diyen Ulagay, kapıyı açık bırakıyor...

.

Facebook Yorumları

Emlak8
2.7.2018
Hazal Özvarış söyleşileri ve şüphenin yararı; önümüze konanın ardına bakmak...
20.6.2018
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
1.6.2018
Mavi en sevdiğimiz renkti...
5.5.2018
Kılıçdaroğlu'nun 'geniş ittifak' çağrısının hedefi Akşener, İnce'nin adaylığı İyi Parti'de beklentileri değiştirdi
24.4.2018
Dört muhalefet partisi uzlaşmaya yakın; Erdoğan'a karşı Gül'ün 'ortak adaylığı' konusunda son gelişmeler neler?
19.2.2018
Bizim 'eğer'li yalnızlığımız...
24.1.2018
Tek başına bir güçtü; gazetecilik can çekişirken Uğur Mumcu 25 yıldır yaşıyor!
29.9.2017
'Gazeteci' Alev Coşkun, 'Fethullahçı' Cumhuriyet'e karşı!
17.6.2017
CHP'ye 'sokak' ihtarları çeken iktidara bir okuma tavsiyesi: Erdoğan biyografisi
8.6.2015
25 maddede azınlık hükümeti, erken seçim, koalisyon ihtimalleri ne, Erdoğan ne yapabilir?
30.5.2015
'Kitleler güruhlaştırılıyor, toplum polisleştiriliyor, artık yarı totaliter bir rejim var!..'
13.4.2015
Bir zavallı yanaşma!..
21.03.2015
Yepyeni Türkiye: Arınç, Erdoğan'ın 'anayasa suçu' işlediği mesajını veriyor!
20.02.2015
Tacize, tecavüze, şiddete ilk taşı günahsız olan atsın!
11.02.2015
Erdoğan'a rağmen, Erdoğan'ın hoşlanmadığı, Erdoğan'ı tedirgin eden şeyler oluyor...
12.12.2014
Çekin ellerinizi gazetecilerin üzerinden!
20.11.2014
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'ı 'bedelli askerliği kaşımak'la suçluyor!
10.11.2014
'Ezilme Mustafa Karaalioğlu' diyesim var ama...
06.11.2014
40 soruda Balyoz davasında neler oldu, ne oluyor, ne olabilir?
30.10.2014
Zaman gazetesi, ÇYDD'nin burs verdiği 'fahişeleri' ve 'teröristleri' hatırlıyor mu?
27.10.2014
Erdoğan, neden 'Hrant Dink cinayeti paralel yapının işi' diyemez?
02.10.2014
Bir AİHM, iki Erdoğan; zorunlu din dersi, sorunlu matematik
25.09.2014
Doğan grubuna vergi cezasıyla kaç kuş vuruldu, yeni medya düzeni nasıl kuruldu?
12.09.2014
İnternette büyük gözaltı ve Erdoğan'ın Gül'e attığı çizik
19.08.2014
Gazeteler nüfuz kâğıdı olunca editoryal denetim ile sansür birbirine karışır
11.07.2014
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
05.06.2014
TÜSİAD-hükümet hattında ne oluyor, Sütaş'ta da vergi incelemesi mi var?
01.06.2014
Ne yaparsanız yapın, İstanbul artık Gezi Parkı'nın etrafındaki şehrin de adıdır!
11.05.2014
Tarihten güncelliğe bir soru: Başbakan 'edepli' davrandı mı?
02.05.2014
Grev gözcülüğünden devlet sözcülüğüne Erdoğan'ın hikâyesi
19.04.2014
Başbakanlık ve Köşk için iki anayasası olan Erdoğan ile Gül yol ayrımında
07.04.2014
25 soruda Cumhurbaşkanlığı seçimi; neden tartışmalı, nasıl yapılacak?
03.04.2014
TİB Başkanı'na bugünler için yargı dokunulmazlığı sağlandı!
30.03.2014
Halk aldanmaz, inandığı aydınlar aldanırsa aldanır!
28.03.2014
TİB, hangi yasal yetkiyle YouTube'u kapatabildi?
10.03.2014
Demirören'in sıvı hâli ve gözyaşının kirlenmesi
19.02.2014
İnternet yasası değişiyor, 'beyefendi gazeteciliği' ağır yaralı!
18.02.2014
Markar Esayan ve 'kepaze olmadan yaşlanmanın imkânsızlığı...'
05.02.2014
Mahkeme kararında TİB'in yayından çıkarmak istediği CHP önergesi yok!
04.02.2014
25 soruda mevcut internet yasası ve getirilmek istenen yeni düzen
01.02.2014
Yolsuzluk sorularını TBMM'nin sitesinden de kaldıracak mısınız
27.01.2014
Yasadışı kayıtlar Erdoğan'ın dilinde, yasal dinlemelerin yayını ise yasak!
20.01.2014
AKP'nin 'cemaat savcıları'na karşı vefasızlığına dair üç hikâye
30.12.2013
Şemdinli Savcısı'ndan İstanbul Savcısı'na bir memleket hikâyesi...
27.12.2013
Kabine revizyonu neler diyor, hangi bakan Erdoğan'a sürpriz yapabilir?
25.12.2013
Erdoğan 'yargıya hakaret' ve 'adil yargılamayı etkileme' suçu işliyor!
25.12.2013
Erdoğan, AKP Programı'nda yolsuzluk için hangi sözleri vermişti?
23.12.2013
Tutuklanan Halkbank Genel Müdürü için sürpriz tanıklar mı geliyor?
22.12.2013
Gazeteci sorgusunda çekilen tespih, rüşvet baskınında niye sorun oldu?
18.12.2013
18 maddede hükümet ne mesaj verdi, cemaate örgüt operasyonu yolda mı?
18.12.2013
Penguence konuşan medya ve operasyonda cemaatin rolü üzerine...
10.12.2013
Erdoğan'ın 'möbleli zindanı'ndan Erdoğan Türkiyesi'nin cezaevlerine
02.12.2013
Şırnak katliamı ve sonrasında Ankara'da neler oluyordu?
28.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
26.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
25.11.2013
'Ağzı olmayan bir çığlık' olarak Türkiye'de gazetecilik!
20.11.2013
Erdoğan-Arınç barışı, kız-erkek evlerinin denetimini rafa mı kaldırdı?
13.11.2013
Erdoğan-Arınç krizinde hangi noktadayız, istifa gündeme gelir mi?
11.11.2013
Gül: Türkiye'nin yolu bellidir, sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir!
09.11.2013
25 maddede Arınç'ın Erdoğan'a resti ne anlama geliyor, neler olabilir?
02.10.2013
Gül'ün hatırlattığı; 2014'te başbakan seçimi de yapılacak
17.09.2013
Devlet ayağa kalk; Hrant Dink davası yeniden başlıyor!
04.09.2013
MGK'nın ‘28 Şubat tutanakları’ açıklaması neden önemli?
16.08.2013
Demirtaş: Paketin alternatifi savaş, Öcalan'a göre başka fırsat olmayabilir
12.08.2013
Uzun bir Milliyet hikâyesi: Demirören Köşk'e neden gitti?
09.08.2013
Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi
05.08.2013
Ergenekon ve Amistad: Hikâye ne?
01.08.2013
35. madde değişikliği darbe girişimi ve 28 Şubat davalarını etkileyebilir mi?
25.06.2013
Erdoğan'ın bir 'marjinal' olarak portresi...
18.06.2013
Gezi Parkı eylemleri suçsa, AK Parti Programı o suçun delili sayılır!
15.06.2013
Gezi Parkı direnişi Erdoğan'ı beş noktada değiştirdi
12.06.2013
Dolmabahçe Camisi'ne asıl sığınan kim, kim hukuku ayaklar altına aldı?
03.06.2013
Neymiş; ekonomi iyiyse, habercilik kötüymüş!
02.06.2013
Bir Gezi Parkı, üç AKP!
01.06.2013
Medya da suskun, bu halkı kim kandırıyor?
31.05.2013
Gezi Parkı'ndaki ağaçlar, kendini gazeteci sanır!
27.05.2013
'Siyasi faaliyet yapanı çok şiddetle cezalandıracağım!..'
22.05.2013
Erdoğan Cumhurbaşkanlığı'na aday olduğunu dolaylı olarak duyurdu
20.05.2013
‘Hasan Cemal’ deyip iki noktayı üst üste koyunca…
10.05.2013
Fethullah Gülen 'Türkiye'de yine darbe olur mu' sorusuna ne cevap verdi?
06.05.2013
15 soruda 1 Mayıs olayları, 1 Mayıs açıklamaları, hukuk ve devlet
02.05.2013
Aktivizm değil, jurnalizm
25.04.2013
Mustafa Kemal ‘light’ bir paşa mıydı
22.04.2013
Cumhuriyet gazetesinde neler oluyor?
18.04.2013
Cemaat’in ‘özgürlük’ çıkışı ne anlama geliyor
11.04.2013
Anadil yasağı Anayasa’ya ne zaman girdi
08.04.2013
Yeni Şafak ve İlhan Cihaner'in yaptırdığı telefon dinlemeleri üzerine
28.03.2013
Her insan kendi heykelini yontar
25.03.2013
Gazeteler sizinse, gazetecilik bizimdir!
22.03.2013
15 maddede Öcalan'ın mektubu
21.03.2013
Evvel zaman içinde Milliyet
14.03.2013
Mâbeyn kâtibi
09.03.2013
Hasan Cemal sansürü Hürriyet'te de yürürlükte!
07.03.2013
Türk basın kuvvetleri işbaşında
28.02.2013
Berfo Ana ile Yaşar Büyükanıt
21.02.2013
Dikkat et, başın öne eğilmesin
19.02.2013
Devletimiz Hollanda'da lezbiyen çifti takipteyken...
14.02.2013
‘Türkiye devleti’ nasıl kuruldu
07.02.2013
Başbakan, Haberal için ne düşünüyor
31.01.2013
‘Önyargı’ örgütünün ‘yasadışı’ eylemleri
24.01.2013
Gazetecilikten ‘şovmenliğe’ Birand
17.01.2013
Dünyadan Türkiye’ye barış için dokuz madde
10.01.2013
Tansu Çiller ve Nimet Baş; tarihselliğin talihsizliği
03.01.2013
Yavaşlamazsan anlayamazsın
27.12.2012
Erdoğan gizli dinleme ve izlemeleri nasıl meşrulaştırdı
20.12.2012
Beklenmedik bir hadise
13.12.2012
Koç ve Sabancı’ya reklam tebligatı
06.12.2012
Evet Hrant, Türklük aşağılandı
29.11.2012
Kanlı liste için 18 yıl sonra gelen açıklama
22.11.2012
Darbe Komisyonu’nda Çiller hayranlığı
15.11.2012
Tansu Hanım, siz zaten bitmiştiniz
08.11.2012
Gazetecileri de konuşalım mı
01.11.2012
Darbelerin ömrü ne kadar
25.10.2012
‘Terör örgütünün önemli açıklamaları…’
18.10.2012
Ve AB raporuna medya patronları da girdi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive