Doğan AKIN

T24.Com



Bookmark and Share

Gazeteci sorgusunda çekilen tespih, rüşvet baskınında niye sorun oldu?


22.12.2013 - Bu Yazı 2109 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla yürütülen operasyon için hükümetten yapılan açıklamalar, en çok bu açıklamaların içermediği bir boyutla dikkat çekiyor. Başbakan Tayyip Erdoğan da, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç da, açıklamalarında "olayda yolsuzluk ve rüşvet bulgusu yoktur" demiyor. "Devlet içindeki çetenin hedefinin hükümet olduğu" iddiasını öne süren Başbakan, bu noktada duruyor.

Diyelim ki devlet içinde örgütlü bir grup harekete geçti, diyelim ki hükümeti sarsan bu operasyon cemaate yakın savcılar ve polisler tarafından salt AKP'ye ayar verme motivasyonuyla yapıldı. Evlerde, ayakkabı kutuları içinde çıkan milyonlarca doları, mahkeme kararlarıyla dinlenen telefonlardaki konuşmaları ne yapacağız? O görüntü ve konuşmaların kahramanlarını da hükümeti hedef alan çetelerin elemanları mı saymalıyız? Hükümeti sarsan hangisi; bakanların çocuklarının da içinde göründüğü tuhaf para trafiği ve o trafiği yönlendiren telefon konuşmaları mı, yoksa henüz meşru bir gerekçeyle izah edilemeyen bu trafiği ortaya çıkaran savcılar ile savcı ve hâkim kararlarıyla operasyon yürüten polis mi?

17 Aralık'ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu, Türkiye ölçülerinde bile pek alışık olmadığımız boyutlarda yürütmenin yargıya müdahalesine sahne oluyor. İstifa etmeyen ve azledilmeyen İçişleri Bakanı, oğlu sorgulanırken operasyonu yöneten polis şeflerini görevden alıyor. "İç ve dış komplolardan, kirli operasyonlardan" söz eden Başbakan, "hükümetin yanı sıra Türkiye'nin milli varlığı Halkbank'ın hedef alındığını, ihanet yapıldığını" savunuyor. Böylece evindeki ayakkabı kutuları içinde ve diğer yerlerde 4,5 milyon dolar bulunan Halkbank Genel Müdürü'nü tutuklayan mahkeme üyeleri de Başbakan tarafından "milli bankayı hedef alan" gizli hareketin içine tayin edilmiş oluyor.

Bu arada, yıllardır kurulamayan "adli kolluk teşkilatı" yerine yasak savmak kabilinden getirilen "adli kolluk" düzenlemesi bile çok görüldü, savcıların talimatıyla operasyon yapan polis ve jandarmaya "amirlerine bilgi verme yükümlülüğü" getirildi.

 

'Savcı savcılığını bilsin'

 

Biliyorsunuz Başbakan, cuma akşamı, AKP Genel Merkezi'nde yaptığı konuşmada önce savcıları hedef aldı. Ardından sözü, dersane tartışması ve yolsuzluk operasyonu sürecinde muhalif yayın yapan Bugün gazetesi ile Bugün TV'nin sahibi olan, altın madenciliğiyle de uğraşan Gülen cemaatine yakın Koza-İpek grubuna getirdi. Karadeniz gezisi kapsamında gittiği Ünye'de de Zaman gazetesi için ağır konuştu. Hepsini hatırlayalım:

SavcılaraSavcı, yok "Marmaraymış" yok "ruhsat niye verdin" diye operasyon yapıyor. "Yok burası yeşil alan, yok burası imarlı mı" diye operasyon yapıyor. Savcı savcılığını yapsın, sen imar müdürü müsün ki, nereden bileceksin bunları. Bu savcı orada burada "bunlardan öç alacağım" deyip duruyormuş.

İpek grubuna: Bunların maden ruhsatları ellerinden alınınca bas bas bağırıyorlar. Altın ağalığı yaparken iyiydi. Bunların hepsini açıklayacağım.

Zaman'a: ("İspanya'da polis, iktidar partisine baskın yaptı" haberine tepki göstererek) "E, ne olmuş? Bir defa bu başlığı atarken edepli ol, edepli. Bu, bu şekilde verilmez. İktidar partisini polis gelip de denetleyecekse, bunun usulü vardır. Bu başlığı atan gazetenin kendi zihniyeti bu olduğu için. Baskından baskına dolaştıkları için. Sanıyorlar ki AK Parti bu durumla karşı karşıya kalır.

 

Başbakan'ın kızdığı ve kızmadığı tespih

 

Başbakan'ın Samsun'daki konuşmasında yine savcılar vardı, ek olarak "Sizi bu ülkede tutmak zorunda değiliz" diye, başta ABD'ninki olmak üzere, Türkiye'deki yabancı büyükelçiler.

Samsun konuşmasında, Başbakan'ın, kendisinde de görmeye alışık olduğumuz tespihi, yolsuzluk operasyonundan sonra tahammül edilemeyecek bir "külhanbeylik" alameti saydığını da öğrendik. 2008'de eşi Emine Erdoğan'la birlikte Ankara'da ağırladığı Britanya Kraliçesi ve eşine "kehribar tespih" de hediye eden Başbakan'ın, Samsun'da dile getirdiği tespih konusundaki son görüşünü de hatırlayalım:

"Yürütmenin mensubu bile bir eve baskın yapacak. Baskın yaptığı evde şu terbiyesizliğe bak, bacak bacak üstüne atacak, eline tespih alacak külhan beyi gibi, bir de kendisine yemek ısmarlayacak, bu nasıl bir iş. Bunu yapan yürütme mensuplarını biz kalkıp seyir mi edeceğiz? Gereği neyse onu da yapacağız. İster yürütme, ister yargı, ister partimizin mensubu gereği neyse onu yapacağız. AK Parti bozulmuş çarkları düzeltmeye geldi bu ülkede.”

Erdoğan'ı şimdi öfkelendiren  tespih hep olageldi savcıların, polislerin elinde. Can Dündar'ınZekeriya Öz'le buluşmasını, o buluşmadan bir süre sonra Milliyet'te yazdığı yazıyı hatırlayın. Dündar'ın "Ergenekon savcısının odasında 2,5 saat" başlığıyla 5 Temmuz 2008'de Milliyet'te yayımlanan yazısından:

"Laf açıldıkça, bir savcı ile bir avukatın da tanıklık ettiği bizim 'ifade', 'derin' bir sohbete dönüştü.

Ben az konuştum; 2.5 saat süren bu sohbetin yaklaşık 2 saatinde Savcı Öz, Ergenekon soruşturmasının ayrıntılarını anlattı.

O gün için 125 klasörü bulmuş bu davanın en hummalı safhasında bana 2.5 saatini ayırabilmesine şaşarak ve gözümü 2.5 saat boyunca sürekli çektiği tespihinden ayıramayarak anlattıklarını dinledim..."

Başbakan'ı bugün çileden çıkaran yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını da koordine eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Zekeriye Öz, o gün Ergenekon soruşturmasını yürütürken Can Dündar'ın yazısının ardından tespihiyle de çok tartışılmıştı. Ve Öz, bugüne kadar yaptığı tek yazılı açıklamada, henüz yayımlanmamış kitabı nedeniyle hapsedilen gazeteci Ahmet Şık ve Nedim Şener'in tutuklanmalarının "açıklanması mümkün olmayan delillere dayandığını" duyurmuştu. Aylar sonra iddianame ortaya çıktığında "açıklanması mümkün olmayan delillere" rastlayamamıştık, ama iki gazeteci tam 375 gün hapsedildi.

Başbakan, malum, o sıralarda tespihe takılmadı, ama tutuklu Ahmet Şık için,  "bombadan bile tesirli kitaplar olabileceğini" söyledi. Üstelik bunu mahkemeler tahliye talebini değerlendirirken söyleyebildi.

 

O kadar çok seyrettiniz ki... 

 

Çok hukuklu bir Türkiye arıyor Başbakan. Misal, "Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının Yüce Divan'da yargılanabileceğini" düzenleyen Anayasa'daki açık hükme rağmen İlker Başbuğ özel yetkili savcılar ve mahkemelerce hapsedilirken seyrediyor, MİT Müsteşarı benzer bir girişime muhatap olunca yasayı değiştiriyor. Misal, bakan çocuklarına tespihli baskına isyan ediyor, gazetecilere tespihli sorguyla ilgilenmiyor. "Baskın yaptığı evde şu terbiyesizliğe bak, bacak bacak üstüne atacak, eline tespih alacak külhan beyi gibi. Bunu yapanları seyir mi edeceğiz" diyor.

Oysa seyretmek bahsinde neler girdi Usta'nın seyir defterine...

Hrant Dink cinayetinin ardından ihmali veya kastı öne sürülen bazı emniyet görevlilerinin soruşturulmasına, bugün oğlu tutuklanan Muammer Güler'in İstanbul Valisi olarak izin vermemesini seyrettiniz, ödüllendirdiniz...

Gezi Parkı sürecinde can alan, göz çıkartan polisi "Kahramanlık destanı yazıyor" diyerek seyrettiniz, teşvik ettiniz...

Ekmek almaya giderken komaya sokulan Berkin Elvan'ı gaz bombası kapsülüyle yaralayan polisi seyrettiniz...

1 Mayıs olaylarında polisin ağır yaraladığı 17 yaşındaki Dilan'ın "marjinal örgüt üyesi" olduğunu, "molotof kokteyli attığını" öne süren ve iddialarının tamamı yalan çıkan İstanbul Valisi'ni seyrettiniz...

Şırnak'ın iki köyünde 1994 yılında 38 kişiyi katledenin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde iddia ettiğiniz gibi PKK saldırısı değil TSK uçaklarından atılan bombalar olduğunun 19,5 yıl sonra ortaya çıkmasını seyrettiniz...

Bunu da "güzellik kusuru" sayıverin!

İhtimal, baskın yapılan evlerde ve ofislerde "ya sabır" diye tespih çeken polis ve savcıları da seyredin gitsin...

.

Facebook Yorumları

Emlak8
2.7.2018
Hazal Özvarış söyleşileri ve şüphenin yararı; önümüze konanın ardına bakmak...
20.6.2018
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
1.6.2018
Mavi en sevdiğimiz renkti...
5.5.2018
Kılıçdaroğlu'nun 'geniş ittifak' çağrısının hedefi Akşener, İnce'nin adaylığı İyi Parti'de beklentileri değiştirdi
24.4.2018
Dört muhalefet partisi uzlaşmaya yakın; Erdoğan'a karşı Gül'ün 'ortak adaylığı' konusunda son gelişmeler neler?
19.2.2018
Bizim 'eğer'li yalnızlığımız...
24.1.2018
Tek başına bir güçtü; gazetecilik can çekişirken Uğur Mumcu 25 yıldır yaşıyor!
29.9.2017
'Gazeteci' Alev Coşkun, 'Fethullahçı' Cumhuriyet'e karşı!
17.6.2017
CHP'ye 'sokak' ihtarları çeken iktidara bir okuma tavsiyesi: Erdoğan biyografisi
8.6.2015
25 maddede azınlık hükümeti, erken seçim, koalisyon ihtimalleri ne, Erdoğan ne yapabilir?
30.5.2015
'Kitleler güruhlaştırılıyor, toplum polisleştiriliyor, artık yarı totaliter bir rejim var!..'
13.4.2015
Bir zavallı yanaşma!..
21.03.2015
Yepyeni Türkiye: Arınç, Erdoğan'ın 'anayasa suçu' işlediği mesajını veriyor!
20.02.2015
Tacize, tecavüze, şiddete ilk taşı günahsız olan atsın!
11.02.2015
Erdoğan'a rağmen, Erdoğan'ın hoşlanmadığı, Erdoğan'ı tedirgin eden şeyler oluyor...
12.12.2014
Çekin ellerinizi gazetecilerin üzerinden!
20.11.2014
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'ı 'bedelli askerliği kaşımak'la suçluyor!
10.11.2014
'Ezilme Mustafa Karaalioğlu' diyesim var ama...
06.11.2014
40 soruda Balyoz davasında neler oldu, ne oluyor, ne olabilir?
30.10.2014
Zaman gazetesi, ÇYDD'nin burs verdiği 'fahişeleri' ve 'teröristleri' hatırlıyor mu?
27.10.2014
Erdoğan, neden 'Hrant Dink cinayeti paralel yapının işi' diyemez?
02.10.2014
Bir AİHM, iki Erdoğan; zorunlu din dersi, sorunlu matematik
25.09.2014
Doğan grubuna vergi cezasıyla kaç kuş vuruldu, yeni medya düzeni nasıl kuruldu?
12.09.2014
İnternette büyük gözaltı ve Erdoğan'ın Gül'e attığı çizik
19.08.2014
Gazeteler nüfuz kâğıdı olunca editoryal denetim ile sansür birbirine karışır
11.07.2014
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
05.06.2014
TÜSİAD-hükümet hattında ne oluyor, Sütaş'ta da vergi incelemesi mi var?
01.06.2014
Ne yaparsanız yapın, İstanbul artık Gezi Parkı'nın etrafındaki şehrin de adıdır!
11.05.2014
Tarihten güncelliğe bir soru: Başbakan 'edepli' davrandı mı?
02.05.2014
Grev gözcülüğünden devlet sözcülüğüne Erdoğan'ın hikâyesi
19.04.2014
Başbakanlık ve Köşk için iki anayasası olan Erdoğan ile Gül yol ayrımında
07.04.2014
25 soruda Cumhurbaşkanlığı seçimi; neden tartışmalı, nasıl yapılacak?
03.04.2014
TİB Başkanı'na bugünler için yargı dokunulmazlığı sağlandı!
30.03.2014
Halk aldanmaz, inandığı aydınlar aldanırsa aldanır!
28.03.2014
TİB, hangi yasal yetkiyle YouTube'u kapatabildi?
10.03.2014
Demirören'in sıvı hâli ve gözyaşının kirlenmesi
19.02.2014
İnternet yasası değişiyor, 'beyefendi gazeteciliği' ağır yaralı!
18.02.2014
Markar Esayan ve 'kepaze olmadan yaşlanmanın imkânsızlığı...'
05.02.2014
Mahkeme kararında TİB'in yayından çıkarmak istediği CHP önergesi yok!
04.02.2014
25 soruda mevcut internet yasası ve getirilmek istenen yeni düzen
01.02.2014
Yolsuzluk sorularını TBMM'nin sitesinden de kaldıracak mısınız
27.01.2014
Yasadışı kayıtlar Erdoğan'ın dilinde, yasal dinlemelerin yayını ise yasak!
20.01.2014
AKP'nin 'cemaat savcıları'na karşı vefasızlığına dair üç hikâye
30.12.2013
Şemdinli Savcısı'ndan İstanbul Savcısı'na bir memleket hikâyesi...
27.12.2013
Kabine revizyonu neler diyor, hangi bakan Erdoğan'a sürpriz yapabilir?
25.12.2013
Erdoğan 'yargıya hakaret' ve 'adil yargılamayı etkileme' suçu işliyor!
25.12.2013
Erdoğan, AKP Programı'nda yolsuzluk için hangi sözleri vermişti?
23.12.2013
Tutuklanan Halkbank Genel Müdürü için sürpriz tanıklar mı geliyor?
22.12.2013
Gazeteci sorgusunda çekilen tespih, rüşvet baskınında niye sorun oldu?
18.12.2013
18 maddede hükümet ne mesaj verdi, cemaate örgüt operasyonu yolda mı?
18.12.2013
Penguence konuşan medya ve operasyonda cemaatin rolü üzerine...
10.12.2013
Erdoğan'ın 'möbleli zindanı'ndan Erdoğan Türkiyesi'nin cezaevlerine
02.12.2013
Şırnak katliamı ve sonrasında Ankara'da neler oluyordu?
28.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
26.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
25.11.2013
'Ağzı olmayan bir çığlık' olarak Türkiye'de gazetecilik!
20.11.2013
Erdoğan-Arınç barışı, kız-erkek evlerinin denetimini rafa mı kaldırdı?
13.11.2013
Erdoğan-Arınç krizinde hangi noktadayız, istifa gündeme gelir mi?
11.11.2013
Gül: Türkiye'nin yolu bellidir, sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir!
09.11.2013
25 maddede Arınç'ın Erdoğan'a resti ne anlama geliyor, neler olabilir?
02.10.2013
Gül'ün hatırlattığı; 2014'te başbakan seçimi de yapılacak
17.09.2013
Devlet ayağa kalk; Hrant Dink davası yeniden başlıyor!
04.09.2013
MGK'nın ‘28 Şubat tutanakları’ açıklaması neden önemli?
16.08.2013
Demirtaş: Paketin alternatifi savaş, Öcalan'a göre başka fırsat olmayabilir
12.08.2013
Uzun bir Milliyet hikâyesi: Demirören Köşk'e neden gitti?
09.08.2013
Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi
05.08.2013
Ergenekon ve Amistad: Hikâye ne?
01.08.2013
35. madde değişikliği darbe girişimi ve 28 Şubat davalarını etkileyebilir mi?
25.06.2013
Erdoğan'ın bir 'marjinal' olarak portresi...
18.06.2013
Gezi Parkı eylemleri suçsa, AK Parti Programı o suçun delili sayılır!
15.06.2013
Gezi Parkı direnişi Erdoğan'ı beş noktada değiştirdi
12.06.2013
Dolmabahçe Camisi'ne asıl sığınan kim, kim hukuku ayaklar altına aldı?
03.06.2013
Neymiş; ekonomi iyiyse, habercilik kötüymüş!
02.06.2013
Bir Gezi Parkı, üç AKP!
01.06.2013
Medya da suskun, bu halkı kim kandırıyor?
31.05.2013
Gezi Parkı'ndaki ağaçlar, kendini gazeteci sanır!
27.05.2013
'Siyasi faaliyet yapanı çok şiddetle cezalandıracağım!..'
22.05.2013
Erdoğan Cumhurbaşkanlığı'na aday olduğunu dolaylı olarak duyurdu
20.05.2013
‘Hasan Cemal’ deyip iki noktayı üst üste koyunca…
10.05.2013
Fethullah Gülen 'Türkiye'de yine darbe olur mu' sorusuna ne cevap verdi?
06.05.2013
15 soruda 1 Mayıs olayları, 1 Mayıs açıklamaları, hukuk ve devlet
02.05.2013
Aktivizm değil, jurnalizm
25.04.2013
Mustafa Kemal ‘light’ bir paşa mıydı
22.04.2013
Cumhuriyet gazetesinde neler oluyor?
18.04.2013
Cemaat’in ‘özgürlük’ çıkışı ne anlama geliyor
11.04.2013
Anadil yasağı Anayasa’ya ne zaman girdi
08.04.2013
Yeni Şafak ve İlhan Cihaner'in yaptırdığı telefon dinlemeleri üzerine
28.03.2013
Her insan kendi heykelini yontar
25.03.2013
Gazeteler sizinse, gazetecilik bizimdir!
22.03.2013
15 maddede Öcalan'ın mektubu
21.03.2013
Evvel zaman içinde Milliyet
14.03.2013
Mâbeyn kâtibi
09.03.2013
Hasan Cemal sansürü Hürriyet'te de yürürlükte!
07.03.2013
Türk basın kuvvetleri işbaşında
28.02.2013
Berfo Ana ile Yaşar Büyükanıt
21.02.2013
Dikkat et, başın öne eğilmesin
19.02.2013
Devletimiz Hollanda'da lezbiyen çifti takipteyken...
14.02.2013
‘Türkiye devleti’ nasıl kuruldu
07.02.2013
Başbakan, Haberal için ne düşünüyor
31.01.2013
‘Önyargı’ örgütünün ‘yasadışı’ eylemleri
24.01.2013
Gazetecilikten ‘şovmenliğe’ Birand
17.01.2013
Dünyadan Türkiye’ye barış için dokuz madde
10.01.2013
Tansu Çiller ve Nimet Baş; tarihselliğin talihsizliği
03.01.2013
Yavaşlamazsan anlayamazsın
27.12.2012
Erdoğan gizli dinleme ve izlemeleri nasıl meşrulaştırdı
20.12.2012
Beklenmedik bir hadise
13.12.2012
Koç ve Sabancı’ya reklam tebligatı
06.12.2012
Evet Hrant, Türklük aşağılandı
29.11.2012
Kanlı liste için 18 yıl sonra gelen açıklama
22.11.2012
Darbe Komisyonu’nda Çiller hayranlığı
15.11.2012
Tansu Hanım, siz zaten bitmiştiniz
08.11.2012
Gazetecileri de konuşalım mı
01.11.2012
Darbelerin ömrü ne kadar
25.10.2012
‘Terör örgütünün önemli açıklamaları…’
18.10.2012
Ve AB raporuna medya patronları da girdi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive