Doğan AKIN

T24.Com



Bookmark and Share

İnternet yasası değişiyor, 'beyefendi gazeteciliği' ağır yaralı!


19.02.2014 - Bu Yazı 1717 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Nereden, başlamalı?

Cumhurbaşkanı internette, özellikle haberciliğe ciddi sınırlamalar getirebilecek ve internet kullanıcılarının bütün trafik bilgilerinin, yargı kararı olmadan idareye teslimini öngören yasa değişikliğini -şerh düşerek- onayladı.

Bu arada, onaydan önce hükümet, yasanın en sorunlu süreçlerine yargıyı da ekleyen değişiklikler yapacağını açıkladı.

Ve hükümetin bile değiştirme ihtiyacı hissettiği -yeterli olup olmadığını tartışacağız- yeni internet düzenlemelerine itiraz edenleri "pornoculuk"la suçlayacak kadar irtifa kaybeden, Hasan Cemal'in ifadesiyle, "beyefendi gazetecileri" acıklı bir duruma düştüler.

Evet, nereden başlamalı?

Benim birincim, gazeteciliği cendere altına alacak düzenlemeleri "gazeteci" kimliği altında savunanların düştükleri durum.

Hatırlayacaksınız, pazartesi günü bu köşede "Markar Esayan ve kepaze olmadan yaşlanmanın imkânsızlığı" başlıklı bir yazı yayımlandı. Yazıda, Markar Esayan'ın "yeni yasa değişikliklerini incelediğini" iddia ederek kaleme aldığı iki yazıda da, kısıtlayıcı düzenlemeleri nasıl çarpıttığı, yasanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından da "sıkıntılı" bulunan en sorunlu iki düzenlemesini nasıl atladığı veya sakladığı üzerinde durmuştum.

 

Pornografi takıntısı

Bu grubu temsilen yazılarını ele aldığım Esayan'ın, internette ifade özgürlüğü denetimini yargı dışına kaçıran yasadaki iki önemli düzenlemeyi atlarken sergilediği son derece çirkin üsluba da değinmiştim. Esayan, Yeni Şafak'taki köşesinde"Takıntıma Dokunma" başlıklı ilk yazısında (12 Şubat 2014) gazetecilikten başka gündemi bulunmayan gazetecilerin hiçbir zaman unutmayacağı bir yalana tenezzül ederek, önce 2011 yılındaki internet filtresi protestolarında, hiçbir ilgisi olmadığı halde, "ortalığın 'pornoma dokunma'lardan geçilmediğini ve özgürlüğü pornoya indirgeyen bir sığlık sergilendiğini" öne sürebilmişti. 

Burada bir parantez açalım. Evet, pornografi de bir özgürlük alanıdır. Taraf'taki yazılarını orada tüketilmiş bir malzemenin "artığı" gibi bırakıp geçtiği Yeni Şafak'tan da başka bir yere -elbette konjonktür gerektirdiğinde- geçerse Esayan bile bunu idrak edebilir. Özgürlüğün buradaki tartışma götürmez sınırı küçüklerin cinsel istismarıdır. Her yetişkin, bu çizgi dışında, istediği içeriği takip edebilir. İstemeyen, pornografik içeriklerle ilgilenmez, ama diğer yetişkinlerin ilgilenip ilgilenmediğiyle de ilgilenmez. Dileyen internette çocuk ve aile filtrelerini kullanır. Türkiye'de mevzuat imkân tanımıyor malum, ancak özgürlükleri tartışıyorsak eğer, bu fasılda da "devlet baba" dilenmelerin, "başkaları da benim yaptığımı yapsın, yapmadığımı yapmasın" diye ahlak emretmelerin yeri yok.

Belki bir gün Türkiye'de de cinsellik ve kadın üzerinde inşa edilen bir ahlak anlayışından vazgeçilir.

Belki bir gün herkesin "belgesel" izlediği bir ülkede hayatın nasıl bu kadar yalana dolandığına dair sorular akıllara takılır. 

Belki bir gün; ayakkabı kutuları, yalanlar, yolsuzluklar, haksız kazançlar, çarpıtmalar, dayatmalar, adaletsizlik, vicdansızlık ve nefretle iç içe toplumların, pornografiyi her gördükleri yerde ezerek ahlak açıklarını kapatamayacakları anlaşılır. 

 

'Düşman' kendi yaptığına karşı çıktı!

Evet, Esayan, aynı yazıda yeni internet yasasına itiraz edenlerle "pornomuza kesinlikle dokunmuyorlar" diyerek sözüm ona alay ediyor ve "Bugünkü internet yasasına gösterilen tepkinin de nedeni yasanın içeriği değil, şu anki darbe süreci içinde işlevsel bulunmuş olması" diyordu.

Esayan, "Algıları Ayarlama Merkezi'nden İnternete: Ya Benimsin ya da Kara Toprağın"başlıklı ikinci yazısında da (13 Şubat 2014) yeni internet yasasına itirazları "Düşman ne yaparsa karşı çık" mantığına mahkûm ediyor, Cumhurbaşkanı Gül'e yapılan ve "tam saha pres" diye andığı veto çağrılarının "stratejik bir anlamı" olduğunu öne sürüyordu.

Nihayet "yasayı incelediğini" öne süren Esayan, özetle yeni düzenlemede hiçbir sorun bulunmadığını, yasanın en sorunlu alanlarından trafik bilgileri bölümünün AB direktiflerine uygun olduğunu iddia ediyordu.

Ancak dün hükümet "beyefendi gazetecilerini" açığa düşürdü. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, daha yürürlüğe bile girmemişken yasada en büyük tartışmayı yaratan iki konuda hükümetin yeni yasal düzenleme yapma ihtiyacı duyduğunu açıkladı. Yeni yasayı bu noktalarda değiştirecek düzenleme için Köşk'te bekleyen sorunlu yasanın onaylanması yolunda bir anlaşma yapılmış olmalı ki, Cumhurbaşkanı Gül, sıkıntılı konulara dikkat çekerek yasayı onayladı. 

İşte hükümetin yeni düzenleme açıklaması yaptığı iki sorunlu konu, büyük bir kararlılıkla itiraz edenleri "pornoculuk"la suçlayan Esayan'ın yazısında yoktu.

Evet, hükümetin planladığı değişikliklerden biri, yeni yasada son derece sorunlu bir düzenlemeye "yargı freni" getiriyor. Hükümetin açıkladığı yasa değişikliği planına göre, internet kullanıcılarının bütün trafik bilgilerinin, istemesi halinde, yargı kararı olmadan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na (TİB) teslim edilmesi hükmünden vazgeçilecek. İnternet kullanıcılarının hangi siteleri, ne kadar süreyle ziyaret ettikleri ve internette kimlerle temasta oldukları gibi özel hayat bilgileri, ancak soruşturma veya kovuşturma aşamasında yargı kararının varlığı halinde TİB'e teslim edilecek. Bu düzenleme, idarenin, milyonlarca insanın özel hayat bilgilerine istediği anda, yargı kararı olmadan sahip olmasına karşı önemli bir adım.

 

TİB yasakladıktan sonra yargı kararı istenecek

Esayan'ın yazısında atlanan yasadaki ikinci önemli sorun, "özel hayat ihlali olduğu ve gecikmesinde sakınca bulunduğu düşünülen hallerde idareye, yani TİB'e, yargı kararı olmadan, doğrudan internet sitelerinden içerik çıkarma yetkisi"nin tanınmasıydı. TİB, özellikle haber alma hakkı karşısında sınırları son derece tartışmalı olan "özel hayat ihlali" kararı verdiği anda istediği içeriği, içerik sağlayıcılara da haber vermeden çıkarabilecekti. Aslında, yasa dün onaylanarak yürürlüğe girdiğine göre, hükümetin taahhüt ettiği değişiklik yasalaşana kadar, TİB Başkanı internet sitelerinden "özel hayat" gerekçesini öne sürerek istediği içeriği çıkarabilecek.

Hükümet, yargıyı işte bu yetkinin kullanılma sürecine ekleyecek ikinci bir değişiklik taahhüt etti. Buna göre, TİB Başkanı internet sitelerinden çıkardığı her içerik için 24 saat içinde sulh ceza hâkimliğine başvuracak, mahkeme de 48 saat içinde karar verecek. TİB 24 saat içinde mahkemeye başvurmazsa veya mahkeme içerik çıkarma kararını yerinde görmezse engellenen içerik tekrar yayına girecek.

 

Öncelik 'yasaklamaya' veriliyor

Böylece, yeni yasada, özel hayat ve kişilik haklarının ihlali gerekçesiyle başvuru yapan kişiler için getirilen 24 saat içinde yargıya başvurma yükümlülüğü, TİB Başkanlığı için de getirilmiş oluyor.

Bu adım, kısmi bir iyileşme getirmekle birlikte, yeni yasadaki temel yaklaşım sorununu ortadan kaldırmıyor. Yürürlüğe giren ve hükümetin koruduğu yasanın temel yaklaşımı, özel hayat ve kişilik haklarının ihlaline ilişkin iddialarda önceliği "yasaklamaya" vermesi, yargı kararını ikinci adımda araması. Burada amaçlanan sürat, sadece TİB Başkanlığı, yani idarenin emrindeki bir birimle özdeşleştirilmiş durumda. Oysa bu ülkede bir TİB Başkanı, binlerce savcı ve hâkim var. Aynı sürat yargıyla sağlanabilir ve idarenin ifade özgürlüğünün en temel alanı olan internette doğrudan içerik çıkarma yetkisine tamamen son verilebilir. Böylece mahkemelerin önüne, yargı  henüz bir değerlendirme yapmamışken, idarenin engelleme iradesinin yansıdığı dosyalar konmamış olur.

 

Esaslı bir 'usul' hatası

Hem muhalefetin, hem sivil toplum örgütlerinin, hem de uluslararası örgütler ve kurumların eleştirdiği yeni internet yasasında, hükümetin sorunları tamamen gidermese de yargı ayarı yapmasının önemli bir anlamı daha var. Yaklaşık 40 milyon insanın kullandığı internete ve haberciliğe ilişkin bir yasal düzenlemenin, tarafların görüşünü almadan, hiç tartışma yapmadan, onlarca farklı konu ve kanunu tek pakette toplayan "torba kanun" içinde yapılması, usule ilişkin esaslı bir hataydı. Öyle bir hata ki, daha yürürlüğe girmemiş bir yasa için hükümet değişiklik planı açıklamak durumunda kaldı.

İnternet düzeni ve uygulamalarını daha çok tartışacağız.

Ancak "beyefendi gazetecileri", internet kısıtlamalarına itirazları "düşman ne yaparsa karşı çık" çarpıtmasıyla yaftalayıp aferin beklerken "iktidar ne yaparsa onu savun" pozisyonunda yakalandılar. 

Bırakın pornografiyi, tartışmalı bir kavram olan "müstehcenlik" bile 2007 yılından beri yürürlükte olan yasayla zaten idarenin doğrudan "yasaklama" yetkisinde olmasına rağmen, internette özgürlük tartışmasını "pornoculuk" yalanıyla  boğmaya çalıştılar.

Kendilerinin emrinde oldukları anlaşılan idareyi, internetin ve gazeteciliğin de amiri haline getirecek bir yasayı yalanlarla savunabildiler.

Korktuğunuz şeyi, aslında bekliyorsunuzdur.

Gerçeklerden korkmayın, gerçekleri saklamaya çalışmayın, porsiyonlara ayırmayın, çarpıtmayın.

Gazeteciliğin, gerçeklerle lanetlenmiş insanların mesleği olmadığını unutmayın. 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
2.7.2018
Hazal Özvarış söyleşileri ve şüphenin yararı; önümüze konanın ardına bakmak...
20.6.2018
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
1.6.2018
Mavi en sevdiğimiz renkti...
5.5.2018
Kılıçdaroğlu'nun 'geniş ittifak' çağrısının hedefi Akşener, İnce'nin adaylığı İyi Parti'de beklentileri değiştirdi
24.4.2018
Dört muhalefet partisi uzlaşmaya yakın; Erdoğan'a karşı Gül'ün 'ortak adaylığı' konusunda son gelişmeler neler?
19.2.2018
Bizim 'eğer'li yalnızlığımız...
24.1.2018
Tek başına bir güçtü; gazetecilik can çekişirken Uğur Mumcu 25 yıldır yaşıyor!
29.9.2017
'Gazeteci' Alev Coşkun, 'Fethullahçı' Cumhuriyet'e karşı!
17.6.2017
CHP'ye 'sokak' ihtarları çeken iktidara bir okuma tavsiyesi: Erdoğan biyografisi
8.6.2015
25 maddede azınlık hükümeti, erken seçim, koalisyon ihtimalleri ne, Erdoğan ne yapabilir?
30.5.2015
'Kitleler güruhlaştırılıyor, toplum polisleştiriliyor, artık yarı totaliter bir rejim var!..'
13.4.2015
Bir zavallı yanaşma!..
21.03.2015
Yepyeni Türkiye: Arınç, Erdoğan'ın 'anayasa suçu' işlediği mesajını veriyor!
20.02.2015
Tacize, tecavüze, şiddete ilk taşı günahsız olan atsın!
11.02.2015
Erdoğan'a rağmen, Erdoğan'ın hoşlanmadığı, Erdoğan'ı tedirgin eden şeyler oluyor...
12.12.2014
Çekin ellerinizi gazetecilerin üzerinden!
20.11.2014
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'ı 'bedelli askerliği kaşımak'la suçluyor!
10.11.2014
'Ezilme Mustafa Karaalioğlu' diyesim var ama...
06.11.2014
40 soruda Balyoz davasında neler oldu, ne oluyor, ne olabilir?
30.10.2014
Zaman gazetesi, ÇYDD'nin burs verdiği 'fahişeleri' ve 'teröristleri' hatırlıyor mu?
27.10.2014
Erdoğan, neden 'Hrant Dink cinayeti paralel yapının işi' diyemez?
02.10.2014
Bir AİHM, iki Erdoğan; zorunlu din dersi, sorunlu matematik
25.09.2014
Doğan grubuna vergi cezasıyla kaç kuş vuruldu, yeni medya düzeni nasıl kuruldu?
12.09.2014
İnternette büyük gözaltı ve Erdoğan'ın Gül'e attığı çizik
19.08.2014
Gazeteler nüfuz kâğıdı olunca editoryal denetim ile sansür birbirine karışır
11.07.2014
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
05.06.2014
TÜSİAD-hükümet hattında ne oluyor, Sütaş'ta da vergi incelemesi mi var?
01.06.2014
Ne yaparsanız yapın, İstanbul artık Gezi Parkı'nın etrafındaki şehrin de adıdır!
11.05.2014
Tarihten güncelliğe bir soru: Başbakan 'edepli' davrandı mı?
02.05.2014
Grev gözcülüğünden devlet sözcülüğüne Erdoğan'ın hikâyesi
19.04.2014
Başbakanlık ve Köşk için iki anayasası olan Erdoğan ile Gül yol ayrımında
07.04.2014
25 soruda Cumhurbaşkanlığı seçimi; neden tartışmalı, nasıl yapılacak?
03.04.2014
TİB Başkanı'na bugünler için yargı dokunulmazlığı sağlandı!
30.03.2014
Halk aldanmaz, inandığı aydınlar aldanırsa aldanır!
28.03.2014
TİB, hangi yasal yetkiyle YouTube'u kapatabildi?
10.03.2014
Demirören'in sıvı hâli ve gözyaşının kirlenmesi
19.02.2014
İnternet yasası değişiyor, 'beyefendi gazeteciliği' ağır yaralı!
18.02.2014
Markar Esayan ve 'kepaze olmadan yaşlanmanın imkânsızlığı...'
05.02.2014
Mahkeme kararında TİB'in yayından çıkarmak istediği CHP önergesi yok!
04.02.2014
25 soruda mevcut internet yasası ve getirilmek istenen yeni düzen
01.02.2014
Yolsuzluk sorularını TBMM'nin sitesinden de kaldıracak mısınız
27.01.2014
Yasadışı kayıtlar Erdoğan'ın dilinde, yasal dinlemelerin yayını ise yasak!
20.01.2014
AKP'nin 'cemaat savcıları'na karşı vefasızlığına dair üç hikâye
30.12.2013
Şemdinli Savcısı'ndan İstanbul Savcısı'na bir memleket hikâyesi...
27.12.2013
Kabine revizyonu neler diyor, hangi bakan Erdoğan'a sürpriz yapabilir?
25.12.2013
Erdoğan 'yargıya hakaret' ve 'adil yargılamayı etkileme' suçu işliyor!
25.12.2013
Erdoğan, AKP Programı'nda yolsuzluk için hangi sözleri vermişti?
23.12.2013
Tutuklanan Halkbank Genel Müdürü için sürpriz tanıklar mı geliyor?
22.12.2013
Gazeteci sorgusunda çekilen tespih, rüşvet baskınında niye sorun oldu?
18.12.2013
18 maddede hükümet ne mesaj verdi, cemaate örgüt operasyonu yolda mı?
18.12.2013
Penguence konuşan medya ve operasyonda cemaatin rolü üzerine...
10.12.2013
Erdoğan'ın 'möbleli zindanı'ndan Erdoğan Türkiyesi'nin cezaevlerine
02.12.2013
Şırnak katliamı ve sonrasında Ankara'da neler oluyordu?
28.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
26.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
25.11.2013
'Ağzı olmayan bir çığlık' olarak Türkiye'de gazetecilik!
20.11.2013
Erdoğan-Arınç barışı, kız-erkek evlerinin denetimini rafa mı kaldırdı?
13.11.2013
Erdoğan-Arınç krizinde hangi noktadayız, istifa gündeme gelir mi?
11.11.2013
Gül: Türkiye'nin yolu bellidir, sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir!
09.11.2013
25 maddede Arınç'ın Erdoğan'a resti ne anlama geliyor, neler olabilir?
02.10.2013
Gül'ün hatırlattığı; 2014'te başbakan seçimi de yapılacak
17.09.2013
Devlet ayağa kalk; Hrant Dink davası yeniden başlıyor!
04.09.2013
MGK'nın ‘28 Şubat tutanakları’ açıklaması neden önemli?
16.08.2013
Demirtaş: Paketin alternatifi savaş, Öcalan'a göre başka fırsat olmayabilir
12.08.2013
Uzun bir Milliyet hikâyesi: Demirören Köşk'e neden gitti?
09.08.2013
Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi
05.08.2013
Ergenekon ve Amistad: Hikâye ne?
01.08.2013
35. madde değişikliği darbe girişimi ve 28 Şubat davalarını etkileyebilir mi?
25.06.2013
Erdoğan'ın bir 'marjinal' olarak portresi...
18.06.2013
Gezi Parkı eylemleri suçsa, AK Parti Programı o suçun delili sayılır!
15.06.2013
Gezi Parkı direnişi Erdoğan'ı beş noktada değiştirdi
12.06.2013
Dolmabahçe Camisi'ne asıl sığınan kim, kim hukuku ayaklar altına aldı?
03.06.2013
Neymiş; ekonomi iyiyse, habercilik kötüymüş!
02.06.2013
Bir Gezi Parkı, üç AKP!
01.06.2013
Medya da suskun, bu halkı kim kandırıyor?
31.05.2013
Gezi Parkı'ndaki ağaçlar, kendini gazeteci sanır!
27.05.2013
'Siyasi faaliyet yapanı çok şiddetle cezalandıracağım!..'
22.05.2013
Erdoğan Cumhurbaşkanlığı'na aday olduğunu dolaylı olarak duyurdu
20.05.2013
‘Hasan Cemal’ deyip iki noktayı üst üste koyunca…
10.05.2013
Fethullah Gülen 'Türkiye'de yine darbe olur mu' sorusuna ne cevap verdi?
06.05.2013
15 soruda 1 Mayıs olayları, 1 Mayıs açıklamaları, hukuk ve devlet
02.05.2013
Aktivizm değil, jurnalizm
25.04.2013
Mustafa Kemal ‘light’ bir paşa mıydı
22.04.2013
Cumhuriyet gazetesinde neler oluyor?
18.04.2013
Cemaat’in ‘özgürlük’ çıkışı ne anlama geliyor
11.04.2013
Anadil yasağı Anayasa’ya ne zaman girdi
08.04.2013
Yeni Şafak ve İlhan Cihaner'in yaptırdığı telefon dinlemeleri üzerine
28.03.2013
Her insan kendi heykelini yontar
25.03.2013
Gazeteler sizinse, gazetecilik bizimdir!
22.03.2013
15 maddede Öcalan'ın mektubu
21.03.2013
Evvel zaman içinde Milliyet
14.03.2013
Mâbeyn kâtibi
09.03.2013
Hasan Cemal sansürü Hürriyet'te de yürürlükte!
07.03.2013
Türk basın kuvvetleri işbaşında
28.02.2013
Berfo Ana ile Yaşar Büyükanıt
21.02.2013
Dikkat et, başın öne eğilmesin
19.02.2013
Devletimiz Hollanda'da lezbiyen çifti takipteyken...
14.02.2013
‘Türkiye devleti’ nasıl kuruldu
07.02.2013
Başbakan, Haberal için ne düşünüyor
31.01.2013
‘Önyargı’ örgütünün ‘yasadışı’ eylemleri
24.01.2013
Gazetecilikten ‘şovmenliğe’ Birand
17.01.2013
Dünyadan Türkiye’ye barış için dokuz madde
10.01.2013
Tansu Çiller ve Nimet Baş; tarihselliğin talihsizliği
03.01.2013
Yavaşlamazsan anlayamazsın
27.12.2012
Erdoğan gizli dinleme ve izlemeleri nasıl meşrulaştırdı
20.12.2012
Beklenmedik bir hadise
13.12.2012
Koç ve Sabancı’ya reklam tebligatı
06.12.2012
Evet Hrant, Türklük aşağılandı
29.11.2012
Kanlı liste için 18 yıl sonra gelen açıklama
22.11.2012
Darbe Komisyonu’nda Çiller hayranlığı
15.11.2012
Tansu Hanım, siz zaten bitmiştiniz
08.11.2012
Gazetecileri de konuşalım mı
01.11.2012
Darbelerin ömrü ne kadar
25.10.2012
‘Terör örgütünün önemli açıklamaları…’
18.10.2012
Ve AB raporuna medya patronları da girdi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive