Doğan AKIN

T24.Com



Bookmark and Share

TÜSİAD-hükümet hattında ne oluyor, Sütaş'ta da vergi incelemesi mi var?


05.06.2014 - Bu Yazı 2117 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 "Eskiden herkes 'TÜSİAD Başkanlığı'na acaba beni seçerler mi' diyordu. Şimdi kimse aday olmak istemiyor. Daha evvel pek çok insan arasında seçim yapmak zorunda kalırdık. Şimdi 'gel sen ol' diye biz yalvarıyoruz. Fakat kimse çıkmıyor. Başkanlar Konseyi'ni toplayacağız. Ama böyle bir dönemde aday bulmak zor."

Bu sözler Türk Sanayici ve İşadamları Derneği'nde (TÜSİAD) tayin edici bir ağırlığı bulunan Koç grubunun patronu Rahmi Koç'a ait. Rahmi Koç, bu konuşmayı, TÜSİAD'ın tarihinde ilk kadın başkan olan Arzuhan Doğan Yalçındağ'dan boşalacak başkanlık koltuğuna aday aranırken, 16 Ekim 2009'da yaptı.

Peki, temsil ettiği 2 bin 500 civarındaki şirketin ülkede toplanan kurumlar vergisinin yüzde 85'ini ödediğini, enerji hariç dış ticaretin yüzde 80'ini gerçekleştirdiğini, tarım ve kamu dışında kayıtlı istihdamın yüzde 50'sini sağladığını, yıllık sanayi üretiminin yüzde 65'ini karşıladığını duyuran TÜSİAD gibi bir derneğin başkanlık koltuğu neden iğneli fıçı hâline gelmişti? Cevap; hükümetin, özellikle Başbakan Tayyip Erdoğan'ın TÜSİAD'ı hedef alan sert açıklamaları, bir sopa gibi de kullanıldığı yolunda yakınmalara neden olan vergi incelemeleri ve benzeri icraatta şekilleniyor.

Hatırlayın; Arzuhan Doğan Yalçındağ ilk kez 2007 yılında TÜSİAD Başkanlığı'na seçildi. Yalçındağ iki yıllık sürenin ardından ikinci kez seçildiği başkanlığı, ikinci iki yıllık dönemini tamamlamadan bıraktı. Yalçındağ'ın Muharrem Yılmaz'dan farkı, başkanlığı ani istifa ile değil, her yıl ocak ayında toplanan TÜSİAD Genel Kurulu'nu bekleyerek bırakmasıydı.

Doğan grubuna vergi cezası ve veda

Yalçındağ'ı üçüncü yılın sonunda başkanlığı bırakmaya götüren sürecin arkasında, Doğan Holding'e kesilen milyar dolarlık vergi aslı hesapları ve cezalarının -daha sonra yargıya ve uzlaşmaya gidildi- bulunduğunu biliyoruz. Yalçındağ'ın, başkanlığı bırakmadan önce, kapalı kapılar ardında, Deniz Feneri yolsuzluğunu ele alan yayınların ardından Doğan grubu için hesaplanan rekor vergiler ve kesilen cezalara sessiz kaldıkları için TÜSİAD üyelerini eleştirdiğini de biliyoruz. İş dünyasının pragmatizmi, Prof. Bülent Tanör'e hazırlatıldıktan sonra sahip çıkılmayarak ortada bırakılan Demokrasi Raporu'ndan sonra belki de ilk kez TÜSİAD'ın içinde tartışılıyor, kınanıyordu.

Yine hatırlayın; Başbakan Erdoğan, Doğan Yayın Holding Başkan Yardımcısı Soner Gedik ile yasadışı kaydedilen bir telefon konuşmasını açıkça gerekçe göstererek kendi atadığı bir bürokrat olan Mehmet Akif Ulusoy'u, o sırada ABD'de bulunan dönemin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın dönmesini de beklemeden Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan almıştı. Yasadışı kaydedilen o telefon konuşmasında hiçbir suç unsuru bulunmadığına Başbakan da kanaat getirmiş olmalı ki, görevi sırasında hacca giden, mütedeyyin ve militan tutumlardan uzak konusuna hâkim bir bürokrat olarak bilinen Ulusoy hakkında hiçbir soruşturma açılmadı. Aksine KKTC'de dış göreve atanan Ulusoy, emekliliğni isteyerek köşesine çekildi. Hakkında yasadışı yapılmış kayıtlara öfkelenen Başbakan'ın o dönemde yasadışı kayıtları araçsallaştıran tavrını bu köşede daha önce yazdığımız Mehmet Akif Ulusoy'un hikâyesinden okuyabilirsiniz

Gizli se kayıtlarını yapıp suç işleyenlerden bağımsız olarak bazılarının içeriği kamuoyunun haber alma hakkını kapsamına girse de, her yasadışı kaydın en ağır tepkiyi hak ettiğini not edelim.

Ümit Boyner dönemi

Yalçındağ'dan sonra başkanlık koltuğuna oturan Ümit Boyner, TÜSİAD'ın tarihindeki ikinci kadın başkan olarak iki dönemde, toplam üç yıl bu görevi sürdürdü. 12 Eylül 2010'da yapılan Anayasa değişikliği referandumu öncesinde görüşünü açıklamadığı için Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Taraf olmayan bertaraf olur" çıkışına muhatap olan, ancak alttan almayan Ümit Boyner'in döneminde ipler alabildiğine gerildi. Boyner'in,  "hukuk devleti" ekseninde iktidarı eleştirirken sözünü esirgemeyen, örneğin şimdilerde tamamen "paralel yapı"ya atfedilerek hükümetin elini yıkamaya çalıştığı gazeteci Ahmet Şık ve Nedim Şener'in tutuklanması olayına sert tepki gösteren, velhasıl kitabın ortasından konuşan tavrının ardından 17 Ocak 2013'te TÜSİAD Başkanlığı'na seçilen Muharrem Yılmaz'la bir yumuşama dönemi tahayyül edilmişti. Ancak öyle olmadı. SÜTAŞ'ın patronu Yılmaz, 43 yıllık TÜSİAD tarihinde bir ilke imza atarak, ocak ayındaki seçimli genel kurulu beklemeden başkanlıktan istifa etti.

Neden?

Filmi biraz geriye saralım. Ümit Boyner de, başkanlıktaki ikinci iki yıllık dönemini tamamlamadı. Ancak Yalçındağ'dan farklı olarak, ikinci dönem görevi "sadece bir yıllığına kabul ettiğini" en baştan duyurdu. Daha önce eşi Cem Boyner de kitabın ortasından konuşan bir üslupla TÜSİAD Başkanlığı (1989-1990) yapan Ümit Boyner'in başkanlığı bıraktığı sıralarda Boyner Holding'de vergi denetimi yapılıyordu. Eğer yanılıyorsam, düzeltmeye hazırım.

Elbette Ümit Boyner bu nedenle görevi erken bıraktı, demek istemiyorum. Aksine Boyner grubunda bu denetimlerle TÜSİAD Başkanlığı arasında bağ kurulmadı, "başkanlık görevinden önce de yapılan mutad, rutin denetimler" dışında bir değerlendirme yapılmadı. Durum böyle olmakla birlikte bu nokta, masanın öbür tarafında özerk olmayan, oldurulmayan bir vergi idaresinin nasıl bir mesai rotası içinde bulunduğu noktasında önemli. Bu konuya birazdan döneceğim.

Evet, TÜSİAD koridorlarında, yaklaşık 1,5 yıl önce, 17 Ocak 2013'te başkanlığa getirilen  Muharrem Yılmaz'la bir yumuşama dönemi tahayyül edilmişti. Yılmaz, seleflerinin aksine aileden büyük bir varlığı devralarak "krem tabaka"nın içinden gelmiyordu. Danone gibi dünya devlerine karşı rekabete soktuğu Sütaş'ı kendisi büyüterek iş dünyasında ciddi bir iddia ortaya koymuş, Anadolu lisanını bilen bir isimdi. Nitekim başkanlığa seçilir seçilmez, epeyce uzun bir süre cevap alamadığı Başbakan Tayyip Erdoğan'dan randevu istedi.

HSYK, internet ve vergi baskısı eleştirisi

Yılmaz, alabildiğine ılımlı bir üslupla başladığı TÜSİAD Başkanlığı'nda, 1,5 yıl gibi kısa bir sürede eleştiri dozunu giderek artırdı. Elbette o eleştiriler, TÜSİAD içinde tayin edici ağırlıkları bulunan grupların nabzını da yansıtıyordu. Ancak ihtimal Muharrem Yılmaz, kendisine o eleştirilerde destek ve ilham veren bazı grupların Ankara'da sergiledikleri aksi yöndeki tavırlara içerliyordu.

Nihayet, TÜSİAD'ın 23 Ocak 2014'te toplanan 44. Olağan Genel Kurulu'nda, hükümete açık eleştiriler içeren o konuşma geldi:

Hukukun üstünlüğüne riayet edilmeyen bir ülkeye yabancı sermaye gelmez.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu teklifinden büyük bir rahatsızlık duyuyoruz. (Malum, teklif daha sonra yasalaştı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yasayı Anayasa Mahkemesi'nin ele alması gerektiği görüşü eşliğinde tasip etmediğini belli ederek imzaladı. Ve Anayasa Mahkemesi yasanın önemli hükümlerini iptal etti).

İnternete sansür uygulaması özgürlüğe kara bulut gibi çöker.

Yılmaz, aynı konuşmada, bir türlü özerkleştirilmeyen Gelir İdaresi'nin yukarıda altını çizdiğim mesaisine ilişkin olarak da önemli bir vurgu yaptı. Koç grubuna ait TÜPRAŞ'a yapılan baskının ve ardından Rekabet Kurulu Başkanı'nın da fazla bulduğu cezaların tartışıldığı bir atmosfer içinde yaptığı konuşmada Yılmaz, "kurumların üzerinde vergiyle baskı kurulduğunu" söylüyordu, hatırlayalım:

"Erklerin çatışmasını birbirleri üzerindeki etkisini arttırarak çözemeyiz. Tepkisel adımlarla değil çağdaş normlarla çözebiliriz. Anayasal reformla bu sorun halledilebilir. Hukukun üstünlüğüne riayet edilmeyen, yargı normları AB düzenlemeleriyle çalışmayan, vergi cezalarıyla şirketler üzerinde baskı kurulan, İhale Yasası onlarca kez değiştirilen bir ülkeye yabancı sermaye gelmez arkadaşlar."

Gül, AKP'nin çizgisini kırdı

Bu konuşmayı Başbakan Erdoğan'ın "vatana ihanet" suçlaması, Yılmaz'ın da "Vatansverliğimi kimseye sorgulatmam. Vatan hainliği gibi bir şey kabul edilemez" cevabı izledi. TÜSİAD'ın 301 madencinin hayatına mal olan Soma katliamına ilişkin eleştirileri ve Muharrem Yılmaz'ın "uzlaşan bir cumhurbaşkanı" aradıklarına ilişkin açıklamalarla bugüne gelindi. Ancak burada bir noktanın altını çizmek gerekir; TÜSİAD, Yılmaz döneminde de çözüm sürecinde hükümete en ciddi kurumsal desteği veren örgütler arasında ön sıralarda yer aldı, "bölgesel kalkınma" projeleri eşliğinde bölgede toplantılar yaptı. Yılmaz'ın oluşturduğu TÜSİAD Yönetim Kurulu'na, ilk kez bir Kürt işadamının, Tarkan Kadoğlu'nun,  Kürt kimliğiyle girdiğini de not edelim.

Bu arada yürütme hattındaki en önemli kırılmaya 17 Nisan'da Ankara'da toplanan TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu toplantısında tanık olduk. Biri görüntüde, diğeri içerikte iki önemli mesaja sahne oldu o toplantı. Birincisi; Başbakan'ın "vatana ihanet" derecesinde suçladığı TÜSİAD'ın toplantısına CumhurbaşkanıAbdullah Gül'ün katılmasıydı. İkincisi "kafanızı takmayın" demeye getiren Gül'ün konuşmasıydı:

"Önümüze başka seçimler var diye karamsarlığa kapılmamak lazım. Daha önce ortaya çıkarılan suni krizler, yeni kurallar ve düzenlemeler getirdi ve her şey belli. O yüzden herkesin işine gücüne bakması lazım. Siz moralinizi bozmayın, işinize gücünüze odaklanın. Türkiye'nin geleceğinden parlaklığından şüphe etmiyorum. AB yoluna TÜSİAD'ın ne kadar sahip çıktığını biliyorum. O yüzden hepinizi tebrik ederim."

Yönetim Kurulu'na haber vermedi, çünkü...

Nihayet, bugün hükümete yakın bazı gazetelerde Muharrem Yılmaz'ın sahibi olduğu Sütaş'ta işçi haklarının ihlal edildiği, işçilerin protesto yaptığı alana engelleme amaçlı olarak tonlarca tezek döküldüğü ve Tır'ların çekildiği iddiaları yayımlandı. Elbette çalışanların demokratik ve özlük haklarıyla ilgili iddiaların üzeri örtülmemeli. Nitekim Yılmaz da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerini Sütaş'ta denetim yapmaya çağırdı.

Diğer yandan Yılmaz, bu haberlerin kendisini ve TÜSİAD'ı itibarsızlaştırmaya yönelik bir kara propaganda çabası olarak değerlendirdi ve istifa etmeye karar verdi. TÜSİAD Yönetim Kurulu'nu toplayarak kararını değerlendirmeye açması önerisine ise, "Ne diyebilirler ki, onları da zor durumda bırakmak istemem" görüşüyle karşı çıktı.

Doğan ve Boyner gruplarına ilişkin tecrübenin ardından ister istemez akla gelen soru; vergi idaresinin, Yılmaz'a ait Sütaş grubunda da mesai icra edip etmediği? İstifanın arkasındaki nedenler arasında bulunmayabilir, ancak benim duyduğum, ocak ayında "vergi cezalarıyla şirketler üzerinde baskı kurulmasından" yakınan Yılmaz'ın Sütaş'ında da denetim yapıldığı...

Bu noktadan bakıldığında, Maliye Bakanlığı'nın vergi denetimlerinin hangi gruplar/kesimler  üzerinde icra edildiği 12 yıllık AKP iktidarına ilişkin kıymetli sorulardan biri olarak öne çıkıyor.

Ve bir soru daha:

Muharrem Yılmaz, güvenoyu niteliği taşıyacak bir girişimle ocak ayında tekrar TÜSİAD Başkanlığı'na aday olabilir mi, böyle bir ihtimal TÜSİAD koridorlarında konuşuluyor mu?

Olmaz olmaz demeyin!

.

Facebook Yorumları

Emlak8
2.7.2018
Hazal Özvarış söyleşileri ve şüphenin yararı; önümüze konanın ardına bakmak...
20.6.2018
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
1.6.2018
Mavi en sevdiğimiz renkti...
5.5.2018
Kılıçdaroğlu'nun 'geniş ittifak' çağrısının hedefi Akşener, İnce'nin adaylığı İyi Parti'de beklentileri değiştirdi
24.4.2018
Dört muhalefet partisi uzlaşmaya yakın; Erdoğan'a karşı Gül'ün 'ortak adaylığı' konusunda son gelişmeler neler?
19.2.2018
Bizim 'eğer'li yalnızlığımız...
24.1.2018
Tek başına bir güçtü; gazetecilik can çekişirken Uğur Mumcu 25 yıldır yaşıyor!
29.9.2017
'Gazeteci' Alev Coşkun, 'Fethullahçı' Cumhuriyet'e karşı!
17.6.2017
CHP'ye 'sokak' ihtarları çeken iktidara bir okuma tavsiyesi: Erdoğan biyografisi
8.6.2015
25 maddede azınlık hükümeti, erken seçim, koalisyon ihtimalleri ne, Erdoğan ne yapabilir?
30.5.2015
'Kitleler güruhlaştırılıyor, toplum polisleştiriliyor, artık yarı totaliter bir rejim var!..'
13.4.2015
Bir zavallı yanaşma!..
21.03.2015
Yepyeni Türkiye: Arınç, Erdoğan'ın 'anayasa suçu' işlediği mesajını veriyor!
20.02.2015
Tacize, tecavüze, şiddete ilk taşı günahsız olan atsın!
11.02.2015
Erdoğan'a rağmen, Erdoğan'ın hoşlanmadığı, Erdoğan'ı tedirgin eden şeyler oluyor...
12.12.2014
Çekin ellerinizi gazetecilerin üzerinden!
20.11.2014
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'ı 'bedelli askerliği kaşımak'la suçluyor!
10.11.2014
'Ezilme Mustafa Karaalioğlu' diyesim var ama...
06.11.2014
40 soruda Balyoz davasında neler oldu, ne oluyor, ne olabilir?
30.10.2014
Zaman gazetesi, ÇYDD'nin burs verdiği 'fahişeleri' ve 'teröristleri' hatırlıyor mu?
27.10.2014
Erdoğan, neden 'Hrant Dink cinayeti paralel yapının işi' diyemez?
02.10.2014
Bir AİHM, iki Erdoğan; zorunlu din dersi, sorunlu matematik
25.09.2014
Doğan grubuna vergi cezasıyla kaç kuş vuruldu, yeni medya düzeni nasıl kuruldu?
12.09.2014
İnternette büyük gözaltı ve Erdoğan'ın Gül'e attığı çizik
19.08.2014
Gazeteler nüfuz kâğıdı olunca editoryal denetim ile sansür birbirine karışır
11.07.2014
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
05.06.2014
TÜSİAD-hükümet hattında ne oluyor, Sütaş'ta da vergi incelemesi mi var?
01.06.2014
Ne yaparsanız yapın, İstanbul artık Gezi Parkı'nın etrafındaki şehrin de adıdır!
11.05.2014
Tarihten güncelliğe bir soru: Başbakan 'edepli' davrandı mı?
02.05.2014
Grev gözcülüğünden devlet sözcülüğüne Erdoğan'ın hikâyesi
19.04.2014
Başbakanlık ve Köşk için iki anayasası olan Erdoğan ile Gül yol ayrımında
07.04.2014
25 soruda Cumhurbaşkanlığı seçimi; neden tartışmalı, nasıl yapılacak?
03.04.2014
TİB Başkanı'na bugünler için yargı dokunulmazlığı sağlandı!
30.03.2014
Halk aldanmaz, inandığı aydınlar aldanırsa aldanır!
28.03.2014
TİB, hangi yasal yetkiyle YouTube'u kapatabildi?
10.03.2014
Demirören'in sıvı hâli ve gözyaşının kirlenmesi
19.02.2014
İnternet yasası değişiyor, 'beyefendi gazeteciliği' ağır yaralı!
18.02.2014
Markar Esayan ve 'kepaze olmadan yaşlanmanın imkânsızlığı...'
05.02.2014
Mahkeme kararında TİB'in yayından çıkarmak istediği CHP önergesi yok!
04.02.2014
25 soruda mevcut internet yasası ve getirilmek istenen yeni düzen
01.02.2014
Yolsuzluk sorularını TBMM'nin sitesinden de kaldıracak mısınız
27.01.2014
Yasadışı kayıtlar Erdoğan'ın dilinde, yasal dinlemelerin yayını ise yasak!
20.01.2014
AKP'nin 'cemaat savcıları'na karşı vefasızlığına dair üç hikâye
30.12.2013
Şemdinli Savcısı'ndan İstanbul Savcısı'na bir memleket hikâyesi...
27.12.2013
Kabine revizyonu neler diyor, hangi bakan Erdoğan'a sürpriz yapabilir?
25.12.2013
Erdoğan 'yargıya hakaret' ve 'adil yargılamayı etkileme' suçu işliyor!
25.12.2013
Erdoğan, AKP Programı'nda yolsuzluk için hangi sözleri vermişti?
23.12.2013
Tutuklanan Halkbank Genel Müdürü için sürpriz tanıklar mı geliyor?
22.12.2013
Gazeteci sorgusunda çekilen tespih, rüşvet baskınında niye sorun oldu?
18.12.2013
18 maddede hükümet ne mesaj verdi, cemaate örgüt operasyonu yolda mı?
18.12.2013
Penguence konuşan medya ve operasyonda cemaatin rolü üzerine...
10.12.2013
Erdoğan'ın 'möbleli zindanı'ndan Erdoğan Türkiyesi'nin cezaevlerine
02.12.2013
Şırnak katliamı ve sonrasında Ankara'da neler oluyordu?
28.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
26.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
25.11.2013
'Ağzı olmayan bir çığlık' olarak Türkiye'de gazetecilik!
20.11.2013
Erdoğan-Arınç barışı, kız-erkek evlerinin denetimini rafa mı kaldırdı?
13.11.2013
Erdoğan-Arınç krizinde hangi noktadayız, istifa gündeme gelir mi?
11.11.2013
Gül: Türkiye'nin yolu bellidir, sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir!
09.11.2013
25 maddede Arınç'ın Erdoğan'a resti ne anlama geliyor, neler olabilir?
02.10.2013
Gül'ün hatırlattığı; 2014'te başbakan seçimi de yapılacak
17.09.2013
Devlet ayağa kalk; Hrant Dink davası yeniden başlıyor!
04.09.2013
MGK'nın ‘28 Şubat tutanakları’ açıklaması neden önemli?
16.08.2013
Demirtaş: Paketin alternatifi savaş, Öcalan'a göre başka fırsat olmayabilir
12.08.2013
Uzun bir Milliyet hikâyesi: Demirören Köşk'e neden gitti?
09.08.2013
Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi
05.08.2013
Ergenekon ve Amistad: Hikâye ne?
01.08.2013
35. madde değişikliği darbe girişimi ve 28 Şubat davalarını etkileyebilir mi?
25.06.2013
Erdoğan'ın bir 'marjinal' olarak portresi...
18.06.2013
Gezi Parkı eylemleri suçsa, AK Parti Programı o suçun delili sayılır!
15.06.2013
Gezi Parkı direnişi Erdoğan'ı beş noktada değiştirdi
12.06.2013
Dolmabahçe Camisi'ne asıl sığınan kim, kim hukuku ayaklar altına aldı?
03.06.2013
Neymiş; ekonomi iyiyse, habercilik kötüymüş!
02.06.2013
Bir Gezi Parkı, üç AKP!
01.06.2013
Medya da suskun, bu halkı kim kandırıyor?
31.05.2013
Gezi Parkı'ndaki ağaçlar, kendini gazeteci sanır!
27.05.2013
'Siyasi faaliyet yapanı çok şiddetle cezalandıracağım!..'
22.05.2013
Erdoğan Cumhurbaşkanlığı'na aday olduğunu dolaylı olarak duyurdu
20.05.2013
‘Hasan Cemal’ deyip iki noktayı üst üste koyunca…
10.05.2013
Fethullah Gülen 'Türkiye'de yine darbe olur mu' sorusuna ne cevap verdi?
06.05.2013
15 soruda 1 Mayıs olayları, 1 Mayıs açıklamaları, hukuk ve devlet
02.05.2013
Aktivizm değil, jurnalizm
25.04.2013
Mustafa Kemal ‘light’ bir paşa mıydı
22.04.2013
Cumhuriyet gazetesinde neler oluyor?
18.04.2013
Cemaat’in ‘özgürlük’ çıkışı ne anlama geliyor
11.04.2013
Anadil yasağı Anayasa’ya ne zaman girdi
08.04.2013
Yeni Şafak ve İlhan Cihaner'in yaptırdığı telefon dinlemeleri üzerine
28.03.2013
Her insan kendi heykelini yontar
25.03.2013
Gazeteler sizinse, gazetecilik bizimdir!
22.03.2013
15 maddede Öcalan'ın mektubu
21.03.2013
Evvel zaman içinde Milliyet
14.03.2013
Mâbeyn kâtibi
09.03.2013
Hasan Cemal sansürü Hürriyet'te de yürürlükte!
07.03.2013
Türk basın kuvvetleri işbaşında
28.02.2013
Berfo Ana ile Yaşar Büyükanıt
21.02.2013
Dikkat et, başın öne eğilmesin
19.02.2013
Devletimiz Hollanda'da lezbiyen çifti takipteyken...
14.02.2013
‘Türkiye devleti’ nasıl kuruldu
07.02.2013
Başbakan, Haberal için ne düşünüyor
31.01.2013
‘Önyargı’ örgütünün ‘yasadışı’ eylemleri
24.01.2013
Gazetecilikten ‘şovmenliğe’ Birand
17.01.2013
Dünyadan Türkiye’ye barış için dokuz madde
10.01.2013
Tansu Çiller ve Nimet Baş; tarihselliğin talihsizliği
03.01.2013
Yavaşlamazsan anlayamazsın
27.12.2012
Erdoğan gizli dinleme ve izlemeleri nasıl meşrulaştırdı
20.12.2012
Beklenmedik bir hadise
13.12.2012
Koç ve Sabancı’ya reklam tebligatı
06.12.2012
Evet Hrant, Türklük aşağılandı
29.11.2012
Kanlı liste için 18 yıl sonra gelen açıklama
22.11.2012
Darbe Komisyonu’nda Çiller hayranlığı
15.11.2012
Tansu Hanım, siz zaten bitmiştiniz
08.11.2012
Gazetecileri de konuşalım mı
01.11.2012
Darbelerin ömrü ne kadar
25.10.2012
‘Terör örgütünün önemli açıklamaları…’
18.10.2012
Ve AB raporuna medya patronları da girdi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive