Doğan AKIN

T24.Com



Bookmark and Share

İnternette büyük gözaltı ve Erdoğan'ın Gül'e attığı çizik


12.09.2014 - Bu Yazı 1839 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye’de internet düzeni, bir kez daha bir “torba kanun”un içine tıkıştırılan hükümlerle zapturapt altına alınmak isteniyor. Cumhurbaşkanlığı döneminde Abdullah Gül’ün girişimi üzerine vazgeçilen internet kullanıcılarının bütün trafik bilgilerinin idarenin elinde toplanması hükmü ile yargı kararı aranmadan internet yayınlarına yapılacak doğrudan müdahale alanının genişletilmesine ilişkin hüküm geri getirildi. Yani CumhurbaşkanıTayyip Erdoğan, daha şubat ayında dönemin Cumhurbaşkanı Gül’ün girişimleriyle internet düzeninde yapılan kısmi düzeltmeleri geri almış oldu.

Aslında “Gül dönemine Erdoğan çizikleri” geleceği haberini,Fehmi Koru’nun, yaklaşık üç hafta önceki yazısında almıştık. O yazıya döneceğiz.

İnternet yayınlarına ilişkin denetim, müdahale ve kısıtlamaların birinci derecedeki hedefinin, internet haberciliği olduğunu biliyoruz. Zira, “özel hayat ve müstehcenlik” başlıkları altında kısıtlama ve düzenlemeler Mayıs 2007’de başladı, bu sene şubat ayında devam etti. Sınırları son derece tartışmalı olan, yargıda bile yıllardır standart bir içtihad geliştirilemeyen “özel hayat ihlali ve müstehcenlik” konularında idarenin, yani Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) internet yayınlarına doğrudan müdahale yetkisi var. Bu alanlarda yargı kararı idarenin müdahalesinden, yani siteye ya da içeriğe erişimi engellemesinden sonra aranıyor! Türkiye'de internet düzenine ilişkin mevzuat hükümleri ile tartışmalı konuları, bu köşede daha önce çıkan "25 soruda mevcut internet yasası ve getirilmek istenen yeni düzen" ( http://t24.com.tr/yazarlar/dogan-akin/25-soruda-mevcut-internet-yasasi-ve-getirilmek-istenen-yeni-duzen,8452) başlıklı yazıda okuyabilirsiniz.
 

Doğrudan müdahale alanı genişliyor

TBMM Genel Kurulu’ndaki torba kanun görüşmelerinin son gününde 126. maddeye eklenen ve 9 Eylül Salı akşamı yasalaşan hükümlerle iki önemli değişiklik yapılıyor.

Birincisi; TİB Başkanı’nın talimatıyla internette doğrudan erişim engellemesi yapılacak durumlara “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi” de eklendi.  Söz konusu nedenlerden birine veya birkaçına bağlı olarak “gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde”, internette erişimin engellenmesi TİB Başkanı’nın talimatı üzerine, TİB tarafından yapılacak. Bu durumda erişim sağlayıcı engelleme kararını 4 saat içinde yerine getirecek. Engelleme kararı 24 saat içinde mahkemeye sunulacak ve hâkim 48 saat içinde kararını açıklayacak.

Görüldüğü gibi, önce idarenin doğrudan erişimi engelleyebilmesi, yargı kararının ise daha sonra aranması yaklaşımı son düzenlemede de korunuyor. Böylece yargı, daha sürecin başında, hükümetin atadığı bir bürokratın engelleme kararı karşısında da bırakılmış oluyor.

Bir hukuk devletinde yargıdan başka gidilecek hakem olamayacağına göre, yürütme ile yargı ilişkilerinin ideal olduğu düzenler için bile kabul edilemeyecek bir yaklaşım karşısındayız. Türkiye’de yürütmenin yargıya müdahale etmesine ilişkin düzen ve siyasi iradenin bu konuda tanık olduğumuz onlarca girişimi dikkate alındığında ciddi bir sorun karşısında olduğumuz anlaşılıyor. Buna, haberciliğin “darbecilik, ajanlık” gibi aşırı iddialarla suçlandığı bu dönemin lisanını eklediğinizde, “mili güvenlik ve kamu düzeni” kılıfının nerelere kadar uzatılacağını tahmin etmek zor değil.
 

İnternet kullanıcılarına büyük gözaltı

Torba kanunla getirilen ikinci sorunlu düzenleme, internet kullanıcılarının trafik bilgilerine ilişkin. Bu konuda mevcut yasal düzenleme, internet kullanıcılarının trafik bilgilerinin internet servis sağlayıcılarında tutulması, ancak yarı istediğinde TİB tarafından alınarak yargıya iletilmesi şeklindeydi. 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlarda İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 3. maddesindeki bu hükmü hatırlayalım:

"Trafik bilgisi ancak bir suç soruşturması ve/veya kovuşturması kapsamında mahkemelerce talep edilmesi hâlinde Başkanlık tarafından içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı ve/veya erişim sağlayıcıdan alınarak verilir."

TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen torba kanunla, trafik bilgileri konusunda yargı aradan çıkarılarak, bilgilerin doğrudan idarenin elinde toplanması esası getirldi. Torba kanunun 126. maddesindeki hükmü de okuyalım:

"Trafik bilgisi Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından ilgili işletmecilerden temin edilir ve hâkim tarafından karar verilmesi hâlinde ilgili mercilere verilir.”

Velhasıl dün Erdoğan'ın onayıyla yürürlüğe giren düzenlemeyle,  trafik bilgileri, yani “hangi kullanıcıların hangi siteleri ziyaret ettiğine, bu sitelerde ne kadar süreyle kaldığına, kimlerle temasta olduğuna” ilişkin bütün bilgiler idarenin elinde toplanacak. Yargı kararına gerek duymadan idareye tanınan bu yetki, bütün vatandaşların iletişim trafiğini kontrol altına alacak “totaliter” bir yaklaşımı ifade ediyor.

Şimdi, şubat ayında yapılan düzenlemeyle TİB Başkanı hakkında soruşturma ve dava açmanın ilgili bakanın, TİB çalışanları hakkında soruşturma ve dava açmanın TİB Başkanı'nın iznine bağlandığını da hatırlayarak karar verin; Türkiye bir hukuk devleti mi?
 

Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor

CHP, internet düzenlemelerinin iptal edilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne gideceğini açıkladı. Haberleşmenin gizliliğini ve yargı kararı olmadan basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayarak ihlal eden bu düzenlemeler için Anayasa Mahkemesi nasıl bir karar verir, bilemeyiz. Ancak, Anayasa'nın 90. maddesinin, "temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır" hükmünü içerdiğini hatırlatalım. Mevcut yasal düzenlemenin bile AİHM'de Türkiye'nin mahkûm edilmesine neden olduğunu unutmamak gerekir. 
 

Gül bu hükümleri çıkarttırmıştı

"Bir iki sıkıntılı konu var" diyen Abdullah Gül, Cumhubaşkanılığı döneminde şubat ayındaki torba yasayı onaylarken, tartışmalara neden olan internet düzenlemeleriyle ilgili olarak Twitter'dan şu mesajları vermişti:

"Bir süredir gündemdeki internet yasası hakkında yoğun mesajlar gönderiyorsunuz. Mesajlarınızda özellikle iki husus üzerinde itirazlar ilettiniz. Bu iki noktaya ilişkin sakıncaların esasen ben de farkındaydım. Nitekim, hükümetimizle temasa geçip bu iki noktaya ilişkin düşüncelerimi paylaşmış ve bunların düzeltilmesini istemiştim.

Memnuniyetle görüyorum ki, iki maddeyle ilgili kaygılar yarın yeni bir yasal düzenlemeyle giderilecek. Bu düzenlemenin süratle gerçekleşmesine fırsat vermek için Macaristan'dan döner dönmez önümdeki yasayı onayladım. Hükümetimiz ve siyasi partilerimize gösterdikleri anlayıştan ötürü teşekkür ederim. Hepinize iyi akşamlar diliyorum."

Özetle Gül, torba yasayı, "içindeki diğer düzenlemeleri geciktirerek mağduriyet yaratmamak" gerekçesiyle onaylamış, ancak bugün yeni torba kanunla getirilen trafik bilgileri ve yargı kararı olmadan yayınlara müdahale hükümlerinin çıkraılmasını istemişti.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan da, Gül'ün uyarısı ve ardından dönemin Başbakanı Erdoğan'ın talimatı üzerine muhalefet partilerini ziyaret ederek "sansür" ve "fişleme" eleştirilerine neden olan hükümleri birlikte değiştirme teklifinde bulundu. Bu temaslardan sonra Elvan, "Sayın Cumhurbaşkanı 2 temel alanda değerlendirme yapılmasını arzu ettiğini ifade etti, biz de o alanda değerlendirmemizi yaptık" açıklamasını yaptı.

Ardından AKP, trafik bilgilerinin sadece hâkim kararıyla TİB'e verilmesini ve yayınlara müdahalenin yargı kararına bağlanmasını öngören değişikliği Meclis Başkanlığı'na sundu ve Genel Kurul'dan geçirdi.
 

Erdoğan'la geri dönüş

Şubat ayında vazgeçilen bu düzenlemeler yaklaşık yedi ay sonra, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın isteği ve onayıyla tekrar yürürlüğe giriyor.

Bu durum, ifade ve basın özgürlüğüne bakışta Gül ile Erdoğan'ın farklı dalga boylarında bulunduğunu da gösteriyor. AKP kongresini Cumhurbaşkanlığı'ndaki devir-teslim töreninden bir gün önce yaptırarak Gül'ün olası adaylığını-etkisini engelleyen Erdoğan, Köşk'teki ilk önemli icraatında da Gül'ün değiştirdiği bir düzenin üzerine çizik atmış olacak.

Gül ile öğrencilik yıllarından beri yakın bir ilişkisi bulunan Fehmi Koru'nun bu durumu haber veren satırlarını da, Habertürk'te 18 Ağustos'ta yayımlanan yazısından hatırlatalım:

"Dışarıdan bakıldığında görünen ne: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün AK Parti tarafından Meclis’ten geçirilmiş yasaların büyük çoğunluğunu -neredeyse hepsini onayladığı... Hiçbir yasayı iptali için Anayasa Mahkemesi’ne sevk etmediği...

'Noter gibi' eleştirilerine maruz kalmadı mı bu yüzden?

Kendisi zaman zaman anlatmaya çalışsa bile pek dikkate alınmayan gerçek ise görünenden farklı: Özellikle toplumsal, siyasal ve ekonomik dengeleri bozacağına şahsen inandığı noktalarda devreye girdi Cumhurbaşkanı Gül ve kimini teklif haline getirilmesini engelleyerek, kimini ise yasalaşma süreci içerisinde değişmesini sağlayarak müdahalelerde bulundu.

Yeni dönemde geçmişte müdahalelere maruz kalmış konuların yeniden gündeme gelmesini bekleyebiliriz.

Cumhurbaşkanı Gül’ün izin vermeyeceği düşünülerek girişimde bulunulmamış ekonomiyi, siyaseti ve sosyal hayatı etkileyecek başka konular varsa, onların da…"
 

Davutoğlu diyeti

Davutoğlu'na gelince… Başbakanlık'ta ilk önemli icraat olarak, vatandaşlarının haberleşme özgürlüğü ile basın özgürlüğü konusunda talihsiz bir düzenlemeye imza atmış oldu Davutoğlu.

Evet, Davutoğlu, Erdoğan tarafından Başbakanlığa getirilmesinin sadece "paralel yapı ile mücadeleye sadakat" sözü vermedi. Bakalım o makamda ne kadar diyet ödenecek?

Davutoğlu, Hükümet Programı'nda "temel hak ve özgürlüklerin kullanımının önündeki engelleri kaldırmayı kamu yönetiminin ana misyonu yapma" sözü veriyor.

Melih Cevdet Anday "Yalan" şiirinde der ki…

Fakat güç oluyor bu işler

Güç oluyor yalan söylemek...

.

Facebook Yorumları

Emlak8
2.7.2018
Hazal Özvarış söyleşileri ve şüphenin yararı; önümüze konanın ardına bakmak...
20.6.2018
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
1.6.2018
Mavi en sevdiğimiz renkti...
5.5.2018
Kılıçdaroğlu'nun 'geniş ittifak' çağrısının hedefi Akşener, İnce'nin adaylığı İyi Parti'de beklentileri değiştirdi
24.4.2018
Dört muhalefet partisi uzlaşmaya yakın; Erdoğan'a karşı Gül'ün 'ortak adaylığı' konusunda son gelişmeler neler?
19.2.2018
Bizim 'eğer'li yalnızlığımız...
24.1.2018
Tek başına bir güçtü; gazetecilik can çekişirken Uğur Mumcu 25 yıldır yaşıyor!
29.9.2017
'Gazeteci' Alev Coşkun, 'Fethullahçı' Cumhuriyet'e karşı!
17.6.2017
CHP'ye 'sokak' ihtarları çeken iktidara bir okuma tavsiyesi: Erdoğan biyografisi
8.6.2015
25 maddede azınlık hükümeti, erken seçim, koalisyon ihtimalleri ne, Erdoğan ne yapabilir?
30.5.2015
'Kitleler güruhlaştırılıyor, toplum polisleştiriliyor, artık yarı totaliter bir rejim var!..'
13.4.2015
Bir zavallı yanaşma!..
21.03.2015
Yepyeni Türkiye: Arınç, Erdoğan'ın 'anayasa suçu' işlediği mesajını veriyor!
20.02.2015
Tacize, tecavüze, şiddete ilk taşı günahsız olan atsın!
11.02.2015
Erdoğan'a rağmen, Erdoğan'ın hoşlanmadığı, Erdoğan'ı tedirgin eden şeyler oluyor...
12.12.2014
Çekin ellerinizi gazetecilerin üzerinden!
20.11.2014
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'ı 'bedelli askerliği kaşımak'la suçluyor!
10.11.2014
'Ezilme Mustafa Karaalioğlu' diyesim var ama...
06.11.2014
40 soruda Balyoz davasında neler oldu, ne oluyor, ne olabilir?
30.10.2014
Zaman gazetesi, ÇYDD'nin burs verdiği 'fahişeleri' ve 'teröristleri' hatırlıyor mu?
27.10.2014
Erdoğan, neden 'Hrant Dink cinayeti paralel yapının işi' diyemez?
02.10.2014
Bir AİHM, iki Erdoğan; zorunlu din dersi, sorunlu matematik
25.09.2014
Doğan grubuna vergi cezasıyla kaç kuş vuruldu, yeni medya düzeni nasıl kuruldu?
12.09.2014
İnternette büyük gözaltı ve Erdoğan'ın Gül'e attığı çizik
19.08.2014
Gazeteler nüfuz kâğıdı olunca editoryal denetim ile sansür birbirine karışır
11.07.2014
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
05.06.2014
TÜSİAD-hükümet hattında ne oluyor, Sütaş'ta da vergi incelemesi mi var?
01.06.2014
Ne yaparsanız yapın, İstanbul artık Gezi Parkı'nın etrafındaki şehrin de adıdır!
11.05.2014
Tarihten güncelliğe bir soru: Başbakan 'edepli' davrandı mı?
02.05.2014
Grev gözcülüğünden devlet sözcülüğüne Erdoğan'ın hikâyesi
19.04.2014
Başbakanlık ve Köşk için iki anayasası olan Erdoğan ile Gül yol ayrımında
07.04.2014
25 soruda Cumhurbaşkanlığı seçimi; neden tartışmalı, nasıl yapılacak?
03.04.2014
TİB Başkanı'na bugünler için yargı dokunulmazlığı sağlandı!
30.03.2014
Halk aldanmaz, inandığı aydınlar aldanırsa aldanır!
28.03.2014
TİB, hangi yasal yetkiyle YouTube'u kapatabildi?
10.03.2014
Demirören'in sıvı hâli ve gözyaşının kirlenmesi
19.02.2014
İnternet yasası değişiyor, 'beyefendi gazeteciliği' ağır yaralı!
18.02.2014
Markar Esayan ve 'kepaze olmadan yaşlanmanın imkânsızlığı...'
05.02.2014
Mahkeme kararında TİB'in yayından çıkarmak istediği CHP önergesi yok!
04.02.2014
25 soruda mevcut internet yasası ve getirilmek istenen yeni düzen
01.02.2014
Yolsuzluk sorularını TBMM'nin sitesinden de kaldıracak mısınız
27.01.2014
Yasadışı kayıtlar Erdoğan'ın dilinde, yasal dinlemelerin yayını ise yasak!
20.01.2014
AKP'nin 'cemaat savcıları'na karşı vefasızlığına dair üç hikâye
30.12.2013
Şemdinli Savcısı'ndan İstanbul Savcısı'na bir memleket hikâyesi...
27.12.2013
Kabine revizyonu neler diyor, hangi bakan Erdoğan'a sürpriz yapabilir?
25.12.2013
Erdoğan 'yargıya hakaret' ve 'adil yargılamayı etkileme' suçu işliyor!
25.12.2013
Erdoğan, AKP Programı'nda yolsuzluk için hangi sözleri vermişti?
23.12.2013
Tutuklanan Halkbank Genel Müdürü için sürpriz tanıklar mı geliyor?
22.12.2013
Gazeteci sorgusunda çekilen tespih, rüşvet baskınında niye sorun oldu?
18.12.2013
18 maddede hükümet ne mesaj verdi, cemaate örgüt operasyonu yolda mı?
18.12.2013
Penguence konuşan medya ve operasyonda cemaatin rolü üzerine...
10.12.2013
Erdoğan'ın 'möbleli zindanı'ndan Erdoğan Türkiyesi'nin cezaevlerine
02.12.2013
Şırnak katliamı ve sonrasında Ankara'da neler oluyordu?
28.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
26.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
25.11.2013
'Ağzı olmayan bir çığlık' olarak Türkiye'de gazetecilik!
20.11.2013
Erdoğan-Arınç barışı, kız-erkek evlerinin denetimini rafa mı kaldırdı?
13.11.2013
Erdoğan-Arınç krizinde hangi noktadayız, istifa gündeme gelir mi?
11.11.2013
Gül: Türkiye'nin yolu bellidir, sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir!
09.11.2013
25 maddede Arınç'ın Erdoğan'a resti ne anlama geliyor, neler olabilir?
02.10.2013
Gül'ün hatırlattığı; 2014'te başbakan seçimi de yapılacak
17.09.2013
Devlet ayağa kalk; Hrant Dink davası yeniden başlıyor!
04.09.2013
MGK'nın ‘28 Şubat tutanakları’ açıklaması neden önemli?
16.08.2013
Demirtaş: Paketin alternatifi savaş, Öcalan'a göre başka fırsat olmayabilir
12.08.2013
Uzun bir Milliyet hikâyesi: Demirören Köşk'e neden gitti?
09.08.2013
Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi
05.08.2013
Ergenekon ve Amistad: Hikâye ne?
01.08.2013
35. madde değişikliği darbe girişimi ve 28 Şubat davalarını etkileyebilir mi?
25.06.2013
Erdoğan'ın bir 'marjinal' olarak portresi...
18.06.2013
Gezi Parkı eylemleri suçsa, AK Parti Programı o suçun delili sayılır!
15.06.2013
Gezi Parkı direnişi Erdoğan'ı beş noktada değiştirdi
12.06.2013
Dolmabahçe Camisi'ne asıl sığınan kim, kim hukuku ayaklar altına aldı?
03.06.2013
Neymiş; ekonomi iyiyse, habercilik kötüymüş!
02.06.2013
Bir Gezi Parkı, üç AKP!
01.06.2013
Medya da suskun, bu halkı kim kandırıyor?
31.05.2013
Gezi Parkı'ndaki ağaçlar, kendini gazeteci sanır!
27.05.2013
'Siyasi faaliyet yapanı çok şiddetle cezalandıracağım!..'
22.05.2013
Erdoğan Cumhurbaşkanlığı'na aday olduğunu dolaylı olarak duyurdu
20.05.2013
‘Hasan Cemal’ deyip iki noktayı üst üste koyunca…
10.05.2013
Fethullah Gülen 'Türkiye'de yine darbe olur mu' sorusuna ne cevap verdi?
06.05.2013
15 soruda 1 Mayıs olayları, 1 Mayıs açıklamaları, hukuk ve devlet
02.05.2013
Aktivizm değil, jurnalizm
25.04.2013
Mustafa Kemal ‘light’ bir paşa mıydı
22.04.2013
Cumhuriyet gazetesinde neler oluyor?
18.04.2013
Cemaat’in ‘özgürlük’ çıkışı ne anlama geliyor
11.04.2013
Anadil yasağı Anayasa’ya ne zaman girdi
08.04.2013
Yeni Şafak ve İlhan Cihaner'in yaptırdığı telefon dinlemeleri üzerine
28.03.2013
Her insan kendi heykelini yontar
25.03.2013
Gazeteler sizinse, gazetecilik bizimdir!
22.03.2013
15 maddede Öcalan'ın mektubu
21.03.2013
Evvel zaman içinde Milliyet
14.03.2013
Mâbeyn kâtibi
09.03.2013
Hasan Cemal sansürü Hürriyet'te de yürürlükte!
07.03.2013
Türk basın kuvvetleri işbaşında
28.02.2013
Berfo Ana ile Yaşar Büyükanıt
21.02.2013
Dikkat et, başın öne eğilmesin
19.02.2013
Devletimiz Hollanda'da lezbiyen çifti takipteyken...
14.02.2013
‘Türkiye devleti’ nasıl kuruldu
07.02.2013
Başbakan, Haberal için ne düşünüyor
31.01.2013
‘Önyargı’ örgütünün ‘yasadışı’ eylemleri
24.01.2013
Gazetecilikten ‘şovmenliğe’ Birand
17.01.2013
Dünyadan Türkiye’ye barış için dokuz madde
10.01.2013
Tansu Çiller ve Nimet Baş; tarihselliğin talihsizliği
03.01.2013
Yavaşlamazsan anlayamazsın
27.12.2012
Erdoğan gizli dinleme ve izlemeleri nasıl meşrulaştırdı
20.12.2012
Beklenmedik bir hadise
13.12.2012
Koç ve Sabancı’ya reklam tebligatı
06.12.2012
Evet Hrant, Türklük aşağılandı
29.11.2012
Kanlı liste için 18 yıl sonra gelen açıklama
22.11.2012
Darbe Komisyonu’nda Çiller hayranlığı
15.11.2012
Tansu Hanım, siz zaten bitmiştiniz
08.11.2012
Gazetecileri de konuşalım mı
01.11.2012
Darbelerin ömrü ne kadar
25.10.2012
‘Terör örgütünün önemli açıklamaları…’
18.10.2012
Ve AB raporuna medya patronları da girdi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive