Doğan AKIN

T24.Com



Bookmark and Share

Zaman gazetesi, ÇYDD'nin burs verdiği 'fahişeleri' ve 'teröristleri' hatırlıyor mu?


30.10.2014 - Bu Yazı 2819 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğini...

AKP ile Fethullah Gülen cemaati arasındaki çatışma, bu sözü de düşündürüyor bana.
Soruşturması Haziran 2007 yılında başlayan Ergenekon davaları sürecinde en yakın düzeyde tanık olduğumuz bir akrabalıktan sonra, şimdi cemaati yaylım ateşine tutan bir AKP taarruzuna tanık oluyoruz. Öyle bir taarruz ki, bir devlet, ilk kez kendi ülkesindeki bir bankayı da batırmaya çalışıyor.
Ne diyelim, tarihin tiksindiren tekerrürü.
Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı'nın birkaç hafta önceki yazısı ile yine Zaman'ın önceki günkü manşeti, işte o akrabalık esnasında neler yapıldığını da hafızalarda yürürlüğe sokuyor.
Darbeci eğilimler ve somut suç bulguları civarında bulunanlarla sadece muhalif göründükleri için cezalandırılmak istenenlerin aynı çuvalın içine doldurulmasıyla berbat edilen Ergenekon sürecinden söz etmiyorum. O fasılda söylenecek çok şey var, ama bu süreçte sadece şahsi mağduriyetler yaratılmadığını, o mağduriyetler de öne sürülerek kanunsuz eylemlerin üzerine şal örtülmeye çalışıldığını söylemekle yetinelim. Sonuçta bu ülkenin Genelkurmay Başkanı, Hilmi Özkök, orgenerallerle yaptığı toplantıda kendisinden hükümete muhtıra vermesinin istendiğini açıkladı. Bu ülkenin 1. Ordu Komutanı, Çetin Doğan, "Genelkurmay Başkanı'ndan ültimatom vermesini isteyeceğine" ilişkin konuşma kaydını kabul etti.
Ama konumuz bu değil, konumuz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Ne istedilerse verdik" diyerek veciz bir şekilde ifade ettiği AKP-Cemaat akrabalığı sırasında yaratılan bir mağduriyet, bir zihniyet polisliği icraatı.

Dumanlı: Bu derneğe
yapılan hangi kuruma yapıldı?


Zaman gazetesinin önceki günkü manşetinde, hükümetin izinsiz bağış toplamasını yasaklayıp büyüteç altına aldığı Gülen cemaati bünyesindeki Kimse Yok Mu Derneği'ne yapılanlar vardı. Gülen cemaati yayınlarının amiral gemisi diyebileceğimiz Zaman, manşetinde, "Kimse Yok mu'ya hukuksuz el koyma planı devrede" üst başlığı altında "Kurban kesmek suç oldu" başlığını kullanmıştı. Haber, derneğin banka hesaplarının "İçişleri Bakanlığı'nın emriyle bloke edildiğini" de içeriyordu.
Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı da, 6 Ekim Pazartesi günü yayımlanan yazısında, Kimse Yok Mu Derneği'nin karşı karşıya kaldığı hükümet baskısını eleştiriyor ve ekliyordu:
"Kimse Yok mu Derneği muazzam hizmetler yaptı ve yapıyor. Buna rağmen denetim üstüne denetim, teftiş üstüne teftiş geçirdi. Basına sızan teftiş raporu, dernekte en ufak bir hata bulunmadığını ortaya koydu. Haliyle akla şu soru geliyor: Bu derneğin maruz kaldığı teftiş ve denetime aynı kulvarda hizmet veren kurumlardan hangisi maruz kaldı? Kimse Yok mu’ya karşı takınılan kindar tavır, ayrımcılık suçunun daniskası değil de nedir?
Anayasa’yı askıya alanlar, yasaların üzerinde adeta horon tepenler, tabii ki Anayasa’nın eşitlik ilkesine de riayet etmez. Hâlbuki bu bir suçtur. Ayrımcılık yapmak, ötekileştirmek, şeytanlaştırmak, nefret suçu işlemek... Aynı zamanda zulümdür bunlar. Eğer bir ülkede hak hukuk varsa, kanun herkes için geçerli olmalıdır. Kişilere ve kitlelere göre kanun keyfî bir şekilde uygulanıyorsa orada bir adaletsizlik vardır, orada bir zulüm vardır."

Bir 'kendine Müslümanlık' operasyonu: ÇYDD

Konu, gönüllü yardım kuruluşları olduğu ve Dumanlı "Kimse Yok mu Derneği'nin maruz kaldığı teftiş ve denetime aynı kulvarda hizmet veren kurumlardan hangisi maruz kaldı? Kimse Yok Mu’ya karşı takınılan kindar tavır, ayrımcılık suçunun daniskası değil de nedir"  diye sorduğu için Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) başına gelenler ve o süreçte yine Dumanlı'nın yönettiği Zaman gazetesinde çıkan haberleri düşündüm. Bugün cemaati topa tutan malum medya ile birlikte o gün ÇYDD'ye karşı en ön sırada vaziyet alan Zaman'ın haberlerini.

Bu ülkede siyasal nefretin, zihniyet polisliğinin, kendine Müslümanlığın üç boyutlu fotoğrafını ortaya koyan ÇYDD hikâyesini hatırlayın…
Ergenekon operasyonlarının 12. dalgası ÇYDD'ye vurmuştu. Polis, 13 Nisan 2009’da, sabah saat 05.00’te, o sırada ağır bir kanser tedavisi görmekte olan ÇYDD Genel Başkanı Prof. Türkan Saylan’ın evine ve 81 adrese baskın yaptı, onlarca kişiyi gözaltına aldı. Saylan, saçları dökülmüş başındaki bandanasıyla battaniyesinin altında evinde olan biteni izlerken saatlerce arama yapan polis bilgisayarlar, CD'ler, DVD'ler ve bulduğu bütün evrakı bir çuvala doldurarak götürdü.

Dumanlı, ÇYDD haberlerini hatırlar mı?

ÇYDD, Ergenekon ve PKK örgütleriyle işbirliği yapmakla suçlanıyordu. Bugün olduğu gibi o gün de "Türk basın kuvvetleri" devreye girmekte gecikmedi. Ardından Saylan, annesi, ÇYDD ile burs verdiği kız çocukları hakkında muazzam bir itibarsızlaştırma, karalama, nefret kampanyası başlatıldı.

Keskin bir laiklik anlayışı ortaya koyan ÇYDD'den rahatsızlık duyan ve bu derneğin çalıştığı eğitim alanında faal olan Gülen cemaati durumdan vazife çıkarmış, bugün cemaat aleyhinde yapılan yayınlarda sergilenen "ateş ettikten sonra nişan alma" gazeteciliği Zaman'da da icra edilmeye başlanmıştı.
ÇYDD'nin burs verdiği kız çocuklarını, subayları ayartmak için "fuhuşa" sevk etmekten, "teröristlere burs verildiği" iddiasına kadar yok yoktu Zaman'ın haberlerinde.
Aynı yayın grubu içindeki Aksiyon dergisi de, misal, "Kimin Rektörleri" başlığı altında, Ergenekon sürecinde suçlanan profesörlerin listesini veriyordu. Zamanın sarkacı, çok değil birkaç yıl sonra, bu sefer "cemaate yakın profesörler" listesini basacaktı gazetelerin sayfasına.

 Hükümetin cemaate taarruzunda Sabah, Takvim, Yeni Şafak, Star ve Akşam'la birlikte görev alan İslamcı Yeni Akit gazetesinin Genel Yayın Koordinatörü Hasan Karakaya, Zaman'ın Kimse Yok Mu Derneği'ne yapılanları manşetine çıkardığı önceki gün, Celal Bayar Üniversitesi'nde hangi rektör adaylarının cemaat bağlantılıolduklarını fişler gibi sıralamış, ardından "bizden" dediklerini eklemişti.

Zaman'dan: ÇYDD bölücüleri güçlendiriyor

 'Yok yok'tu demiştim Zaman'ın haberlerinde. Ve bu haberler Ergenekon sürecinden önceye de uzanıyordu. Örneğin, 3 Ağustos 2006'da, ÇYDD'den istifa eden birinin iddiaları, tırnak içine bile alınmaya gerek görülmeden, ÇYDD bölücü hareketleri güçlendiriyor başlığıyla veriliyordu.

Bu "içeriden itiraflar" bugünlere dair bir şeyler hatırlatıyor mu size de? Vaktiyle cemaatte bulunmuş bazılarının, bugün hükümetin sevk ve idaresi altındaki gazete ve ekranlara çıkıpFethullah Gülen'in "ABD-CIA için çalıştığı, darbe tezgâhladığı, kendisine emanet edilen paralarla lüks içinde yaşadığı" gibi iştahla öne sürdükleri "itiraflar"a benzer şeyler hatırlatıyor mu?

'ÇYDD'NİN BURS VERDİĞİ PKK'LILAR'

Devam edelim. ÇYDD baskınını izleyen günlerde, 18 Nisan 2009'da Zaman'da "Çağdaş Yaşam'ın burs verdiği PKK'lıların listesi KCK baskınında çıktı" başlığıyla yayımlanan haberde şu ifadeler vardı:

"… Edinilen bilgilere göre, operasyonlarda ele geçirilen belgeler arasında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) Kardelen Projesi kapsamında burs verdiği PKK'lı öğrencilerin listesi de yer alıyor. Listenin KCK'nın Diyarbakır'da ofis olarak kullandığı Diyar Galerya'daki bürosunda bulunduğu öğrenildi. Burs alan öğrencilerin durumu KCK üyesi zanlıların telefon görüşmelerine de takıldı. Mahkeme kararı ile yapılan telefon dinlemelerinde zanlıların görüşmelerde ÇYDD'den burs alan bazı öğrenciler için 'bizden' dedikleri tespit edildi.
Burs listesinin çıktığı ikinci adres ise Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan eski Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Yüksel'in Van'daki evi. Yüksel'de ele geçirilen listedeki isimlerin büyük bir çoğunluğunun PKK bağlantılı olduğu iddia edildi… 
ÇYDD'nin PKK'lı öğrencilere burs verdiği iddiası yeni değil. PKK'ya destek verdiği iddiası ile ÇYDD'den istifa eden Asuman Özdemir 2006 yılında Zaman'a verdiği röportajda bu çalışmaları anlatmıştı…"

 Haberin "İşte ÇYDD'nin burs verdiği PKK'lı öğrencilerin listesi" ara başlığı altında, henüz haklarında hüküm tesis edilmemiş öğrencilerin listesinin de verildiğinin altını çizelim.

'ÇYDD KIZLARI FUHUŞ İÇİN KULLANILIYOR'

Şu ifadeler de, Zaman'da "Fuhuş çetesinden 250 subaya kirli tuzak"  başlığıyla 23 Kasım 2010'da yayımlanan haberden:

"Askerî casusluk ve fuhuş operasyonunun ardından başlatılan soruşturmada kamuoyunu dehşete düşürecek bilgilere ulaşıldı. Şantaj amaçlı kurulan fuhuş şebekesinin, amiral, subay ve üst düzey askerlerden oluşan 250 personeli hedef aldığı tespit edildi.
(…)
Askerî casusluk ve fuhuş çetesine yönelik soruşturmada ilginç ayrıntılar da ortaya çıktı. Çetenin fuhuş elemanı olarak kullandığı 18 kadın askerden 13'ünün Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nden (ÇYDD) burs aldığı tespit edildi. Albay İ.S.'nin bilgisayarından çıkan bilgiler ise ÇYDD'li kızların özellikle seçildiğini ortaya koydu. Soruşturmada çıkan belgelerde şebekenin fuhuş ve şantaj için kullandıkları kadınlara nasıl ulaştıkları da adım adım anlatılıyor. Fuhuş ve casusluk şebekesinin de ÇYDD kızlarını fuhuş için kullanması, dernekte ele geçen bir belgeyi akla getirdi. Ergenekon operasyonu çerçevesinde bir ÇYDD şubesinden çıkan mektupta genç teğmenlerin kızlar aracılığıyla kontrol edilmesi öneriliyordu."

'ASKERLERLE BULUŞTURULAN ÇYDD'Lİ KIZLAR VE MASON LİSTESİ'

Evet, yok yok. Sıra, Zaman'ın 30 Aralık 2010'da "ÇYDD'li kızlarla askerleri buluşturan 'birader'e masonlardan hizmet ödülü" başlığıyla yayımladığı haberde:

"Son Ergenekon iddianamesinde ÇYDD'ye bağlı kızlarla askerî okul öğrencilerini 'buluşturduğu' iddia edilen emekli Albay Aydın Ortabaşı, üst düzey bir mason çıktı. Sadece 33 dereceli 'biraderlerin' oluşturduğu Türkiye Yüksek Şûrası, kendisine geçen yıl, 'Masonik Hizmet Ödülü'nü de vermiş. Gerekçesi ise Gölcük ve civarında kız öğrencilerin eğitimi konusundaki hizmetleri. Şûra ile dernek arasında 'burs dayanışması' da ortaya çıkmıştı.
33 dereceli masonların yer aldığı Türkiye Yüksek Şûrası ile Ergenekon arasında bir bağlantı daha ortaya çıktı. Şûra'nın resmî adı olan Türkiye Fikir ve Kültür Derneği'nin, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Çağdaş Eğitim Vakfı'ndan (ÇEV) bursları kesilen PKK'lı öğrencilere kucak açtığı belirlenmişti."
Haber, "Ergenekon'da adı geçen masonlar" ara başlığı altında bir fişleme listesi de içeriyor!

TÜRK POLİSİNE 'AZGIN' DİYEN MİSYONER

Uzatmak istemiyorum. Zira, "emekçiler üzerinde azgın bir polis baskısı olduğunu" vurgulayan Türkan Saylan'ın sözlerini "Türkan Saylan Türk polisine 'azgın' dedi" gibi ihbarcı başlıklar da var (5 Mart 2008) Zaman'ın külliyatında, daha sonra Leyla adını alan annesi Lili Mina Raiman'ın "aslen Hıristiyan olduğuna" atıfla misyonerlik yaptığına dair MİT raporlarındaki iddiaları tekrarlayarak yayımlamak da.

Diyebilirsiniz ki; emniyet ve savcılıkların operasyonları, raporlar ve iddianameler haberleştilmiş, ne var bunda? Zaman'daki haber metinlerine baktığınızda, bununla yetinilmediğini, o operasyonlara iştirak edildiğini, varsa eğer tekil olayların genelleştirildiğini, cemaatin eğitim sektöründe rekabet ettiği "laik ÇYDD"yi itibarsızlaştırmak için büyük bir kampanya yürütüldüğünü göreceksiniz. "Rapor", "itiraf" denilen şeylerle öne sürülen iddiaların kanıtlanamadığını ve ihtimal bugün de benzer yöntemlerle cemaatin başına çorap örülmeye çalışıldığını düşüneceksiniz.
Evet, vaktiyle emniyet, MİT raporlarıyla canına okunmak istenen ve bu kez de "vatan haini paralel örgüt" olarak "kırmızı kitap" marifetiyle halledilmeye çalışılan cemaatin Zaman'ında ÇYDD ve Türkan Saylan hakkında "misyonerlik, masonluk, terörist finansmanı" fişlemelerine dair vaziyet bu.
Zaman'ın bu meseledeki icraatını eksiksiz merak edenler, gazetenin internet sitesindeki "ERGENEKON" başlıklı konunun sayfasını tıklayıp arama kutusuna "ÇYDD" ve "Türkan Saylan" yazarak bütün haberleri okuyabilirler.

Çelenk bağışlarına milyonluk vergi cezası

Ekrem Dumanlı, Kimse Yok Mu Derneği için "Bu derneğin maruz kaldığı teftiş ve denetime aynı kulvarda hizmet veren kurumlardan hangisi maruz kaldı" sorusunun başka yanıtları da var" diye sormuştu. Yine ÇYDD gibi koskoca bir yanıtı var sorunun. Üstelik yanıtlar, burada özetlemeye çalıştığım baskınlar, gözaltılar ve infaz yayınlarıyla da sınırlı değil. Daha geçen aralık ayında, Maliye'nin, ÇYDD'nin çelenk ve diğer bağışlarını "hizmet satışı" olarak görüp yaklaşık 2 milyon lira (eski parayla 2 trilyon lira) vergi ve ceza hesapladığını okuduk. Almanya'da mahkûm edilen Deniz Feneri derneğini Türkiye'de soruşturan savcılar darmadağın edilirken, 17-25 Aralık dosyaları kapatılırken Zaman'ın yukarıda söz ettiğim yayınları sırasında cemaatle akraba olan AKP'nin ÇYDD'ye topçu ateşi sürüyordu yani, hâlâ da sürüyor.

'Görevimi yaptım, ölüme hazırım'

Prof. Türkan Saylan, ağır hastayken, daha gün doğmadan evine yapılan baskından 35 gün sonra hayatını kaybetti. Son sözleri, "Ben bütün randevuları tamamladım. Bana düşen bütün görevleri yerine getirdim, ölüme hazırım" oldu.

Evet, keskin bir laiklik anlayışı, kadınların örtünmesine karşı kuvvetli bir itirazı vardı. Ama, eşi tamamen örtündüğü için bazı yayınlarda hedef alınan AKP'nin ilk ve en uzun süreli Sağlık Bakanı Prof. Recep Akdağ'ın da saygı duyduğu bir isimdi. Kendisi de bir hekim olan Akdağ, yıllarca Anadolu'yu gezerek cüzzam taraması yapan Türkan Saylan'ın kendileri için bir "efsane" olduğunu söylemişti. 
Hangisini tercih ederdiniz; yandaşlarınızın alkış sadalarını mı, yoksa karşıtlarınızda bile saygı uyandırmayı mı?
Görüşlerini elbette eleştirebilirsiniz…  Ama, ceplerine konan harçlıklarla tetikçilik yapan medya holiganları ile dünden bugüne iktidarların her yaptığını rasyonalize etmek için bordroya bağlanan yüksek danışmanların Türkan Saylan'ın serüveninde anlayamadıkları şey "çıkarsızlık"tı, "fedakârlık"tı.

Seyircisiz zulüm olmuyor

ÇYDD'nin hikâyesinin; siyasal nefretin, zihniyet polisliğinin, kendine Müslümanlığın üç boyutlu fotoğrafını ortaya koyduğunu söylemiştim. Medyanın yanı sıra, siyaset ve yargının da içinde olduğu bir fotoğraf bu. Misal, bugünün mağduru savcı Zekeriya Öz'ün, Ergenekon operasyonlarını yöneten savcı olarak, evlere şafak baskınları düzenletip, sadece kitapları nedeniyle gazetecilere operasyonlar yaparken o günün muktediri olmadığını söyleyebilir misiniz?

Türkan Saylan'lar, İlhan Selçuk'lar şafak baskınlarıyla evlerinden toplanırken seyreden Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın 17 Aralık yolsuzluk operasyonunda yapılan sabah baskınları için uyarıda bulunmasını unutabilir misiniz?
Evet, medyadan siyasete uzanan tribünlerde goygoycusuz, seyircisiz zulüm olmuyor!

Zihniyet polisliği gazetecilik değil

Türkan Saylan'ın askere yakın keskin laik tutumuna, Cumhuriyet mitinglerindeki varlığına -ki "ne şeriat, ne darbe" dediği için oralarda da tepki görmüştü- elbette karşı olabilirsiniz. Ancak Saylan'ı ve on binlerce öğrenciye burs veren derneğini, "zihniyet polisliği"ne soyunarak görüşleri nedeniyle cezalandırmamalıydınız.

Ekrem Dumanlı, ÇYDD'den burs alan yoksul ailelerin çocuklarını "fuhuş ve terör" bataklığı içinde göstermenin gazetecilik olmadığını kabul edip, o günlerin Zaman'ının muhasebesini yaparak hesabını vermeli. Bugün, cemaatin karşı karşıya kaldığı yayınları yapanlar için, "tasmalı gazeteciler"den söz eden Dumanlı'nın, mağdur ettiği kişiler ve kurumların yanı sıra zihniyet polisliği ile karıştırdığı gazeteciliğe karşı da böyle bir borcu var. 
Bugün hükümet ve kontrolündeki medya cemaati topyekûn infaz ediyor, yargı ve polis şimdi de cemaate karşı "destan" yazıyor diye elbette susmayacağız. Ama daha adil bir gelecek ve daha doğru bir gazetecilik için geçmişi de unutmayacağız.
Yunus der ki; Bir kez gönül yıktın ise / Bu kıldığın namaz değil...
Viran ettikleri hanede alınları secdeden kalkmayan eski akrabalara gelsin.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
2.7.2018
Hazal Özvarış söyleşileri ve şüphenin yararı; önümüze konanın ardına bakmak...
20.6.2018
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
1.6.2018
Mavi en sevdiğimiz renkti...
5.5.2018
Kılıçdaroğlu'nun 'geniş ittifak' çağrısının hedefi Akşener, İnce'nin adaylığı İyi Parti'de beklentileri değiştirdi
24.4.2018
Dört muhalefet partisi uzlaşmaya yakın; Erdoğan'a karşı Gül'ün 'ortak adaylığı' konusunda son gelişmeler neler?
19.2.2018
Bizim 'eğer'li yalnızlığımız...
24.1.2018
Tek başına bir güçtü; gazetecilik can çekişirken Uğur Mumcu 25 yıldır yaşıyor!
29.9.2017
'Gazeteci' Alev Coşkun, 'Fethullahçı' Cumhuriyet'e karşı!
17.6.2017
CHP'ye 'sokak' ihtarları çeken iktidara bir okuma tavsiyesi: Erdoğan biyografisi
8.6.2015
25 maddede azınlık hükümeti, erken seçim, koalisyon ihtimalleri ne, Erdoğan ne yapabilir?
30.5.2015
'Kitleler güruhlaştırılıyor, toplum polisleştiriliyor, artık yarı totaliter bir rejim var!..'
13.4.2015
Bir zavallı yanaşma!..
21.03.2015
Yepyeni Türkiye: Arınç, Erdoğan'ın 'anayasa suçu' işlediği mesajını veriyor!
20.02.2015
Tacize, tecavüze, şiddete ilk taşı günahsız olan atsın!
11.02.2015
Erdoğan'a rağmen, Erdoğan'ın hoşlanmadığı, Erdoğan'ı tedirgin eden şeyler oluyor...
12.12.2014
Çekin ellerinizi gazetecilerin üzerinden!
20.11.2014
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'ı 'bedelli askerliği kaşımak'la suçluyor!
10.11.2014
'Ezilme Mustafa Karaalioğlu' diyesim var ama...
06.11.2014
40 soruda Balyoz davasında neler oldu, ne oluyor, ne olabilir?
30.10.2014
Zaman gazetesi, ÇYDD'nin burs verdiği 'fahişeleri' ve 'teröristleri' hatırlıyor mu?
27.10.2014
Erdoğan, neden 'Hrant Dink cinayeti paralel yapının işi' diyemez?
02.10.2014
Bir AİHM, iki Erdoğan; zorunlu din dersi, sorunlu matematik
25.09.2014
Doğan grubuna vergi cezasıyla kaç kuş vuruldu, yeni medya düzeni nasıl kuruldu?
12.09.2014
İnternette büyük gözaltı ve Erdoğan'ın Gül'e attığı çizik
19.08.2014
Gazeteler nüfuz kâğıdı olunca editoryal denetim ile sansür birbirine karışır
11.07.2014
20 soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin karanlığında işlenen o cinayetler
05.06.2014
TÜSİAD-hükümet hattında ne oluyor, Sütaş'ta da vergi incelemesi mi var?
01.06.2014
Ne yaparsanız yapın, İstanbul artık Gezi Parkı'nın etrafındaki şehrin de adıdır!
11.05.2014
Tarihten güncelliğe bir soru: Başbakan 'edepli' davrandı mı?
02.05.2014
Grev gözcülüğünden devlet sözcülüğüne Erdoğan'ın hikâyesi
19.04.2014
Başbakanlık ve Köşk için iki anayasası olan Erdoğan ile Gül yol ayrımında
07.04.2014
25 soruda Cumhurbaşkanlığı seçimi; neden tartışmalı, nasıl yapılacak?
03.04.2014
TİB Başkanı'na bugünler için yargı dokunulmazlığı sağlandı!
30.03.2014
Halk aldanmaz, inandığı aydınlar aldanırsa aldanır!
28.03.2014
TİB, hangi yasal yetkiyle YouTube'u kapatabildi?
10.03.2014
Demirören'in sıvı hâli ve gözyaşının kirlenmesi
19.02.2014
İnternet yasası değişiyor, 'beyefendi gazeteciliği' ağır yaralı!
18.02.2014
Markar Esayan ve 'kepaze olmadan yaşlanmanın imkânsızlığı...'
05.02.2014
Mahkeme kararında TİB'in yayından çıkarmak istediği CHP önergesi yok!
04.02.2014
25 soruda mevcut internet yasası ve getirilmek istenen yeni düzen
01.02.2014
Yolsuzluk sorularını TBMM'nin sitesinden de kaldıracak mısınız
27.01.2014
Yasadışı kayıtlar Erdoğan'ın dilinde, yasal dinlemelerin yayını ise yasak!
20.01.2014
AKP'nin 'cemaat savcıları'na karşı vefasızlığına dair üç hikâye
30.12.2013
Şemdinli Savcısı'ndan İstanbul Savcısı'na bir memleket hikâyesi...
27.12.2013
Kabine revizyonu neler diyor, hangi bakan Erdoğan'a sürpriz yapabilir?
25.12.2013
Erdoğan 'yargıya hakaret' ve 'adil yargılamayı etkileme' suçu işliyor!
25.12.2013
Erdoğan, AKP Programı'nda yolsuzluk için hangi sözleri vermişti?
23.12.2013
Tutuklanan Halkbank Genel Müdürü için sürpriz tanıklar mı geliyor?
22.12.2013
Gazeteci sorgusunda çekilen tespih, rüşvet baskınında niye sorun oldu?
18.12.2013
18 maddede hükümet ne mesaj verdi, cemaate örgüt operasyonu yolda mı?
18.12.2013
Penguence konuşan medya ve operasyonda cemaatin rolü üzerine...
10.12.2013
Erdoğan'ın 'möbleli zindanı'ndan Erdoğan Türkiyesi'nin cezaevlerine
02.12.2013
Şırnak katliamı ve sonrasında Ankara'da neler oluyordu?
28.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
26.11.2013
'1982 Anayasası'nda özel hayat hükmü mükemmel, ama pratikte çiğneniyor!'
25.11.2013
'Ağzı olmayan bir çığlık' olarak Türkiye'de gazetecilik!
20.11.2013
Erdoğan-Arınç barışı, kız-erkek evlerinin denetimini rafa mı kaldırdı?
13.11.2013
Erdoğan-Arınç krizinde hangi noktadayız, istifa gündeme gelir mi?
11.11.2013
Gül: Türkiye'nin yolu bellidir, sorun çıkarsa lokomotif değiştirilir!
09.11.2013
25 maddede Arınç'ın Erdoğan'a resti ne anlama geliyor, neler olabilir?
02.10.2013
Gül'ün hatırlattığı; 2014'te başbakan seçimi de yapılacak
17.09.2013
Devlet ayağa kalk; Hrant Dink davası yeniden başlıyor!
04.09.2013
MGK'nın ‘28 Şubat tutanakları’ açıklaması neden önemli?
16.08.2013
Demirtaş: Paketin alternatifi savaş, Öcalan'a göre başka fırsat olmayabilir
12.08.2013
Uzun bir Milliyet hikâyesi: Demirören Köşk'e neden gitti?
09.08.2013
Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi
05.08.2013
Ergenekon ve Amistad: Hikâye ne?
01.08.2013
35. madde değişikliği darbe girişimi ve 28 Şubat davalarını etkileyebilir mi?
25.06.2013
Erdoğan'ın bir 'marjinal' olarak portresi...
18.06.2013
Gezi Parkı eylemleri suçsa, AK Parti Programı o suçun delili sayılır!
15.06.2013
Gezi Parkı direnişi Erdoğan'ı beş noktada değiştirdi
12.06.2013
Dolmabahçe Camisi'ne asıl sığınan kim, kim hukuku ayaklar altına aldı?
03.06.2013
Neymiş; ekonomi iyiyse, habercilik kötüymüş!
02.06.2013
Bir Gezi Parkı, üç AKP!
01.06.2013
Medya da suskun, bu halkı kim kandırıyor?
31.05.2013
Gezi Parkı'ndaki ağaçlar, kendini gazeteci sanır!
27.05.2013
'Siyasi faaliyet yapanı çok şiddetle cezalandıracağım!..'
22.05.2013
Erdoğan Cumhurbaşkanlığı'na aday olduğunu dolaylı olarak duyurdu
20.05.2013
‘Hasan Cemal’ deyip iki noktayı üst üste koyunca…
10.05.2013
Fethullah Gülen 'Türkiye'de yine darbe olur mu' sorusuna ne cevap verdi?
06.05.2013
15 soruda 1 Mayıs olayları, 1 Mayıs açıklamaları, hukuk ve devlet
02.05.2013
Aktivizm değil, jurnalizm
25.04.2013
Mustafa Kemal ‘light’ bir paşa mıydı
22.04.2013
Cumhuriyet gazetesinde neler oluyor?
18.04.2013
Cemaat’in ‘özgürlük’ çıkışı ne anlama geliyor
11.04.2013
Anadil yasağı Anayasa’ya ne zaman girdi
08.04.2013
Yeni Şafak ve İlhan Cihaner'in yaptırdığı telefon dinlemeleri üzerine
28.03.2013
Her insan kendi heykelini yontar
25.03.2013
Gazeteler sizinse, gazetecilik bizimdir!
22.03.2013
15 maddede Öcalan'ın mektubu
21.03.2013
Evvel zaman içinde Milliyet
14.03.2013
Mâbeyn kâtibi
09.03.2013
Hasan Cemal sansürü Hürriyet'te de yürürlükte!
07.03.2013
Türk basın kuvvetleri işbaşında
28.02.2013
Berfo Ana ile Yaşar Büyükanıt
21.02.2013
Dikkat et, başın öne eğilmesin
19.02.2013
Devletimiz Hollanda'da lezbiyen çifti takipteyken...
14.02.2013
‘Türkiye devleti’ nasıl kuruldu
07.02.2013
Başbakan, Haberal için ne düşünüyor
31.01.2013
‘Önyargı’ örgütünün ‘yasadışı’ eylemleri
24.01.2013
Gazetecilikten ‘şovmenliğe’ Birand
17.01.2013
Dünyadan Türkiye’ye barış için dokuz madde
10.01.2013
Tansu Çiller ve Nimet Baş; tarihselliğin talihsizliği
03.01.2013
Yavaşlamazsan anlayamazsın
27.12.2012
Erdoğan gizli dinleme ve izlemeleri nasıl meşrulaştırdı
20.12.2012
Beklenmedik bir hadise
13.12.2012
Koç ve Sabancı’ya reklam tebligatı
06.12.2012
Evet Hrant, Türklük aşağılandı
29.11.2012
Kanlı liste için 18 yıl sonra gelen açıklama
22.11.2012
Darbe Komisyonu’nda Çiller hayranlığı
15.11.2012
Tansu Hanım, siz zaten bitmiştiniz
08.11.2012
Gazetecileri de konuşalım mı
01.11.2012
Darbelerin ömrü ne kadar
25.10.2012
‘Terör örgütünün önemli açıklamaları…’
18.10.2012
Ve AB raporuna medya patronları da girdi
1 0
gercekleri görün 02.11.2014 - 01:06:36
akinbey helalsana kcknin elemanlarina burs veren shershebekesini aklamak icin iyi bir firsat mazlumun peshine düshen katili haber yapinca shindide katil habercinin peshine düshtü habecide bunu haber ettidiye sende vayseni seni sen filan katile ketil dedin shindide senin peshinde katil olduxu icin demek sen ozaman haksiz yere katile katil dedixi icin shindide sen peshindeki katile katil dedixi icin haksizlixini mazideki haksizlixini anla demek sitiyorsun vaybe shuan devlet var gücüynen seni kovaliyacak sen gik demiyeceksin senin o dedixin sher vakif baya pislik icindeydi
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%57,78
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive