Doğan TARKAN



Bookmark and Share

Hayır, olumlu olarak kabul edemeyiz


01.10.2013 - Bu Yazı 2173 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Paketi yorumlamadan önce, neden böyle bir paketin oluştuğunu tartışmak lazım. Durup dururken ortaya çıkmadı paket. Aslında 40 yıllık bir geçmişi var.

1980'lerde Kürt halkı, kimliğinin tanınması için ayağa kalktı. 40 yılda, çoğu Kürt onbinlerce insan hayatını kaybetti. Milyonlarca insan sürgün edildi. Köyler boşaltıldı, hapishaneler dolduruldu, ormanlar yakıldı. Türkiye bütçesi içinde savaş masraflarının payı giderek büyüdü.

40 yıllık savaşın sonunda bu isyanın bastırılmasının zor olduğu görüldü. Bir gerilla ölüyor, iki kişi dağa çıkıyordu. Genelkurmay başkanı, önde gelen generaller, politik önderler, patronlar, TÜSİAD, hep birlikte Kürt sorununun savaşarak çözülemeyeceğini sonunda kabul ettiler.

Sonunda açılım ve barış sürecine gelindi. İşte demokrasi paketi, öncelikle bu açılım ve çözüm sürecinin bir parçası olarak gündeme geldi.

Öcalan/KCK/BDP ile hükümet/devlet/Türk egemen sınıfları arasındaki görüşmelerin bir aşamasında, Öcalan'ın çağrısı ile PKK silahlı güçlerini sınır dışına çıkarmaya başladı. Bu aşama büyük ölçüde gerçekleşti ve silahlar sustu.

PKK'nin bu adımına karşı, Türk devleti ve hükümeti de adım atmak zorundaydı. Bu adım "demokratikleşme paketi" idi.

Ne var ki, Başbakan'ın açıkladığı paketin 19 maddesinin sadece 6 tanesi konuya ilişkindi; geri kalan maddeler 40 yıl önce başlayan savaşın talepleri değil. Kürt sorununu ilgilendiren 6 madde ise doğrusu incir çekirdeğini dolduramaz.

Paketin önerileri içinde olumsuz bir tek madde var. Gösteri yürüyüşleri kanunundaki değişiklik ile önceden izin almadan gösteri yapma hakkı ortadan kalkıyor ve "mülki amirin nihai kararı" geliyor. Bu madde dışındaki diğer maddeler olumludur. Olumludur ama çözüm ve açılım sürecinin taleplerine cevap vermekten çok uzaktır. 40 yıllık savaş, Kürtçenin özel okullarda okutulması veya eş başkanlık sisteminin kabul edilmesi veya klavyeye x, w ve q harflerinin girmesi için başlamadı.

Kürt halkının talepleri açık ve net: Kürtçe eğitim, Kürtçenin kamu kuruluşlarında kullanılabilmesi, KCK tutuklularının özgürlüğü, demokratik özerklik ve Öcalan'ın sürdürmekte olduğu görüşmelere uygun koşullara sahip olması. Pakette bu temel konulara yaklaşan, bunların önünü açan hiçbir satır yok. Zaten pakette Kürt kelimesi yok!

Bu nedenle bu pakete "evet" demek mümkün değil.

Öte yandan, toplumun Kürt sorunundan bağımsız olan demokratikleşme talepleri var. Düşünce, ifade, örgütlenme ve eylem özgürlükleri, siyasi partiler yasasının çöpe atılması, Alevilerin dini inançlarını özgürce yerine getirebilmeleri, kadınların özgürlüğü, LGBTT bireylerin hakları; Rum, Ermeni, Yahudi, Keldani, Çerkes ve diğer halkların taleplerinin karşılanması, askeri vesayetin bütünüyle ortadan kaldırılması için bir dizi tedbirin alınması gibi. Paket, bu tür talepler konusunda da son derece sınırlı bir açılım içinde, çok yetersiz. Dolayısıyla bu paketin toplumu rahatlatmasından, özgürlüklerin genişletilmesinden bahsetmek oldukça zor.

Bütün bunlara rağmen, pakette yer alan taleplerin sonuç olarak mücadele ürünü olduklarını, her birinin küçük de olsa kazanımlar olduğunu görmek lazım. Bu küçük kazanımları "yetersiz" oldukları için reddedecek değiliz ama yetersiz, hem de çok yetersiz olduklarını da vurgulayacağız.

Şimdi sosyalistler bu "demokrasi" paketine "hayır, yetmez" diyecek ama daha fazlasını kazanmak için de mücadele edecektir.

Sosyalistler, hiçbir demokratik gelişmeyi egemen sınıflardan, onların siyasi partilerinden ve hükümetlerinden beklemezler. Her ileri gelişme aşağıdan mücadelenin ürünüdür. Eğer bugün "Andımız" denen ırkçı söylem okullardan kaldırılıyorsa, bu kazanım bir mücadelenin ürünüdür. Seçimlerdeki yüzde 10 barajı kalkacaksa, bu mücadelenin bir kazanımıdır ama yerine nasıl bir seçim sisteminin geleceği gene mücadelenin konusudur. Mücadele edersek, somut taleplerimizi saptar ve topluma anlatmayı başarırsak, seçim kanunu daha adil olur; yoksa gene egemen sınıfın çıkarları doğrultusunda şekillenir. Kısacası, ne kadar mücadele, o kadar kazanım.

Hükümetin muhalifi olan diğer iki parlamenter partiye, CHP ve MHP'ye bakılırsa, mücadelenin bu partileri de karşısına alması gerektiği çok açık. CHP ve MHP, paketin bekli de en olumlu maddesine karşı çıkıyorlar; Andımız'ın ilkokullardan kaldırılmasını eleştiriyorlar ve bu adımı "ulus devletin ortadan kaldırılması", "şeriat devletinin kurulması", "ülkenin bölünmesi" olarak görüyorlar. Yığınsal muhalefetin çizgisi bu olunca, bu paket içindeki her türlü güdüklüğün, yetersizliğin nedeni de açıkça ortaya çıkıyor.

Gerilla sınır dışına çıkamaya başladığında bir dönem bitti. Kürt hareketinin birçok siyasi önderi "artık demokratik mücadele döneminin" başladığını vurguladı. Bu paketten sonra yoğun, kitlesel bir mücadelenin yükselmesi kaçınılmaz.

Çözüm ve barış için, özgürlüklerin genişlemesi için sokağa, eyleme.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
25.12.2013
Ulusalcı sosyalistler gene çıkmazda...
20.12.2013
Yolsuzluklar ve Kürt sorunu
17.12.2013
Esad ve Batı emperyalizmi
09.12.2013
İskoçya’daki referandum, Kürdistan’a özerklik ve ana dilde eğitim
08.12.2013
Nelson Mandela
18.11.2013
Şov iyi ama çözüm için yeterli değil
16.11.2013
Erdoğan-Barzani buluşması, Kuzey’deki çözüm sürecine katkı yapmaz
08.11.2013
Erdoğan kendi tabanına ters düşüyor
06.11.2013
1956 Macaristan: Gerçek bir devrim
05.11.2013
Başörtüsü, Kürt sorunu, mücadele ve demokrasiyi kazanmak...
32.10.2013
Cumhuriyetin kazanımlarını kim savunur?
22.10.2013
Resmî çizgi ile mücadele
19.10.2013
29 Ekim’i anmanın anlamı
04.10.2013
İyi ama yetmez...
01.10.2013
Hayır, olumlu olarak kabul edemeyiz
18.09.2013
Yeni süreci göremeyenlerin pişkinliği...
13.09.2013
Birleşmiş Milletler ne işe yarar?
11.09.2013
Kimyasal silahlar verilecek, müdahale olmayacak
10.09.2013
ABD’nin işi zor, Erdoğan’ın tek çözüm yolu var
05.09.2013
Gezi’de AKP’ye, Suriye’de Esad’a karşı çıkmak
03.09.2013
Emperyalizmin gücü daralıyor
01.09.2013
Suriye’nin bombalanmasına hayır
31.08.2013
Emperyalist saldırganlığa ve savaşa karşı çıkılmalı
28.08.2013
Hayal değil, mücadele çığlığı
25.08.2013
Anadilde eğitim vazgeçilmez bir taleptir
23.08.2013
Mısır darbesi ve Gezi eylemleri
18.08.2013
Politik İslam bitiyor mu?
17.08.2013
Ulusalcıların ikiyüzlülüğü
13.08.2013
Ergenekon var mı, yok mu?
08.08.2013
Sol ve Ergenekon
31.07.2013
Hükümet, barış ve çözüm için artık sen de bir adım at!
18.07.2013
Seçimlerde ulusalcı blok ve mücadelenin adayları olasılıkları
16.07.2013
Darbe, askeri vesayet ve özgülükler
11.07.2013
Türkiye’de darbe tehlikesi var mı?
06.07.2013
Mısır darbesi ve Türk solu
04.07.2013
Mısır, devrim ve darbe
01.07.2013
Sıra hükümette
28.06.2013
#DirenGezegen
26.06.2013
Polisin heykelini dikelim
21.06.2013
Gezi direnişinden bazı sonuçlar
17.06.2013
15-16 Haziran 1970
09.06.2013
3-4 ağaç, binlerce gaz bombası
08.06.2013
Gezi Parkı Direnişi üzerine sosyalistler için tartışma başlıkları
28.05.2013
Kapıyı açan darbe: 27 Mayıs
26.05.2013
Yetmez ama Evet'in hakkını teslim eden Sırrı Süreyya keşke özür dilese...
09.05.2013
Çözüme koşulsuz destek
19.04.2013
Kürt özgürlük hareketinin önünü açan sosyalist hareket...
16.04.2013
Ulusalcı sosyalistler ve sosyalistler
28.03.2013
Soykırımı tanımak başımızı daha dik yapar
23.03.2013
Amed’den uzanan eli tutalım
19.02.2013
AKP-BDP ittifakına destek ve halkın tutumu
16.02.2013
AKP-BDP ittifakı, halkın tutumu
08.02.2013
Tarihsel seyir içinde CHP ve sosyalist solun güçlenmesinin anahtarı...
26.01.2013
Sosyal demokrasisi olmayan bir ülke
22.01.2013
Kürtler barışı kiminle imzalayacak
15.01.2013
Acımızın büyüklüğüne rağmen, barışı kazanma sınavından güçlü çıktık
11.01.2013
Hareketin bütün kurumları sürece dahil edilmelidir
28.12.2012
Roboski mi, Uludere mi?
18.12.2012
Orhan Pamuk ve ulusalcıların hezeyanları...
23.11.2012
Barış İçin yeni bir fırsat
19.10.2012
Kürt sorununda neredeyiz
02.10.2012
Edi bese, barış istiyoruz!..
25.09.2012
Darbecilerin bir kısmı nihayet cezalandırıldı...
09.09.2012
Baas diktatörlüğünün yanında Türk ulusalcılarından başka kimse yok...
31.08.2012
Suriyeli göçmenlere uzanan ırkçı eller...
06.08.2012
Kuzey Kürdistan'ın özerkliği, Türk'lerin de özgürleşmesi...
31.07.2012
Suriye: Halkların özgürlük isteği, daima zulmü yener...
03.07.2012
Barışı kazanmak için ne yapmalı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive