Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Türkiye’nin ayıplı referandumu!


22.3.2017 - Bu Yazı 670 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 16 Nisan’da gerçekleşecek olan anayasa değişikliği halk oylaması Türkiye’de yapılan yedinci referandum olacak.

1987 anayasa değişikliği referandumu ise Türkiye’de yapılan üçüncü referandumdur.

12 Eylül darbecileri tarafından siyaset dışı bırakılan Bülent Ecevit, Alparslan Türkeş, Süleyman Demirel ve Necmettin Erbakan için başlayan ‘siyasi af’ tartışmalarının çözümsüzlüğü sonrasında verilen “e halka soralım” kararıdır.

17-03/22/aaaa.jpg

Şartlar ne olursa olsun, konjonktürel süreç neyi gerektirirse gerektirsin, 1987 referandumu enteresan, tuhaf, garip, anlamsız hatta ayıplı bir referandumdur.

Darbeler, muhtıralar demokrasi tarihimizde ne kadar kara bir leke ise 1987 referandumu da o kadar ayıplı bir referandumdur.

***

Halkın önüne hem de sivil bir siyasi irade tarafından geldiği için ayıplıdır, kusurludur.

Turgut Özal, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan... Bugün hiçbiri hayatta değil. Onlar Türk siyasi hayatımızın renkli kişilikleriydi.

Dönemin Başbakanı ve ANAP lideri Turgut Özal meydanlarda siyasi rakiplerinin yasaklarının neden devam etmesi gerektiğinin haklı gerekçelerini anlatırken, diğer dört siyasi parti lideri de ‘imkanlar elverdiği ölçüde’ halka ulaşıp ‘demokrasinin bir gereği olarak siyasi yasakların kaldırılması gerektiğini’ anlatmaya çalıştılar.

Ne günlerden geçmişiz değil mi?

Süleyman Demirel “evet” kampanyasında ön plana çıkan isim olmuş. Doğal olarak “hayır” kampanyasının lideri dönemin başbakanı Turgut Özal.

Dönemin gazetelerine yansıyan referandum haberleri hem epey eğlenceli hem 2017’de de pek değişen bir şey olmadığını ortaya koyması açısından önemli.

Örneğin o gün de halkın büyük bir çoğunluğu “neyi oyladığının” pek farkında değil. Durum, Milliyet gazetesinde Sinan Torun’un imzasıyla ve “Şaşkın Oylama” başlığıyla şöyle haber olmuş:

“Referanduma katılanların çoğu konuyu bilmiyorlar. Gümrük kapılarında oylarını kullanan gurbetçilere “Bu oylamanın sebebi nedir?” diye sorduk, aldığımız cevaplar şöyle:

“Memleketin ilerlemesi için”, “İktidarın iş başında kalması, devam etmesi için”, “Nihayet bizi vatandaş yerine koyan bir iktidar oldu, iktidarda kalsın diye”, “Türkiye’nin kalkınması için”, “Daha düzgün yaşayabilelim diye”. (3 Ağustos 1987, Milliyet)

***

Aslında bir yanıyla da doğru! Alternatifi olmayan bir Anavatan Partisi’nin seçimlerde işi pekala kolay olabilir. Hem sandık olacaktır hem de dişli rakipleri olmayacak! O yüzden ‘siyasi yasakları’ kalkmasındır. Demokrasi mi? Özgürlük mü? Birazcık durabilir kenarda.

Turgut Özal meydanlarda “yasağı” savunur hararetli bir şekilde. Özal meydanları coşturur: “Ayağı tökezleyen bir daha ayağa kalkamaz!” Alkışlar kıyamet gibi kopar. Zira Demirel’in, Ecevit’in, Erbakan’ın, Türkeş’in bir kez ‘ayakları tökezlemiştir’!

Demirel, Özal’ı halka şikayet eder:  “Bizi diri diri gömmek istiyorlar, buna izin vermeyin!”

Özal’a asıl cevap ise Bülent Ecevit’ten gelir: “Demokrasiyi her zaman askeri müdahale zedelemez. Sivil yönetimlerde demokrasiyi zedeleyebilir, demokrasinin önünde engel oluşturabilir. Özal, demokrasiye geçişi engellemekle kalmayıp, devlet kavramını da tahrip etmektedir. Sağın ve solun tüm güçleri yeni bir anayasa da uzlaşmalıyız. Çare budur.”  (Milliyet, 31 Temmuz)

Referandum maratonu finale doğru yaklaştıkça siyasi liderler arasındaki polemikler, atışmalar da gittikçe sertleşir. Hatta seviye gittikçe düşer demek daha doğru.

“Nonoş”, “hokkabaz”, “şeytan”, “psikopat”, “cırcır böceği” sözleri havada uçuşur.

***

Tercihlerin rengi de vardır. “Evet”in rengi mavi iken “Hayır”ın rengi turuncudur.

Doğru Yol Partisi’nin basın danışmanlığını yapan Berin Aksoy’un giyimi kampanyanın rengiyle ters düşünce eleştirilerin hedefine oturur. Berin Aksoy gazetelere “Gönlü mavide ama elbisesi turuncu” diye haber olur.

Turgut Özal “turuncu” giyenleri taltif eder, över. 1987 referandumunun en iz bırakan siyasetçilerinden birisi Güneş Taner’di. Hayır kampanyasının yılmaz savunucusuydu. O kadar ki “NO NO” yazılı turuncu tişörtlerle dolaşan bir isimdi.

Çıktığım geçmiş zaman yolculuğunda beni gülümseten ise Allah rahmet eylesin Turgut Özal’ın Yalova’da gazetecileri bırakıp, bindiği lastik botu ile soluğu plajda alması oldu. Sahilde serinlemeye çalışan vatandaşların arasına dalıp elindeki hoparlörle ‘hayır kampanyası’ yapıp bir de canlı canlı anket gerçekleştirmiş. Hadise yine gazetelere “plaj politikası” başlığıyla haber olmuş.

Bir entaresan çalışma ise ANAP ve DYP’nin kitaplı refarandum kampanyası olmuş. İki parti de kendisine yakın gazetecilere kitap yazdırıp, teşkilatlarda bol bol dağıtmış. ANAP’lı gazeteci Acar Tuncer ‘Belgeler ve Olaylarla Demirel’in Gerçek Yüzü’ kitabını yazarken, DYP’ye yakın gazeteci Nimet Arzık ise ‘Yasaklı Liderlerin Dönüşü ve Özal’ kitabını kaleme almış.

Refendum sonucunu biliyorsunuz zaten. “Evet” kazandı. “Hayır” kaybetti.

Süleyman Demirel referandumun ertesinde şu açıklamayı yapacaktı: “Bir devle yarıştık”! (Milliyet, 8 Eylül 1987)

.

Facebook Yorumları

reklam
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı