Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Dün güzel bir gündü...


29.3.2017 - Bu Yazı 531 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Sarıyer’de CHP’nin “hayır” çadırına sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi ve gerçekleştirdiği bu sürpriz ziyareti aynı gün Samsun mitinginde anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Neden hayır diyorsunuz?” sorusuna “hayır” çadırından aldığı yanıt “Çağdaş bir Türkiye istiyoruz” olmuş.

Çağdaş Türkiye! Çağı yakalayan bir Türkiye!

20 yıl önce de 20 yıl sonra da üzerinde saatlerce konuşabilecek, tartışılabilecek bir kavram elbette.

Elbette ki çağdaş Türkiye’yi görüntü üzerinden tanımlamak da mümkün.

Ki 90’lı yıllarda bir dünya şehri olan İstanbul’da çöp tepelerinin oluştuğunu hatta en azından İstanbul gibi bir şehrin televizyonların ana haberlerine sık sık patlayan çöp tepecikleriyle haber olduğunu hatırlarsak...

Ya da bırakın Türkiye’nin altyapısının, hastanesinin, en azından bir sağlık ocağının olmadığı ilçelerin olduğu adı büyük şehirlerinin varlığını, bir dünya şehri olan İstanbul’da su kesintilerinin, bozuk yolların olduğu o yılları düşündüğünüzde “çağdaş bir Türkiye” ile kastedilen elbette öncelikli olarak bunlar olurdu.

Bugün ise bir devlet büyüğünün vatandaşına sorduğu “ne istiyorsunuz” sorusuna  hem de İstanbul’un göbeğindeki bir ilçeden “Çağdaş Türkiye istiyoruz” yanıtı geliyorsa cevapta kastedilenin “metro, yol, hızlı tren, metrobüs” olmadığı çok açıktır.

***

Çünkü “çağdaşlık” sadece altyapı ve şehir makyajıyla açıklanabilecek bir kavram değildir.

Ayrıca ülkenin “hükümet sistemini” değiştirecek kampanya sürecinin yürütüldüğü şu günlerde kastedilen çok daha başka bir şey olmalıdır.

Ancak. Ancak... Ancak...

Ben size bir şey söyleyeyim mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile “hayır” çadırındaki vatandaşların ne konuştuklarının hiç önemi yok.

O ziyaretin içeriğinden ne konuşulduğundan çok daha önemli bir şey gerçekleşti dün.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü “hayır” çadırı ziyareti, ülkece özlediğimiz bir tabloydu.

Ne güzel oldu.

Hatta şahane oldu.

Vallahi nefes aldık. Yüzümüz gülümsedi.

Kıyamet falan kopmadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “hayır” çadırını ziyaret etmesi “evet” oylarını falan eksiltmediği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “hayır”cı falan da yapmadı.

Savunduğu “evet”e halel falan da gelmedi.

İnşallah Cumhurbaşkanı Erdoğan devletin başı olarak hatta devlet baba olarak bu tür ziyaretleri daha fazla gerçekleştirir.

İşte budur yahu.

Vallahi de budur, billahi de budur.

Günlerdir şurada yazıyorum. Arkadaşlar hepi topu bir referanduma gidiyoruz yahu.

Meclis’e gönderdiğimiz milletvekillerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde işin içinden çıkamadıkları meseleyi biz millet olarak sonuçlandıracağız.

Yıllardır süren “parlamanter sistem mi” “başkanlık sistemi mi” tartışmaları da böylece nihayetlenmiş olacak.

Bu kadar.

Vallahi bu kadar. Bakmayın siz miting meydanlarında siyasetçilerin birbirlerine karşı söyledikleri sözlere, aralarındaki sert polemiklere.

Ayrıca politikacıların kendi aralarında yaptıkları polemiklerde, birbirilerini komik duruma düşürmelerinde dozu kaçmadığı sürece bir sorun yok. Sorun, bizim ülkemizde “bugün” birbirlerine karşı söz söylerken, “yarın” birbirleri ile yüz yüze bakacakları gerçeğini unutuyor olmaları.

***

Bu referandumda ise asıl sorun, özellikle AK Parti ve MHP’nin vatandaşı “evet”e ikna etmek için kullandıkları argümanların toplumu ötekileştirmesi, germesi.

Millet karar versin deniliyorsa milletin anayasal hakkını özgürce ve kendisini suçlu hissetmeden kullanmasına zemin hazırlanmalı. Millet karar verme pozisyonunda ise siyasetçilerin işi milleti ikna etmeye çalışmaktır.

Şu bir gerçek: Bu referandum süreci, referandumun sonucu kadar kalıcı etkiler yaratan önemli bir süreç olarak hafızalarımıza yerleşmiş olacak.

Yani referandum süreci bitecek ve en azından hükümeti yönetenler referandum sonrasındaki toplumsal sosyolojiyi de idare ediyor olacaklar. Böylesi bir gerçeklik var önümüzde. 

Tam da bu yüzden Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Özlem Zengin’in “evet diyen de hayır diyen de vatanını seviyor’ söylemi önemliydi, kapsayıcıydı, kuşatıcıydı. AK Parti keşke kampanyasını bu söylem üzerine inşa etmiş olsaydı. Gerçi hala vakit geçmiş değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan inşallah önümüzdeki günlerde de bu tür ziyaretler gerçekleştirir. Ve AK Partiler de “hayır” oyu verecekleri ötekileştiren söylemlerini bir kenara bırakıp daha kuşatıcı söylemlerle tamamlarlar referandum sürecini.

Çünkü ötekileştirilmenin acısını çok fazlasıyla yaşayanlardan oluşan AK Parti kadrolarına yakışan da budur. AK Parti’ye girdiği her seçimi kazandıran şey yaptığı yollar, köprüler değildi; toplumu kuşatan söylemleri, o söylemlerin icraata dönüşmesiydi. Velhasıl gönüllerde kurduğu köprülerdi.

Sonuçta Cumhurbaşkanı Erdoğan herkesin Cumhurbaşkanı. Referandumda hayır oyu verecek olanın da evet oyu verecek olanın da...

.

Facebook Yorumları

reklam
19.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
18.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı