Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?


13.4.2017 - Bu Yazı 723 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Öncelikli olarak “Sezar’ın hakkını Sezar’a” bir teslim edelim ki kimsenin hakkına girmiş olmayalım: Eğer CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu 15 Temmuz için “kontrollü darbedir” dememiş olsaydı ve bir CHP milletvekili “evet diyenleri denize dökeceğiz” tehdidinde bulunmasaydı...

Ve 16 Nisan’da, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi millet sandıkları “evet” ile patlatmış olsa bile...

CHP tarihinde hanesine ilk artıyı yazdırmış olur ve sürecin kazananı sayılırdı.

Çünkü, 14 yıllık AK Parti hükümetleri döneminde CHP ilk kez iktidar partisine “cepheden” saldırmadı. İlk kez soluğu Anayasa Mahkemesinin kapısında almadı.

İlk kez demokrasiden yana tavır aldı, bütün kışkırtmalara rağmen üslubunu bozmamaya gayret gösterdi ve sadece “anayasa paketine” odaklanarak, toplumu muhatap alıp anlatmaya çalıştı. İlk defa bir şeyler söylemeye çalıştı. Başarılı, başarısız… Bunlar ayrıca tartışma konusu.

Ben öyle CHP’nin AK Parti tabanından seçmen aparacağına “evet” oylarını “hayır”a çevirme konusunda bir etkisinin olacağına başından itibaren inanmadım. Bu inandırıcı da değil, mantıklı da değil.

CHP’nin kendisinin dahi böylesi bir sava inandığını zannetmiyorum. Dolayısıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz’a “kontrollü darbe” demesinin de “evet” oylarını artırdığını, kararsız seçmeni “evet” demeye yönelttiğini düşünmüyorum.

***

Ancak… CHP’nin pozitif bir dil kullanmasının, ötekileştirmekten kaçınarak bütün toplumu kuşatacak bir söylemi tercih etmesinin ve toplumla arasında bir güven inşa etme çabasının hem ülkemiz adına hem de demokratikleşme adına bir kazanım olduğunu söylemeliyim.

Bu yüzden hep şu sorunun cevabının peşine düştüm: CHP’deki bu değişim gerçek bir değişim mi? Yoksa 16 Nisan’a kadar geçerliliği olan taktiksel bir değişim mi?

Peki, politikacılar seçim süreçlerinde rakiplerine karşı taktiksel stratejiler gütmezler mi?

Örneğin, CHP’nin elli günlük süreç içerisinde sataşmalara kulak tıkayarak sadece “anayasa paketinin içeriğine” odaklanması iyi bir strateji olduğu kadar rakibini zorlayan ve bir o kadar da şaşırtan bir hamleydi.

Aslında iyi gidiyordu CHP.

Çünkü gerçek şu ki CHP’nin zaten kendisi, geçmişi itibariyle AK Parti için bir malzeme iken, bir de antidemokratik davranışlarıyla AK Parti’ye ayrıca malzeme veriyordu. 
Şimdiye kadar böyleydi.

***

CHP ilk kez Anayasa Mahkemesine gitmeyerek bir farklılık gösterdi ve sadece AK Parti’yi değil, eminim kendi tabanı da dahil olmak üzere ülkece hepimizi şaşkınlığa uğrattı. Bütün dikkatleri üzerine toplamayı başardı.

Hakeza, “Bizim, Cumhurbaşkanı ile sorunumuz yok. Ancak bu pakete karşıyız. Çünkü...” diye devam eden cümleler kurarak şaşırttılar. Vesaire.

Dediğim gibi, “kontrollü darbe” vahim açıklamasına ve “denize dökme” tehdidine kadar da iyi gidiyorlardı aslında.

Örneğin, Kemal Kılıçdaroğlu’nun şu açıklaması gayet güzeldi: “Gönül isterdi ki Sayın Cumhurbaşkanı da, Binali Bey de, Devlet Bey de neden ‘evet’ neden ‘hayır’ denmesi gerektiğini anlatsınlar. Örneğin, ben diyorum ki Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı. Cumhurbaşkanlığı makamı bizim ortak paydamızdır. Bir partinin genel başkanı olduktan sonra nasıl hepimizi temsil edecek? O makam bir partinin makamı haline gelirse 80 milyonu nasıl temsil edecek?”

Ancak devamını getiremeyip rakiplerinin günlerdir arayıp da bulamadığı argümanı altın tepside sunmuş oldu. 
Bakınız, şimdi AK Partililer sabah akşam “Ey CHP sen şimdi Atatürk’e karşı mı çıkıyorsun. Atatürk de partili cumhurbaşkanı değil miydi? İsmet İnönü de partili cumhurbaşkanı değil miydi?” diyerek ortalığı inletiyor.

Oysa mesela CHP çıkıp da dese ki: Tamam. Atatürk de İnönü de partili cumhurbaşkanıydı. Ancak o dönemin Türkiyesinin koşullarıyla şimdiki koşullar aynı mı? Ayrıca biz Atatürk ve İnönü dönemindeki partili cumhurbaşkanlığını da demokratik bulmuyoruz... Dese...

İşte o zaman gerçekten yer yerinden oynar... 
İşte o zaman CHP’liler altın vuruş yaparak CHP’nin gerçekten değiştiği konusunda toplumu ikna etmiş olurlar.

***

Ha, ben ne mi düşünüyorum?

Bugüne kadar hiç partili olmayan Ahmet Necdet Sezer’di. En tarafsız olması gereken isimdi. En taraflıydı. Hiç tarafsız falan değildi.

Kağıt üzerinde bir yasayla “Partisiyle ilişiği kesilir” denilince ilişik falan kesilmiyor. Baştan yanlış bir kanundur.

Ve 18 maddenin içerisindeki en masum maddelerden birisidir, partili cumhurbaşkanlığı maddesi.

Bu pakette hiç tartışma konusu olmayacak bir madde var ise budur.

AK Parti’nin yanlışı ise “partili cumhurbaşkanlığı” tartışmasında Atatürk ve İnönü üzerinden meşruiyet oluşturmaya çalışması.

.

Facebook Yorumları

reklam
20.4.2018
AK Parti, Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan’dır” açıklamasını duyunca ne düşündü?
18.4.2018
Ülkemiz için hayırlara vesile olsun
17.4.2018
Nihat Zeybekci’ye spekülatif saldırı yapıyorlar sandım...
11.4.2018
Esad yaptıklarının bedelini ödemeyecek
7.4.2018
Merkez Bankası faizleri neden düşürmüyor?
6.4.2018
“Mustafa Ruhi Şirin tahrikkar bir üslupla...”
4.4.2018
Dindar gençlik isterken..
3.4.2018
Meclis Başkanı piyangodan çıkmadı
28.3.2018
HSK Başkanvekili Yılmaz: Yargıtay Tetkik Hakimliği hamaliyedir
27.3.2018
Kanun ne diyorsa o yapılmış!
23.3.2018
“Annesi üzerinden bir kişiye yapılan büyük haksızlık bu”
22.3.2018
Nereden nereye?
21.3.2018
Metal yorgunluk mu, siyasal yozlaşma mı?
9.3.2018
Siyasetçiden canını isteyelim, yeter ki ‘şeffaflık’ ‘ahlak’, ‘etik’ istemeyelim; cıss!
7.3.2018
"Din taraftar toplama aracı değildir"
6.3.2018
Trolün ahlaklısı olur mu?
2.3.2018
“Saadet Partisi’ne oy veririm diye düşüneceğim aklıma gelmezdi...”
28.2.2018
Kim bu ahlaksız troller?
27.2.2018
Suriye’de gerçek anlamda söz sahibi olmanın yolu Esad’la anlaşmak mı?
23.2.2018
Tam bir “iştirakçi yavuz katil” olayıyla karşı karşıyayız
20.2.2018
Utanç verici bir durum
17.2.2018
Deniz Yücel davasından ne kazandık ne kaybettik?
14.2.2018
Herkes için adalet, herkes için özgürlük istemek saflık mıdır?
13.2.2018
CHP neden yüzde 25 bandını aşamıyor...
7.2.2018
Bir düşünelim, neden bu insanlar bizi bırakıp gidiyor…
6.2.2018
Dalkavukluğun bu kadarına...
2.2.2018
Siyasallaşan “sizin” yargınız!
31.1.2018
“Daha göreceğimiz çok şey var...”
30.1.2018
Ey CHP...
24.1.2018
Türkiye savaşta değil, sınırımızdaki terör örgütlerini temizliyor
23.1.2018
Türkiye Afrin’e harekâtı hangi orduyla mı yapacak?
22.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
19.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
18.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı