Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?


23.6.2017 - Bu Yazı 460 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bugün, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından, “Bıçak kemiğe dayandı” diyerek yollara düşmesinin dokuzuncu günü.

Dün, büyük bir özgüven içerisinde ‘Türkiye’nin iktidar sorunu yok, muhalefet sorunu var’, ‘ciddi bir muhalefet olması elbette Türkiye için de bir kazanımdır, keşke muhalefet olsa’ açıklamaları yapan hükümet yetkililerinin bugün,  ‘adalet yollarda aranmaz’, ‘yollar yürünmekle aşınmaz’, ‘hızlı trenimize buyursaydın’ gibi açıklamalar yapmak yerine CHP’yi ve liderleri Kemal Kılıçdaroğlu’nu takdir etmelerini beklerdim.

***

Takdir etmeliler. Takdir etmeliyiz. Zira CHP’nin TBMM ve Anayasa Mahkemesi arasındaki yoldan başka yolların olduğunu bilmesi önemlidir. Seksen yıldır diline ‘laiklik’ sözünü pelesenk eden CHP’nin bugün ‘adalet’ demesi dahası ‘herkes için adalet’ diyebilmesi kıymetlidir.

Dün Cumhuriyet Mitingleri’nin organizatörlüğünü yapan, ‘laiklik elden gidiyor’ diyerek bütün kitlesini meydanlara çağıran CHP’nin bugün tabanını ‘adalet için yürümeye’ davet etmesi önemlidir elbette.

Ve bu Türkiye için, ülkemiz demokrasisi için bir kazanımdır.

Her ne kadar, CHP’nin eline ‘adalet için’ pankartını almasına sebep, Enis Berberoğlu’nun 25 yıl hapis cezasına çarptırılması olduysa da, Kılıçdaroğlu bu yürüyüşünün, tutuklu yargılamalar nedeniyle oluşan bütün mağduriyetleri kapsadığını söylüyor.

Beyan esastır.

Ayrıca OHAL sürecinde yaşanan ihraçların, tasfiyelerin, tutuklu yargılamaların toplumun geniş kesimlerinde mağduriyetler oluşturmadığını kim söyleyebilir ki?

Soruyorum, Cumhurbaşkanı Erdoğan bu süreçte kaç kez ‘at iti it izine karıştırılmasın’ uyarısında bulundu? 

FETÖ ile mücadele etmiş isimler ile FETÖ arasında iltisak oluşturulmaya çalışılıyor, FETÖ ile bağı olmayan insanlar FETÖ kapsamında gözaltına alınıyor mu?

Ya da soralım: Tutuksuz yargılanması gereken isimler neden ısrarla tutuklu bekletiliyor.

Aylardır bitmesi gereken iddianameler niçin bekleniyor?

Ali Bulaç, Murat Sabuncu, Kadri Gürsel, Ahmet Şık gibi, mesela Cumhuriyet, Sözcü davalarındaki bazı isimler neden tutuksuz yargılanmıyor?

Yine mesela bir örnek, Cihangir İslam gibi özellikle bütün dindar kesimin üzerinde ittifak ettiği bir isim, İbrahim Kaboğlu gibi bir isim hangi gerekçe ile KHK listesine alındı da ihraç edildi?

İsimler çoğaltılabilir...

Mesela ‘mağduriyetlerin’ giderilmesi kurulan OHAL Komisyonu neden gecikmeye devam ediyor?

Devletin bekasını ilgilendiren bu kadar hayati bir davada ‘yargı’ nasıl hem kendi ayağına sıkarcasına, hem de Türkiye’yi hepten zora sokan, dışarıdaki imajına zarar veren, yanlışlıklara imza atabiliyor?

Bakınız mesele anlaşılsın diye bir örnek daha verelim:  Ankara’da bütün yargı camiasını ayağa kaldıran, herkesi şaşkına çeviren, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Adalet Bakanlığı, AK Parti Genel Merkez’e ‘at izi it izine karıştı’ içerikli bilgi notları, ‘büyük hata yapılıyor’ mektuplarının gitmesine sebep olan, Adalet Bakanı eski müsteşarı Birol Erdem’in gözaltına alınması hadisesi.

Şimdi bütün bunlar olup biterken ‘adalet’ talebinin toplumsal karşılığı olur mu olmaz mı?

Adalet yollar da aranır mı? Uzaklaşmaya başlamışsa, artık adaletin yitirildiğinin tehlike sinyalleri çalmaya başlamışsa... Daha da yitirmeden, adalet duygusu toplumda hepten körelmeye başlanmadan, iş işten geçmeden aranır. Talep edilir. Sokaklarda. Yollarda. Türkiye Büyük Millet Meclisinde. 

Bakınız Aristoteles ne diyor: “Adalet kendisine ulaşılmasını isteyen bir erdemdir. Ayrıca bu erdem diğer insanlarla ilişkileri de düzenlediği için en önemli erdemdir. Adalet bütün erdemleri kendisinde toplar.

Adalet erdemin bir parçası değildir, ta kendisidir, aynı şekilde adaletsizlik de kötülüğün bir parçası değil ta kendisidir.

Devletin temeli adalettir, halk ancak adalet sayesinde rahat eder, adil olan adaletli olanın ne olduğunu söyleyebilmektir.” (Prof. Dr. Ömer Dinçer, Bilgi ve Hikmet Sahiplerinden Yönetim Dersleri, Alfa Yayınları, 2017)

Hükümet yetkilileri hal böyle iken, ‘adalet’ yürüyüşü ile dalga mı geçmeli, yoksa ‘adalet için’ yürünmesinin sebeplerini ortadan kaldırmak için kolları mı sıvamalı?

Velhasıl “adalet” talebinin toplumda neye tekabül ettiğine bakmaları gerekmiyor mu?

Emin miyiz? Adaletsizliğin yaşanmadığı konusunda? Emin miyiz? Yargıda yanlışlıklar olmadığı hususunda?

Yok... Ben, neredeyse 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar ‘muhterem hocaefendim, kurban olurum yollarına’ diyenlerin bugün ne yazdıklarına, ne söylediklerine, Kemal Kılıçdaroğlu’nun adalet talebini samimi bulup bulmadıklarına dair ‘kıymetli!’ görüşlerinin ne olduğunu falan merak etmiyorum.

Diyelim ki, böyle. Kemal Kılıçdaroğlu ‘herkes için adalet’ talebinde samimi değil.

Diyelim ki böyle. Peki, soru şu: Türkiye’nin bir yargı, hukuk, adalet sorunu var mı, yok mu?

‘Adalet için’ pankartını taşıyan el Kemal Kılıçdaroğlu’nun eli olmasaydı da... Saadet Partisi Temel Karamollaoğlu’nun eli olsaydı ‘adalet sorunumuz var’ der miydik? Demez miydik? Yollara düşer miydik, düşmez miydik?

.

Facebook Yorumları

reklam
22.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
19.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
18.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı