Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...


14.7.2017 - Bu Yazı 335 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yarın 15 Temmuz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kanlı darbe kalkışmasının yıl dönümü. Başaramadılar ancak eli kanlı darbecilere direnen 2000’in üzerinde canımız o gece yaralanıp ölümün kıyısından dönerken, 249 canımız şehit oldu. Onlar bizim demokrasi şehitlerimiz. Hepsine minnettarız.

Beş gündür 15 Temmuz şehitlerini anma törenleri düzenleniyor. Onlar bizim başımızın tacı. Bu millet onları unutmayacak.

Ancak...

Onları hayırla yad etmek, yılda bir kez törenlerin düzenlenmesi yetmez.

AK Parti hükümeti; 15 Temmuz gecesi ülkesini felaketin eşiğinden alabilmek adına hayatını ortaya koyan şehitlerimizin kanlarının yerde kalmaması için katillerinden  en ağır şekilde hesap sorulmasını sağlarken, bir yandan da bir daha bu ülkede darbe zilletlerinin yaşanmasının önüne geçecek adımlar atması gerekiyor.

Peki bunu nasıl yapacak?

Hızla devletin kurumsallaşmasını sağlaması gerekiyor. Devleti  ‘hukuk devleti’ rayına oturtmalıdır.

İnsan onurunu önceleyen, vatandaşını devlet karşısında güçlü kılan ve hürriyetlerin önünü açan hukuk temelli bir anayasa için kolları sıvaması gerekiyor. Çünkü bu ülkede vesayet ancak devletin kurumsallaşmasıyla son bulabilir. Çünkü kurumsallaşmış devlet ne askerin devleti olabilir, ne FETÖ’nün devleti olabilir ne de şunun bunun devleti: milletin devleti olur.

Bunun nasıl hayata geçireleceğinin cevabını eski Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu “Tarihe Kayıtlar” (Küre Yayınları) kitabında veriyor.

Tarihe Kayıtlar kitabı Davutoğlu’nun TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’na verdiği cevaplardan oluşuyor. Siyasi yol arkadaşları için tam bir rehber niteliği taşıyor kitap.

* Darbeci zihniyetle mücadelenin vasatı ancak ve ancak toplum kesimlerinin tümünün benimsediği ortak akıl, ortak vicdan ve ortak kader bilincinin yayılması ile sağlanabilir.

* Devlet yapısını ve meşruiyetini tümüyle tahrip etmeye yönelen darbe girişimlerini engellemenin en etkili yolu devletin basiret temelinde günün şartlarına uygun bir şekilde tahkim ve inşa edilmesidir.

* Her türlü darbe girişimini engelleyecek en önemli unsur sivil toplumdan devlet kurumlarına, şirket yapılarından hayır kuruluşlarına, konvansiyonel medyadan sosyal medyaya kadar hayatın her alanında şeffaflığın egemen kılınması lazım.

* Zira darbe ortamlarını oluşturmaya dönük gizemli yapıları deşifre edecek tek araç şeffaflıktır. Bunun sağlanabilmesi için sivil toplum kuruluşları şeffaf olmalı, kayıt dışı ekonomi tümüyle tasfiye edilerek finansal kaynak akışlarına şeffaflık getirilmeli, hukuk süreçlerdeki tüm görevlendirilmeler şeffaflık içinde yapılmalı, devlet kurumlarında hiyerarşik şeffaflığı yok eden paralel yapılara izin verilmemeli, sosyal medyada şahsiyet katliamı yaparak insan onurunu yok eden kimliksiz hesaplarla hukuk önünde mücadele edilebilmelidir. 

* Bir an önce  ‘bireysel alanda hürriyet’‘sivil toplum ve ekonomide şeffaflık’, ‘eğitim alanında kalite’, ‘hukuk alanında adalet’, ‘yönetimde meşruiyet’, ‘bürokraside ehliyet’, ‘devlette daimiyet’ gibi ilkeler hayata geçirilerek siyasal sistem yeniden inşa edilmelidir.

* Bireysel hürriyet alanlarının daraltılmasına değil, genişletilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Dünyanın otoriter ve popülist eğilimlere yönelmesi bizleri yanıltmamalıdır.

* Devlet yeniden tanzim edilirken statükoculuğa dayalı kurumsal asabiyet terk edilmeli, ancak kurumsal kültür ve hafıza özenle korunmalıdır.

* Devletin ele geçirilerek güç sahibi olunan bir nesne gibi görülmesi, hangi ideolojiye dayanırsa dayansın darbeci zihniyetin ortak yaklaşımıdır.

* Bürokraside kalma ve yükselme objektif kriterlerle ölçülebilir performansa bağlanarak, bürokrasiye giriş şartlarının tamamıyla rasyonel süreçlerle ve ehliyet, liyakat esasları üzerinden tanzim edilmesi sağlanmalıdır.

* Mütekebbir devlet anlayışı devletin kamunun ortak mülkü olduğu anlayışından sapılmasıyla ortaya çıkar. Bu anlayış bir kesimin toplumun geri kalanına hükmetmesiyle kendisini gösterir. (Toplumun hakim siyasi irade tarafından yüzde elli yüzde elli diye tanımlanmasın bu yüzden tehlikelidir. E.Ç)

* Her türlü toplumsal düzenin ilk erdemi ve esası adalettir. Sağlam bir adalet felsefesine dayanmayan hukuk yapısı ile insan hayatının, aklının, inancının, neslinin ve mülkünün teminat altına alınmadığı sosyal ve siyasal düzenler iç ve dış her türlü darbe girişimine, kaosa ve saldırıya açık hale gelir.

* Adalet fikrinin sarsan en önemli sapma, tek tek vicdanlarıyla hükmetmesi gereken yargıçların kolektif kimliklerle anılması ve hazırladıkları iddianamelerde, yaptıkları soruşturmalarda bu kolektif kimliğin ve mahalle baskısının tesirinde kalmalarıdır.

Son söz...  AK Parti bu millete şunu armağan edebilmelidir: Kuvvetler ayrılığı tam anlamıyla tahkim edilmiş bir hukuk devleti. Ve insan onurunu önceleyen sivil bir anayasa. Ve bu millet şunu bilmelidir: Devletin başına, kurumlarının başına kim gelirse gelsin bir daha asla özgürlüklerden geriye dönüş olmamalı. İktidarlar özgürlüklerin garantisi olmaktan çıkmalıdır bu ülkede.

.

Facebook Yorumları

reklam
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı