Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?


4.10.2017 - Bu Yazı 334 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Mustafa Kemal Atatürk’ten  Kazım Karabekir’e, Ali Fuat Cebesoy’dan M. Şükrü Saraçoğlu’na, Refik Koraltan’dan Fethi Okyar’a... Abdülhalik Renda’dan Ferruh Bozbeyli’ye...Bülent Arınç’tan Cemil Çiçek’e...

Ve 27. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız İsmail Kahraman...

Hepsi tarihe geçtiler; kimi Türkiye’nin zor dönemeçlerinde demokrasi adına gösterdikleri olağanüstü çabalarla tarihe geçti.

Kimini hazırlattığı Kürt raporuyla hatırlıyoruz, kimini küçük çocuklar gibi Meclis tavanına çiğ köfte atan milletvekillerini ‘durun yapmayın, yahu’ diyen babacan halleriyle anımsıyoruz. Kimi açık kalan mikrofonlarıyla hafızamızda yer etti, kimi Türkiye yeni bir anayasa kavuşsun diye kurdukları uzlaşma komisyonlarıyla tarihe geçti. Hatta parti liderlerine ‘vekillerinizi terbiye edin, küfürlü konuşmasınlar’ mektubu yazan Meclis Başkanı da gördük. Polemikçi Meclis Başkanı da...

***

Hepsi hatalarıyla, sevaplarıyla Türk siyasal tarihimize geçtiler. Yeri ve zamanı geldiğinde tek tek tarihin tozlu defterlerinden hatalarıyla sevaplarıyla karşımıza çıkıyorlar. Hayattan göçmüş olmaları, kendilerini unutturmuyor. Yaptıklarıyla hatırlanıyorlar.

Velhasılı kelam...

Gaf yapanı da çok oldu, hata yapanı da. Ancak Kazım Karabekir’den Cemil Çiçek’e kadar gelen süreçte TBMM’nin protokolün iki numarasında olan, Meclis’in ana muhalefet partisini liderini unutan bir Meclis Başkanımız olmamıştı!

***

Hadiseyi biliyorsunuz.

1 Ekim’de Meclis’in yeni yasama açılış töreni vardı. Törenin sonrasında Meclis Başkanı İsmail Kahraman Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Başbakan Yıldırım’ı, MHP Lideri Bahçeli’yi, Genelkurmay Başkanı Akar’ı ve yargı organlarının başkanlarını makam odasına bir çay sohbeti için davet etmiş. Samimi bir ortam.

Sanırım servis edilen fotoğrafla “hep birlikte ne güzeliz” mesajı verilmiş. Eski Türkiye’yi ve eski Türkiye’de yaşananlar aklımıza geldiğinde doğrusu işte olması gereken de budur diyerek mutlu olmamızı gerektirecek bir fotoğraf olabilirdi. Hem de toplumsal gerilimin, kamplaşmanın tavan yaptığı şu günlerde ülkecek gurur duyardık böylesi bir tablodan. Kamuoyu olarak mevzudan da haberimiz Anadolu Ajansı’nın çekilerek servis ettiği fotoğraf sayesinde haberimiz oldu.

E tabi sadece bizim değil CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun haberi de kamuoyuna servis edilen fotoğraf sayesinde olmuş!

Meclis Başkanı Kahraman’a fotoğraftaki eksiklik sorulunca “unuttum” demiş!

Unutulabilir mi?

17-10/03/erererrerererer.jpg

TBMM Başkanlığı makamı ki partiler üstü, siyaset üstü bir makamdır. O yüzden TBMM Başkanlığına seçilen isim, Meclis’te var olan bütün siyasi partilere karşı eşit mesafede davranır. Partisinin lehine bir davranışta bulunamaz. Ayrımcılık yapamaz. Böyle bir hakkı yoktur, böylesi bir tavır milli iradeye saygısızlıktır. Dolayısıyla Meclis Başkanı’nın odasının sembolik anlamı da böyledir. Yasama yılı açılış sonrası bir davet varsa Meclis Başkanı’na yakışan bütün parti liderlerini odaya davet etmektir.

***

Diyelim ki İsmail Kahraman unuttu, o odada oturan kimsenin aklına gelmedi mi? Unuttuğumuz Kemal Kılıçdaroğlu değil de başka demokratik değerler, ilkeler olmasın sakın.

E tabi insan sormadan edemiyor, MHP eski MHP olsaydı o çay davetinde unutulur muydu, unutulmaz mıydı?

İsmail Kahraman, Kemal Kılıçdaroğlu’na “davet için görevlilere talimat verdiğini” ancak “bir karışıklık yaşandığını” söylemiş ya...

Şunu sormak hakkımız o halde: Bu karışıklığı yapan, verilen talimatı yerine getirmeyen görevlilerin acıtmasa dahi kulakları çekildi mi?

BELEDİYE BAŞKANLARININ GÖREVDEN ALINMASI AK PARTİ'YE ZARAR VERİR

Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin başına geçtiği tarihten bu yana teşkilatlarının tutulduğu “metal yorgunluk” hastalığından bahsediyor. Parti teşkilatlarının yenilenmesi gerektiğini söylüyor, revizeye ihtiyaç olduğunu sebepleriyle anlatıyor ve nitekim de yeniliyor. Partilerin kendi iç meseleleridir. Ve bu tür değişikliklere, teşkilat içerisinde gerekli görülen yenilenmelere partiler giderler. Bir anormallik yok bunda.

Yalnız...

Son günlerde sadece AK Parti’nin imajını değil Türkiye’nin de imajını zedeleyecek bazı vahim haberler dolaşıma sokuluyor. İddialara göre Nevşehir, Bursa, Ankara, Balıkesir, Uşak, Niğde illerinin belediye başkanlarının istifalarının istendiği iddia edildi.

Özellikle Ankara, yani Melih Gökçek’in istifasının istenip istenmediği hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ’a soruldu. Bozdağ öyle bir cevap verdi ki ne doğruladı ne yalanladı: Ben hükümet sözcüsüyüm, parti sözcüsüne sorun!

AK Parti sözcüsü Mahir Ünal ise “Şu belediye başkanından istifa istendi, bundan istenmedi gibi iddialar gerçeği yansıtmıyor ancak partimizin bu yönde bir çalışması olmadığı anlamına da gelmiyor bu durum.”

Öyle görünüyor ki durum bir hayli karışık.

Burada AK Parti ve hükümeti açısından tehlikeli olan durum şudur:

AK Parti, görevden almayı planladığı belediye başkanlarının hangi haklı gerekçelerle görevden alacaklarını kamuoyu ile paylaşmalıdır.

Zira, bu belediye başkanlarının tamamı 2014 Mart yerel seçimlerinde göreve geldiler. FETÖ’nün 17-25 Aralık sonrasında ‘adaylar’ kılı kırk yararak, ince süzgeçlerden geçirilerek belirlendi.

Yerel seçimlere bir buçuk yılın kaldığı bir süreçte, belediye başkanlarının görevden alınma sebepleri “metal yorgunluk” olamaz. Çünkü halkın oyuyla seçilmiş isimler.

Yoksa böylesi bir adım AK Parti hakkında “seçimle gelen, seçimle gitmiyor, demokrasi işlemiyor” algısına sebebiyet verir. Ki AK Parti’nin böylesi bir imajı hak etmediğini söyleyebilirim.

Kaldı ki, Türkiye’nin olağanüstü koşullardan geçtiği, AB’nin yatıp kalkıp “Türkiye demokrasiden uzaklaşıyor” dediği bir dönemde, belediyelere yönelik bu operasyon Türkiye’nin imajına da zarar verir.

Bir kez daha düşünülsün derim.

.

Facebook Yorumları

reklam
19.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
18.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı