Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Çok merak ediyorum..


17.10.2017 - Bu Yazı 292 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 2014 Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerinde, Abbas Özden, Mehmet Yılmaz, Gülsüm Mısır, Gürsel Özkan, Metin Yandırmaz, Halil Koç, Basri Bağcı, Musa Kınıcı, Halil Koç, Bilgin Başaran gibi yargı dünyasında oldukça itibarlı, sözlerine güven duyulan isimlerden oluşan Yargıda Birlik Platformu üyeleri “yargının içinde olduğu utanç verici durumu”  özetle şöyle anlatıyorlardı: “Yargı o kadar kötü o kadar kötü, o kadar güvenilmez o kadar güvenilmez dönemini yaşıyor ki, çok utanç verici bir durum olduğunu kabul ediyoruz ancak, yargıçlar olarak bizler bile kendi kurumumuza güvenmiyoruz. Vatandaşa nasıl ‘yargıya güven’ diyelim. Bizler bu ülkenin yargıçları mahkemelere düşmeyelim diye dua ediyoruz. O kadar yani.”

***

“Yargı mensubuyum, kendi kurumuma güvenmiyorum. Böyle düşünen sadece ben değilim. Yargımızın içler acısı durumuna bakın ki, topluma adalet dağıtacak olan yargıçları  sokaklarda adalet talep eden duruma geldi. Burada zarar gören ülkemizin itibarıdır. Hukukun üstünlüğüdür, anayasal kurumlarıdır. Yargıda öyle yanlış işler yapılıyor ki, ülkemizin hukuk anlamında itibarı zedeleniyor. (Abbas Özden, 9  Ekim 2014, Söz Bitmeden programı)

***

Ve kendilerini, yola çıkış amaçlarını, Yargıda Birlik Platformu’nun vizyonunu misyonunu şöyle açıklıyorlardı: Yargıyı içine düştüğü bu durumdan kurtarmak ve toplumun yargıçlarına, yargı kurumlarına güven duymasını sağlamak için gerekli bütün adımları atacağız. Adalet temelli bir sistem inşa edeceğiz. Bu ülkenin yargı kurumlarında bir daha böylesi utanç verici hadiseler yaşanmayacak. Yargıçlarımız adalet, hukuk temelli konuşacaklardır.

Yargıçların konuşması: Yani kararları!

Ağızlarından bal damlıyordu...

Nihayetinde bu ülkeye ‘adalet’ gelecek. Yargı sorunlarımız bitecekti. Bunu da Yargıda Birlik gerçekleştirecekti...

Zira, Yargıda Birlik Platformu hepimizin gözünün önünde üyelerine bir de “etik sözleşme” imzalatmıştı. Mesela YBP üyelerinin imza attığı ‘etik sözleşme’ maddelerinden birisi şöyle:

“Kamuoyu tepkisini yatıştırmak, eleştirilerinin önüne geçmek veya uygunsuz bir çıkarı gerçekleştirmek gibi gayriahlaki ve gayri kanuni bir çaba ve gayrette bulunmayacaklardır. Bunlarla ilgili ölçü olarak kanun ve adaleti kabul edecekler ve bunlardan sapmayacaklardır.” (Etik Sözleşme, 14 Madde)

O Yargıda Birlik Platformu ki...

Bir haksızlık olduğunda, iddianamelerde, soruşturmalarda, toplumsal mağduriyetlerde, dosyalarda bir tuhaflık olduğunda bunun takipçisi olacaklardı. Tepkilerini kamuoyu ile paylaşacaklardı.

Hatırlayın.. 

“Toplumda adalet dağıtması gereken yargıçlarını, sokaklarda adalet talep eder duruma düşüren yargı” sözünü zihnimize kazımışlardı.

O gün yargının içler acısı durumunu anlatan Yargıda Birlik Platformu’nun üyeleri bugün yargıda gayet muktedir yerlerdeler... Ne muktediri yahu!

Bütün yargıçların idare- i amiri konumdalar.

Şimdi ‘çok merak’ ettiğim hususa gelelim:

Yargı o kadar kötü, o kadar kötü, yargı öyle güvenilmez öyle güvenilmez ki, bizler yargıçlar olarak sokaklarda adalet talep eder duruma geldik diyen Yargıda Birlik Derneği’nin üyeleri...

Eşinin suçsuzluğunu anlatmak, yargının kendilerini nasıl haksız yere mağdur ettiğini  anlatabilmek için, yargıya duyuramadığı sesini Cumhurbaşkanı’na duyurabilmek için “ağacın tepesine çıkmak” zorunda kalan, oradan yaşadığı yargı mağduriyetini haykırmak zorunda kalan, FETÖ’den tutuklu olan yarbay Ramazan Kayacı’nın eşi Nazife Kayacı’nın durumunu gördüklerinde, okuduklarında ne hissettiler?

Mesela Abbas Özden...mesela HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz ne düşünmüştür?

Sahiden biraz olsun mahcup falan olmuşlar mıdır?

Öyle ya... Yargı tarihinde böylesi bir hadise hiç ama hiç yaşanmamıştır, sanırım.

17-10/17/232323232323.jpg

Yargıya güvende yüzde kaçlardayız?

Yargıda Birlik’in en büyük iddiası şuydu: Yargıya güveni, adalete inancı, yargıçlara itimadı tesis edeceğiz.

“Yargının içine düştüğü bu perişan durumdan kurtarmak için, ülke adına kaygılanan gerçek hukukçular olarak bizler, hak diyen, hukuk diyen, hep hukuk zemininde kalan yargıçlar olarak huzur ve güven veren saygın bir yargı için yola çıktık. Yargıya ve adalete yeniden güvenin tesis edilmesi için adımlar atacağız.”(Mehmet Yılmaz, Temmuz 2014)

YPB’ye göre yargı güven konusunda (2014 HSYK seçimleri süreci) tarihinin en kötü ama en kötü dönemini yaşadığını ve yargıya güven yüzde yirmilerdeydi. Ki el hak doğruydu.

2014 HSYK seçimlerinin üzerinden üç yılı aşkın bir zaman geçti. Bu zaman dilimi yargıda pek çok sorunlu alanın düzeltilmesi için iyi bir zaman.

Mesela, şimdilerde yargıya güven noktasında nerelerdeyiz? Toplumun ne kadarı yargıya güven duyuyor. Mesela yüzde kaçımız, soruşturmaların hukuki çerçevede yürüdüğüne inanıyoruz. Yüzde kaçımız ‘adaletin kestiği parmak acımaz’ kardeşim inancındayız?

.

Facebook Yorumları

reklam
22.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
19.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
18.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı