Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

İlginç dönemlerden geçiyoruz!


28.11.2017 - Bu Yazı 327 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Anlatayım. Bilenler bilir, 28 Şubat’ın dondurucu soğuğunu iliklerimize kadar hissettiğimiz o meşum dönemlerde iktidara gelmenin toz pembe hayallerini kurardık. Biz iktidara gelirsek, adaletsizliğin biteceğini, bu ülkede hiç kimsenin zenci muamelesi görmeyeceğine dair cümleler kurardık. Hukuk olacak, adalet olacak, eşitlik olacak, antidemokratik uygulamalar kalkacaktı. Birlikte yaşanabilir bir ülkenin inşa edilebilirliğini bizler gösterebilirdik. velhasıl iktidar olmaya dair tertemiz hayallerimiz vardı. Ancak o günlerde bunun imkansızlığını da bilirdik.

O umutsuz günlerde karşımıza bir kahin çıksaydı ve bugünlerden bahsetseydi... Mesela dindar insanlardan, bugünün mağdurlarından oluşan bir parti kurulacak ve iktidar olacak, olacak da “gün gelecek, partisinde ciddi emekleri olan, iktidarın zor yıllarını göğüslemiş, bedenini taşın altına koymuş, el pençe ‘hocam’ diye saygı duyulan, hatta ülkenin seçilmiş başbakanı olarak da görev yapacak bir isim halihazırda milletvekili iken, bir üniversitede öğrencilere konferans vermek isteyecek fakat üniversite o konuşmayı engelleyecek”... Yani enteresan şeylere şahitlik edeceksiniz demiş olsaydı.

Deli saçması der geçerdik. O kadar ki, gün gelecek ‘bugünün mağdurları iktidara gelecek’ kehaneti dahi inandırıcılığını daha o an kaybetmiş olurdu.

Ama oldu.

Marmara Üniversitesi rektörlüğü, 1996 -1999 yıllarında kendi bünyelerinde öğretim üyesi olarak da görev yapan, eski başbakan ve halihazırda Konya milletvekili Ahmet Davutoğlu’nun vereceği konferansı engelledi...

Üstelik Marmara Üniversitesi böylesi garabete ilk kez de imza atmıyor. Bu iki oldu.

Marmara Üniversitesi rektörlüğü, altı ay kadar önce de eski Çalışma Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e kapılarını kapattı.

Marmara Üniversitesi, kendi bünyelerinde 28 Şubat döneminde görev yapan iki hocaya, iki bilim insanına üstelik de bu dönemde kapılarını kapattı! Konuşmalarına izin vermedi...

Sosyal medyada oluşan tepkiler üzerine ise adeta dalga geçer gibi bu garabetin sorumlularının kendileri değil, programı organize eden öğrenciler olduğunu söyleyen bir açıklama yayınladı!

O kadar!

Tuhaf olan şu...

Normal şartlarda yer yerinden oynaması gerekirken, AK Partili yetkililerin ağzını bıçak açmadı. Herhangi bir kınama gelmedi.

Diyorum ya... O günlerde bir kahin çıksaydı ve 28 Şubat döneminde Marmara Üniversitesi’nde hocalık yapan Ahmet Davutoğlu ve Ömer Dinçer’e Marmara Üniversitesi yönetiminin kapılarını kapatacağını söyleseydi. Deli saçması der geçerdik. İnanamazdık.

Ancak inanamayacağımız ne varsa bugünlerde yaşanıyor maalesef... 

O KONFERANS ENGELLENMESEYDİ HOCA NE ANLATIRDI?

Marmara Üniversitesi, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun öğrencilere vereceği konferansı engelledi ya. Ben de Davutoğlu’nun şayet konferansı engellenmemiş olsaydı ‘dün (27 Kasım) öğrencilere ne anlatırdı acaba’ sorusunun peşine düştüm.

Peki ne anlatırdı? Ne konuşurdu?

Madem ki, Davutoğlu, uzunca zamandır not ettiği, biriktirdiği, kendisine farklı ortamlarda sorulmuş soruları cevapladığı bir kitap kaleme aldı: Gençlerle Yüzyüze: Duruş.

Madem ki, Marmara Üniversitesi’ne de zaten yeni kitabı vesilesiyle gidecekti. O halde kitabının 3. Bölümü olan Ahlakın Güç ile Sınavı kısmını anlatacaktı. Sanırım öyle olurdu. Çünkü, kitabın ortası dediğimiz yer üçüncü bölüm.

Bakın haksız mıyım?

(Ey Genç) Kişiyi ahlaki özne kılan bir güce sahip olmak ve o gücü hayat alanına ahlaki mimariyi tamamlayıcı bir şekilde aktarabilmek gerekiyor. Ahlak güç ile var olur, güç ile inşa edilir. Ahlak içkin bir şekilde güç ile ilişkilidir; sahip olunan bir güç değerler zeminine oturmalıdır. Güce sahip olmayan kişinin ahlakı, sınamadan geçmemiş soyut önermelerden oluşur, ahlaki özünü kaybetmiş güç ise kendisini kullandığını zanneden özneyi esir alır ve gücün nesnesi haline dönüştürür. (Sh. 383)

(Ey Genç) Bir çok güç sahibi gücünün arttığını hissettikçe yeni güç imkanların oluşturabildiğini gördükçe kendisine emanet edilen gücü sahiplenmeye ve kendi varoluşunu onunla özdeşleştirmeye başlar. Bu, zamanla bir kısır döngüye düşünür. Güç sahipleri bu kısır döngünün içinde gücünün arttığını hissettikçe gücün kendisini esir almaya başladığını fark etmez. Osmanlı geleneğinde halkın sultana “gururlanma padişahım” şeklindeki seslenişi, Endülüs geleneğindeki “Galip olan Allahtır” ifadesinin saraylara nakşedilmiş olması hep bu kısır döngüyü kırmak içindir. (Sh. 389)

(Ey Genç) Ahlakın büyük sınavı, güç zehirlenmesi. Adaletin de zulmün de, bir medeniyet kurmanın da yıkmanın da aracı olan üç alanda (bilgi, servet ve iktidar) gücün dönüştürdüğü etkiler konusunda seni uyarmalıyım. Rabbim bana bu üç alanı farklı vesilelerle tecrübe etme imkanı verdi. Biliniz ki, güç zehirlenmesi, diğer bazı ahlaki sapmalar gibi, bir anda ortaya çıkmaz. Sinsi bir virüs gibi yerleşir önce davranışlarına sirayet eder, sonra zihnini adım adım işgal eder, kalbine yerleştiğinde ise artık iş işten geçmiştir.  (Sh.391)

17-11/28/ahmet-davutoglu.jpg

DAVUTOĞLU KİTABI NEDEN YAZDIĞINI ŞÖYLE ANLATIYOR:

Bir nevi Ordinaryüs Ali Fuat Başgil’in muhteşem Gençlerle Başbaşa kitabının bugünümüzün sorunlarına cevap veren versiyonu gibi. Bu kitabı Davutoğlu’ndan başkası yazamazdı dersem abartmış olmam.

Bakın, Davutoğlu kitabı yazdığı ruh halini şöyle anlatıyor: “Bazen masa başında otururken karşımda, bazen bir amfide kalabalık bir öğrenci grubu içinde, bazen sofada yanıbaşımda, bazen yürürken omuz omuza bir genci tahayyül ettim ve hayatın bana öğrettiklerini onunla paylaştım.” (Sh.8)

“Bugün her şeyden daha çok bir zihniyet devrimine ihtiyacımız var. Bu zihniyet devrimi, insanı kimliğe bakışın yeniden tanımlanması ile gerçekleşebilir. Bu kitap üzerinden seninle sohbet etme arzumun temel saiki de bu. Böylesi bir zihniyet devriminin gençlerle başlayabileceğine ve gençler tarafından gerçekleştirebileceğine inanıyorum.”

17-11/28/goztepefb.jpg

.

Facebook Yorumları

reklam
20.4.2018
AK Parti, Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan’dır” açıklamasını duyunca ne düşündü?
18.4.2018
Ülkemiz için hayırlara vesile olsun
17.4.2018
Nihat Zeybekci’ye spekülatif saldırı yapıyorlar sandım...
11.4.2018
Esad yaptıklarının bedelini ödemeyecek
7.4.2018
Merkez Bankası faizleri neden düşürmüyor?
6.4.2018
“Mustafa Ruhi Şirin tahrikkar bir üslupla...”
4.4.2018
Dindar gençlik isterken..
3.4.2018
Meclis Başkanı piyangodan çıkmadı
28.3.2018
HSK Başkanvekili Yılmaz: Yargıtay Tetkik Hakimliği hamaliyedir
27.3.2018
Kanun ne diyorsa o yapılmış!
23.3.2018
“Annesi üzerinden bir kişiye yapılan büyük haksızlık bu”
22.3.2018
Nereden nereye?
21.3.2018
Metal yorgunluk mu, siyasal yozlaşma mı?
9.3.2018
Siyasetçiden canını isteyelim, yeter ki ‘şeffaflık’ ‘ahlak’, ‘etik’ istemeyelim; cıss!
7.3.2018
"Din taraftar toplama aracı değildir"
6.3.2018
Trolün ahlaklısı olur mu?
2.3.2018
“Saadet Partisi’ne oy veririm diye düşüneceğim aklıma gelmezdi...”
28.2.2018
Kim bu ahlaksız troller?
27.2.2018
Suriye’de gerçek anlamda söz sahibi olmanın yolu Esad’la anlaşmak mı?
23.2.2018
Tam bir “iştirakçi yavuz katil” olayıyla karşı karşıyayız
20.2.2018
Utanç verici bir durum
17.2.2018
Deniz Yücel davasından ne kazandık ne kaybettik?
14.2.2018
Herkes için adalet, herkes için özgürlük istemek saflık mıdır?
13.2.2018
CHP neden yüzde 25 bandını aşamıyor...
7.2.2018
Bir düşünelim, neden bu insanlar bizi bırakıp gidiyor…
6.2.2018
Dalkavukluğun bu kadarına...
2.2.2018
Siyasallaşan “sizin” yargınız!
31.1.2018
“Daha göreceğimiz çok şey var...”
30.1.2018
Ey CHP...
24.1.2018
Türkiye savaşta değil, sınırımızdaki terör örgütlerini temizliyor
23.1.2018
Türkiye Afrin’e harekâtı hangi orduyla mı yapacak?
22.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
19.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
18.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı