Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Eser KARAKAŞ

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Eğer haber doğru ise Sayıştay açıklama yapmalı


18.6.2018 - Bu Yazı 162 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sayıştay demokratik hukuk devletlerinin en önemli kurumudur.

Devletin kokuşmasına karşı tuz rolü oynar.

Tuz kokuşursa ne olacağı o aşamadan sonra belirsizdir.

17 Haziran Pazar günü Cumhuriyet gazetesinde aşağıda aynen aktaracağım bir haber yayınlandı; bu haber kanımca son ayların en önemli haberi idi, Sayıştay, şayet bu haber doğru ise mutlaka kamuoyuna kapsamlı bir açıklama yapmak zorunda.

“Tüm devlet kurumlarını denetleyen Sayıştay , Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun (TKHK) 2017 yılı hesaplarını denetlemek için de 10 kişilik bir heyet oluşturdu. Başkanlığını Kenan Koçak’ın yaptığı heyet, bu kapsamda TKHK’ye bağlı olan Isparta, Mersin, Adana, Yozgat şehir hastanelerini de denetledi. Nisan 2018’de, ana gövdesini şehir hastanelerinin oluşturduğu bir rapor hazırlayan heyet, şehir hastanelerinde yapılan onlarca usulsüzlük bulgusu tespit etti. Rapor , söz konusu usulsüzlüklerin gerekçesini yanıtlanmak üzere kamu idaresine gönderildi. Raporda AKP’nin en gözde projelerine ilişkin usulsüzlük tespitleri yapılması, iktidarı rahatsız edince heyetin başkanı Kenan Koçak görevden alındı."

Bir Sayıştay denetçisinin, haberde ismi de var, yaptığı bir araştırma ve hazırladığı rapor nedeniyle görevinden alınmış olması, haber gerçekleri yansıtıyor ise, gerçekten çok muazzam bir devlet skandalıdır.

Bu haberin fikr-i takibini yapmak, başta muhalefet partileri olmak üzere herkesin en önemli gündem maddesi olmak zorunda.

                                                           xxx

Gazetede bu haberi okuduktan sonra eski alışkanlıklarıma dönüp Sayıştay’ın sahifesinde dolaştım, 2016 Yılı Genel Uygunluk Bildirimini okudum.

Genel Uygunluk Bildirimleri sadece meslekten maliyeciler için değil herkes için son derece önemli belgelerdir, bir ülkenin demokrasi ve hukuk devleti düzeyinin en önemli belgeleridir.  

Sayıştay’ın görev ve yetkilerini Anayasa’nın 164. Maddesi, Sayıştay Kanunu ve bir ölçüde de Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu belirliyorlar.

Sayıştay Kanununun amaç maddesi şöyle: “Madde 1: Bu Kanunun amacı; kamuda hesap verme sorumluluğu ve mali saydamlık esasları çerçevesinde, kamu idarelerinin etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak çalışması ve kamu kaynaklarının öngörülen amaç, hedef, kanunlar ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olarak elde edilmesi, muhafaza edilmesi ve kullanılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi adına yapılacak denetimleri, sorumluların hesap ve işlemlerinin kesin hükme bağlanmasını ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmak üzere Sayıştayın kuruluşunu, işleyişini, denetim ve hesap yargılaması usullerini, mensuplarının niteliklerini ve atanmalarını, ödev ve yetkilerini, haklarını ve yükümlülüklerini ve diğer özlük işlerini, Başkan ve üyelerinin seçim ve teminatını düzenlemektir.”

Lütfen, bu maddeyi iyi okuyalım.

2016 yılı Genel Uygunluk Bildiriminde bir bölümde (tablo 10) belirli bütçe tertiplerinde başlangıç ödenekleri ile gerçekleşen harcamalar arasındaki sapmalar gösterilmiş.

Söz konusu sapmalar arasında yüzde beş yüze yaklaşan sapmalar var; başka bir ifade ile TBMM yüz lira ödenek koymuş ama yürütme beş yüz liraya yaklaşan harcama yapmış, aradaki fark ise, bütçe hukukunda kılıfına uydurularak yedek ödeneklerle kapatılmış; minare-kılıf hikayesi.

Şunu unutmayalım, kamu bütçesi demek mali planlama demektir, fark yedek ödeneklerle kapatılsa bile yüzde beş yüz sapan bir ödenek-harcama gerçekleşmesi ortada bir bütçenin olmadığının kanıtıdır artık.

Sayıştay’ın temel görevi de, amaç maddesini lütfen iyi okuyun, yedek ödeneklerin hukuken usulüne göre kullanılıp kullanılmadığı değil, esas olarak ortada bir bütçenin olup olmadığının denetlenmesidir, sapmalar bu kadar büyükse ortada mali anarşi vardır, bütçe kalmamıştır.

Sayıştay ülkemizde görevini burada girmek istemediğim nedenlerden artık yapamamaktadır, bu durum ülkenin geleceği için çok vahimdir.

Bir denetçinin, bir raportörün yazdığı bir rapor nedeniyle görevden alınması ise bu vahim durumun sadece bir semptomudur.

Seçime bir hafta kala “neden bu kadar teknik bir konu seçtin?” diye soranlar olabilir ama kanımca bu konu yazabileceğim her türlü siyasi yazıdan çok daha önemlidir ve durum tespitini çok iyi yapmak amacını taşımaktadır.

24 Haziran ve 8 Temmuz’da oylarımızı biraz da iyi işlemesi hukuk devleti için şart olan Sayıştay için kullanacağız.

Ey, Sayıştay yönetimi, bütçenin biraz değil tümüyle bir mali planlama aracı olduğunu unutur, bu büyük sapmalara izin verirseniz, yeni göğü inletmezseniz, birileri de bir raportörünüzü görevden alır, ya da bizzat size aldırtır, siz de şaşkın şaşkın bakarsınız.

Her kurum kendi işini iyi yaptığı ölçüde saygındır, dokunulmazlığı vardır, bunu unutmayalım.

.

Facebook Yorumları

Kod8
16.7.2018
Kamu borçlarında bir sorun var mı?
14.7.2018
Yüzde altı büyüme, düşük faiz, güçlü TL
11.7.2018
Yangınların, trafik, tren kazalarının, maden göçüklerinin, iş kazalarının ekonomi politiği
9.7.2018
Aynı kap ve KHK’lar
7.7.2018
Yeni Anayasa ve unutturulan en temel konular
4.7.2018
Erdoğan ve AKP kimlerin heykelini dikmeli?
2.7.2018
Baskıcı rejimler ve kurumların çöküşü
30.6.2018
Hukuk, demokrasi ve seçimlere katılım oranı
27.6.2018
Siyaset-hukuk-futbol
26.6.2018
Seçmenler ve dolaysız vergi mükellefiyeti
24.6.2018
Erdoğan ve Cumhur İttifakı kazanırsa ne olur?
20.6.2018
Erdoğangiller, dünya ve Türkiye
18.6.2018
Eğer haber doğru ise Sayıştay açıklama yapmalı
16.6.2018
Oyumu nasıl kullanacağım? (tercih sapması)
13.6.2018
Ekonomik gelişmeler ve Erdoğan’ın klasik tepkisi
11.6.2018
Dökülen Türkiye kurumları ve liselere geçiş sınavları (LGS)
9.6.2018
Dökülen Türkiye ve bedelli askerlik
6.6.2018
Paçalardan akan ilkesizlikler
4.6.2018
Yerli araba komedyası ve yolsuzluk ihtimali
3.6.2018
Seçimlere giderken neleri konuşmuyoruz?
30.5.2018
Vesayet kurumları aşığı AKP
28.5.2018
Cemevleri ve alevi meselesi
26.5.2018
Fransız Rabiası
23.5.2018
Bu sefer de devlet bankacılığı skandallarına değinelim
21.5.2018
TRT, CHP, muhalefet
19.5.2018
Her Cumhurbaşkanının bilmesi gereken ilk şey
16.5.2018
İmar affı, Boğaziçi öngörünüm, DOKUZ MAHALLE ve milliyetçi muhafazakarlık
14.5.2018
Altı aday arasından Erdoğan çıkarsa
12.5.2018
Eski Türkiye’nin kralına geldik
10.5.2018
Bizim sağ partiler neden böyle?
7.5.2018
Erdoğan’ın gerçek rakibi vicdanlar
2.5.2018
Özel okulculuk, vakıf üniversiteleri
30.4.2018
Davaya ihanet, mesleğine ihanet
25.4.2018
Sevsinler bu nitelikli liseleri
23.4.2018
İki söyleşi, Cumhurbaşkanları, gazeteciler
19.4.2018
Neden çok erken, hatta baskın seçim?
16.4.2018
Kürt meselesi (74266) ne oldu?
8.4.2018
Bekir Coşkun
4.4.2018
Fransa’da zorunlu eğitim 3 yaşında başlayacak ama…
2.4.2018
Milletin değerleri
28.3.2018
Üniversitenin olumsuz sürekliliği
26.3.2018
Edep ve hukuk
21.3.2018
O trafik polisini İstanbul Milli Eğitim Müdürü yapsalar keşke
19.3.2018
Yatırım ortamı ne demek?
15.3.2018
Derecelendirme kuruluşları ne iş yaparlar?
13.3.2018
Yargılanmalılar
28.2.2018
Eğitim sistemi bütünüyle çarpık
26.2.2018
Erke dönergeçten kamu vicdanı ölçümetresine
21.2.2018
Eğitime önce sayısal bir bakış
19.2.2018
Amerikancılık mı, avrasyacılık mı?
14.2.2018
Rektörlere bak, yükseköğretimi anla
12.2.2018
Dünya eskiye dönüyor
7.2.2018
Çöken bir eğitim sistemi
5.2.2018
Korkunç bir haftayı daha geride bıraktık
3.2.2018
Futbolde hedef koymak
31.1.2018
İmam Hatip okulları meselesi
29.1.2018
21-b, hukuk devleti, basına sansür ve işin özü
27.1.2018
Futbolda kurumsallaşamama problemi
24.1.2018
Eğitimin saçma sabiteleri
22.1.2018
Fabrika ayarları ve milli gelir
20.1.2018
Bu işte bir tuhaflık yok mu?
17.1.2018
Üniversiteler badem bıyık hücumuna uğrayacak
8.1.2018
Bacak kırarak uyuşturucu ile mücadele
6.1.2018
Memur maaşları skandalı
26.12.2017
İki yeni KHK ve 29 Temmuz 1931 tarihli Resmi Gazete
24.12.2017
Çöken kurumlar, Galatasaray ve Fatih Terim
16.12.2017
Bu kurumsal yapı en büyük derdimiz
12.12.2017
Kavram kargaşası
10.12.2017
Yolsuzluklar, rüşvetler ve Kudüs’ün kudsiyeti
5.12.2017
Maliye Bakanımız çok mu zengin?
21.11.2017
90’lara çoktan döndük bile
18.11.2017
Atatürk, Atatürkçülük ve hukuk
11.11.2017
Paradise papers meselesi nedir, ne değildir?
7.11.2017
Yerli otomobil, teknolojik dışsallık, Şemdinli ve şeytanla mücadele
31.10.2017
AİHM ve totaliter rejimler
29.10.2017
İhale meselesinin en az konuşulan boyutu
24.10.2017
Kamu ihaleleri skandalları
22.10.2017
2017 Ekim Türkiye manzaraları
18.10.2017
Negatif sıfır, normal sıfır, pozitif sıfır
10.10.2017
Bu tutarlılığa ancak şapka çıkarılır
7.10.2017
Soydaş Türkmen ne demek?
3.10.2017
AB’ye ihtiyacımız her zamankinden fazla
1.10.2017
Diyanet ve modernistler skandalları
26.9.2017
Tarım meselemiz
23.9.2017
Üniversite kontenjanları neden boş kaldı ve kalacak?
19.9.2017
Kızınızı kimlere asla vermeyin
16.9.2017
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsünün ve Kılıçdaroğlu’nun Türkçesi
3.9.2017
Kan donduran haberler
29.8.2017
Nereden çıktığı belli Çin, Rusya aşkı
26.8.2017
Çok anlamsız bir tartışma daha: İki Türkiye, tek Türkiye
22.8.2017
Basında yandaş maaşlarına Sayıştay denetimi olabilir mi?
18.8.2017
Bu işte bir tuhaflık yok mu?
15.8.2017
Çok anlamsız bir laf: “Dinin doğru yorumu”
12.8.2017
Türkiye ve AKP’liler
8.8.2017
Kamu alımları sistemi
1.8.2017
Şu “devletin valisi” lafı
29.7.2017
Nedir bu yardımcı doçentlik meselesi?
25.7.2017
Çalışma istatistikleri ve az konuşulan çok ciddi sorunlar
23.7.2017
Cihat matematikten önemli dersen işte böyle olursun
22.7.2017
Fransa’da yaşanan komutan krizi
18.7.2017
İçinde Türkiye’nin adı geçmeyen bir Türkiye yazısı
15.7.2017
Utanmasını bilenler için işte utanç belgesi
11.7.2017
Sayın Cumhurbaşkanı meseleyi çok güzel özetlemiş
8.7.2017
Kamu parası: laiklik, İmam-Hatipler, İlahiyat fakülteleri, Diyanet, TRT, AA
5.7.2017
Türkiye neden hukuk üretemiyor ve iki Türkiye
1.7.2017
Bir günde gözüme ilişen haberler ve ülkemiz
27.6.2017
Hukuk, siyaset, futbol
24.6.2017
Fi’yi izlediniz mi?
20.6.2017
Erdoğan’ın korumaları, ABD Anayasasının 1. eki ve Abdülhamit
17.6.2017
Dört akçeli konu dördü de fena halde siyasi
13.6.2017
Laiklik komedileri: Osman Baydemir fezlekesi
6.6.2017
Cumhuriyet’te Çiğdem Toker gazeteciliği
3.6.2017
Muhafazakarlığa değil ama bizim sözde muhafazakarlara kafayı çok taktım
30.5.2017
Bütçe açıkları-Hazine işlemleri
27.5.2017
Kontrollü darbe ve mantık
23.5.2017
Korkunçluklar ve komiklikler
21.5.2017
Sözde uluslararası ilişkiler(ciler), değerler sistemi, masa düzeni
16.5.2017
Dijital devrimin en büyük geçici siyasi meselesi
13.5.2017
İslamcılık, Kadir Topbaş’ın damadı ve Silopi faciası
9.5.2017
Yabancı parça ve devletin doğru bilgi tekeli
7.5.2017
Yeniden ve ısrarla kayıtsız şartsız AB üyeliği ve normları
3.5.2017
Milliyetçilik, muhafazakarlık ve dindarlık
30.4.2017
Şark kurnazlığı ile ne kadar mesafe alınır?
25.4.2017
Referandum sonrası
16.4.2017
Referandum sonrası ve basketbolda başarı
11.4.2017
Liberal demokratlar nerede?
8.4.2017
Yüksek yargıçların meşruiyeti
5.4.2017
16 Nisan 18 maddenin değil, vicdanların referandumu
2.4.2017
Bu ahlak meselesi aklımı çok karıştırıyor
28.3.2017
Güçlü iktidar- Gelir Vergisi Kanunu
26.3.2017
Anayasa, temel haklar ve başkanlık sistemi
21.3.2017
Danışmanlık ya da danışmanlar komedyası
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8