Fatih KALLEM

fatihkallem@gmail.com



Bookmark and Share

Sosyal Sorumlu Olmak


22.10.2013 - Bu Yazı 3972 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İnsanlara yaşadıkları toplumlarda sorumluluklar yüklenmiştir. Aile, sosyal çevre, okul, iş vb.ilgi alanlarına göre yüklenmiş olan sorumlulukların yerine getirilmediği toplumlarda, kargaşa, adaletsizlik, fakirlik, cahillik vb olgular türemiş, bunlara paralel toplumsal huzursuzluklar artmıştır.

“Sosyal Sorumluluk” insanî ve ahlâkî bir boyuttur. İnsanın, karşı taraftan herhangi bir menfaat beklemeden ve kendisini topluma karşı sorumlu hissederek, toplumun değer yargılarına, normlarına, gelenek ve göreneklerine, ülkenin kanun ve kurallarına, dini duygularına vb insanî değerlerin inceliklerine uygun hareket ederek gönüllü faaliyetlerde bulunmasıdır sosyal sorumluluk.

Sosyal sorumluluk anlayışına sahip bireyler, hiçbir karşılık beklemeksizin insanlara faydalı olan, onların mutluluğu ile mutlu olan “güzel insan” modeline uygun insanlardır ki toplumlar bu insanların çalışmaları ve eserleri ile huzur, mutluluk, sağlık ve değer bulagelmişlerdir.

İnsan sosyal bir varlıktır dolayısıyla içinde yaşadığı topluma karşı sorumlukları vardır ve bu sorumluluklarını yerine getirmekle mükelleftir.

Peki, biz yeterince bu sorumluluklarımızı yeterince yerine getiriyor muyuz?

Tamamıyla bireyselleştiğimizi düşünüyorum. Artan bireyselleşme, ilk başta menfaate dayalı çıkar ilişkilerini geliştirmekte akabinde erişilen doygunluk noktasından sonra ise sistematik duyarsızlık meydana çıkmaktadır ki bu noktada insanlar birbirlerine selam vermeyi dahi bir meşakkat olarak görmekte ve iletişim sıfırlanmaktadır. Bir de yoğun iş yaşamı, teknoloji vb sebepler ile gelişen stres durumları göz önüne alındığında bunun ne kadar büyük toplumsal yıkımlara sebep olabileceği ortadadır.

Ne yapmalıyız?

Öncelikle kendimize fırsat vermeliyiz. İnsanı insan yapan değerlere sıkı sıkıya sarılmalıyız. Biz olmayı öğrenmeliyiz.  Sonra yapabileceğimiz bir şeyler için çaba harcamalıyız. İllaki olağanüstü, büyük bir iş olmasına gerek yok tabiki. Herkesin kendince yapabileceği şeyler mutlaka vardır.

“Yalnız işsiz olanlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur.” der Socrates

Sokrates’in bu sözü gönüllü bir şeyler yapabilecek olup ta yapmayan veya yetersiz sorumluluk üstlenerek yapan ve buna bahaneler türetenler için sanırım uygun bir sözdür.

Özellikle kurumların ve şirketlerin dahi çok güzel sosyal sorumluluk projelerine imza attığı günümüzde toplumu oluşturan bireyler olarak bizlerin toplum için az çaba harcamamızı bir insanlık dramı olarak görüyorum.

Toplum için, insanlık için daha fazla değer katmanın sorumluluğu hepimizde değil midir? Artık kendimize fırsat verme zamanı gelmedi mi sizce?

Bir yerden başlamak adına hemen bugün bir “Gönül Elçisi” olarak kendinize fırsat verebilirsiniz. Hiçbir menfaat gütmeden, beklenti içerisine girmeden topluma yararlı işler yapmanın mutluğunu yaşayabilirsiniz. Bir vakfa, derneğe destek olabilir, onlarla birlikte gönüllü çalışmalar yapabilir veya kendiniz bir iyilik hareketi başlatabilirsiniz.

Toplumların geleceği “İnsanların hayırlısı, İnsanlara faydalı olandır” Hadis-i Şerifini kendisine rehber edinenlerin, insanlık için bir şeyler yapmak adına dertlenenlerin elindedir.

Gelin hepimiz daha fazla sosyal sorumlu olalım.

Fatih KALLEM

Aile ve Toplum Portalı Genel Yayın Yönetmeni

e-posta: fatihkallem@gmail.com

web : www.fatihkallem.com.tr

.

Facebook Yorumları

Kod8
27.12.2014
Büyük Medeniyet Yolunda: DİL
16.12.2013
Algı ve Gerçeklik Arasındaki Uçurum: Sosyal Medya
04.11.2013
Öteki Benlikler Çatışması
24.10.2013
Yeni Dünyanın Paradigması: Kaotik Aileler
22.10.2013
Sosyal Sorumlu Olmak
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8