Diplomaside Yerkelizm


20.5.2017 - Bu Yazı 994 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Dilim sürçseydi de 'Merkelizm' deseydim. En azından içinde AB’nin bekâsına dair bir kaygı olurdu. ‘Yerkelizm’in onunla hiç alakası yok. Yerkel, Soma’da işçiye tekme atandır. Arkası sıvazlanmış başbakanlık danışmanıdır. Taltif edildiğinden beri devlet tekmesinin adıdır.

ABD’nin YPG’ye yardımları yüzünden Washington’a nokta koymaya giden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Beyaz Saray’dan kazasız belasız çıktığına sevinenlerin sevinci kursağında kaldı. Erdoğan’ın koruma ekibi, Türk Büyükelçiliği’nin önünde Beyaz Saray’ın hıncını çıkartırcasına bir avuç göstericiye tekme tokat girdi. Normalde diplomasinin arkalarında sittin sene toparlamayacağı çizikler bunlar. Vahim olan, elçinin de elçi olduğunu unutmasıydı. Mühim değil, skandallar kuşağındayız! Nasıl olsa memlekette alkışlayan çok. Yerkelizmin kitabında pişmanlık varmış gibi saç baş yoluyoruz.

***

Ziyaret başından başarısızlığa mahkûmdu. Bu tür gezilerde taraflar her şeyi önceden konuşur, anlaşır ve liderlerin önüne pişmiş bir yemek konur. Onlar da kendi usullerince kaşıklar. Öncesinde Genelkurmay Başkanı, MİT Müsteşarı ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, Washington’a gidip temaslarda bulundu. Ancak heyetin ziyaretinden çıkan sonuç belliydi; Erdoğan çok önemsediği dünya lideriyle Oval Ofis’te fotoğraf karesine girme dışında bir şey alamayacaktı.

Talepler neydi? Gülen’in iadesi; İran’a ambargoyu delen mekanizmadan dolayı tutuklanan Erdoğan’ın ‘kıymetli vatandaşı’ Rıza Sarraf’ın bırakılması; YPG’ye desteğin kesilmesi ve Rakka operasyonunun Türkiye ile birlikte yapılması.

‘Son noktalık’ üç talep. İlk ikisi yargının işi, Trump’ın eli kolu bağlı. Zaten soruşturmalara müdahale ettiği için başı belada. Bir de Erdoğan’ın isteklerini yerine getirmeye kalkarsa kendi koltuğundan da olabilir. Sonuncusuna dair de gitmeden önce rest üzerine rest çeken Erdoğan’a ‘hayır dilemek’ düşmüş: “Madem Rakka operasyonunu yapacaksınız, biz terör örgütü ile operasyon yapmayız. ABD, YPG ve PYD ile operasyona giriyor. Bize hayırlı olsun demek düşer.”

Bunu dert edinen de milliyetçi-mukaddesatçı evlad-ı fatihan olsun! Ver mehteri diyen onlar…

***

Zirvenin içeriğini konuşan var mı? Yok. Amerikan medyasının da umurunda değil. Bütün dünyada günlerdir ziyarete dair konuşulan tek şey var: Korumaların göstericileri acımasızca tekmelerkenki görüntüleri. Görüntülerden birinde Erdoğan’ın aracın içinden olayları izlediği, bir ara koruma müdürüne bir şeyler söylediği, onun da diğer görevliye bir şeyler aktardığı, onun da kalabalığa koştuğu ve ardından ‘Washington Meydan Muharebesi’nde finalin yaşandığı görülüyor.

Muhteşem Türk medyasında ‘tarihi’ diye ehemmiyet atfedilen ziyaretin geride bıraktıkları:
– İkisi kadın 9 kişi yaralandı.
– İki koruma gözaltına alındıktan sonra Dışişleri’nin müdahalesiyle bırakıldı.
– ABD Dışişleri “Şiddet hiç bir zaman ifade özgürlüğüne uygun bir karşılık değil” uyarısında bulundu.
– ABD Savunma Bakanlığı “Türk güvenlik güçlerinin de karıştığı şiddet olayından dolayı endişeliyiz” açıklamasını yaptı.
– Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç, ABD Dışişleri’ne çağrılarak uyarıldı.
– Dış politikanın etkili isimlerinden ‘Türkiye dostu’ Senatör John McCain ardı ardına öfkeli açıklamalar yaptı: “Elçilerini ABD’den defetmeliyiz”, “Bu tip haydutça davranışların özrü olamaz.”
– Senatör Claire McCaskill de elçinin kovulması çağrılarına eşlik etti.
– Senatör Ben Sasse “Erdoğan, bu ülkenin konuşma, din, basın ve protesto özgürlüğü üzerine kurulduğunu hatırlasa iyi olur” diye tweet attı.
– Washington Belediye Başkanlığı Türkiye’yi kınadı.
– Kongre Dış İlişkiler Komitesi, Adalet Bakanlığı’na mektup göndererek hesap sorulmasını istedi.
– Polis saldırganları teşhis için Dışişleri ve gizli servisle ortak çalışma başlattı.
– Washington Polis Şefi korumaların tutuklanabileceğini açıkladı.
– Saldırıya uğrayan göstericiler “Türk korumaları tutuklayın” kampanyası başlattı. Çağrı sosyal medyada büyük ilgi gördü.

Soma’daki Yerkel’i bu kez dünya alem gördü!

***

Utanması olmayanlar bu rezalete rağmen geziyi başarılı ilan etti.

Trump’ın stratejisi Erdoğan’ın eteğindeki bütün taşları dökmesine fırsat vermek, bunun için sadece dinlemek ve sinir bozucu sırıtışlar eşliğinde omuzuna dokunarak teskin edip göndermekti. Tabii kavga görüntüleri, Trump’ın Gülen’i ev hapsine aldırmak gibi Erdoğan’a yapabileceği bir jest varsa onun da önünü tıkadı.

Gerilimli geçen Mayıs 2013’teki son Oval Ofis buluşmasından sonra ilk Beyaz Saray ziyareti ve Trump’la ilk görüşmenin süresi de her daim muzafferane davranan bu cenahın mehter düzenini bozmuyor, bozmaz da.

Heyetlerin katıldığı 1.5 saatlik yemekli toplantı bir yana liderlerin baş başa görüşmesi 22 dakika sürdü. Bunun yarısı da çeviriyle geçti. Siyaseti safi kuru gürültüye ve çekilmez böğürtüye indirgeyenler için ufak bir çetele: Başkanın dış politikadaki cehaleti yüzünden liderler zirvesini kısa tutmak Beyaz Saray’da bir tercih olsa da Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’le yaklaşık 3 saat, Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el Sisi ile 2 saat, Japonya Başbakanı Şinzo Abe ile 90 dakika, Britanya Başbakanı Theresa May ile 60 dakika, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile 90 dakika ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’la 40 dakika görüştü. Rusya lideri Vladimir Putin ile telefon görüşmesi 50 dakika sürdü. Bölgede bu kadar kritik meselede Türkiye ile ABD bu kadar kafa kafaya gelmişken Trump, 22 dakika boyunca Erdoğan’ı neredeyse sadece dinledi. Tabii hemen itirazı yapıştırıyorlar: “Ama yemek de var!” Afiyet olsun! Önemi olsaydı çarşaf çarşaf önümüze serilirdi. 2013’teki yemek de görülmemiş boyuttaydı; o ihtişam eli boş dönen dostların gönlünü hoş tutma kabilinden diplomasi tarihine geçti.

Bir de çeviri skandalı var tabii. Ortak basın toplantısında Erdoğan’ın güya uyarı niteliğindeki sözlerini İngilizceye farklı çevirerek Trump’ın ters bir şey söylemesini önlemiş oldular. Erdoğan’ın terörle mücadele konusunda “… geçmişte yaşanan hataları telafi edecek adımların devamının geleceğini ümit ediyoruz” sözleri şu anlama gelecek şekilde İngilizceye çevrildi: “… biz geçmişte yaptığımız hataları tekrarlamayacağız…”
İşte bu başarı; birlikte fotoğraf ve kazasız belasız bir basın toplantısı!

Her şeye rağmen yeni diplomasi kurusıkıya doymuyor. Washington’dan dönüşte Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Beyaz Saray’ın terörle mücadele özel koordinatörü Brett McGurk’u PKK ve YPG’ye destek vermekle suçlayıp görevden alınmasını istedi. Madem McGurk’un kafasına göre iş yapabileceği kanaati hasıl oldu niye bu dahiyane tespiti mevkidaşı Rex Tillerson’la masaya oturduğunda paylaşmadı? Yüz yüzeyken isteyemediğini uzaktan ve alenen istemenin mantığı nedir? Muhtemelen ABD Dışişleri’nin şu olağan yanıtının dışında bir şeyler duyacağını bildiğinden:
“McGurk hem Tillerson’un hem de Beyaz Saray’ın tam desteğine sahip.”

***

Geçen yıl Etiyopya ve yine ABD’deki koruma teröründe olduğu gibi bu skandal da Türkiye’de birkaç gün sonra unutulur. Fakat Amerikan tarafında bu kez durum farklı. Trump’ı köşeye sıkıştıran skandalların bazısı zaten Türkiye ile bağlantılı. Bu tartışmalar üzerine Amerikan kamuoyundaki Türkiye algısında köşeler yerini buluyor. Birçok yerde “Bunlar ABD’de bunu yapıyorlarsa Türkiye’de kim bilir ne yapıyordur” mealinde mesajlara rastlamak mümkün. Mesela Washington Post’un “Erdoğan ve haydutlarına bir not: Burada protestocuları dövemezsiniz” başlıklı başyazında şu ifadeler yer aldı:
“Trump, Erdoğan’ı ağırladı ve bu diktatör görünüşe göre o kadar evindeymiş gibi hissetti ki, haydutlarının barışçıl göstericilere dayak atabileceğini düşündü. Erdoğan’ın Türkiye’de muhalefeti bastırmakta ne yazık ki başarılı olması, ona bu ülkeye gelip en temel ve en kıymet verilen özgürlüklerinden birine saldırma izni vermez.”

Türkiye, bugünlerde Trump’ı azledilmeye kadar götürecek bir kavganın tam ortasında yer alıyor. Trump’ın ulusal güvenlik danışmanıyken istifa etmek zorunda kalan Mike Flynn’in Ruslarla olan görüşmelerinden ziyade Türkiye’nin lobicisi olarak yürüttüğü çalışmalar nedeniyle soruşturma altında olduğu ortaya çıktı. Adalet Bakanlığı’nın kasımda Trump’ı soruşturmadan haberdar ettiği, buna rağmen Flynn’in ulusal güvenlik danışmanı yapıldığı anlaşıldı. 530 bin dolar karşılığında The Hill’de yayımlanan yazıyla Gülen tehlikesine dikkat çeken ve Obama yönetiminin Kürtlerle birlikte Rakka’ya gitme planını rafa kaldırtan Flynn idi. Flynn hakkındaki soruşturma, FBI direktörü James Comey’in de başını yaktı. Trump’ın soruşturmayı bitirmesi yönündeki baskısına direnen Comey sonunda kovuldu. Amerika bu skandallarla yatıp kalkarken görüntüye bir de yeni sürüm ‘Yerkeller’ girdi. Bu ucube kaos bu ülkeyi nereye götürür bilmiyoruz. Emsali yok çünkü!

***

Diplomasi geleneği bu kadar tepelenmemişti. Ülke bu kadar ayağa düşürülmemişti.

Diktatörler kulübünde yer alanların bile sıra diplomasiye geldiğinde şaşırtıcı boyutta incelikleri öne çıkar. İçerde tehdit ve sopayla sarmalanan siyaset biçimi diplomatik alana taşındıkça kötüler ligindeki yerimiz belirginleşiyor.

.

Facebook Yorumları

Kod8
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8