Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'


6.7.2018 - Bu Yazı 478 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 ABD’nin Suriye stratejisi İsrail’in çıkarlarıyla doğrudan ilintili. İsrail için yegâne öncelik işgal altındaki Golan’da statüyü değiştirmeye zorlayacak yeni bir durumun oluşması. İran’ı bahane edip Suriye’ye vurması Golan için önleyici saldırı anlamına geliyor. Hedef sadece İran unsurlarının bölgeden çekilmesiyle sınırlı da değil. Tel Aviv yönetimi, Suriye yeniden şekillenirken İsrail’i ‘düşman’ olarak niteleyen eski elbisenin yırtılmasını istiyor.

Suriye ordusu, Rusya’nın hava desteği ile güney cephesinde iki haftada 70’in üzerinde köy ve kasabayı ele geçirdi. Yönetime karşı gösterilerin ilk çıkış yeri olan Dera vilayetinde muhalif güçlerin yaşadığı bu hızlı çöküş, ‘vekâlet savaşı’ ile ilgili şimdiye kadar yaptığımız değerlendirmeleri haklı çıkartıyor: Silahlı grupları besleyen yabancı aktörler desteklerini çektikleri vakit, hükümet güçlerinin kontrolü yeniden sağlaması çok zaman almayabilir.

Daha çok ABD ve Suudi Arabistan’ın sözünün geçtiği, Arap ve Batılı gizli servislerin de yer aldığı Amman Operasyon Odası’ndan koordine edilen güney cephesindeki gruplar teker teker ağır bombardıman karşısında Rusya’nın yürüttüğü uzlaşma mekanizmasına teslim oldu.

Cehennem sahneleri, müzakereler ve teslimiyet! Mekanizma bu. Büyük rol Rusların: Uçaklar havada, müzakereciler yerde…

Bu mekanizmayı işler hale getiren iki faktör var:

Biri Suriye ve müttefiklerinin ne pahasına olursa olsun muhaliflerin ellerinde kalan cepleri temizleme kararlılığı.

İkincisi ABD ve müttefiklerinin geri vitese alması. Bu, bir dönem “Suriye’nin Dostları Grubu” olarak devrim pompalayan uluslararası aktörlerin muhalif cepheye ihaneti olarak da okunabilir.

***

Daha iki hafta öncesine kadar Trump yönetimi, ABD, Rusya ve Ürdün arasındaki müzakereler sonucu sağlanmış olan ‘Gerilimi Azaltma Mutabakatı’nın ihlal edilmesi halinde Suriye’yi sert şekilde cezalandırmaktan bahsediyordu. İsrail de İran bağlantılı güçleri sınırdan uzak tutma adına tehdit savurmakla kalmayıp defalarca Suriye’nin askeri mevzilerini vurdu. Bu yüzden Dera operasyonu daha büyük bölgesel çatışmayı tetikleyebilirdi. Korkulan senaryonun yaşanmaması önemli ölçüde Rusya’nın sürekli makas atan çapraşık hamlelerine bağlı.

Gerilimli iki taraf arasına bir paratoner gibi giren Rusya, öyle anlaşılıyor ki, ABD ve İsrail’e şunu kabul ettirdi: İran bağlantılı güçlere sahada şimdilik ihtiyacımız var, cephe temizlendikten sonra bu yapılar çekilecek.

Ki Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, güneydeki operasyonu görüşmek üzere Moskova’ya giden Ürdünlü mevkidaşı Eymen el Safedi ile düzenlediği basın ortak toplantısında “Rus-Amerikan mutabakatı gereğince İsrail sınırlarında aşamalı olarak Suriyeli olmayan güçler bulunmayacak” dedi. Bu açık bir taahhüttür.

İşin aslına bakılırsa koparılan bütün gürültüye rağmen şimdiye dek daha önce onlarca cephede Rusların parmak bastığı çekilme senaryosu zaten gerçekleşti. Yani Hizbullah gibi İran bağlantılı güçler operasyonlar tamamlandıktan sonra ele geçirilen yerleri hükümet güçlerine bırakıp başka cephelere kaydı. Çünkü bu güçlerin kalması, çatışma sonrası yerelde normalleşmeyi engelleyen bozucu bir faktöre dönüşebilir.

Rusların taahhüdüne binaen ABD ve İsrail’in Suriye ordusunun sınırlara yaklaşmasını kabul etmesi savaşın seyrini etkileyen ciddi bir kırılma sayılır. Elbette bu İsrail’in kendini tutacağı anlamı da taşımıyor.

Amerikalıların “Ruslar gerilimi düşürme anlaşmasını ihlal ediyor” suçlamasından geri durmaması ise cephenin seyri karşısında anlamsızlaşıyor. Lavrov’un verdiği yanıt artık ‘susturucu etkisi’ yapıyor:

“Gerilimi düşürme mutabakatı IŞİD ve Heyet Tahrir el Şam’ı (HTŞ) kapsamıyor. ABD desteklediği grupları teröristlerden ayırma sorumluluğunu üstlenmiştir. Her zaman olan şu: ABD’yle çalışan gruplar şimdi HTŞ’ye (Nusra Cephesi) katıldı.”

ABD ve ortaklarının dürüstçe verebilecekleri bir yanıt yok.

***

İkiye bölünmüş olan Dera kent merkezi ve Ürdün sınırındaki Nasip kapısına kadar olan bölgede kontrol Suriye ordusuna geçtiğinde güney cephesinin üst kısmında bir tarafta IŞİD, diğer tarafta Nusra Cephesi ve müttefiklerinin tutunduğu Golan yamaçları kalıyor. İsrail’in çifte alarm verdiği yer de burası. İsrail hemen “Suriye ordusu 1974 Ateşkes Hattı’na kesinlikle yaklaşmasın” diye uyardı ve sınıra tank sevkiyatına başladı.

Operasyon başlarsa Nusra ve müttefikleri müzakere yoluna girip Doğu Guta’dakiler gibi İdlib cebine sığınmayı tercih edebilir. IŞİD’le böyle bir müzakere beklenmiyor. Ya çetin bir savaşla yok edilecekler ya da destek gördükleri İsrail’e kaçacaklar.

Bundan sonra ne olacağı önemli ölçüde Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin’in 16 Temmuz’da Helsinki’de bir araya geleceği ABD Başkanı Donald Trump’la yapacağı pazarlıklara bağlı. Putin, Trump’ı istediği kıvama getirebilmek için Suriye’deki askeri görünürlüğünü kısmen düşürme yoluna gitti. Moskova’dan gelen açıklamalara bakılırsa Suriye’de konuşlanmış 1140 asker, 13 uçak ve 14 helikopter son birkaç günde Rusya’ya geri döndü.

Taraflar “Rusya Amerikan seçimlere müdahale etti mi” tartışmasıyla ötelenmiş yeni bir başlangıç yapma perspektifiyle Helsinki buluşması için sıkı hazırlanıyor. Trump, İran’dan Kuzey Kore’ye kadar birçok alanda Rusya ile ortaklık tesis etmeyi umarken Suriye’de Putin’le restleşme havasından çıkabilir.

CNN’e göre Trump, 25 Haziran’da Ürdün Kralı Abdullah ile görüşmesinde Amerikan güçlerini çekme niyetinden bahsetti. Bir çıkış stratejisi gerekiyor. Bu strateji Putin’le pazarlıklara göre şekillenebilir.

Amerika tarafındaki temel beklenti, İran’ın Suriye’deki unsurlarını mutlak surette çekeceğine dair net bir taahhüdün sunulması. Putin de bu taahhüde karşılık Ürdün sınırından beslenen Tanaf’taki üssün boşaltılmasını, Amerikan destekli Suriye Demokratik Güçleri’yle Şam arasında müzakere yolunun açılmasını ve siyasi çözümün kolaylaştırılmasını isteyebilir. Bu zirve bu bakımdan çok kritik.

***

ABD’nin Suriye stratejisi İsrail’in çıkarlarıyla doğrudan ilintili. İsrail için yegâne öncelik işgal altındaki Golan’da statüyü değiştirmeye zorlayacak yeni bir durumun oluşması. İran’ı bahane edip Suriye’ye vurması Golan için önleyici saldırı anlamına geliyor. Hedef sadece İran unsurlarının bölgeden çekilmesiyle sınırlı da değil. Tel Aviv yönetimi, Suriye yeniden şekillenirken İsrail’i ‘düşman’ olarak niteleyen eski elbisenin yırtılmasını istiyor. Bunu Rusya’dan başka kimsenin yapamayacağına ikna olanların sayısı artıyor. Mesela Haaretz yazarı Zvi Barel’e göre İran’ı uzaklaştırmak istiyorsa İsrail’in Rusya’dan başka seçeneği yok:

“Tahran ve Moskova gerilimi azaltma bölgelerinin kontrolü konusunda anlaşmazlık içinde. Kuzey Suriye’de Kürt bölgelerini işgal eden Türkiye, Rusya’nın ‘birleşik Suriye’ hayalini tehdit ediyor. Haliyle eğer İsrail’in amacı İran’ı Suriye’den atmak ise ABD ya da Arap devletlerinden ziyade Rusya, İran’ın buradaki operasyonlarını sınırlandıracak, belki de ayrılmasını sağlayacak kapasitede yegâne güç. Esad İran’dan daha çok Rusya’ya bağlı. Ve bu vaziyet İsrail’e uyar; çünkü Suriye’nin dış politikası, İsrail’e ilişkin müstakbel politika dahil Kremlin tarafından yumuşatılacak demektir.”

Bu bakımdan “Dera’daki geri vites neyin karşılığı” sorusunun yanıtını ararken Rusya üzerinden dönen pazarlıkları yakın planda tutmak gerekiyor. Dediğim gibi bu pazarlıkların bir ayağı İran’la, diğer ayağı Suriye’ye biçilecek yeni elbiseyle ilgili.

Kuşkusuz Rusya, İran’ı basitçe oyun dışına atamaz. 2015’te Rusya’yı savaşa katılmaya ikna eden İran idi. İran’ın sahadaki danışmanları ve seferber ettiği milis güçleri Rusya açısından kara unsuru işlevi gördü. Putin geçen ay “Suriye’deki bütün yabancı güçler çekilmeli” çıkışıyla İran’ı da kast etmiş olsa da Ruslar dereyi geçerken İranlıları suya itmenin doğuracağı risklerin farkında. Ki Lavrov, bu realiteyi teslim etmek durumunda kaldı:

“Mesele Batı medyasında basitçe ‘İran çekilirse her şey iyi olacak’ diye ele alınıyor. Tamamen gerçekdışı. İran, Körfez ülkeleri, Ürdün, Mısır ve diğerleri olmadan bölgenin problemlerini çözmenin imkânı yok.”

Rusya’nın son tutumu “İranlılara şimdi gidin demek gerçekçi değil ama işleri bitince gidecekler” diye özetlenebilir. Görünen o ki İsrail ve ABD bu taahhüdü satın almaya niyetli.

Suriye’ye biçilmek istenen elbiseyle ilgili de kısaca şu notu düşelim: Rusların, Suriye ordusunu modernize etmeye dönük bir plan çerçevesinde askeri doktrinde değişiklik önerdiği iddia ediliyor. Buna göre yeni doktrinde “İsrail ulusal düşmandır” ve “Ordunun amacı işgal altındaki Filistin ve diğer Arap topraklarını özgürleştirmek” gibi ifadeler yer almayacak. Yani Golan’ı hepten unut demenin başka bir yolu. Suriye’nin bunu kabul etmesi statüko açısından ‘ideolojik intihar’ anlamına gelir. Bunu yaparlar mı, şimdiden kestirmek zor.

***

Eğer işler bu minvalde giderse ve Helsinki zirvesinden ‘uyum’ çıkarsa Suriye’nin ayaklarına atılan gemici düğümünden sıyrılması biraz daha kolaylaşır. Tabii bu ihtimal Amerikan müdahaleleriyle kendi hayallerini taçlandırmayı umanları telaşlandırmışa benziyor. İşte bir örnek; Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, Washington Post’a yazdığı makaleyle Beyaz Saray’a sufle veriyor:

“ABD, Suriye’de bölünme önermelidir. Esad kontrol ettiği yerleri elinde tutabilir. Ve Asiler yerel hükümetler kurup yeni bir entite oluşturabilir.”
Şam’da ‘fetih cuması’ kazaya kaldı ama belki ‘barış cuması’ öngördüğümüz kadar uzak değildir, ne dersiniz?

 
.

Facebook Yorumları

Kod8
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8