Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a


4.9.2018 - Bu Yazı 677 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kişisel tecrübedir; Fırat ya da Dicle’nin kıyısında biriyle oturup iki kelam edecek olsan üçüncü cümlede söz suya gelir. Suçlanan hep Türkiye’dir. Fakat bu kez müsebbip olarak Türkiye’nin yeri değişmese de okların çoğu Bağdat’ı vuruyor. 

Arap isyanlarını tetikleyen nedenlerden biri kuraklığın getirdiği çaresizlikti. Sokaklarda “Ekmek, Onur, Özgürlük” sloganına sığdırılan üç talepten biri (yani ekmek) doğrudan susuzluk, kuraklık, tarımsal üretimdeki düşüş ve gıda fiyatlarındaki artış zinciriyle ilgiliydi.

Susuzluk bugünlerde Irak’ın güneyinde Basra’daki gösterilerin de nedeni. Kişisel tecrübedir; Fırat ya da Dicle’nin kıyısında biriyle oturup iki kelam edecek olsan üçüncü cümlede söz suya gelir. Suçlanan hep Türkiye’dir. Fakat bu kez müsebbip olarak Türkiye’nin yeri değişmese de okların çoğu Bağdat’ı vuruyor. Çünkü çöken altyapıya yatırım yapılmıyor, susuzluğa çare arayan bir siyasi irade yok, petrol zengini olan Basra ama en sefil vilayet de Basra. Tarımsal sulamada hâlâ Hammurabi teknikleri kullanılıyor. Yüzde 40’lara varan su kayıplarını önleyecek önlemler alınmıyor. Kanalizasyon şebekeleri ve sanayi atıkları nehirlere boca ediliyor. İçecek su temininde yeni teknoloji ve teknikler kullanılmıyor.

Evet, ABD 2003’te Irak’ı işgal ederken halkın direncini kıracak ve nesiller boyu insanların canını yakacak şekilde evvela altyapı tesislerini bombaladı. Fakat dünyanın ikinci büyük petrol rezervlerine sahip ülkenin yeni patronları son 15 yılı kendi kasalarını doldurmakla geçirdi. Su gibi en hayati meselede ürkütücü bir keyfilik sözkonusu. Bu yüzden artık bütün suçu yukarı-kıyıdaş ülke Türkiye’ye atmak Bağdat’ı kurtarmıyor.
Bu yazın hareketli konusu Ilısu Barajı’ydı. Ankara yine topa tutuldu. Fakat Irak Su Kaynakları İdaresi krizin Ilısu’dan değil çatışmalarda zarar gören Musul barajında suyun tutulamamasından kaynaklandığını söyleyince eleştirilerin yönü Bağdat’a döndü. Bağdat’ın talebi üzerine Ilısu’da su tutma işlemi marttan beri üçüncü kez ertelendi.

***

Temelsiz suçlamaları bırakıp çözüme odaklanmak için doğru düzgün veri gerekiyor. Ne hazin ki ortak veri tabanı olmadığı gibi her ülke kendi verilerine ‘gizli bilgi’ muamelesi yapıyor. Tüketim artışı bir kenara küresel ısınmanın etkisiyle yağış miktarı ve kar kalınlığı azalıyor. Fırat ve Dicle’nin debisi düşüyor. Fırat’la ilgili olarak 1940’da sınırda saniyede 1000 m3 olan debi bugün 500-600 m3 civarında seyrediyor. Verilere göre bu düşüş trendi Keban Barajı’nın devreye girdiği 1975’ten önce başladı. 1973’te debi saniyede 750-800 m3 idi. Yani tarımsal sulama alanları ve barajlardan önce de doğal akışta azalma görülüyor. NASA’ya göre 2003-2010 arasında Dicle ve Fırat’taki su miktarı yüzde 25 oranında düştü.

Suriye ile 1987’de imzalanan protokol uyarınca Türkiye’nin Fırat’tan bırakması gereken su miktarı 500 m3/sn. Kuraklık nedeniyle seviye düştüğünde sonraki aylarda bu telafi ediliyor. Irak’la asıl tartışma Dicle üzerinden. Fakat Fırat’taki suların yüzde 90’ı Türkiye kaynaklıyken Dicle’de bu oran yüzde 40. Irak’ın kendi katkı payı yüzde 51. Irak’a göre 22 baraj, 19 hidroelektrik santrali ve 1.8 milyon hektarlık alanda sulama yatırımı öngören ve yüzde 74’ü tamamlanan GAP, ülkeye su akışında yüzde 80 düşüşe yol açtı. Tabii bu rakamları Türk tarafı kabul etmiyor.

Türkiye ile Irak arasında ortak komiteler kurulmasına yönelik görüşmeler sürmesine rağmen henüz işbirliğinin düzeyi yok hükmünde: Şöyle ki aşağıya ne kadar hangi kalitede su bırakıldığını tespit için sınırın iki tarafına ortak ölçüm istasyonu kurulması önerisi yıllardır sürüncemede. Kurulduğunda kimin neden ve ne kadar sorumlu olduğuna dair tartışma bitecek ve ortak çözümlere yanaşmayanlar için kaçacak yer kalmayacak.

***

Artan ihtiyaç ve su kaynaklarının gidişatı ortada. Suyun verimli kullanımı, kirlenmenin ve tuzlanmanın önüne geçilmesi, tarımsal sulamada kayıpların önlenmesi, alternatif çözümlerin üretilmesi bütün meselelerin anası haline geliyor. Bu çabalar bölgesel bir işbirliği içinde büyütülmezse büyük felaketler, insani krizler, toplumsal çalkantılar ve bölgesel çatışmalar kaçınılmaz.

Sadece Fırat-Dicle havzası değil birçok bölgede su, potansiyel kriz-çatışma nedeni. Mesela, Nil üzerindeki Afrika’nın en büyük barajı Rönesans’ı inşa eden Etiyopya, aşağı-kıyıdaş ülkeler Mısır ve Sudan’la gerilim yaşıyor. Nil’in bir yıllık suyunu tutma kapasitesine sahip barajın dolacağı zaman aralığı, üretilecek elektriğin ihracatında Sudan ve Mısır’a öncelik verilmesi ve tarımsal zararların tazmini gibi konularda müzakereler sürse de taraflar hâlâ savaşın diliyle konuşuyor.

Su zaten savaşlarda silah ve cezalandırma aracı. 1960’larda İsrail, Ürdün Nehri üzerindeki su kanallarını bombalamıştı. Yine İsrail, 2006’da Lübnan’da su altyapısını tahrip etmişti. Bu şekilde nüfusun yüzde 25’i susuz kalırken tarım da yüzde 90 oranında etkilenmişti. ABD’nin 2003’te Irak’ta yaptığı da farklı değildi. Sadece Bağdat’ın altyapısının yüzde 40’ı çökertildi. IŞİD de suyu silah olarak kullandı. Suriye’de Takba ve Tişrin, Irak’ta ise Musul, Samarra, Sudur ve Nuaimiye gibi barajları ele geçiren IŞİD boyun eğmeyen bölgelerde vanaları kapatıp susuz bıraktı ya da kapakları açıp suya boğdu.

Fakat su silahı çift taraflı vurduğu için öyle bir an geliyor ki savaşan tarafları işbirliğine zorluyor. Suriye’de bunun çarpıcı örnekleri yaşandı. Suriye hükümeti ile silahlı gruplar arasındaki işbirliği iki temelde gelişti: Muhalif gruplar ellerindeki tesisleri işletemedikleri ya da onaramadıkları zamanlarda hükümetin teknik desteğini almak zorunda kaldı. Sonuçta kesintiler iki tarafı da vuruyordu. Bir tarafın elinde elektrik santrali diğer tarafın elinde baraj olduğu durumlarda da taraflar mecburen işbirliğine gitti.

Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Meclisi ile Şam arasındaki barışçıl çözüm müzakerelerinin su konusunda teknik işbirliği ile başlaması da son derece manidar. Tabka barajında başlayan el sıkışma süreci Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu projesinin kaderine dair görüşmelerle sürüyor.

***

Savaşa götüren su, insanlığı barışa da götürebilir. Bu bakış açısının değişmesine bağlı. Mavi Barış İnisiyatifi’nin bu konuda dikkate değer çalışmaları oldu. Bu inisiyatif, İsveç ve İsviçre’nin finansörlüğü, Stratejik Foresight Group’un organizatörlüğü, Türkiye ve Ortadoğu ülkelerinden uzmanların katılımıyla 9 yıldır işbirliği mekanizmaları geliştirmek için bir araya geliyor. Bu çerçevede başarılı örneklerin sergilendiği Ren, Tuna, Sava, Senegal, Mekong ve Okavango gibi nehir havzalarına inceleme gezileri düzenleniyor. Bu programların bir kısmına ben de katıldım. Son toplantı 30-31 Ağustos’ta Stockholm’de gerçekleşti.

Güneybatı Afrika’da Okavango Nehri üzerinde kavgalı olan Angola, Botsvana ve Namibya sonunda nehri ortak komisyonla idare etmeyi öğrendi. Güneydoğu Asya’yı besleyen Mekong’da Kamboçya, Lao, Tayland ve Vietnam ortaklık yapmadıkları takdirde yaşanacak felaketleri görünce işbirliğinin yollarını buldu.

Senegal Nehri de Senegal, Gine, Mali ve Moritanya’yı bir araya getirdi. Avrupa’da 9 ülkenin işbirliği Ren’i kurtardı. Suda kiminin sorunu çokluk, kimininki kıtlık. Kirlilik ve tuzluluk hepsinin sorunu.
Ortak araştırma, veri tabanı oluşturma, risk analizlerini çıkarma, projeksiyonlarda bulunma ve bunlar ışığında teknik çözümler geliştirmeye dayalı ‘ortak su yönetimi’ suyun barışa vesile yapılmasında ilk adım.

Özetle su, aynı zamanda düşman tarafları bile eninde sonunda makul olmaya ve işbirliği yapmaya zorlayan güçlü bir faktör olabiliyor. ‘Mavi Barış’ mümkün. Zor ama imkansız değil.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive