Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart


3.12.2018 - Bu Yazı 553 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ukrayna, NATO ile Rusya arasında kum torbası olmaktan kurtulamadığı için Kiev’in belini kıracak hamlelerin ardı kesilmiyor. Önüne gelen bütün pasları değerlendirerek Ukrayna’nın stratejik değerini erozyona uğratan Putin, Kiev’de neofaşist cephe ve Batılı finansörlerine müteşekkir olmalı.

Batı-Rus hesaplaşması Ukrayna üzerinden yeni bir fasıl daha açtı: Kerç Boğazı Krizi. 25 Kasım’da Rus donanması, Karadeniz ile Azak Denizi’ni birbirine bağlayan boğazdan protokol dışı geçmeye kalkışan üç Ukrayna gemisine müdahale etti. Gemilere el konuldu, 23 mürettebata iki ay hapis cezası kesildi.

Moskova’ya göre gemiler boğazdan geçmek için gereken bildirimde bulunmadı. İzinsiz Rus karasularına girdiler, telsiz uyarılarına yanıt vermediler ve hızla boğaza doğru ilerlediler. Haliyle müdahale kaçınılmazdı.

Kiev’e göre ise bildirimde bulunuldu. Gemiler uyarı üzerine 12 milin dışına çıktı. Rusya 2003 anlaşmasını ihlal etti.

2003 tarihli ikili anlaşma Azak Denizi’ni iki ülkenin serbest geçiş hakkıyla birlikte iç suları sayıyor. Anlaşmanın nasıl uygulanacağına dair protokole göre geçişlerde bildirimin 48 saat önce yapılması, 24 saat içinde teyidin verilmesi ve geçişten dört saat önce koordinasyon için telsiz iletişimine geçilmesi gerekiyor. Geçişlerin rehber kaptanla yapıldığı boğaz trafiğinden Rusya’nın bölgedeki üç seyrüsefer merkezi sorumlu. Zorlu bir geçiş olduğu için de gemi trafiği oluşuyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko müdahaleyi işgalci ve sömürgeci emellerin devamı niteliğinde saldırganlık olarak niteliyor.

Ancak kimin provoke ettiği meselesi tartışmalı. Yanıtsız sorular var: Bildirim nereye, ne zaman yapıldı? Yapıldıysa teyidi nerede? Ukrayna Kırım’ı kendi toprağı, haliyle karasularını kendi karasuları sayıyor. Fakat bölge referandumla Rusya’ya katıldı ve karasuları da Rusların kontrolünde. Ama Rusların yanıt vereceği bilindiği halde neden Kırım’ın karasularına girildi? Rus tarafı uyarı yaptığı halde neden yanıt verilmedi? Neden telsizler iletişime kapatıldı? Ukrayna eylülde prosedüre uygun olarak donanma gemisi göndermiş ve sorun çıkmamıştı.

Bu tablodan hareketle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de, Poroşenko’yu seçimler öncesi provokasyona kalkışmakla suçluyor. Rusların senaryosuna göre Poroşenko, ikinci tura kalmaktan korktuğu 31 Mart seçimlerini erteletmek ya da milliyetçi kesimleri yanına çekmek için olağanüstü koşullara ihtiyaç duyuyor. Olayın hemen ardından 10 bölgede sıkıyönetim ilan edilmesi Ukrayna muhalefeti içinde de aynı kuşkuya yol açtı. Halbuki 2014’te Kırım elden giderken bile sıkıyönetime gerek duyulmamıştı. Poroşenko ilk açıklamasında “İşgal tehlikesi var. Rusya sınırlarımızdaki tank sayısını üçe katladı” dedi. Ardından Washington Post’a demecinde “Putin Rus İmparatorluğu’nu geri getirmek istiyor. Bütün Ukrayna’yı istiyor. Kendisini Rus Çar’ı olarak görüyor, Ukrayna olmadan imparatorluğun işlemeyeceğini düşünüyor. Bizi sömürge olarak görüyor” diye korku pompaladı. Poroşenko’nun halk desteği dört yılda yüzde 55’ten 10’a düştü. ‘Turuncu Devrim’in başbakanı Yulya Timoşenko ve aktör Vladimir Zelenskiy’nin gerisinde. Sinik bir hesapla Poroşenko’yu, ‘Güller Devrimi’nin solan gülü Mihail Saakaşvili’nin durumuna düşmekten ancak bir kriz kurtarabilir. Biçare ve muhtaç. Dört yılda yolsuzluğa, rüşvete ve oligarklara dayalı düzende hiçbir değişiklik getirmedi. Çaresizlikten 1930’ların “Ordu, Dil, İnanç” sloganıyla milliyetçi bir kampanyaya soyundu. Sıkıyönetim kararıyla en fazla memnun ettiği ‘manga’ da Azov Taburu oldu. Elbette Poroşenko’nun Batı’da da karşılığı var. Soğuk Savaş’ın ayak izlerinden sapmayan Batılı yayın dünyasının estirdiği havaya bakacak olursak sadece Ukraynalılar değil eski SSCB veya Doğu Avrupa ülkeleri yaklaşan Rus işgalini düşünüp zıngır zıngır titremeli. Ukrayna askeri kaynaklarının verileri de bu korkuyu besliyor. Buna göre Rusların Ukrayna sınırlarına yığdığı asker sayısı 77 bini buluyor. İlaveten Kırım’da 40 bin asker, Azak Denizi’nde de 40 gemi var. Ukrayna da ağustostan itibaren Azak Denizi’ndeki askeri varlığını artırma yoluna gitti.

Amerikan ordusunda pilot iken gazeteciliğe geçiş yapmış Nolan Peterson bölgeden geçtiği yorumunda “Ukrayna’nın doğusundaki bir iç savaş değil. Asla olmadı. Bu bir Rus işgali. Ve Baltıklar’daki NATO ülkeleri Estonya, Litvanya ve Letonya’yı tehdit eden daha büyük bir savaş sadece bir Franz Ferdinand senaryosu kadar uzak” diyor. Avrupa’dan ABD’ye Rusofobik kesimler işte bu tür korkular üzerinde sörf yapıyor.

***

Putin’i lanetlemeden önce kendi sicillerine bir bakıverseler. Rusya’ya stratejik hamleler yapma imkânı veren, eski Sovyet coğrafyasını kendileri için gül bahçesine dönüştürmek isteyen NATO kanadının hatalarıdır. Evvela 2003-2004’teki renkli devrimlere bel bağlamışlardı. Ukrayna’daki son oyunları 2014’te Rus etkisini kırmak için neo-faşist cepheleri palazlandırmak oldu. Kerç krizine nasıl gelindiğini anlamak istiyorsak Kiev’de tezgâhlanan ‘Meydan Devrimi’nin Ukrayna’yı nereye götürdüğünü anımsamaktan zarar gelmez. Sivil darbeden sonra ‘Meydan Devrimcileri’nin yaptığı ilk şey gamalı haç taşıyıp Nazi selamı veren Sağ Sektör’e yasal statü vermek, azılı Rus karşıtı Azov Taburu’nu Milli Savunma bünyesine almak, ‘Azınlık Dil Yasası’nı iptal ederek Rusça, Macarca ve Romenceyi yasaklamaktı.

Hâlâ Sovyet kültürüyle yaşayan ve nüfusunun ezici çoğunluğunun Rusça konuştuğu doğu bölgeleri için bu gelişmeler faşizmin dönüşüydü. Kiev’deki Meydan Devrimi’ne karşı Donbass bölgesindeki Donetsk ve Lugansk’ta kurulan Anti-Meydan Çadırları faşistlerin saldırılarına uğradı, çatışmalar alevlendi. En nihayetinde Donetsk Halk Cumhuriyeti (DNR) ve Lugansk Halk Cumhuriyeti (LNR) adıyla iki entite ortaya çıktı. Bu gelişmeler öte yakada “Rusya, Ukrayna’yı parçalıyor” hikâyesine dönüştü. Ne acıdır ki çatışmalarda 10 binin üzerinde insan öldü. Minsk I ve Minsk II anlaşmaları derde deva olmadı. İkinci Dünya Savaşı’nda Nazilerle hareket eden Ukrayna Kurtuluş Ordusu’nun lideri Stephan Bandera’ya selam duranlar bu ateşin taşıyıcılarıydı. Bazı Batılı istihbarat servislerinin gözdesi Banderistler bugün cephe hatlarında savaş suçlarına yenilerini eklemekle meşgul. Yani aşırı sağdan ödü kopan Avrupa’nın demokratları, Ukrayna’da neofaşistlerin meclise taşınmasında veya polis teşkilatı ve orduya entegre edilmesinde sakınca görmedi. Üstelik Avrupa’nın yeni yetme Nazi unsurlarının, Ukrayna’yı atış poligonu olarak kullanmalarına göz yumuyorlar. Bu Avrupalı cihatçıların Suriye cehennemine sürülmesine pek benzer bir durum.

Zamanla kolonyalist politikalar ve sürgünlerle Tatar nüfusunun azınlığa düşürüldüğü Kırım böylesi bir ortamda referandumla Rusya Federasyonu’na katıldı. Kırım’ın iltihakı ile birlikte Karadeniz Filosu, Sivastopol deniz üssünde kiracı olmaktan kurtuldu.

Kırım’a dönmek 1991’den beri Karadeniz’de varlığını büyüten NATO’ya en esaslı darbeydi. Rusya, Kırım’ın ana karayla bağlarını güçlendirmek için Kerç üzerinde 18 km. uzunluğunda bir köprü inşa etti. 3.4 milyar dolara mal olan ‘Yeniden Birleşme Köprüsü’ aslında ta Çarlık Rusya’dan devretmiş bir hayaldi.

***

Kırım’ın ilhakından sonra bu Kerç köprüsü, Azak’ın Rus gölüne dönüştüğüne dair tespitleri daha da körükledi. Bu tartışma bir kenara, köprünün, Ukrayna’nın çıkarlarını etkilediği kesin.

Ukraynalı kaynaklara göre köprü 33 metreden daha yüksek gemilere geçit vermediği için Mariupol limanının trafiği mayıstan bu yana yüzde 30 oranında azaldı. Azak’a giremeyen Ukraynalı gemi sayısı 144.

Ayrıca Rusya sabotaj olacağı korkusuyla gemileri durdurup kontrol ediyor. 2003 anlaşması rastgele denetime izin veriyor. Ama Rusya bunu genel denetime çevirmiş gözüküyor. Bu kontrolden yabancı gemiler de etkileniyor. En fazla işleri aksayanlar da Türkler. Bazı gemilerin üç güne kadar bekletildiği, mürettebatın sorgulandığı söyleniyor. Kiev’in verilerine göre köprünün açıldığı mayıstan bu yana durdurulan gemi sayısı 295. Köprüdeki işleyiş yüzünden tahıl ve demir-çelik ihracatı yüzde 7 düştü. Bu düşüşte piyasa koşullarının etkisini bilmiyoruz. İhraç edilen tahılın yüzde 5-6’sı da bu boğazdan geçiyor. Poroşenko’ya göre Mariupol’den yüklenen demir-çelik ürünleri ülke ihracat gelirlerinin yüzde 25’ine tekabül ediyor. Bu rakamların verdiği tabloya bakılırsa bu köprüyle Ukrayna’nın boynuna bir ilmek daha atılmış oldu.

***

Rusya’nın her yeni adımı Ukrayna ekonomisi üzerindeki baskıyı artırıyor. Kırım’ın iltihakı ve Kerç köprüsü Rusya’nın Karadeniz ve Azak’ta hakimiyet kabiliyetini artırıyor. Ukrayna’yı tecrit siyasetinin bir de enerji boyutu var. Doğalgaz boru hattı Rusya’nın vanayı kıstığında Kiev’i yola getirdiği en önemli araçtı. Fakat vana kapatma taktiği Avrupa’ya taahhüt edilen gazın miktarını düşürdüğü için Rusya Ukrayna’yı bypass eden birkaç alternatif geliştirdi. Almanya’ya giden Kuzey Akım 1’i 2011’de tamamlayan Rusya, Kuzey Akım 2’yi de 2019’da devreye sokacak. Bypass stratejisi Ukrayna’yı yıllık 2 milyar dolar transfer gelirinden mahrum edecek. Kuzey hatlarına şimdi güneyden Türk Akım’ı ekleniyor.

Rusya şimdi bu kriz üzerine Kırım’a ilave bir S-400 sistemi gönderiyor. Kırım’da mevcut üç adet S-400 kalkanı neredeyse bütün Karadeniz hatta Türkiye topraklarının bir kısmını kapsıyor.

Özetle Rusya üç ayaklı bir stratejiyle resmi tamamlıyor: Sularda hakimiyet, boru hatları ve Rusça konuşan halklara himaye yani Batılı konseptteki karşılığıyla ‘ayrılıkçılık kartı’.

***

İçeride krediyi tüketen Poroşenko, NATO ve AB’yi yanına çekmek istiyor. Söz ile hepsi yanındalar. Fiiliyatta, bu krizle ne NATO ne de AB kapısı aralanır. Üstelik Putin’in eli 2014’den daha rahat. Kırım üzerine yaptırımlar dayatan ABD ve AB arasındaki senkronizasyon Donald Trump sayesinde bozuldu. Alman Şansölye Angela Merkel’e “Rusya’dan korunmak istiyorsun ama Rus gazına milyarlar ödüyorsun, üstelik NATO’ya para vermiyorsun” diye çıkışan Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a “Avrupa’nın ABD, Çin ve Rusya’dan korunmak için Avrupa ordusunun kurulmasını” öneriyor. ABD ordusu gelip yetişmeden önce Paris’te Almanca öğrenmeye başlıyorlardı” diye zılgıt atan Trump, Avrupalı müttefikleriyle ortak Ukrayna politikası üretecek durumda değil. Trump’ın Arjantin’deki G20 zirvesinde Putin’le görüşmeyi iptal edip etmemesi de bir şeyi değiştirmez. Polonya ve Estonya gibi çok sert yanıt bekleyenler de umduğunu bulamayabilir.

***

Belki Ukrayna Kırım, Azak ve Kerç’te Rusya’nın çizdiği sınırları esnetmek ve tepkisini test etmek istedi. Rusya da bunu fırsat bilerek kararlılık gösterisinde bulundu ve nelerin olacağını dünya aleme göstermiş oldu.

2008’de Gürcistan ordusunu eğitip-donatıp Güney Osetya’ya saldırttıklarında Rusya’nın yanıtı Tshinval’deki Gürcü ordusunu neredeyse Tiflis’e kadar kovalayıp ardından Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığını tanımak olmuştu. Rusya her hesapsız müdahale ya da kışkırtmada eski hinterlandına bir adım atıyor. NATO kanadı hezimetlerinden ders almadı. Kim bilir kimi Batılı destekçileri 2008’de Saakaşvili’ye yaptıkları gibi Poroşenko’ya da “Yürü be adam, arkanızdayız” diye sufle verdi. Bilmiyoruz. Kuzey Akım 2’nin durdurulmasını isteyen çok. Hakeza Türk Akım’dan da rahatsız olanlar az değil. Bu tayfanın hemen nakaratı tutturduğunu görüyoruz.

Özetle Ukrayna, NATO ile Rusya arasında kum torbası olmaktan kurtulamadığı için Kiev’in belini kıracak hamlelerin ardı kesilmiyor. Önüne gelen bütün pasları değerlendirerek Ukrayna’nın stratejik değerini erozyona uğratan Putin, Kiev’de neofaşist cephe ve Batılı finansörlerine müteşekkir olmalı.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive