Berlin dönemeci


21.01.2020 - Bu Yazı 264 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Avrupa liginde Fransızlar Paris’te, İtalyanlar Palermo’da şanslarını denedikten sonra Almanlar, Libya barışı için Berlin’de masa kurdu. Berlin masası, Libya’yı onlarca yıldır sömüren İtalyan ve Fransızlarınkiyle kıyasla daha itibarlı.

Savaşan ve savaştıran taraflar dün barış masasına savaş takımlarını bileyerek gitti. En kadim şeyin tekrarı!

Libya Ulusal Ordusu Komutanı Halife Hafter konferansın arifesinde elini güçlendirmek için petrol vanalarını kapattı. Hafter’le anlaşan aşiretlerin grubu “Fizan Öfkesi”, El Şerare ve El Fil petrol sahalarında duruma el koydu. Brega, Ras Lanuf, Hariga, Zuveytina ve Sider limanlarında ihracat durdu. Ulusal Petrol Şirketi (NOC), Hafter güçlerinin Hamada-Zaviye boru hattını kestiğini, bu nedenle Şerare ve El Fil rafinerilerindeki üretimin kısıtlandığını duyurdu. NOC “Ben tarafsızım” dese de petrolün gelirini Trablus’taki Ulusal Mutabakat Hükümeti kontrol ediyor. Hafter ve ‘Petrol Hilali’ndeki aşiretler Trablus’u “petrol gelirleriyle terörü finanse etmekle” suçluyor!
Libya’nın en büyük yataklarını barındıran bölge Hafter’in elinde olsa da şimdiye kadar petrol silahı devreye sokulmamıştı. Sonuçta petrol kuyularının başını tutanlar arasında Hafter’in kritik destekçileri de var.

İhracattaki kaybın 800 bin varili bulduğu ve daha da artabileceği belirtiliyor. Halihazırda petrol üretiminin günlük 1.2 milyon varil olduğu düşünülürse Hafter’in çektiği kart sarsıcı. 300 bin varil üretimin yapıldığı Şerare’de NOC’a İspanyol Repsol, Fransız Total, Avusturyalı OMV ve Norveçli Equinor ortak. 70 bin varil üretim yapan El Fil ise İtalyan Eni’nin kontrolünde. Petrol kartıyla Hafter kolayca pes etmeyeceğini göstermiş oldu.

***

Beri tarafta Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin başarısı için Türkiye’yi savaşa sürüklemekte beis görmeyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 13 Ocak’taki Moskova hezimetinden sonra Berlin’e sert mesajlar vererek hazırlandı. Evvela Hafter’e haddini bildirmek ve dengeleri değiştirmek için daha fazla asker ve Suriye’den milis göndereceğinin sinyalini verdi. “Meşru hükümetin ayakta kalmasını sağlamak için askerimizi gönderiyoruz” dedi. Politico’ya “Türkiye’siz barışın olamayacağı”, “Ulusal Mutabakat Hükümeti düşerse terörün hakim olacağı” ve “Avrupa’nın olumsuz etkileneceği” uyarısında bulunan bir yazı da yazdı.

Bir uçakta yeşil koltuklara gömülmüş sakallı ve kimisi üniformalı yolcuların video görüntüsü “Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya taşıdığı savaşçılar” diye dolaşıma sokuldu.
Buna karşın Libya Ulusal Ordusu, Trablus’ta Türkiye’nin operasyon odalarının haritasını yayınlayıp Türk gemilerini vurma tehdidini yineledi. BM yetkilileri de Türkiye’nin Suriye’den 2000 savaşçı taşıdığını teyit eden bilgileri basınla paylaştı.

***

Bu krizin artık bir de Doğu Akdeniz boyutu var. Ankara, Trablus kanadıyla deniz yetki alanlarını belirleyen anlaşmayı imzalayınca Libya krizi, Doğu Akdeniz’deki enerji savaşıyla iç içe geçti. Berlin’de hazırlıklar sürerken o taraf da karıncalandı.
Mısır, Ürdün, Filistin, İsrail, Kıbrıs, Yunanistan ve İtalya’nın katılımıyla oluşturulan Doğu Akdeniz Gaz Forumu düşman çatlatırcasına 16 Ocak’ta üçüncü kez Kahire’de toplandı. Fransa üyelik için başvururken ABD gözlemci olmak istediğini iletti. Yani Erdoğan’ın Libya hamlesi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki dışlanmışlığını ileri boyutlara taşıyor.
Kahire’deki bu buluşmaya paralel olarak İsrail’den Mısır’a doğal gaz ihracatı başladı.
Bu gelişmelere karşın Türkiye de 17 Ocak’ta sondaj gemisi Yavuz’u Kıbrıs adasının güneyinde Rumların ilan ettiği 9’uncu parsele gönderdi. Burası KKTC’nin Türkiye’ye verdiği ruhsatta “G sahası” olarak geçiyor.
Dahası Erdoğan, 2020’de Libya sularında petrol arama çalışmalarına başlayacaklarını da müjdeledi! Kıyamet çağrısı sanki.

***

Bir başka kapışma, konferansa kimlerin katılacağıyla ilgiliydi. Olması gereken, savaşan tarafların yanı sıra bu savaşı sürdüren güçlerin, savaşı durduracak mekanizmaya dahil edilmesi. Eksiksiz. Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın Bingazi’ye gibi Hafter’i konferansa ikna etmesi önemliydi. İnatçılığı ile tanınan Hafter’in, Moskova’da önünü konulan kalıcı ateşkes metnini imzalamamasının nedenlerinden biri Türkiye’nin müdahalelerine sınır çekilmemesiydi.
Türkiye ve Katar’ın desteklediği Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanı Fayiz el Serrac’ın ikna edilmeye ihtiyacı yok. Serrac’tan ziyade asıl sorun, BM Güvenlik Konseyi’nin daha kurulmadan bir oldubittiyle tanıdığı Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni paravan olarak kullanan İslamcı güçler. Onlar Hafter’le masaya oturmayı ihanet sayıyor. Artık İslamcıları ikna etme işi, onlar için ‘koruyucu kalkan’ oluveren Erdoğan’a düşüyor.

Hafter’in iki önemli destekçisi Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) masaya davet edilirken Katar’ın dışlanması bir eksiklikti. Bu, Türkiye’nin Trablus cenahını tek başına sırtlanması anlamına geliyordu.
Erdoğan, tuttuğu tarafın ağırlığını artırmak için Libya’nın komşuları kontenjanından Tunus’un da Berlin’de olmasını istiyordu. Tunus’a geç giden davet “Gelmeseniz de olur” diye algılandı ve alınganlık yarattı. Haliyle Türkiye yalnız kaldı. Hal bu iken Erdoğan, Yunanistan’ın davet edilmemesini bir zafer havasında ele aldı.

Sürecin “Kim katıldı kim diskalifiye edildi” diye bir yarışa dönüştürülmesi anlamsız. Barışa katkı sunacaklar kadar çözümü bloke edebileceklerin de dışarıda kalmaması gerekir.
Doğu Akdeniz’deki kavga yüzünden Libya meselesi artık Türk-Yunan ilişkilerini geren yeni bir girdi. Atina, Türkiye’nin Trablus kanadıyla yaptığı anlaşmaya karşı Hafter’e daha fazla dayanışıyor. Denizdeki kavganın yanı sıra Türkiye’den giden silah dolu birkaç geminin Yunan sahil güvenliği tarafından yakalandığı hatırlanırsa Yunanistan gözardı edilemeyecek bir yerde duruyor.
Yunanistan yoktu ama Hafter’in ana dayanakları Mısır, BAE ve Fransa masadaydı. Erdoğan, “Berlin’e davet edilmediği için ciddi rahatsız” dediği Yunan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’i “Çıldırmış”, “Rövanşist”, “Oyunu yanlış oynuyor” diye paylarken 2013’ten bu yana lanet okuduğu Mısır Devlet başkanı Abdülfettah el Sisi ile aynı masaya oturdu. Sisi, Türkiye’nin savaşa doğrudan müdahil olma kararı karşısında Libya ile 1200 km sınırı olduğunu hatırlatıp “Libya’yı kimsenin kontrol etmesine izin vermeyeceğiz. Bu, Mısır için bir ulusal güvenlik meselesidir” diye çıkışmıştı.

2016’daki darbe girişiminden bile sorumlu tuttukları BAE’nin Dışişleri Bakanı da oradaydı.
Trablus’taki hükümeti tanımakla birlikte Hafter’e yakın duran Trump yönetimi de Dışişleri Bakanı düzeyinde masadaydı. Trablus kanadıyla petrolde ortaklığını sürdüren ama özel savaş şirketi Wagner ile Hafter’in darbe gücünü artıran Rusya lideri Vladimir Putin masanın en ağır toplarından biriydi.
Yani masadaki dizilime bakılırsa Yunanistan’ın eksikliği Hafter için hezimet sayılmaz fakat mesele çözümse eğer, o vakit, sorumluluk dağıtacak bir masada onlar da olmalıydı. Bu Hafter’i destekleyen Suudi Arabistan ve Ürdün için de geçerli.
Libya’nın komşusu Cezayir üst düzeyde katılım gösterirken geçmişte çözüm sürecinde öne çıkan Fas anlaşılmaz bir şekilde dışlandı. Halbuki Fas, 2015’te gerekli onay sürecinden geçmeyip kadük kalsa da Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin kurulmasına temel teşkil eden Süheyrat Anlaşması’na ev sahipliği yapmıştı. Cezayir gibi Fas da dış müdahaleye karşı.

***

Hafter’i tutan taraflar, Türkiye’nin askeri müdahalesini önleyecek sonuçların çıkması ümidiyle Berlin’e gitti. Basına sızdırılan taslak bildiride yer alan dış müdahaleden kaçınılması, uluslararası aktörlerin silah ambargosuna uyması, silahlı grupların dağıtılması çağrısı Türkiye’nin şimdiye kadar yürüttüğü örtülü operasyonları ve tezkereyle gelen açık müdahaleyi önleyen bir çerçeve sunuyordu.
Yazıya tam noktayı koymuştum ki gelen sonuç bildirisinde ise birkaç temel unsur öne çıktı:
– Temsilciler Meclisi’nin onayladığı tek, birleşik, kapsayıcı ve etkin bir hükümetin kurulması.
– Yine merkezi ve sivil otoritenin kontrolünde birleşik ulusal güvenlik sisteminin oluşturulması.
– BM himayesinde bir uluslararası izleme komitesi ve 4 teknik çalışma grubunun kurulması.

İslamcıların engellemesi yüzünden 2014’te Trablus yerine Tobruk’ta açılmış olan Temsilciler Meclisi, Hafter’in liderliğindeki Suriye Ulusal Ordusu’nu ülkenin milli ordusu olarak görüyor. BM Güvenlik Konseyi’nin meşru yasama organı olarak tanıdığı bu meclis, Türkiye ile yapılan anlaşmaları da geçersiz sayıyor. Eğer bu meclis belirleyici olacaksa Türkiye’nin Trablus’la yaptığı anlaşmalar tehlikede demektir. Ayrıca ateşkesin korunması, silah ambargosuna uyulması, siyasi çözüme geçilmesi ve seçimlere gidilmesi gibi hedeflere yönelik olarak öngörülen mekanizmalar kurulabilirse Erdoğan’ın giriştiği macera tehlikeli boyutlara ulaşmadan perde indirebilir.
Tabii Berlin’den çıkan sonuç, Hafter’i Trablus yolunda durduracaksa Erdoğan bunu başarı anlatısına dönüştürebilir. Vaat edilen fethin çok gerisinde bir sonuç; yine de “Trablus’un düşmemesi” güncellenmiş yeni hedef olduğuna göre bu netice de tevil kaldırır. Fakat öngörüldüğü üzere Temsilciler Meclisi’nin rolü öne çıkarsa Erdoğan’ın Müslüman Kardeşler üzerinden yaptığı diğer hesaplar tutmayabilir.
Sonuçta katılımla ilgili tartışmalar bir kenara Almanlar bu bildiriyle bir fark yarattı. Bunun sahadaki başarısı çok sayıda iç ve dış faktöre bağlı. Libya’da vekâlet savaşı verenler kendilerini tutmazsa bu bildiri de Süheyrat Anlaşması gibi bir müsveddeye dönüşebilir. Sonuçta büyük çıkarlar var ve kimse silahlara veda etmek istemiyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
25.02.2020
Kaçak savaştan kaçırılan cenazelere
21.02.2020
Halep’in coşkusu İdlib’e ne söylüyor?
18.02.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
14.02.2020
Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?
11.02.2020
Büyük İdlib’den Küçük İdlib’e büzülen hesaplar
9.02.2020
Ateş bizi çağırıyor
4.02.2020
İdlib seferi: Öfkeli ve tehlikeli
28.01.2020
Hesap Bağdat’tan dönerse yedekteki savaş
21.01.2020
Berlin dönemeci
16.01.2020
Hezimetin kaç tonu olabilir?
14.01.2020
Rüya çalan!
10.01.2020
Evet evet her şey yolunda!
7.01.2020
Yastan sonra tufan mı?
3.01.2020
Amerikan salvoları: Tükenmişliğin emareleri
31.12.2019
Libya’ya cihatçı koridoru ve müstakbel felaketimiz
28.12.2019
Bataklık seferi ve asık suratlar
24.12.2019
Kimyasal tezgâhtan BM tezgâhına
20.12.2019
Petrol sarhoşluğu yeniden
17.12.2019
Türk askerine Libya seferi yazılırsa...
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive