Ermenistan ve Azerbaycan savaşa mı giriyor?


16.07.2020 - Bu Yazı 209 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Yangının nasıl çıktığına dair her zaman iki hikâye vardır: Savaşan hiçbir taraf ilk günahı üstlenmez.

Kafkas ötesinde Ermenistan ile Azerbaycan yeniden silahların diliyle konuşuyor.

Dağlık Karabağ’ın bağımsızlık ilanı ve burayı Ermenistan ile İran’a bağlayan bölgelerdeki işgalden kaynaklı kriz çözülemediği için iki ülke arasında 1994’te sağlanan ateşkese rağmen çatışmalar yer yer tekrarlanıyor.
Son çatışma 12 Temmuz’da Tovuz’da başladı. 2016’daki ‘dört gün savaşı’ndan bu yana en ciddi vakıa.
Her iki taraf birbirini çatışmayı kışkırtmakla suçluyor. Ermenistan tarafına göre Azerbaycan’a ait askeri bir araç bilinmeyen bir nedenle sınırı geçmeye kalkıştı. Uyarı ateşi üzerine askerler araçtan inip uzaklaştı. Bir saat sonra Azerbaycan askerleri top atışları eşliğinde sınır karakolunu ele geçirmeye kalkıştı. Böylece çatışma alevlendi. Azerbaycan tarafına göre ise Ermeniler nedensiz yere ateş açarak çatışmayı kışkırttı. İşin ilginç tarafı çatışma işgal bölgesinde ya da ateşkes sınırlarında gerçekleşmedi. Olay mahalli Tovuz, epey kuzeyde, iki devlet arasındaki uluslararası tanınmış sınırda yer alıyor.
Top, havan ve tankların yanı sıra insansız hava araçlarının (İHA) kullanıldığı çatışmalarda Azerbaycan tarafında bir tümgeneral ve bir albay dahil 11 asker ile bir sivil ölürken Ermenistan 4 askerini kaybetti. Azerbaycan Savunma Bakanlığı’na göre Ermenistan’ın kayıpları 100’ün üzerinde. Azerbaycan havadan çekilmiş Ermeni mevzilerinin vurulduğu anın görüntüsünü yayımladı. Ermenistan da “Hermes 900” tipi İsrail yapımı bir İHA’nın düşürüldüğüne dair bir görüntüyü servis etti.
Ermenistan bölgede bazı Ermeni köylerini tehdit eden bir mevziiyi ele geçirdiklerini öne sürürken Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, “Ermeni askerleri Azerbaycan topraklarına bir santimetre bile geçemedi” dedi.

Dördüncü gününe giren çatışmalar kontrolden çıkar mı?
Bölgenin içinde bulunduğu koşullar, Rusya’nın hassasiyetleri ve uluslararası aktörlerin pozisyonu savaş için davetkâr değil. Ermeni-Azeri sorununu çözmekle mükellef Minsk Grubu (Rusya, ABD ve Fransa) ateşkes ihlallerini kınarken Moskova derhal arabuluculuk önerdi. Çok farklı iç ve dış bağlamları yüzünden ABD, Ukrayna ve Gürcistan’da olduğu gibi Ermeni-Azeri çelişkisinde taraf tutarak Ruslarla bir hesaplaşmaya giremiyor. O yüzden daha çok Rusya’nın tutumu önem kazanıyor. Bir taraftan yana açık tutum sergileyen tek aktör Türkiye.

***

Rusya 1988-1994 arasındaki çatışma sürecinde bugünkü statükonun oluşmasına imkân verecek şekilde askeri-siyasi tercihlerde bulundu. Bu tutum bir yere kadar dağılma sürecinin getirdiği karmaşaya da bağlanabilir. 1994’te Bişkek Protokolü imzalanırken Sovyet nüfuz aygıtları bağımsızlığını kazanan cumhuriyetlerde hâlâ etkiliydi. Bakü’deki askeri-siyasi elit, cephe hattından çekilmeyi maslahatçı bir değerlendirmeyle kabul etti. Kâh ordusuzluk kâh Rus telkinleriyle. Hikâye de aslında o zaman bitti. Bugün, “Azerbaycan topraklarının yüzde 20’si işgal altında” söylemiyle canlı tutulan bir ulusal dava var ama doğrusu bu mesele iktidarların siyasi manipülasyon aracı olmanın ötesine geçemiyor. Azerbaycan muhalefetindeki havayı kokladığımızda şu soruyu sormak icap ediyor: Gerçekten de Aliyev, Ermenistan’la savaş istiyor mu? Yoksa ufak tefek kahramanlık hikâyeleri devşirip siyasi gündemini ilerletmeye mi çalışıyor? Ya da bıkkınlık veren Minsk Grubu’nu tetiklemek mi istiyor? Bir tarafın yanıtı, “Kontrollü gerilimler Aliyev hanedanlığında gelecek planlarının yürümesi için elzem olabilir.”
Ermenistan’ın kontrol ettiği bölgelerden çıkan Azerbaycanlılar Bakü gibi yerlerde hayatlarını yeniden kurdu. Ulusal dava deyince sular seller coşmuyor. Laçın, Hocavend, Kelbecer, Ağdere, Ağdam, Cebrayıl, Fuzuli, Gubadlı ve Zengilan gibi yerler 1 milyon ‘kaçkın’ın hafızasında anı olarak kaldı.
Acı bir realitedir; giden geldiği yere dönemiyor. Kafkasya ve ötesinde bunun örnekleri çok.
Minsk Grubu’nun savaşın yarattığı statükoyu eski haline getirecek bir baskı üretmesini bekleyen var mıydı emin değilim. Minsk süreci Ermenistan için statükonun kalıcı hale gelmesi için krizi zamana yayma, Azerbaycan açısından da davayı sürdürme işlevi gördü.

***

Minsk üçlüsünden bağımsız olarak jeopolitik bir gerçeklik, savaş sırasında olduğu gibi savaş sonrası dönemde de kendisini dayatıyor. O gerçeklik Rusya’nın bölgesel ağırlığıdır. Rusya, Ermenistan’ı Kafkas ötesindeki güvenlik ve jeostratejik paradigmasında hem kontrol edilmesi hem de güvenli tutulması gereken yer olarak görüyor. Aynı şekilde Ruslar, Azerbaycan’ı da hepten Batı’ya kaybedilemeyecek bir halka olarak değerlendiriyor. 1990 sonrası NATO adım adım Gürcistan ve Ukrayna’ya sokulurken Rusya da Ermenistan ve Azerbaycan’da Sovyetlerden kalma üslerini tutmaya çalıştı. Ruslar 6 bin km. radar menzili olan Gebele üssünden 2012’de Bakü ile anlaşamayıp çekilirken Ermenistan’ın ağırlığı arttı. Rusya 2010’da Ermenistan’daki Gümrü Üssü’nün sözleşmesini 2044’e dek uzatmıştı. Dönemin Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, 20 Ağustos 2010’da Erivan’da imzalanan protokol için, “Rusya’nın coğrafi ve stratejik sorumluluklarını genişletiyor, Ermenistan’a askeri güvenlik garantisi sunuyor” diyordu. Aynı Rusya, Azerbaycan’ı da kendinden uzaklaştırmamak için Gümrü’de konuşlu S-300 füze kalkanının Azerbaycan’a karşı kullanılmayacağı garantisini veriyordu. Daha sonra Azerbaycan’a S-300 de sattılar.
Azerbaycan, Rus silahlarının iyi müşterilerinden biri. Azerbaycan envanterine girerken hayli para eden silahlar Ermenistan’a dost fiyatına ya da bedelsiz gidiyor. Rusya ile doğalgaz ve petrol alanındaki işbirliği de Bakü-Moskova ilişkilerindeki hatırın oranını yükseltiyor. Erivan ve Bakü ile ilişkiler Rusya’yı her halükarda ‘ağabey’ konumunda tutuyor. Barışmaları da kavga etmeleri de Rusya’nın rolünü perçinliyor.

***

Azerbaycan 1990’ların koşullarıyla kıyaslanamayacak ölçüde silahlanırken savaşı bir seçenek olarak da dillendirmeye başladı. En son 7 Temmuz’da Aliyev, “Askeri çözüm mümkün değil” görüşünü yineleyen Minsk Grubu eş başkanlarına, “Kim demiş onu? Gidin BM Sözleşmesi’ne bakın bakalım orada ülkelerin kendini savunma hakkı var mı yok mu? Siz kendinizi ne zannediyorsunuz” diye çıkıştı. Çatışmalar da bu restin ardından geldi. “Aliyev, Ankara’dan mı cesaret alıyor” diye de sorulabilir. Türkiye, Ermenistan’la ilişkileri normalleştirme protokolünü çöpe attıktan sonra artan oranda Azerbaycan’a güvenceler veriyor. Son kriz üzerine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Ermenistan aklını başına toplasın” diye kükredi! Ve ekledi: “Azerbaycan yalnız değildir. Biz tüm imkânlarımızla Azerbaycan’ın yanındayız.”

Ancak şahsen Aliyev’in bu yola, Rusya ile Suriye ve Libya’da ikide bir kafa kafaya gelen Türkiye’ye güvenerek girdiğini zannetmiyorum. Ritimsiz ‘Tek millet iki devlet’ tekerlemesine rağmen iki ülke yönetimleri arasında dillendirilmeyen bir güvensizlik var. Azerbaycan’ın Türkiye ile Türkçe, Rusya ile Rusça konuştuğunu unutmayalım. Üstelik siyasal mantalite hâlâ pek çok açıdan Sovyet kodlarıyla işliyor. Kodların üstüne çıkan bir kod daha var: Çıkarlar. Devletin ve hanedanın çıkarları.

***

Ermenistan tarafındaki şahinliği nasıl izah etmeli? Ermenistan 2015’te savunma doktrinindeki ‘hendek savunması’ yaklaşımını ‘önleyici caydırıcılık’ ile değiştirdi. Hatta yeni Savunma Bakanı David Tonoyan, 2019’da “Barış için toprak” formülünü reddederken doktrine biraz daha haşinlik katıp önleyici saldırı anlayışıyla ‘yeni topraklar için yeni savaşlara hazırlıklı olacaklarını’ söyledi.
Bu tür bir konsept siyaseten bağımsız kararlar alabilmeyi ve güvenilir askeri kapasiteyi gerektirir. Lakin ülke her açıdan Rusya’ya bağımlı. Ermenistan Rusların temin ettiği S-300 sistemi, karadan havaya füzeler (BUK-M2), kısa menzilli balistik füzeler (İskender) ve MiG-29 jetlerine bel bağlıyor. Rusya 2018’de Erivan’a silah alımı için 100 milyon dolarlık bir kredi açmıştı. 2019’da 18 adet Sukhoy SU-30SM jeti için anlaşma yapıldı. Yine de içerdeki sıkıntılar yüzünden yeni doktrinin gerektirdiği hazırlıklara nefesleri yetmiyor. Parlamenter sisteme geçildikten sonra ‘Kadife Devrim’le başbakanlık koltuğuna oturan ‘yeni soluk’ Nikol Paşinyan’ın da Serj Sarkisyan gibi Rusya ile güvenlik anlaşmalarına bel bağlamaktan başka çaresi yok.
Azerbaycan ise Rusya’nın yanı sıra İsrail ve Türkiye’den de silah alıyor. Azerbaycan Rus yapımı S-300 ve TOS-1A, İsrail’den balistik füze (LORA), insansız uçak (Hermes-900) ve radar sistemi (EL/M-2106-ATAR), Türkiye’den İHA savar (İHTAR) ve güdümlü füzelerle (SOM-B1) savunma kapasitesini epey güçlendirdi. Ancak Azerbaycan’dan farklı olarak Ermenistan, Rusya’nın siyasi, askeri ve ekonomik alanda öncülük ettiği uluslararası şemsiyelerin altında. İkili anlaşmaların ötesinde Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (CSTO) çerçevesinde Rusya’nın Ermenistan’a koruma taahhüdü var. Malum örgüt, “Bir üyeye saldırı bütün üyelere yapılmış sayılır” ilkesini benimsiyor. Ve Azerbaycan bu örgütte yok. Azerbaycanlılara göre son çatışmanın uluslararası tanınmış sınırlarda çıkarılmasının amacı da CSTO’yu Ermenistan lehine savaşın içine çekmek.

Mantıken Rusya gerilime geçit verir ama savaşa izin vermez. Bunu iki tarafa silah satma fırsatı için de yapamaz. Savaş ister istemez Türkiye ve ABD’nin yani NATO’nun Güney Kafkasya’ya sokulması için yeni kanallar açacaktır. Türkiye maliyeti karşılanmış savaşları fırsata dönüştüreceğini Libya’da gösterdi. Ruslar da bunu gayet iyi okuyor.

 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
4.08.2020
Petrol anlaşması, Kürtler ve hayli karışık hesaplar
27.07.2020
Çin, İran’la bu dansı oynar mı?
25.07.2020
10 olmazın elinde bir olura bakan Libya
21.07.2020
Kafkas ötesinde ‘tehlikeli fırsatlar’
16.07.2020
Ermenistan ve Azerbaycan savaşa mı giriyor?
14.07.2020
Kırılan zincir ve alttakilerin matemi!
9.07.2020
Bir cinayet kaç strateji eder?
7.07.2020
Melez koalisyon için sevimsiz çıktılar
3.07.2020
Yahudi itirazı da olmasa
30.06.2020
Rus zehirlenmesi
24.06.2020
Mısır’la savaş mı?
17.06.2020
Suriye’nin başına Sezar kesilmek ve mali ilhak
16.06.2020
Sezar, açlık oyunları ve Kürtler
12.06.2020
Yaptırım silahı, dolar fişeği: Şam için alarm zamanı mı?
9.06.2020
Trablusgarp 2.0. Ya sonrası?
5.06.2020
Direnen insanlık ve bizim siyahlarımız
2.06.2020
Türk’ün hevesi, Rus’un kalibresi
29.05.2020
Ruslar Libya’da ne yapmaya çalışıyor?
27.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
26.05.2020
Dış siyasetin ne bayramı var ne seyranı
22.05.2020
Titanlar savaşı ve Rus-Amerikan çelmeleşmesi
19.05.2020
1864: Soykırım ve sessiz miras
17.05.2020
Cihadın kutsal olmayan rant döngüsü
15.05.2020
Kürtlerin gözünde vaziyet: Elde var umut!
12.05.2020
Ya kırk katır ya kırk satırdan çıkarsa başbakan...
10.05.2020
Rus-Amerikan-İran tangosu ve Kürt düğümü
5.05.2020
Türkiye yansın, ABD ısınsın!
1.05.2020
Toz dumanda Şam’ın halleri
28.04.2020
Yemen ölüyor, ölürken bölünüyor
26.04.2020
Putin, Esad’ı gözden çıkarıyor mu?
21.04.2020
Fesin emirlerle imtihanı
18.04.2020
Bekleyin, yeni ‘paralel ordu’ geliyor!
14.04.2020
Katranlaşmış hevesler için...
12.04.2020
Kürdistan’a üs, Irak’a dizayn
6.04.2020
Virüs fırsatçılığıyla kirli müdahaleler
2.04.2020
Bir IBAN, iki sonsuz savaş
31.03.2020
Viral günlerinde dostlara tutunmak
16.03.2020
Korona ile hasbihal
10.03.2020
‘İdlib Başkomutanlık Muharebesi’ ve üç maddelik çıktı!
6.03.2020
İdlib'de hezimet tescil edildi
3.03.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
2.03.2020
Bu ateş Türkiye'yi ‘vekil devlet’ yapar
28.02.2020
Serakıp’ta ‘tekbir’ ve fakat…
25.02.2020
Kaçak savaştan kaçırılan cenazelere
21.02.2020
Halep’in coşkusu İdlib’e ne söylüyor?
18.02.2020
Cihatçı yığınlarla baş başa
14.02.2020
Amerikalılar Erdoğan’ı neden tutuyor?
11.02.2020
Büyük İdlib’den Küçük İdlib’e büzülen hesaplar
9.02.2020
Ateş bizi çağırıyor
4.02.2020
İdlib seferi: Öfkeli ve tehlikeli
28.01.2020
Hesap Bağdat’tan dönerse yedekteki savaş
21.01.2020
Berlin dönemeci
16.01.2020
Hezimetin kaç tonu olabilir?
14.01.2020
Rüya çalan!
10.01.2020
Evet evet her şey yolunda!
7.01.2020
Yastan sonra tufan mı?
3.01.2020
Amerikan salvoları: Tükenmişliğin emareleri
31.12.2019
Libya’ya cihatçı koridoru ve müstakbel felaketimiz
28.12.2019
Bataklık seferi ve asık suratlar
24.12.2019
Kimyasal tezgâhtan BM tezgâhına
20.12.2019
Petrol sarhoşluğu yeniden
17.12.2019
Türk askerine Libya seferi yazılırsa...
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive