Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir


9.08.2019 - Bu Yazı 754 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yüksek Askeri Şura kararları çerçevesinde emekli edilen TSK mensupları hakkındaki tartışmalar sıcaklığını koruyor.

Emekli edilen generaller arasında en dikkat çeken isimlerden birisi hiç kuşkusuz Tuğgeneral Nerim Bitlislioğlu oldu.

General Bitlislioğlu’nun son görev yeri çok kritikti. Bitlislioğlu, Genelkurmay karargâhının en kritik birimlerinden Genelkurmay Personel Plan ve Prensipler Yönetim (PPPY) Daire Başkanlığı’nda başkandı.

Bu makamda oturan kişi, Genelkurmay Başkanı’nın en yakın çalışma ekibi içinde yer alıyor.

Bitlislioğlu’ndan önce o makamın sahibi, bugün darbe girişiminin en kilit isimlerinden olduğu iddiasıyla yargılanan ve dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın sağ kolu olarak bilinen eski Tuğgeneral Mehmet Partigöç’tü!

Partigöç, PPPY Daire Başkanı olarak darbe girişimi için gerekli kurumsal alt yapıyı hazırlamış, emir ve talimatları TSK içinde yayımlamıştı.

15 Temmuz’dan sonra PPPY Daire Başkanlığı’na getirilen Bitlislioğlu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü darbe soruşturmasına önemli katkılar verdi.

Genelkurmay PPPY Daire Başkanı olarak FETÖ’nün darbedeki rolünü ortaya koyacak önemli çalışmaları yürütüp, raporları kaleme almaktan çekinmedi.

Gazeteci Aytunç Erkin, bunlardan birisini köşesinde kaleme aldı.

Ancak Bitlislioğlu’nun, Hava Personel Albay Orhan Gürdal ve Hava Pilot Kurmay Albay Oğuz Okuyucu ile birlikte kaleme aldığı bir önemli bilirkişi raporu daha var soruşturma dosyasında.

(Astsubay olarak TSK’ya giren ve subaylığa geçiş yaparak albaylığa kadar yükselen Gürdal, 15 Temmuz’dan sonra Genelkurmay General/Amiral Şube Müdür iken 2018’deki YAŞ’ta generalliğe terfi etti. İzmir Casusluk Soruşturması kapsamında hapis yatan Kurmay Albay Okuyucu ise, 2017’deki YAŞ’ta tuğgeneral yapıldı. Okuyucu halen Hava Kuvvetleri Komutanlığı Personel Daire Başkanı.)

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz’daki FETÖ’cü TSK personelinin içinde yer aldığı darbe girişimi hareketinin “alarm ve tatbikatlarla izah edilip edilemeyeceği” iddialarına karşı Genelkurmay’dan özel bir görüş istedi.

Savcılık görüş talebinde, “TSK’daki alarm ve usuller, 15 Temmuz gecesi yaşananların TSK’da alarm ve tatbikatlarla izah edilip edilemeyeceği, bu alarm ve tatbikatların kimseye haber verilmeden ani olarak planlanıp planlanamayacağı, planlanırsa ne kadar sıklıkla planlanacağı, özellikle bu tür eğitimlerin hangi seviyedeki birlikler tarafından yapılacağı, bu tür eğitimler için personelin mesai kavramı usullerinin ve alarm / tatbikatların içerisinde icra edilen faaliyetlerin neler olduğu” sorularının yanıtlarını istedi.


Nerim Bitlislioğlu

Bitlislioğlu, beraberindeki iki albayla birlikte imza koyduğu bilirkişi raporunda savcılık sorularına, “15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan olayların TSK’da icra edilen alarm ve tatbikatlar açısından değerlendirilmesi” başlığı altında özetle şöyle yanıt verdi:

- “15 Temmuz tarihi, normal şartlarda alarm ve tatbikat gibi eğitimlerin asgari bir ay önceden tamamlanmış olduğu ve atama gören personelin ilişik kestiği, mehil müddeti kullandığı veya izinli bulunduğu bir dönemdir. Böyle bir dönemde kendisine alarm veya tatbikat emri verilen profesyonel bir TSK mensubunun böyle bir emri hayatın olağan akışına aykırı bularak sorgulaması gerekir. Ayrıca, plansız aniden tatbikat olmaz. Alarm eğitimi de aniden haber verilse bile kışla içerisinde icra edilir, dışarı çıkılmaz.”

Darbeye bilinçli iştirak

- “TSK’da yapılan her türlü faaliyet birlik bütünlüğü içinde yapılır. Her personel kendi ait olduğu birlikte hareket eder ve o birliğe ait teçhizat ve malzemeyi kullanır. Örnek olarak bir birliğe ait bir tanka veya zırhlı araca o birliğin mensubu olmayan bir personel binemez veya kullanamaz. 15 Temmuz günü başka şehirlerde, başka birliklerde görevli personelin kendi birliğinden farklı birliklere giderek o birliğin personeliymiş gibi hareket ettiği tespit edilmiştir. Bu şekilde davranan şahıslar ile bu şahısların kendi birliğine katılmasına müsaade eden şahısların da bilinçli olarak darbeye iştirak ettiği izahtan varestedir.”

- “15 Temmuz gibi planlı tatbikatlarla alakasız bir tarihte kışlasına çağrılan şahısların alarm ve tatbikatlarda icra edilen rutin faaliyetlerin tam aksine olacak şekilde, yoklama alınmadan, birlik bütünlüğü oluşturulmadan rastgele toplanılarak, gerçek mühimmat alarak birliğin planlı görevleriyle uyuşmayan sivil veya askeri yerlere intikal etmesi ve o mahallerde silahsız insanlara dahi ateş açacak şekilde davranması ancak örgüt saikiyle hareket ederek darbe yapmak düşüncesiyle izah edilebilir. Bunun alarm veya tatbikat kavramlarıyla ilişkilendirilmesi asla mümkün değildir.”

“Özel kuvvetlerin görev tanımı”

- “15 Temmuz günü yaşanan olaylarla ilgili dikkat edilmesi gereken konulardan birisi de darbeye katılan şahısların her türlü eylemin, ancak bilinçli olarak darbe maksadıyla ve önceden haberli ve hazırlıklı olmak suretiyle yapılabileceğidir. Örnek olarak Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın Genelkurmay karargahı veya Muhafız Alayı Komutanlığı Kışlası’nın emniyetini almak, takviye etmek gibi planlı bir vazifesi yoktur. Bu kapsamda silah ve teçhizatını kuşanarak silah ve araçlarına gerçek mermi yükleyerek bu yerlere gelen, bu birliklerde en üst düzey personelin görev yaptığı komuta makamlarının bulunduğu koridorlarda kendilerine karşı gelenlere hedef alarak ateş kişiler bütün bu olanları “tatbikat” kavramıyla açıklaması kabul edilemez.”

- “Sonuç olarak 15 Temmuz gecesi yaşanan olayları TSK’da icra edilen alarm, eğitim ve tatbikat faaliyetleri ile izah edebilmek hiçbir şartta mümkün değildir. Tatbikatlar bir senaryoya dayalı olarak önceden planlanan tarihte ve tüm hazırlıklar yerine getirildikten sonra icra edilebilir. Hangi faaliyet olursa olsun ve ne maksatla icra edilirse edilsin, TSK’ne ait harp, silah ve araçları ile sivil halka zarar verebilecek bir faaliyet icra edilemez.”

“Alarm veya tatbikatla açıklanamaz”

- “Aniden birliğine çağrılan bir personelin zırhlı araca, helikoptere veya uçağa binerek başka bir birliğe baskın düzenlemesi, bir yolu kapatması, bir köprüyü kesmesi veya bir havaalanı, medya kuruluşları, telekomünikasyon tesisleri gibi yerleri işgal etmesi, Meclis’i, kamuya ait bina ve tesisleri ateş altına alması, halka ateş etmesi, ancak darbeye iştirak etmek maksadıyla açıklanabilir.”

- “Bu faaliyetler içerisinde yer almak, yardım etmek, destek olmak veya kolaylaştırmak hiçbir surette eğitim, alarm veya tatbikat gibi kavramlarla açıklanamaz.”

Tuğgeneral Bitlislioğlu ve ekibinin raporu böyle. Bilirkişi heyeti, TSK’da 15 Temmuz gecesi yaşananların alarm ya da tatbikat olmadığını, aksine bilinçli yapılan çalışmalar yaptığını ortaya koydu.

Bilirkişinin ortaya koyduğu darbe girişimi planlamasında görev alanların, Genelkurmay karargahında dönemin komuta kademesinin yanı başı başta olmak üzere kuvvet komutanlıklarında komutanların yakın ekiplerinde oldukları gerçek olarak önümüzde duruyor.

Gelinen bu noktada, “Ne oldu da Genelkurmay Başkanı’nın sağ kolu konumundaki ve FETÖ’ye darbe indiren askeri raporları düzenleyen komutan emekli edildi?” sorusunun yanıtı ortada duruyor. Bu sorunun yanıtı TSK’da önümüzdeki dönem için nasıl bir planlama yapacağını da ortaya koyacaktır.

İki komutanla ilgili iddia

Bu arada, YAŞ kararları sonrasında kulislere bomba gibi bir iddia düştü.

İddia; bir üst rütbeye terfi eden iki albayın FETÖ ile temasının olduğu. Albaylardan birisinin 1. derece yakınlarından bazılarının FETÖ içinde yer aldığı hatta birisinde Bylock bulunduğu.

Diğer albayın ise halen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen ankesör soruşturması dosyasında yer aldığı.

Her iki albayın da isimleri ve hangi kuvvette görev yaptıkları belli.

Ancak haklarındaki iddiaların akıbetini etkilememek amacıyla şimdilik gizli kalması gerekiyor.

KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN…

.

Facebook Yorumları

Emlak8
3.06.2020
Kılıçdaroğlu yaklaşımı
25.05.2020
Cami provokasyonu
22.05.2020
İttifaklar çatışması
15.05.2020
Muhalefet alanını daraltma politikası
13.05.2020
HDP seçmeni
8.05.2020
CHP ile Ak Parti arasındaki fark
6.05.2020
Askıda yaşam
4.05.2020
Düzen değişikliği
1.05.2020
Topun ağzındaki işçi sınıfı
29.04.2020
Salgın sonrasında çözüm Zonguldak modelidir
24.04.2020
İkinci 100 yıla girerken yeniden inşa önerisi
20.04.2020
Ekmek dağıtan paralel yapı ve Zonguldak
15.04.2020
Kız çocuklarını kendisine tecavüz edenle evlendirme merakı
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABD'nin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürk'ün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiye'nin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdeniz'de tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisi'nin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacan'ın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlu'nun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı'nın siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuz'dan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive