Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?


30.10.2019 - Bu Yazı 699 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 9

 ABD Başkanı Trump, başkanlığının üçüncü yılında yeniden seçime hazırlanırken,  DAEŞ terör örgütünün lideri Ebu Bekir El Bağdadi’yi  bir operasyonla yok ederek sahneden çekti. Tıpkı üçüncü yılında ikinci seçimine hazırlanırken

Obama’nın Usame Bin Ladin’i bir operasyonla ortadan kaldırması gibi…

Bu operasyon Kongre’de büyük sıkıntı yaşayan Başkan Trump’ın elini güçlendirecek ve yeniden seçilme şansını artıracak bir etki yaratacaktır. Ancak kısa sürede DAEŞ’i ortadan kaldırmayacağı gibi ABD’nin Suriye politikasını da değiştirmeyecektir.

Normal koşullarda DAEŞ yenildiğine ve lideri de öldürüldüğüne göre “DAEŞ için Suriye’de” bulunan ABD’nin, Başkan Trump’ın birkaç kez açıkladığı gibi bu ülkeden çekilmesi gerekir. Tabii ABD’nin böyle bir niyeti yok. Suriye’de varlığına gerekçe olan DAEŞ tümüyle tükense de ABD Suriye’den çekilmeyecektir. “Müttefikim” dediği PKK-YPG ile şimdiki gerekçesi Suriye petrol sahasını kontrol etmek üzere orada kalıcı görünüyor.

Türkiye bu gerçeği unutmamalı…

İdlib’in statüsü

Türkiye’nin konumuna bakalım…

Bağdadi’nin İdlib’in köyünde yok edilmesi İdlip sorununun Türkiye’nin önüne getirilmesi sürecini hızlandırabilir.  İdlib, DAEŞ’ten türemiş HTŞ’nin kontrolünde. Bu konuda Rusya ve Suriye, Türkiye’yi sıkıştırıyor. İlk Soçi mutabakatında Türkiye İdlib’i bu terör örgütünden temizlemeyi üstlenmişti. Ancak bu yönde bir girişimde bulunmadı. Suriye’de DAEŞ ve benzeri ne kadar terör grubu varsa hepsi İdlib’te toplanmış durumda. Rusya ve Suriye zaman zaman bu gruplara operasyon yapıyor. Suriye ordusu da İdlib’i güneyden kuşatmış durumda.

Bu koşullar altında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin’in Soçi’de vardıkları mutabakata “İdlib’te statünün korunması” maddesini koyan Türkiye’nin eli zayıflamış durumda. Bağdadi’nin de İdlib’te ortaya çıkması, HTŞ’nin egemenliğini sürdürmesi karşısında Türkiye’nin İdlib’in mevcut statüsünü daha ne kadar koruyabileceği kuşkuludur.

Erdoğan ile Putin Soçi’de mutabakat açıklarken Beşar Esad’ın İdlib’te boy gösterip askerleriyle buluşması ve Türkiye aleyhine sert açıklamalar yapması da bu yöndeki güçlü işaretlerden biridir.

Şam’ın egemenliği

Suriye içsavaşının sonuna yaklaşıldığı bugünlerde en önemli ve en sorunlu konu olarak İdlib’in durumu görünüyor. İdlib de terör örgütlerinden arındırılırsa, Suriye sorunu büyük ölçüde masada çözülme aşamasına gelmiş olacaktır.

Rusya’nın nihai hedefinin Şam’ın ülkenin bütününde egemen hale getirilmesi olduğu biliniyor. Rusya Suriye’yi Esad yönetimi altında bir arada tutmayı amaçlıyor. Ancak kastettiği Suriye eski Suriye değil. Moskova’nın anayasa önerisinde PKK-YPG’nin egemenliği altındaki Kürtlere özerklik statüsü verilmesi var. ABD’nin amacı da mümkün olduğu kadar Şam egemenliğinin dışında bir PKK-YPG bölgesi yaratmak. Üniter yapıda güçlü bir Şam yönetimi Rusya’nın da ABD’nin de işine gelmiyor. Oradaki varlıklarını sürdürmek ve güçlendirmek için ikisinin de zayıf bir Şam yönetimine ihtiyaçları var. Zayıf bir Şam, bölünmüş bir Suriye isteyen bir diğer ülke de İsrail.

Üniter bir yapı ve güçlü bir Şam egemenliği stratejik hedeflerine uyan iki ülke var: Suriye ve Türkiye…

Bu tablo en yakın çalışması ve en güçlü işbirliğine yönelmesi gereken iki ülkenin Türkiye ve Suriye olduğunu gösteriyor. Ancak, son dönemlerde tutumunda yumuşama görülse de Ankara, Şam’la doğrudan ve güçlü bir işbirliğine yanaşmıyor. Esad’ın gitmesi konusunda beklentisini sürdüren bir tek Türkiye kaldı.

Elbette Esad’ın savaş boyunca yaptıkları kabul edilemez. Esad, sütten çıkmış ak kaşık değil. Bu ayrı bir konu. Esad’ın yaptıkları uluslararası yetkili ve ilgili kurumlar tarafından takip edilecektir, edilmelidir. Siyasi karar ise kuşkusuz Suriye halkına aittir.

Somut koşullara bakıldığında ise Ankara, stratejik hedeflerinin gereği olarak Şam’la doğrudan diyalog ve işbirliğine yönelirse daha güçlü bir konuma gelebilir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
3.06.2020
Kılıçdaroğlu yaklaşımı
25.05.2020
Cami provokasyonu
22.05.2020
İttifaklar çatışması
15.05.2020
Muhalefet alanını daraltma politikası
13.05.2020
HDP seçmeni
8.05.2020
CHP ile Ak Parti arasındaki fark
6.05.2020
Askıda yaşam
4.05.2020
Düzen değişikliği
1.05.2020
Topun ağzındaki işçi sınıfı
29.04.2020
Salgın sonrasında çözüm Zonguldak modelidir
24.04.2020
İkinci 100 yıla girerken yeniden inşa önerisi
20.04.2020
Ekmek dağıtan paralel yapı ve Zonguldak
15.04.2020
Kız çocuklarını kendisine tecavüz edenle evlendirme merakı
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABD'nin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürk'ün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiye'nin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdeniz'de tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisi'nin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacan'ın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlu'nun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı'nın siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuz'dan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 9
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive