Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Ecevit’in sol anlayışı


6.11.2019 - Bu Yazı 653 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Rahmetli Bülent Ecevit’i ölümünün 13. yılında sevgi, saygı ve özlemle anıyorum.

Türk siyasi tarihinde her zaman özel bir yere sahip olan Bülent Ecevit’in siyasi dünyada az rastlanır özellikleri ve saygın kişiliği herkesin örnek alması gereken değerdedir.

Ecevit, bu niteliklerine vurgu yapılarak özellikle siyaset ve medya dünyasında hak ettiği gibi anıldı. Siyasete kattığı nezaket, zarafet; alçak gönüllüğü,  dürüstlüğü, insancıllığı, engin siyaset bilgisi, zengin kültürü, liderlik özellikleri, yazarlığı, şairliği benim de yakından tanıklık ettiğim üstün özellikleriydi.

Ecevit’in bu niteliklerinin yanı sıra CHP’ye, DSP’ye ve genel anlamda Türk soluna kattığı anlayış da çok önemlidir.

Ben, Ecevit’i 13. ölüm yıldönümünde sol anlayışı üzerinde durarak anmak istiyorum.

Demokratik sosyalizm

Bülent Ecevit bir Marksist değildi. Tıpkı Atatürk gibi Marksizm’i çok iyi bilir ancak benimsemezdi. Atatürk’ün CHP’yi Marksizm’den ve ondan türemiş Avrupa solundan esinlenerek kurmadığını biliyordu.

Ecevit, Marksizm’den de Avrupa solundan da gelmeyen CHP’yi Türkiye koşullarında geliştirdiği demokratik sosyalist veya kendi deyişiyle demokratik sol bir partiye dönüştürmek istedi.

Willy Brandt dahil Avrupa sosyal demokratları “sosyal demokrasi” ile “demokratik sosyalizm” veya “demokratik sol” kavramlarını eş anlamlı kullanırlar. Türk solunun önemli isimlerinden İsmail Cem de kitaplarında eş anlamlı kullanmıştır. Ancak Ecevit bu kavramları eş anlamlı kullanmazdı.

Ecevit, sosyal demokrasi kavramını, Avrupa solu tarafından kullanılan, Avrupa’daki sosyalist ve sosyal demokrat partilerinin bemimsediği, Marksist kökenli bir kavram olarak görürdü. Bunun yerine Türkiye koşullarını dikkate alarak doldurduğu “demokratik sol” kavramını kullanmayı tercih etti.

Nitekim, 1972 yılında CHP Genel Başkanı olduktan kısa bir süre sonra “ortanın solu” ve “sosyal demokrasi” kavramları yerine “demokratik sol” kavramını kullanmaya başlamıştır. CHP’nin 1974 yılanda toplanan 22. Kurultayı’nda da “Cumhuriyet Halk Partisi demokratik sol bir partidir” ifadesini CHP Tüzüğü’ne koydurmuştur.

“Phoenix Ecevit’in Yeniden Doğuşu” isimli kitabımda detaylarıyla aktardığım gibi, Ecevit, CHP’nin altı okunu yeniden yorumlayarak yeni bir açı vermiş ve CHP’nin son programını yazmıştır.

CHP’yi iç çekişmeler yüzünden istediği gibi demokratik sol bir çizgiye getiremeyen Ecevit, 12 Eylül’de partinin kapatılmasından sonra Hamzakoy askeri tesislerinde tutulduğu günlerde eşi Rahşan Ecevit’le birlikte “Demokratik Sol Parti (DSP)”yi kurmaya karar vermiştir.

Demokratik Sol Parti’nin bazı ideolojik yaklaşımlarının, stratejilerinin ve ilkelerinin temellerini, Bülent Ecevit’in CHP’nin Genel Sekreteri ve Genel Başkanı olduğu dönemlerde bulmak mümkündür. En belirgin örnekleri, “devletçilik” ile “din ve laiklik”  konularıdır.

Devletçilik anlayışı

Bülent Ecevit, CHP’nin katı devletçilik anlayışına karşı olmuştur. 1960’lardaki bu anlayışı benimsememiştir.

Hazırladığı, CHP’nin kapatılmadan önceki son programında ekonomik gücün devlet tekelinde olmasına da özel sektör tekelinde olmasına da karşıdır. Bu iki ucun yerine, ekonomik gücün, Pazar ekonomisi içinde ve yaygın biçimde halkın elinde olması gerektiğine inanmıştır. DSP’nin ekonomik anlayışını da bu çizgiye oturtmuştur.

CHP’nin tarihten gelen katı devletçilik anlayışını terk etmiştir. Ecevit, devletçilik yerine, kooperatiflere dayalı halk girişimciliğini benimsemiş ve kökenini Mithat Paşa’da bulmuştur. Bunu da “Mithat Paşa ve Türk Ekonomisinin Tarihsal Süreci” isimli araştırmasında yazmıştır.

Laiklik anlayışı

Bülent Ecevit’in laiklik anlayışı CHP’nin katı laiklik anlayışından farklıdır. Ecevit, laiklik ilkesine Türkiye’nin “Aşil topuğudur, buradan vurulursa yıkılır” diyecek kadar önemser.

Türkiye’de din ve devlet işlerinin sadece yukarıdan başlatılan girişimlerle değil aynı zamanda halkın aydınlatılmasıyla ve katılımının sağlanmasıyla sağlam bir temele oturacağına inanır. İnsanların din duygularının incitilmemesi üzerinde hassasiyetle durur. CHP’ye yöneltilen “dinsizlik” suçlaması karşısında laiklik anlayışını, hem din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması hem de inanç ve düşünce özgürlüğünün korunması anlayışıyla CHP’nin 1976 programına koydurmuştur. 

DSP’de geliştirdiği “inançlara saygılı laiklik” kavramının temeli; CHP’nin 1976 programında “CHP’nin devleti dini inançlara karıştırmayacağı, fakat inanç özgürlüğünü de koruyacağını” hükmüdür.

Bülent Ecevit bu iki yaklaşımını, köktendinci olmayan, demokrasiyi ve sosyal adaleti benimsemiş ancak toplumdaki duruşu itibariyle sağ siyasi partilerde ve kesimlerde kalmış insanlara ulaşmanın en sağlıklı yolu olarak da görmüştür.

Ecevit’in temel anlayışlarından biri de ulusal çıkarların korunması anlamında milliyetçiliğin sol anlayışa ters olmadığı görüşüdür. Ecevit “ulusal sol” kavramıyla bu anlayışı ifade etmiş ancak bu kavram daha sonra başka çevrelerce değişik anlamlara çekilmiştir.

Ecevit’in demokratik sol anlayışının Marksizm’den esinlenen Avrupa sosyal demokrasisinden farkı, Türkiye’nin dinde reform hareketi geçirmemiş olması ve sanayileşmeyi kaçırmış olmasına dayanır. Bu nedenle de Türkiye’nin Marksist kaynaklı katı laiklik anlayışı ve sadece işçi sınıfının hakim olduğu bir sol siyasete uygun olmadığı sonucuna varmıştır.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
26.06.2020
Yeni baro düzeni belli oldu: Böl - parçala - yönet
19.06.2020
Salgınla mücadelede kaçak tutum
17.06.2020
İşçinin tazminatına göz dikmek
15.06.2020
İnce politika
12.06.2020
Vesayeti kaldırıyorum derken
5.06.2020
Milletvekilinin güvencesi yok olursa...
3.06.2020
Kılıçdaroğlu yaklaşımı
25.05.2020
Cami provokasyonu
22.05.2020
İttifaklar çatışması
15.05.2020
Muhalefet alanını daraltma politikası
13.05.2020
HDP seçmeni
8.05.2020
CHP ile Ak Parti arasındaki fark
6.05.2020
Askıda yaşam
4.05.2020
Düzen değişikliği
1.05.2020
Topun ağzındaki işçi sınıfı
29.04.2020
Salgın sonrasında çözüm Zonguldak modelidir
24.04.2020
İkinci 100 yıla girerken yeniden inşa önerisi
20.04.2020
Ekmek dağıtan paralel yapı ve Zonguldak
15.04.2020
Kız çocuklarını kendisine tecavüz edenle evlendirme merakı
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABD'nin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürk'ün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiye'nin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdeniz'de tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisi'nin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacan'ın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlu'nun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı'nın siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuz'dan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive